Albert Einstein Kimdir? Ne Yapmıştır? Kendi Ağzından Yaşam Öyküsü...

Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Ben Albert Einstein, 14 Mart 1879’da Almanya’nın Ulm kasabasında doğdum. Babam küçük bir elektrokimya fabrikasının sahibiydi ancak pek başarılı bir iş adamı sayılmazdı. Annem Paulin’in dünyası müzikti, yetenekli bir piyanistti. Özellikle Beethoven'in piyano parçalarını nefis çalardı ve annemi dinlemek çocukken en büyük zevkimdi. Ailem Musevî kökenliydi ama dinsel bağnazlıktan uzak, açık görüşlü, kültürel etkinliklerle dolu zengin bir yaşam içindeydik. Ne var ki, iyi bir aileye sahip şanslı bir çocuk olmama rağmen benim için çok telaşlanıyorlardı.

Neden dersiniz? Pek arkadaşlarımla oynamazdım, sessiz, içe kapanık bir yapım vardı ve 5 yaşına gelmeme rağmen henüz doğru düzgün konuşamıyordum. Annem ve babam kaygılanarak beni doktora götürmüşlerdi. Ancak sonradan dilim açıldı ve normal konuşmaya başladım. 

Çocukluğumda yaşadığım iki önemli olayı unutamam. Biri, beş yaşımda iken amcamın armağanı olan manyetik pusulada bulduğum gizem! Bende büyük bir merak uyandırmıştı. Diğeri de; on iki yaşımda iken tanıştığım Öklit geometrisi! 

İlkokula başladıktan sonra, okuldaki sıkı disiplinden ve ezberci anlayıştan rahatsız olmaya başlamıştım. Okul ile aram iyi olmamasına rağmen özellikle amcam Jacop’un desteği ile derslerimde oldukça iyiydim ve yüksek notlar alıyordum. Birinci sınıfı atladım ve çoğu dönem hep sınıf birincisi oldum.

Annem beni keman derslerine başlattığında 6 yaşındaydım. Kız kardeşim Maja’yı ise piyano derslerine göndermişti. 14 yaşına kadar derslere devam ettim. Mozart’ın sonatlarını çok beğeniyordum ve sırf onları çalabilmek için günlerce çalışarak tekniğimi geliştirdim.

Okulda Latince ve matematik derslerinden en yüksek notları alıyordum. Lise ilkokuldan çok daha sıkı bir disipline sahipti. Otoriter öğretmenler ile sürekli çatışıyordum. Öğretmek yerine ezberleten öğretmenlerin dediklerinin tam tersini yapıyordum. Bağımsız ve isyankar bir kişiliğim vardı ve benden pek hoşlanmıyorlardı. 

Ailemizin çok eskiye dayanan bir geleneği vardı. Yoksul bir öğrenciyi evimize yemeğe davet ediyorduk. Max Talmud adında yoksul bir üniversite öğrencisi her hafta bir akşam yemeğine katılıyordu. Kendimden büyük bir üniversite öğrencisi ile sohbet etmekten çok hoşlanıyordum. Talmud da bana sınıf arkadaşı gibi davranıyordu. Bilim, matematik ve felsefe konuşuyorduk. 

Talmud, bana çeşitli popüler bilim kitapları getiriyordu ve hepsini büyük bir heves ile inceliyordum. Bir keresinde Talmud, Öklid’in Elemanlar kitabını getirdi. Kitaptaki problemler üzerinde çalışmaya başladım. Yaz bitmeden önce sadece bütün problemleri çözmek ile kalmadım, ayrıca teoremlere alternatif ispatlar da bulmuştum. İşte 5 yaşımdaki pusuladan sonraki en etkileyici ve hayatıma yön veren hediyem bu kitaptır.

Evet, yanlış görmüyorsunuz! O kişi Dünyaca ünlü fizikçi Albert Einstein ve o ayaklarındakiler de
Evet, yanlış görmüyorsunuz! O kişi Dünyaca ünlü fizikçi Albert Einstein ve o ayaklarındakiler de "pofuduk terlikleri"... Princeton Üniversitesi Tarih Cemiyeti tarafından sergilenen bu fotoğrafta Einstein, Bainbridge Evi olarak bilinen, Princeton'da yer alan evinin önünde, merdivenlerde oturarak poz veriyor. Fotoğrafla ilgili ne yazık ki çok fazla detay yok. Ancak tek bir kare, adeta "bizden biri"ni anlatıyor.

1891 yazında matematiğe ilgimi bilen mühendis amcam Jakob bana bir cebir kitabı getirmişti. O yaz cebir çalışmaya karar verdim. Zor ve karmaşık problemleri bile çözebiliyordum. 16 yaşımda kendi başıma integral hesaplamaları ile analitik geometriyi öğrenmiştim.

1895 Ekim’inde Zürih’e gittim ve Politeknik Üniversitesi'ne kabul sınavına girdim. Sınava girmek için on sekiz yaş üstü olmak gerekiyordu; ama benim on altı yaşında girebilmem için özel bir izin alınmıştı. Babamın önerisine uyarak mühendislik bölümüne başvurdum. Sınavda matematik ve fizikte çok üstün dereceler aldım; ama diğer derslerde başarısız olmuştum. Bir İsviçre lisesinde diploma alıp tekrar başvurmamı tavsiye ettiler ve Aarau bölgesinde bir liseye kaydoldum.

Bu yıllar, gençliğimin en güzel yıllarıydı. Zürih’ten 30 km uzaklıktaki bir köyde bulunan lise benim için idealdi. Saygı duyduğum, açık fikirli bir öğretmen olan Jost Winteler okulda rahat bir ortam yaratmıştı. Öğrencilerin bağımsız düşünmesini teşvik ediyordu ve bu yaklaşım benim kişiliğime çok uyuyordu. 

4 yıllık eğitimimden sonra Politeknik Üniversitesi'nden fizik diploması ile mezun oldum. Üniversitede bir asistanlık kadrosu bulmak istiyordum; çünkü araştırma yapabilecektim. Fakat üniversite yıllarında pek çok profesör ile isyankar ve bilmiş tavırlarım nedeniyle tartışmıştım. Bazı profesörler derslere girmememden ve kendi istediğim konuları çalışmamdan hoşlanmamıştı. 

Üniversitede asistanlığı bir yana bıraktım, ortaokul öğretmenliği yapmak için bile iş bulamadım. Sonunda bir okul arkadaşımın yardımıyla Bern Patent Ofisi'nde sıradan bir işe yerleştim; ama asıl hayalim olan bilimden kopamazdım.

1905'te Annalen der Physik dergisinde yayımlanan üç çalışmamın her biri, fizik tarihinde bir dönüm noktası sayılabilecek nitelikteydi. 1909'da patent ofisindeki işimden ayrıldım ve Zürih Üniversitesi'nde kuramsal fizik doçenti oldum.

1911 yılında Prag’da Karl-Ferdinand Üniversitesi'nde profesörlük unvanı alarak 1914 yılında Almanya’ya döndüm. Kaiser Willhelm Fizik Enstitüsü'nde yönetici, Berlin Humboldt Üniversitesi'nde profesör oldum. 2 yıl süreyle Alman Fizik Derneği'nin başkanlığını yaptım.

Yeni geliştirdiğim Genel Görelilik Kuramı'na göre, başka bir yıldızın ışığının güneş tarafından kırılacağını hesapladım. Bu hesaplarımın birkaç yıl sonra Arthur Eddington’un 1919’daki güneş tutulması gözleminde doğrulanmasıyla şan ve şöhretle sahibi oldum. Olayın uluslararası basında haber olması beni dünyaca ünlü bir bilim insanı yapmıştı.

1921 yılında Einstein Nobel Fizik Ödülü’ne layık görüldüm. O dönemde Görelilik Teori'm hala tartışmalı görüldüğü için, ödülü fotoelektrik etkisini açıkladığım çalışmalarım nedeniyle almıştım. 

Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.
Dr. Feza Köylüoğlu

Amerikan üniversitelerini ziyaret ederken, Alman hükümetinin Yahudiler'i üniversitelerde öğretmenlik dahil, bütün resmi kurumlarda çalışmaktan men ettiğini öğrendiğimde, yıl 1933’tü. Bir ay sonra Naziler kitap yakma kampanyalarına başladı ve maalesef benim eserlerim de yakılanlar arasındaydı. Almanya'ya bir daha geri dönmemeye karar verdim.

1939 yazında, Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı başlamadan birkaç ay önce, bir yolunu bularak ABD Başkanı Roosevelt’e, Nazi Almanya’sının atom bombası yaptığına dair bir uyarı mektubu gönderdim. Aynı mektupta Amerikan hükümetine uranyum araştırmaları ve zincir reaksiyonları ile ilgili araştırma yapmasını tavsiye ettim. Diğer sığınmacı arkadaşlarımı Hitler'in bu silahı kullanmak için oldukça istekli olacağı konusunda defalarca uyardım. Benim mektuplarım sonucu Amerika bombayı geliştirme yarışına girdi ve ABD, savaş sırasında bombayı geliştirebilen tek ülke oldu… Keşke… Keşke olmasaydı. Savaş bittikten yıllar sonra yakın dostum Linus Pauling’e şunları söyledim:

Hayatımda tek bir büyük hatam oldu, Başkan Roosevelt’e atom bombası yapmaları için tavsiyede bulunmak!

18 Nisan 1955’te ciddi bir iç kanama geçirdim ve 76 yaşındayken yaşamımı yitirdim.

Evet… Ben Albert Einstein; Özel Görelilik ve Genel Görelilik Kuramları ile iki yüzyıldır Newton mekaniğinin hakim olduğu uzay anlayışında bir devrim yarattım. 

E=mc2E=mc^2 denklemi ile formüle ettiğim kütle-enerji eşdeğerliği, yıldızların nasıl enerji oluşturduğuna açıklama getirmiş ve nükleer teknolojinin önünü açmıştır. Modern fiziğe birçok katkıda bulundum. 

Ömrümün büyük bir kısmını bütün bu kuramları birleştiren bir birleşik alan kuramı yaratmak için geçirdim… Artık bu çalışmaları daha ileriye taşımak için sıra sizde…

Albert Einstein'ın insanlığa kattıklarını ve ömrü boyunca yaptığı araştırmaları anlatmak için ayrı bir site kurmamız bile gerekebilirdi. Sadece geliştirdiği Görelilik Teorisi'nin bizlere gösterdikleri bile, cilt cilt kitap olabilecek kadar kapsamlıdır. Ancak Jovan Roscom tarafından hazırlanan bu hoş görselde, Einstein'ın keşfettikleri, araştırmaları ve bulguları, onun meşhur bir fotoğrafını oluşturacak şekilde yerleştirilmiştir. Hayatı boyunca yaptıklarının, Einstein ile ilişkilendirilen bazı konu başlıklarının ve fotoğrafta yazanların en azından bir kısmını listeleyecek olursak:

  • Işık hızı
  • Eşlik kuvveti
  • Uzunluk daralması
  • Karadelikler
  • Kozmolojik sabit
  • Astrofiziksel gerçeklik
  • Uzay-Zaman bütünlüğü
  • Özel Görelilik Teorisi
  • Genel Görelilik Teorisi
  • Kozmik ışınlar
  • Atomik saatler
  • Hayalgücü
  • Deha
  • Çekirdek ayrışması (fisyon)
  • Matteucci Madalyası
  • Nobel Ödülü
  • Spinoza'nın Tanrısı
  • Büyük Patlama Teorisi
  • Bohr vs. Einstein tartışmaları
  • Müzik sevgisi ve keman
  • Kütleçekim dalgaları
  • Isaac Newton'un Kütleçekim Teorisinin yanlışlanması/değiştirilmesi
  • Solucan delikleri
  • Manhattan Projesi
  • Sanat
  • Kozmoloji
  • Kuantize olan atomik titreşimler
  • Kuantum teorisi
  • Evren
  • Nötron yıldızları
  • Farklı düşünce yapısı
  • Schrödinger gaz modeli
  • Atom fiziği

...ve daha nicesi...

İnsanlığa kattığın her şey için teşekkürler güzel insan! 

Teşekkür: Bu proje, Aklın Yolu Düşünce Topluluğu tarafından hayata geçirilmiş ve Evrim Ağacı'na hediye edilmiştir. Projedeki biyografileri seslendiren Murat Ercanlı, Talat Turhan Türkeli, Emre Ozan Yıldız ve Demet Çetin'e; kayıt konusunda katkı sağlayan Bad Production Stüdyoları ve Yamaç Alkan'a teşekkür ederiz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 1
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 24/10/2019 08:40:54 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7778

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Paylaşılan sevinç çifte sevinçtir; paylaşılan acı yarım acı...”
İsveç Atasözü
Geri Bildirim Gönder