Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Kadınlar Neden Adet Görür? Adet Görmenin Evrimsel Nedeni ve Avantajı Nedir?

Kadınlar Neden Adet Görür? Adet Görmenin Evrimsel Nedeni ve Avantajı Nedir?
11 dakika
95,692
  • Fizyoloji
  • Makroevrim

Sanılanın aksine, birçok memeli aslında adet görmez. Adet görme, üst düzey primatlara ve bir grup yarasaya ait bir özelliktir. Köpeklerde vajinal kanamalar görülür; ancak bu, bildiğimiz anlamıyla adet değildir. Fil fareleri de, önceden adet gördüğü düşünülen; ancak sonradan bu kanamaların rastgele meydana gelen düşükler olduğu anlaşılan hayvanlardandır. Dolayısıyla adet görme davranışı, memeliler arasında oldukça nadiren görülen bir durumdur.

Dahası da var: Modern dönemde yaşayan insan dişileri, adet gören diğer herhangi bir hayvandan çok daha fazla kanama geçirirler. Bu kanamalar bol miktarda besinin vücuttan atılmasına neden olur, günlük yaşamı son derece olumsuz etkileyebilir ve eğer ki vahşi hayattaysanız, avcıların dikkatini çekmenize neden olur. Bu sebeplerle, adet görme davranışının evrimsel nedenleri çok iyi anlaşılmalıdır. Ancak bunu anlayabilmeniz için, öncelikle hayatınız boyunca size söylenen en büyük yalanlardan birine göz atmamız gerekiyor: anne-fetüs bağına...

Bu Reklamı Kapat

Anne-Fetüs Bağı ve Kuyruklu Yalanlar

Hamilelik güzel bir şeydir. Bu konuda hangi kitabı ele alırsanız alın, ballandıra ballandıra anlatılır. Fotoğraflarda, geleceğin annesi, şişmiş karnına elini koyarak bebeğini okşadığını hayal eder. Gözleri buğulu ve heyecan doludur. Bu fotoğraflara baktığınızda, annenin yavrusunu korumak için elinden geleni ardına koymayacağını hissedersiniz. İç sayfalarda, anne rahminin bebek için ne kadar rahat, komforlu ve uygun bir ortam yarattığı yine süslü bir dille anlatılır.

Ancak eğer gerçekten hamile kaldıysanız, gerçek hikayenin hamilelik kitaplarında anlatılanlardan epey farklı olduğunu deneyimlemişsinizdir. Elbette bir anne, yavrusu için gözünü kırpmadan birçok fedakarlığı yapabilir; ancak hamileliği sadece bu fedakarlıklarla tanımlamak doğru değildir. Çünkü bu fedakarlıklar, hamileliğin aslen baskın olan tarafını gölgeler: mide bulantıları, bitkinlik, durmak bilmeksizin devam eden sırt ağrıları, kabızlıklar, kan basıncı problemleri, nabız sorunları, telaşlılık ve hatta her 100 hamilelikten 15'inde görülen ölümcül bazı sorunlar...

Bu Reklamı Kapat

Birçok memeli hayvan açısından, bu tek kelimeyle çılgınlıktır! Birçok memeli hayvan, hamileliği oldukça "eğlenceli" bir şekilde geçirir. Avcılarından kaçmayı sürdürür, avlarını alt etmeye devam eder, hatta tek seferde sorunsuz bir şekilde 12 yavruyu bile çıkarıverir. Bu durumda bizi farklı kılan nedir? Cevap, oldukça garip olan plasentamızda yatmaktadır.

Birçok memelide plasenta, ana rahmindeki fetüsün bir parçasıdır ve rahimdeki kan damarlarıyla bebek arasındaki köprüyü oluşturur. Böylece yavruya besin taşınır. Keseli memeliler, yavrularının kan damarlarına ulaşmasına izin bile vermezler! Rahim duvarlarından süt benzeri bir sıvı salgılarlar ve yavruları bununla beslenir. Primatlar ve fareler de dahil olmak üzere sadece birkaç memeli hayvanda "hemokoryal plasenta" denen yapı evrimleşmiştir. Bunlar arasından da insanınki, en acayip olanıdır.

Rahim içerisinde kalın bir endometriyal doku bulunur. Bunun içerisinde incecik kan damarları vardır. Endometriyum, rahme yeni yerleşmiş bir embriyoya temel kan kaynağını sağlar. Gelişen ve büyüyen plasenta, bu katman içerisinde bir gedik açar, damarların duvarlarının arasına yırtarak girer ve yeni oluşan, aç embriyoya bu damarların yeniden bağlanmasını sağlayarak onu beslemeye başlar. Plasenta, etrafını saran dokuların içerisinde yarıklar açarak ilerler, onları baskılar ve embriyo için alan açmak amacıyla hormon kokteylleri salgılayarak kasların kasılmasını, boşlukların açılmasını sağlar. Öyle ki, salgıladığı hormonlarla buradaki sinirleri felç eder; böylece annenin beyni plasentanın işini yapmasına engel olacak kasılmalara neden olamaz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Tüm bunlar, şu anlama gelir: Yeni büyüyen fetüsün artık annenin kan kaynaklarına doğrudan ve hiçbir kesinti bulunmayan bir bağlantısı vardır. Bebek, hormonlar salgılayarak anneyi manipüle bile edebilir! Örneğin, kan şekerini arttıracak hormonlar salgılayarak kan damarlarının genişlemesine neden olur. Böylece kan basıncı artar ve kendisine daha fazla besin ulaşmasını sağlar. Fetüs, öyle veya böyle, istediğini alır. Bazı fetüs hücreleri plasenta içerisinde ilerleyerek annenin kan damarlarına ulaşabilir. Bu hücreler, annenin doku ve organları içerisinde, hatta beyni içerisinde yaşamlarını sürdürebilir! Yani bir bebek, ana rahminden çıktıktan sonra bile, annesinin beyninde ve diğer organlarında hayatta kalan hücreler bırakabilir. Bu durumun, anne ile bebek bağını ömür boyu sağladığı düşünülmektedir.

Annelerin, Bebekler ve Babalar ile Çatışan Çıkarları

Şimdi anlatacaklarımız bazılarına "saygısızca" ve "geleneksel aile algısına" ters gelebilir; o nedenle baştan uyarıyoruz. Ancak söz veriyoruz ki okuyacaklarınız, romantik aile algısını yansıtmıyor olsa da, bilimsel gerçekleri yansıtmaktadır. İşin aslına söyleyelim: İnsan bebekleri/yavruları arasındaki genetik rekabet, evrimsel süreçte gördüğümüz rekabetin en vahşi olanlarından birisidir. Ve şunu anlamak gerekir: Anne ve yavrularının birbirinden farklı evrimsel çıkarları vardır.

Anne, hayatta kalan her bir yavrusuna yaklaşık olarak eşit miktarda kaynak ayırmak "ister", evrimsel olarak bunu yapacak şekilde özelleşmiştir. Hatta kaynaklarını, gelecekteki olası/potansiyel çocuklarını bile düşünerek ayarlar. Üstelik bu planı yaparken, hiçbir bebeği ölmeyecekmiş gibi bir varsayıma sahiptir (ki vahşi hayatta bu çoğu zaman hatalıdır).

Öte yandan fetüs, hayatta kalacak şekilde evrimleşmiştir. Kardeşler, bu noktada neredeyse tamamen önemsizdir. Her bir birey, kendi başına hayatta kalabilmeyi birincil görev bilir. Bu yüzden, anneden "ne koparabilirse almak" zorundadır.

Tabii ki ne anne, ne de fetüsler, bunun "farkında" değildirler ve hiçbirini "bilinçli olarak ve isteyerek" yapmazlar. Evrimsel zorunluluklar, evrimsel süreçte ortaya çıkan dürtülerdir. Bir bebek, kardeşleriyle rekabet içinde olduğunu bilmez. Genlerinin okunması sonucu üretilen proteinler, zaten evrimsel süreçte kendisini en fazla kayıracak düzeyde özelleşmiştir. Bu proteinler ve bunların yarattığı kimyasal değişimler evrimsel süreçteki seçilim-elenme süreci boyunca genlerimize işlemiştir ve bunu istek, arzu ve ihtiyaçlarımıza göre değiştiremeyiz. Tüm bunlar, evrimsel adaptasyon ve en uyguna ulaşma (optimizasyon) sürecinin kaçınılmaz bir sonucudur.

Bu Reklamı Kapat

Evet, her zaman olduğu gibi, tüm bunlarda 3. önemli aktörü unuttuk, ona da değinelim: baba. Vahşi doğada babaların evrimsel olarak ayırdıkları kaynaklar, annenin kaynaklarıyla her zaman paralellik göstermeyebilir. Çünkü modern yaşamda çoğu zaman bilebiliyor olsak da, vahşi hayatta birçok erkek, dişinin doğurduğu yavruların kendisine ait olduğundan emin olamaz. Buna rağmen, erkek spermiyle taşınan bazı genler, "genomik iz" denen bir süreç sonucunda fetüsün bağlı olduğu plasentayı aktive edebilmektedir. Bu genler, tamamiyle fetüsün çıkarlarının yanında ve hatta gerekirse annenin çıkarlarının tamamen karşısındadır. Bu genlerin sağladığı şey basittir: Yavruyu hayatta tut, gerekirse anne ölsün. Çünkü erkekler, ancak bu sayede kendi yavrularının ve genlerinin sürerliğinden emin olabilirler. Tabii babalar da, tıpkı fetüsler veya anneler gibi bunu bilerek yapmazlar. Buna sebep olan genler ve bu genlerin neden olduğu kimyasal ve biyolojik değişimler, evrimsel süreçte optimize olmuştur.

Bunların Plasentayla Ne İlgisi Var?

Tüm bu çatışan çıkarlar, evrimsel süreçte dişilerimizin bu kadar vahşi bir hemokoryal plasentaya sahip olmasının ana nedenidir. Peki fetüsler ve babalar, gerektiği zaman anneye karşı bu kadar vahşi olabilecek bir plasentanın evrimine nasıl katkı sağladı?

Her ne kadar evrimsel biyologların bazıları primatlar içerisindeki plasenta evrimini detaylı olarak incelemeye çalışsalar da, cevabın tümüne ulaşmamız çok zor. Çünkü evrimsel sürecin bazı detayları, zamanın sisli tarihi içerisinde kayboldular. Ne yazık ki rahimler, kemiklerin aksine pek de iyi fosilleşmez. Dolayısıyla antik atalarımızın rahimlerine dair bilgilerimiz fosillerden değil, genlerden ve karşılaştırmalı anatomi sahalarından geliyor.

Ancak bu verilerden yola çıkarak öğrendiğimiz evrimsel sürecin sonuçları, tartışmaya pek de yer bırakmayacak kadar açıktır: Primatlar haricindeki diğer memelilerde gördüğümüz normal gebelik oldukça iyi düzenlenmiş bir süreçtir, çünkü bu türlerde anne despottur. Yukarıda anlattıklarımızın aksine, diğer hayvanlarda yönetim, annenin elindedir. Yavrusu, onun isteğine bağlı olarak hayatta kalır veya ölür. Dilediği zaman beslenir, dilediği zaman kendisine hakim olur.

Bu Reklamı Kapat

İnsan gebeliği ise, adeta bir "komite" tarafından sürdürülür. Üstelik bu komite, olabilecek en kötü şeye sahiptir: Her bir üyesinin farklı emelleri ve evrimsel çıkarları vardır; dolayısıyla aynı hedefin peşinde değildirler. Bu da, çoğu zaman çatışmalara, hatta kimi zaman açık açık savaşa ve mücadeleye meydan verir. Dış gebelik, gebelik diyabeti, pre-eklampsi gibi birçok ölümcül hastalık, bu tehlikeli oyunun bir sonucu olarak doğar.

Tüm Bunların Adet Görmekle Ne Alakası Var?

Şimdi gelelim asıl konumuza:

Dişi açısından bakıldığında hamilelik, her zaman büyük bir yatırım gerektirir. Özellikle de hemokoryal plasentaya sahipseniz... Plasenta bir kere yerine oturdu mu, anne sadece hormonlarının kontrolünü yitirmekle kalmaz, aynı zamanda plasenta koparken iç kanama riskiyle karşı karşıya gelir. İşte bu sebeple gebe annelerin embriyolarını çok ama çok yakından takip etmeleri büyük önem taşır. Zayıf, hayatta kalamayacak veya zaten sorunlu olan bir fetüs ile yola çıkmak, annenin hayatta kalma şansını dikkate değer miktarda azaltan, hayati bir sorundur.

Bu noktada karşımıza yine endometriyum çıkıyor. Bunun ne olduğunu belki hep şu şekilde duymuşsunuzdur: Embriyonun bol bol besin bulabilip, tutunabileceği, yumuşak ve konforlu bir ortam sağlayan katman... Aslında olan, bunun tam tersidir: Araştırmcılar, farelerin vücutlarının hemen her yerine embriyo yerleştirmeyi denemişlerdir. Sonuçlar çarpıcıdır: Endometriyum, vücutta embriyonun yaşayabileceği en kötü ve tutunması en zor olan yerdir! Yani bir farenin sırtı ya da bacağı, aslen bebeğin yetişmesi için özelleşmiş olan endometriyuma nazaran, fetüsün tutunasına çok daha uygun dokulara sahiptir!

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Sevgi Nereden Gelir?

Eserleri 20 dilde basılan, dünyaca tanınmış sanatçı Daniela Kulot’un yazıp çizdiği “Sevgi Nereden Gelir?” okurlarını sevginin kaynağına heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor. Sincap, geyik ve ördekle birlikte duyguların en güzelinin peşine düşüyor, sevginin her rengine kucak açan, hayal gücüne geniş yer bırakan resimli sayfalarda uzun uzun oyalanıyoruz. Ve aradığımızı buluyoruz! Sözün duruluğunda, dilin melodisinde, mimiklerin büyüsünde, çeşitliliğe olan vurguda… Büyükler tarafından küçüklere sesli okumaya son derece elverişli “Sevgi Nereden Gelir?” her yaştan insanın en temel ihtiyacına karşılık gelen bir hediye niteliğinde.

  • Çevirmen: Olcay Geridönmez
  • İlk Yayın Tarihi: Nisan 2019
  • Baskı Sayısı: 2. Baskı
  • Sayfa Sayısı: 32
  • Cilt Tipi: Karton Kapak
  • Kağıt Cinsi: Kuşe
  • Boyut: 29.5 x 21 cm
  • ISBN: 9786058111141
Devamını Göster
₺45.00
Sevgi Nereden Gelir?

Ama bu nasıl olur? Gebelik için endometriyum şartken, nasıl olur da bu doku diğer sıradan dokulardan bile uyumsuz ve kötü bir yapıda olabilir?

Cevap, evrimsel yaşam mücadelesinde yatıyor. Bırakın besleyici bir çevre sağlıyor olmasını, endometriyum son derece ölümcül bir ortama sahiptir ve sadece en güçlü embriyolar bu ortamda hayatta kalabilir!

Bir dişi, plasentanın kan dolaşımına ulaşmasını ne kadar erteleyebilirse, spesifik bir embriyoyu "isteyip istemediğine" karar vermek için o kadar uzun süresi var demektir. Yine şunu vurgulayalım: Aslında anne embriyoyu bilinçli ve algılarına dayanarak seçmez; vücudundaki genlerden doğan kimyasal yapılar buna otomatik olarak karar verir ve bu karar, evrimsel süreçte şekillenmiştir. Dolayısıyla annenin bilinçli bir şekilde yavrularını öldürmeye çalıştığı gibi hin bir senaryo aklınızda canlanmasın. Annenin bu konuda pek bir tercihi yoktur. Evrim, acımasızdır.

Ancak plasenta ve endometriyum tabakasının uyumsuz ve inatçı olması sayesinde, zayıf bir embriyonun ana rahmine tutunmasına engel olunur. Böylece evrimsel açıdan müthiş masraflı olan gebelik, zayıf bir embriyo ile başlamamış olur.

Yani annenin zorlu endometriyum tabakasının yaptığı, embriyoyu olabildiğince zorlamak ve sadece bütün zorlu testleri geçebilen embriyoları besleyerek, yalnızca en uyumlu olanlarını yavrusu haline getirmektir. Bu sebeple endometriyum kalındır ve çok zorlu bir yapıdadır. Bu da, evrimsel süreçte fetal plasentanın da çok daha agresif olmasına neden olmuştur.

Ancak burada da bir çıkar çatışması mevcuttur: Embriyo, plasentaya en kısa sürede ulaşarak yapışmak ister. Yalnızca bu sayede annenin zengin kan damarlarına en kısa sürede ulaşmış olur ve hayatta kalma şansını arttırır. Bunu başarabilmek için embriyo endometriyuma tutunabilmek için özelleşmiştir.

Adet Görmenin Embriyo-Anne Mücadelesindeki Yeri

Ancak bu ilginç evrimsel gelişim mücadelesi, bambaşka bir problemi doğurmuştur: Embriyo öldüğünde ya da rahim içerisinde sıkışıp kaldığında ne olacaktır?

Böyle bir durumda, yani embriyo ölü ise veya gelişemeyecek şekilde sıkıştıysa, endometriyal yüzeye gönderilen kan akışı derhal kısıtlanmalıdır. Aksi takdirde zaten ölmüş olan işlevsiz embriyo, plasentaya yapışmayı başaracaktır ve annenin tüm kaynakları boşa harcanacaktır.

Ancak plasentaya giden kanın kesilmesi, buradaki dokuların anneden gelen hormonlara da daha az duyarlı hale gelmesine neden olur. Dolayısıyla hem anne rahmin kontrolünü yitirmiş olur (hormonlar bir dokuya müdahale edemiyorsa, kontrolünüz yok demektir), hem de eğer anne plasentaya giden tüm kaynakları kesecek olursa, sonradan gelecek yeni ve sağlıklı embriyoların da plasentaya tutunması imkansız olur. Çünkü unutmayın, henüz daha adet görmekten bahsetmiyoruz bile! Eğer ki plasenta tek bir ölü embriyoyu engellemek için sonsuza dek kapatılacak olursa, ondan sonra gelecek embriyoların tutunması da mümkün olmayacaktır. Bu durumda, tek bir ölü embriyo, annenin tüm potansiyel bebeklerini etkileyebilir.

Dahası, bu ölü embriyo nedeniyle alınan kan akışı kısıtlandırması önlemi, hali hazırda canlı olan dokuların ölmesine neden olabileceği gibi, annenin enfeksiyonlara da açık hale gelmesine sebep olur. Bir doku öldükten ve hatta enfekte olduktan sonra, tekrar geri dönüşü yoktur. Bu durumda, bu kadar agresif bir rahim savaşı süregelirken, plasentanın denetimli bir şekilde kapatılıp açılması da mümkün olmamaktadır. İşte sorun, tam olarak buradadır: Tutunması istenmeyen embriyolar nasıl ayıklanacaktır?

Bu Reklamı Kapat

Yüksek primatlarda bu sorunun çözümü, evrimsel açıdan oldukça mantıklı, diğer tüm açılardan ise tamamen mantık dışı bir çözümdür: Her bir ovülasyon sonrası, endometriyumun yüzeyinin tamamı, içinde ne var ne yoksa atılır! Ve işte: Meşhur adet döngüsü!

Eğer ki yumurta döllenmediyse, duvara tutunmayı başardıysa bile hayatta kalamayacaktır. Çünkü döllenmiş yumurta ile döllenmemiş yumurtanın verdiği sinyaller birbirinden farklıdır. Buna bağlı olarak, döllenmemiş yumurtanın geldiği her seferde, rahim içindeki endometriyal katmanın tümü sökülerek ve yırtılarak atılır.

Yani bu, doğal seçilimi meşhur eden niteliğinin bir yansıması: Problemleri çözmek için tuhaf, idareten yapılmış gibi gözüken çözümler üretmek... Aslında bu, kulağa geldiği kadar kötü de değil. Çünkü şu anda aylık olarak çekiyor olsak da, yapılan araştırmalar vahşi hayatta yaşayan insan dişilerinin çok çok daha az sayıda, ömürleri boyunca 36-50 kez civarında gördüğünü ortaya koyuyor.

İnsanlar gebeliğe, şempanzeler ve gorillerden daha fazla yatırım yapıyorlar. Bu nedenle embriyolarımıza çok daha katı kalite kontrol uygulamamız çok mantıklı. Tüm evrimsel hikaye anlatıcılığında olduğu gibi, buradaki anlatımdan yola çıkarak bir nedensellik olduğunu varsaymak tehlikeli olacaktır. Ama bu katı kalite kontrol mekanizmasının, sıra dışı ağırlıkta geçen menstrüasyon ile bir ilgisi var gibi gözüküyor!

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 86
  • İnanılmaz 52
  • Bilim Budur! 31
  • Merak Uyandırıcı! 19
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 16
  • Muhteşem! 11
  • Korkutucu! 8
  • Üzücü! 5
  • Umut Verici! 3
  • Güldürdü 2
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Quora | Arşiv Bağlantısı
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 13/08/2022 08:20:58 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2866

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Gıda
Entomoloji
Tahmin
Genetik Mühendisliği
Irk
Canlı
Oyun Teorisi
Bebek Doğumu
Editör Seçkisi
Yatay Gen Transferi
Safsata
Tekillik
Sosyal Medya
Doğa Yasaları
Saç
Abd
Biliş
Makine
Hematoloji
Sanat
Uzay
Yavru
Deniz
Ağaç
Tehlike
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.