Evrimi Anlamanın ve Anlatmanın Kolay Bir Yolu Var mı?

Yazdır
  • Bu yazıyı 6 dakika 2 saniyede okuyabilirsiniz.
Evrimi Anlamanın ve Anlatmanın Kolay Bir Yolu Var mı?

Evet, hem de çok sayıda.

Esasında evrimsel süreçleri anlatmanın birçok yolu bulunmaktadır. Biz Evrim Ağacı olarak bir tanesini özellikle tercih ediyor ve yıllardır kullanıyoruz: Bireysel soy ağaçlarımızı, türümüzün evrimsel soy ağacına bağlayan anlatım. Evet, belki küçükken uğraşmışsınızdır. Bir ağacın üzerine tüm akrabalarınızı yerleştirmiş ve birbirleriyle olan akrabalık ilişkilerini belirtmişsinizdir. Dedeleriniz, dedelerinizin dedeleri, tüm kuzenleriniz ve daha nicesi... Bu şekilde yarattığınız çizimlere "soy ağaçları" denir. İşte o soy ağaçları, modern bilimde "Evrim Ağacı" dediğimiz türler arası akrabalık ilişkilerini ortaya koyan ağacın sizi barındıran dalına aşırı yaklaşılmış ("zoom yapılmış") bir halinden ibarettir! Yani soy ağacınızı çıkardığınızda, Evrim Ağacı üzerindeki bir dalın ufak bir kısmını kendi elinizle ortaya koymuş olmaktasınız. İzah edelim:

Her birimiz, kardeşimize oldukça benzeriz. Bunun sebebi anne-babalarımızın ortak olması ve onlardan aldığımız genlerin, birbirlerine aşırı benzer olsa da, halen belli başlı farklılıkları taşıyor olmasıdır. Bu ufak farklılıklar, kardeşimizle aramızdaki farkı yaratır. Benzer şekilde, birinci derece kuzenlerimize (amca, teyze ve dayı çocukları) de benzeyebiliriz. Ancak bu benzerlik neredeyse her zaman kardeşimize olan benzerlikten düşük olacaktır. Kuzenlerimize benzeriz, çünkü dedelerimiz ortaktır. Kuzenlerimizle olan benzerliğimiz, kardeşlerimizden düşüktür, çünkü genlerimiz bir nesil fazladan ayrışmıştır. Yani kardeşleriniz yerine kuzenleriniz ile olan akrabalığınızı incelediğinizde, 1 nesil fazladan gitmeniz gerekir. Eğer ki genomlarınız yan yana dizilecek olursa, kardeşinizle olan nükleotit bazındaki benzerliğiniz, kuzenlerinize göre daha fazla olacaktır. Şimdi, bu "nesil" konusuna odaklanalım:

Kardeşlerimizle olan son ortak atamız anne-babalarımızdır. Yani kardeşinizle ortak atanız 1 nesil önce yaşamıştır ve -umuyoruz ki hala- yaşamaktadır. Yani atalarınızla aynı zaman diliminde ve mekanda yaşıyorsunuz demektir. Birinci derece kuzenleriniz ile olan son ortak atanız ise 2 nesil önce yaşamıştır: dedeleriniz ve büyükanneleriniz. Fazladan bir nesil geriye gitmek, akrabalık ilişkisini de yarı yarıya düşürmektedir. Yani son ortak ata ne kadar eski zamanlarda yaşadıysa, günümüzdeki torunların akrabalığı da o kadar uzak olmaktadır. Tam tersinden bakacak olursak: Torunlar birbirinden ne kadar uzaklarsa (genetik, dolayısıyla morfolojik, anatomik, fizyolojik, vb. nitelikleri ne kadar farklıysa), son ortak ataları da o kadar eski zamanda yaşamıştır.

İşte evrim de tam olarak böyledir. Günümüzde türümüzün yaşayan en yakın kuzenleri şempanzeler ve bonobolardır. Bunlar belki kardeşlerimiz kadar yakın değildir (nedenini şimdi vereceğiz); ancak birinci derece kuzenlerimiz kadar yakındır. Yani onları "1. dereceden kuzenlerimiz" ya da "amca oğlu ve hala kızlarımız" gibi düşünebiliriz. Kardeşlerimiz kadar yakın olan canlılar ise diğer Homo türleridir; özellikle de Neandertaller (Homo neanderthalensis türü). Ancak ne yazık ki kardeşlerimiz, ölmüştürler. Bu, onların bize tür bazında bir kardeş kadar yakın olduğumuz gerçeğini değiştirmemektedir. Gerçek hayatta da kardeşiniz ölmüş olsa da, genetik olarak size en yakın bireylerden birisi o olacaktır. Şempanzelerle olan genetik benzerliğimiz (%98.77 benzerlik), kardeşlerimiz olan Neandertallerle olan benzerlikten (%99.88) daha düşüktür; ancak yine de -örneğin- farelerle olan benzerliğimizden (%89.3) daha yüksektir.

Bu akraba türlerin ortak ataları bulunmaktadır. Tıpkı anne-babalarımız ile dedelerimiz-büyükannelerimiz gibi, Neandertallerle olan son ortak atamız ile şempanzelerle olan son ortak atamız arasında da "nesil", dolayısıyla "zaman" farkı vardır: Neandertaller ile olan son ortak atamız birkaç yüz bin yıl önce yaşamış olan Homo heidelbergensis iken (bizler ve Neandertallerin "anne-babaları" gibi düşünebilirsiniz), kuzenlerimiz olan şempanzelerle olan son ortak atamız olan Orrorin tugenensis günümüzden 6 milyon yıl kadar önce yaşamıştır. Eğer ortalama insan(sı) üreme yaşını 20 alacak olursak, kardeşlerimiz olan Neandertallerle olan ortak atamız 20.000 nesil önce; kuzenlerimiz olan şempanzelerle ortak atamızsa 300.000 nesil önce yaşamıştır! Tıpkı kardeşinizle olan ortak atanızın (anne-babanızın) sadece 1 nesil önce, 1. derece kuzeninizle olan ortak atanızın (dedelerinizin) 2 nesil önce, 2. dereceden kuzeninizle ortak atanızın (büyük dedelerinizin) 3 nesil önce yaşamış olması gibi... Bu şekilde, insan ile tüm türlerin ortak ataları bulunmaktadır. Ancak bir fare ile ortak atamız birkaç on milyon yıl önce yaşamışken, bir muz bitkisiyle olan ortak atamız birkaç milyar yıl önce yaşamıştır. Bir tür bizden evrimsel olarak ne kadar uzaksa, ortak atamız da o kadar eski bir nesilde yaşamaktadır. Bu sadece bizim için geçerli olan bir şey değil: Var olmuş ve var olan bütün canlılar, birbirleriyle çeşitli derecelerden akrabadırlar.

İnsanların kendi aile soy ağaçlarındaki farklılıklar, genellikle genlerindeki %0.01-0.08'lik nükleotit ve gen farklılıklarıyla meydana gelirken, insan-Neandertal arasındaki farklılık %0.12, insan-şempanze arasındaki farklılık %1.23, insan-goril arasındaki genetik farklılık %1.6, insan-orangutan arasındaki %3.1, insan ile Rhesus maymunları arasındaki genetik farklılık %7 dolaylarındadır. Görülebileceği gibi, uzak akrabalarımıza gittikçe genetik benzerliklerimiz de hızla düşer (ya da genetik farklılıklarımız hızla artar). Tıpkı kardeşinize, kuzeninizden genetik olarak daha fazla benzemeniz gibi...

Belki şöyle düşünebilirsiniz: "İyi ama, kardeşim de, kuzenim de, ben de insanız. O dedikleriniz tamamen farklı hayvanlar!" Evet, tam olarak öyle! Ancak eğer ki kafanızda bir "maymun" şablonu oluşturacak olursanız, sizinle kardeşiniz ya da kuzeniniz arasındaki fark, sizinle şempanze veya goril arasındaki farka oturacaktır. Onlarla o kadar fazla şeyi ortak paylaşıyorsunuz ki; aslında kendinizle kuzeniniz arasındaki farkı ve benzerliği kendinizle şempanzeler arasında göremiyor olmanızın yegane nedeni evrimsel biyoloji ve bu tür gerçeklerle pek fazla yüzleşmemiş olmanız. Şempanzeler (ve diğer hayvanlar) sırf bize "benzemiyor" diye onlarla olan akrabalığımızı reddetmek, uzak bir kuzenimiz sırf bize benzemiyor veya bizimle aynı başarılara sahip değil diye onlarla akraba olmadığımızı iddia etmek gibidir.

 

İşte evrimsel biyolojinin bize kattığı baş döndürücü gerçeklerden biri de budur: Soy ağaçlarımızda geriye gittikçe sürekli bize benzeyen insanlarla karşılaşırız. Dedelerimiz, onların dedeleri ve onların yüzlerce nesil önceki dedeleri bize, popülasyon bazında çok ufak farklılıklarla birlikte neredeyse tamamen bize benzemektedirler. Ancak bu süreci daha da geriye götürecek olursak, nesiller yavaş yavaş birbirinden farklılaşmaya başlar, genetik ortaklık çok yavaş ama giderek belirginleşen bir şekilde düşmeye, ufak fiziksel farklılıklar birikerek dikkate değer farklılıklara dönüşmeye başlar. Nihayet, yaklaşık 400.000 yıl kadar geriye gittiğinizde, bu ufak farklılıklar o kadar çok birikmiştir ki, buradaki nesilleri artık kendinizle aynı kategoriye koyamazsınız. Yani onlara Homo sapiens diyemezsiniz! 7-8 milyon yıl geriye gittiğinizde, insana benzeyen canlılar artık tamamen kaybolurlar ve oldukça maymunsu atalara ulaşırsınız; belki insana benzerlikleri bulunur, ancak benzerlikler oldukça yüzeyseldir. Bunu her canlı türünün, her bireyinden geriye doğru takip edebilirsiniz. İşte Evrim Ağacı zaten budur. Tüm türlerin, tüm bireylerini birbirine bağlayan; ancak kolaylık açısından tür bazına kadar gösteren devasa filogenetik ağaçlardır. Evrimsel biyoloji sayesinde, 3.5 milyar yıl önce yaşamış bir bakteri, günümüzde yaşayan bir at ile bir insanın birbiriyle farklı derecelerde (ve epey uzak) akrabadırlar. Bu türlerin içerisindeki her bir birey de, bu diğer türden bireylerle akrabadır! Yani sadece tür bazında değil, birey bazında da bir akrabalık görmekteyiz.

Elbette bu akrabalıklar tür içerisindeki akrabalıklardan çok, çok uzaktır. Ancak iki konu arasındaki benzerlik oldukça açıktır. Nasıl ki ikinci derece ve üçüncü derece kuzenleriniz artık giderek artan miktarda sizden farklıysa, tür bazında da aynı durum geçerlidir. Elbette bir tür içerisinde kaldığınızda gördüğünüz farklılıklar, türleri kıyaslarken gördüğünüz farklılıklardan oldukça azdır. Bunun sebebi de anlatımımızla uygundur: Dünya üzerinde şu anda yaşayan herhangi iki bireyi alıp, ortak atasını inceleyecek olursanız, en uzak ihtimalle o atanın birkaç bin yıl kadar önce yaşadığını göreceksinizdir. Ancak herhangi bir şempanze bireyiyle, herhangi bir insan bireyinin en yakın ortak atalarına bakacak olursanız, en iyi ihtimalle bile 6 milyon yıl kadar önce geriye gitmeniz gerekmektedir. Bu yüzden tür bazındaki farklılıklar oldukça fazladır.

Bu benzetim birçok açıdan son derece kullanışlı ve nettir. Dolayısıyla temel noktaları anlamanıza katkı sağlayabilecektir. Ayrıca aşağıda verdiğimiz makalelere de mutlaka göz atmanızı tavsiye ederiz.

0 Yorum
Çağrı Mert Bakırcı
Çağrı Mert Bakırcı
Kurucu, Baş Editör
Profil
Geri Bildirim

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close