Komplo Teorisi Mantığı ve İspat Yükü

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

"Sence de can yeleği giymemiz gerekmiyor mu?!"

"Saçmalama! Can yelekleri sadece hain can yeleği firmalarının para kazanmaları için uydurulmuş bir icattır! Can yelekleri önemliymiş, hayat kurtarıyormuş gibi göstererek bizden para kazanmayı hedefliyorlar. Eğer yüzme biliyorsan, neden can yeleğine ihtiyacın olsun ki? İşte, varmış gibi gibi gösterip paranı çalıyorlar! Bu kadar saf olma! Hem hangi geminin battığını duydun ki zamanımızda?"

Komplo teorisyenlerinin en tipik özelliği, paranoyadır. Hatta öyle ki, paranoyalarını gizlemek için, tutumlarının paranoyakça olduğunu söyleyenleri de paranoya yaptıkları kişi ve kurumlarla birlikte çalışmakla suçlarlar. Bu kişilerin en temel özelliği, sağlam delillere dayanmaksızın kişi, kurum, olay ve olgular arasında bağlar kurmaları ve kendi hayal güçlerini besleyen bağlantıları tercihe bağlı olarak seçip, işlerine gelmeyenleri elemeleridir. Üstelik bu basamakların hiçbirinde ispata gerek duymazlar, iddialarının sadece kulağa hoş gelmesi veya kabaca mantıklı gözükmesi yeterlidir. Tipik bir örnek olarak, kanser araştırma kurumlarının kanseri tedavi etmek yerine, idare edecek yöntemler geliştirdiklerini, böylece kanserli hastalardan daha uzun süreler fayda görüp para sağlayabileceklerini düşünmek gibi tuhaf iddialardır. Bir diğer meşhur örnekse aşı karşıtlığıdır. Örnekler sayı ve içerik bakımından oldukça arttırılabilir. Fakat özünde, "şeytani bir planın parçası olmak", "şeytani kişi ve kurumlar tarafından kandırılmak", "tüm insanları aldatan bir sistemin içinde gözleri açılmış birey olmak", "her şeyin tıkır tıkır bazı kişi ve kurumlar tarafından yönlendirilmesi" gibi her zaman doğru olmayan düşünceler yer alır.

Bunların ve buna dayanan iddiaların bir kısmı belki doğrudur, evet. Bilmiyoruz; (bazı çok bariz olanlar haricinde) yanlış olduğunu iddia etmiyoruz. Fakat doğru olduğunu hiç iddia etmiyoruz! Somut kanıtlarla ispatlanmaksızın geçerli olarak görmenin doğru olmayacağını önemle vurguluyoruz. Çünkü bu kişilerin bir sorunu, "Aksi ispatlanmadı ki, sen benim iddiamın doğru olmadığını ispatla!" lafına başvurmalarıdır. Bilimde böyle bir argüman, başından hatalı kabul edilir. Çünkü bilimsel düşüncenin en temel ilkelerinden birisini ihlal eder: İspat yükü, iddia sahibinin omuzlarındadır. Bunun bir diğer yorumu, "bilimsel olarak ispatlanmayan bir şeyi çürütmek için bilimsel ispata ihtiyacınız yoktur" şeklinde ifade edilir.

Eğer ki biri, bir şeyin, durumun, olgunun veya olayın var olduğunu iddia ediyorsa, onu tüm detaylarıyla ispatlamak ve diğerlerini buna ikna etmek, o kişinin sorumluluğudur. Bunu yapmanın yolu, bilimsel, tekrar edilebilir, test edilebilir, yanlışlanmaya açık deneyler yapıp, hipotezler geliştirip, bunları test ederek sonuçlarını herkesle paylaşmaktır. Ancak eğer ki bir iddianız varsa ve bunu ispatlayamıyorsanız, karşı taraf size inanmıyor diye "O zaman sen olmadığını ispatla." diyemezsiniz. Siz ispat sunamıyorsanız, karşınızdaki onu çürütmek için ispata ihtiyaç duymaz. Zaten bu mantıklıdır da: herkesin kendince kurduğu fikirler, planlar, inançlar, düşünceler olabilir. Bunların her biri, sırf o kişiler öyle düşünüyorlar diye doğru olamaz. Bu durumda, doğru olanları ispatlamak, o iddia sahiplerinin yüküdür. İspatlayamıyorlarsa veya en azından ona işaret eden, bilimsel geçerliliği olan veriler sunamıyorlarsa, iddiaları bilimsel olarak geçersizdir ve değerlendirmeye alınamaz.

Bu, dediğinizin doğru olmadığı anlamına gelmez. Bu, dediğinize şahsen inanmadığınız ve yalan söylediğiniz anlamına da gelmez. Ancak bu, dediğinizin bu etapta inanılabilir olmadığını ve dolayısıyla bir sonraki katın, bu temel üzerine inşa edilemeyeceğini net bir şekilde gösterir. Çünkü temeli ispatlamadan inşa edilen bir bina (argüman, teori, vs.) yıkılmaya mahkum olacaktır. İyi bir teori, sağlam ve net bir şekilde ispatlanmış temeller üzerine inşa edilmelidir. Eğer bunu yapamıyorsanız, bilimsel bir analiz yapma peşinde olan birinin sizi ciddiye almasını bekleyemezsiniz. Benzer şekilde, iddialarınızın bilimsel olarak geçerli olduğunu da ileri süremezsiniz. Onlara inanmayı sürdürebilirsiniz; ancak onların gerçek olduğunu iddia edemez, bunu baz alarak daha sofistike ve karmaşık teoriler inşa edemezsiniz. Daha doğrusu edersiniz; ancak kimse sizi ciddiye almaz. Almaması iyidir de, böylece her iddia sahibinin üzerinde bir ispat yükü doğar. Bu da, gerçeklere ulaşmamızı hızlandırır.

Akşamdan Kalmaya Neden Olmayan Bira Üretildi!

e Sayısı Günü!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim