Maymun Meselesi: Maymun Nedir? İnsan Maymun mudur? Maymunlardan mı Gelir?

İnsanın Diğer Maymunlarla Akrabalık İlişkisi Nedir?

Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu yazı, İnsanın Evrimi yazı dizisinin 4. yazısıdır. Dizinin ilk yazısına gitmek için buraya, dizideki tüm yazıları görmek için buraya tıklayınız. Yazı dizileri, EA Akademi'nin bir parçasıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

Maymunlar gerçekten nefes kesici hayvanlar, ona şüphe yok! Ancak maymunlarla insanları bir arada ele alan birkaç soru var ki, evrimsel biyologlar bu sorulardan hangi yüzyılda kurtulacak, bilmek zor. Evet, o meşhur sorulardan bahsediyoruz: İnsanlar maymundan geldiyse, şimdiki maymunlar neden insan olmuyor? İnsan maymundan mı evrimleşti? Maymunlarla sadece ortak atalarımız mı var? Biz, maymun muyuz? Sahi, insanın maymunlarla ilişkisi nedir? Gelin, şu soruları modern bilimin ve evrimsel biyolojinin ışığında detaylıca ele alalım ve artık bir açığa kavuşturalım.

İnsanlar Maymundan mı Geliyor?

Eğer ki evrimsel biyolojiyle herhangi bir noktada az da olsa ilgilendiyseniz, insanların diğer maymunlarla yakından bir akrabalık ilişkisi olduğunu duymuşsunuzdur. Kuvvetle muhtemel, evrimi anlayan bilimseverlerin sıklıkla sözünü ettiği "İnsanlar maymundan gelmiyor, sadece ortak ataları var." lafını da işitmişsinizdir. 

Peki durum böyle mi? Hayır! İnsanların maymundan gelmediği bilgisi doğru değildir; insanlar, doğrudan doğruya maymun olan atalardan evrimleşmiştir!

Bilimsever Nezaketi

İnsanların maymunlardan gelmediği, bunun yerine sadece ortak atalarının olduğu iddiasının yaygın bir şekilde sürdürülmesinin birkaç sebebi var. Bunlardan ilki, bilimseverlerin içtenlikle ve azimle karşı tarafa evrimi anlatma ve öğretme çabası. Bu çok önemli bir çaba; ancak karşıt fikirdekilere yaranmak ve onları konunun içerisine çekmek için verilen çaba, insanın maymunlardan evrimleşmediği gibi naif iddiaların doğmasına neden olabiliyor. "İnsan maymundan evrimleşti." demek, her nedense kulağa çok kaba gibi geliyor. Üstelik bu iddia, sanki evrimin "zincir" şeklinde değil de, "ağaç" şeklinde ilerleyen şemasına da ters düşüyor gibi algılanıyor.

İnsanlar Maymun Sözcüğünün Anlamı Bilmiyor!

İkinci bir neden, "maymun" sözcüğünün ne anlama geldiğinin pek de bilinmiyor olmasıdır. Herkesin aklında bir maymun tanımı var; ancak neredeyse hiç kimse bunun tam olarak ne olduğunu bilmiyor. Kimisi için maymunlar şempanze ve goriller gibi hayvanlardan ibaretken, kimisi için "şapşal, şebelek, kıllı hayvan" gibi anlamlara geliyor.

Taksonomlar ve Antropologlar Arası Kavga...

Üçüncü ve son bir neden ise, taksonomlar ile antropologlar arasında bitmek bilmeyen bir kategorizasyon kavgasıdır. Özellikle de insanın Evrim Ağacı üzerindeki sınıflandırması konusunda... Bir taraf insanın maymun olduğunu söylerken, diğer taraf insanın maymunlardan ayrı bir grup olduğunu söylüyor. Bu tartışmanın temelinde "Evrim Ağacı" olarak da bilinen filogenetik ağaçların yaratılma sürecinde dikkate alınan veri grupları ve kategorizasyon yöntemleri yatıyor.

Aslında bu tartışmalar 21. yüzyılda büyük oranda çözülmüştür. Ancak bu nihai görüşün halka yayılması daha epey süre alacak gibi gözükmektedir.

Maymun Nedir?

Taksonomide son birkaç on yıl öncesine kadar kullanılan "maymun" tanımı, parafiletik bir taksonomik gruba işaret etmekteydi. Yani ortak bir ataya ait tüm torun türleri içerisine almayan bir taksonomik gruptu. Bu ne anlama gelir? "Maymun" dediğinizde, ortak bir atadan gelen türlerin tamamını kapsamazdınız.

Bu eski tanıma göre maymun, Eski Dünya Maymunları (Cercopithecoidea) ile Yeni Dünya Maymunları'na (Platyrrhini) hep birlikte verilen isimdi. Bu tanım, itinayle İnsansılar/İnsansı Maymunlar/İnsaymunlar (İng: Ape) olarak bilinen Hominoidea; yani insanlar, insansı ataları ve yakın akrabaları (şempanzeler, bonobolar, goriller, orangutanlar) grubunu dışlıyordu. Yani bu tanıma göre insanlar birer maymun değildi! İşte bu yüzden maymunlar monofiletik değil; parafiletik bir taksonomik grup olarak sınıflandırılıyordu.

Anlayacağınız, biz her ne kadar bir şempanzeye düşünmeden "maymun" diyor olsak da, birkaç on yıl öncesine kadar yaygın olarak kabul edilen bilimsel terminoloji açısından şempanze de, tıpkı insan, orangutan ya da goril gibi bir maymun değildi! Hoş, "maymun" değillerdi; ancak bunlara "insansı maymun" veya "kuyruksuz maymun" gibi isimler verilmişti.

Arada ne fark var? Eh, pek bir fark yok. Bu tanım, insanın da içerisinde bulunduğu "kuyruksuz maymunlar" grubunu itinayla dışlamaktaydı. Bunun temelinde de insanın ve insanın en yakın yaşayan akrabalarının yüksek zekaları nedeniyle özel bir kategoride olması gerektiği düşüncesi yatıyordu.

Bunun sebebi, ne yazık ki bilim insanlarının günümüzden on yıllar önce şahsi görüşlerinin yanılgılarına düşmeleridir. Tıpkı bilim düşmanı olan kitlelerin kendi düşüncelerinden yola çıkarak doğayı kafalarına göre yorumlayıp isimlendirme merakları gibi, bu şekilde çok çok nadir de olsa bilimin içerisinden gelen insanlar da, düşünceleri, ahlaki yaklaşımları, şahsi inançları ve kimi zaman da insanları korkutup galeyana getirmeme meraklarından ötürü bilimsel tarafsızlıklarını yitirmektedirler.

İnsanları, "maymun" olarak saymamak ve isimlendirmemek adına, maymun sözcüğü insanları içine alan bir grup olarak kullanılmamış ve tamamen anlamsız ve kafa karıştırıcı bir şekilde sadece Eski Dünya Maymunları ile Yeni Dünya Maymunları'nı kapsamıştır.

Bunun kültürel sebepleri oldukça anlaşılırdır: kendimizi "maymunlar" diyip geçtiğimiz grubun içerisinde görmeye yakıştıramıyoruz. Memeliler Sınıfı'nda olmamız sorun değil, Hayvanlar Alemi'nde bile olmamız sorun değil; ancak Maymunlar İnfratakımı'na ait olmak birçoklarına rahatsız edici gelmektedir. İnsanın taksonomisiyle ilgili detaylı bilgileri buradaki yazımızdan alabilirsiniz.

Türleri daha bütüncül bir çerçevede ele alan kladistler ve genel olarak evrimsel biyologlar ise, bu tanımı reddediyordu. Dolayısıyla, kuyruklu ve kuyruksuz maymunları aynı kategoride toplayarak, bunların hepsine maymun diyorlardı.

İşte günümüzde artık evrimsel biyologların yaklaşımı biyoloji genel geçer görüş haline gelmiştir. Bu durumda maymun ile Simiiformes, ya da "simiyen" sözcüğü eş anlamlı hale gelmiştir. Bu kavramlarla ve primat taksonomisi ile ilgili çok daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan alabilirsiniz.

İnsan Bir Kuyruksuz Maymun Türüdür!

Bu tanımlardan hangisini tercih edeceğiz? Neyse ki bilim hatalarından ders almayı bilen ve kendini geliştirmekten çekinmeyen bir bilgi türü olduğu için günümüzde, modern ve gerçekçi bilim insanları, bu kavramı değiştirmeye başlamışlardır.

Giderek artan sayıda bilim insanı, "maymun" sözcüğünü tamamen dışlayarak, simiyen sözcüğünü tercih etmektedir. Kuyruklu ve kuyruksuz maymunları birbirinden ayırmamaktadır. Evrim Ağacı olarak biz de, bu korkusuz, gerçekçi ve modern bilim insanları arasında, onlara destek olmaktayız. Yazılarımızda insanın bir "maymun türü" olduğunu açıkça belirtmekteyiz, çünkü bu sadece bir isimlendirmedir ve "maymun" kelimesi sanılanın ve düşünülenin aksine bir hakaret değil, bilimsel bir terimdir.

Maymun kelimesi günümüzde giderek, her ne kadar parafiletik bir grubu kastetse de, filogenetik olarak anlamlı olabilmesi için "Simiyen" (Simiiformes = Simiyen) infratakımı ile eş anlamlı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yukarıdaki fotoğrafta Simiiformes'in kapsadıklarını görebilirsiniz. Bu sayede "maymun" sözcüğü, Eski Dünya Maymunları, Yeni Dünya Maymunları ve İnsansı Maymunlar (İnsaymunlar) gruplarını kapsayacak hale gelecektir. Evrim Ağacı olarak bizler, bu bilimsel duruşun Türkiye'de yayılmasını sağlayacak kaynak olmak üzere çalışıyoruz. Bu konularda çok daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Ancak "maymun" sözcüğü, sırf bilim insanları kullanmıyor diye toplumdan silinmiyor ne yazık ki... Peki bu durumda ne diyeceğiz? İnsan maymun değil mi?

Öncelikle şunu öğrenelim: İnsan bir kuyruksuz maymun türüdür. İnsanın Kuyruksuz Maymun, yani Hominoidea süperailesinden olduğu konusunda bilimsel bir anlaşmazlık ya da tartışma bulunmuyor. Bu grubun bütün özelliklerini istisnasız olarak taşıyoruz:

  • Uzun kollarımız ve geniş bir göğsümüz var.
  • Kuyruklarımız yok; ancak kuyruklarımızın evrimsel süreçte köreldiğini gösteren kuyruk sokumu gibi anatomik kanıtlara sahibiz.
  • Tüm kuyruksuz maymunlar gibi, hayatta kalabilmek için öğrenilmiş davranış kalıplarına diğer memelilere ve maymunlara göre daha fazla muhtacız.
  • Buna bağlı olarak, diğer kuyruksuz maymunlar gibi vücutlarımıza oranla oldukça iri beyinlerimiz var.
  • Kuyruklu maymunların aksine, apandisimiz var.
  • Azı dişlerimizde, tüm Kuyruksuz Maymunlar'daki gibi Y-5 deseni görülüyor; yani dişlerimiz Y şeklinde ve üzerlerinde 5 öğütücü çıkıntı var. Kuyruklu maymunların azıdişlerinde ise 4 çıkıntı bulunuyor.
  • Omuz anatomimiz de Kuyruksuz Maymunlar'ın ağaçlarda rahat hareket edebilmesini sağlayan eşsiz tarzına birebir uyuyor.

Yani bizlerin kuyruksuz maymun olduğu konusunda bir soru işareti yoktur.

İnsan Bir Maymun Türüdür!

Peki bu durumda biz maymun muyuz? İşte bu, maymunu nasıl tanımladığınıza göre değişiyor. Eğer ki maymunu, evrimsel biyoloji camiasındaki anlamıyla, yani simiyen ile eş anlamlı olarak kullanıyosanız evet, insan tartışmasız bir şekilde bir maymun türüdür.

Biz, Evrim Ağacı olarak bu tanımı kullanıyoruz. Simiyenler, ya da maymunlar, kuyruklu maymunlar ve kuyruksuz maymunlar olarak ikiye ayrılıyor. Biz insanlar, bu ayrımın Kuyruksuz Maymun olan tarafındayız. Hepsi bu. Bu konularda çok daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Ancak eğer ki maymunların, insanın içerisinde bulunduğu Kuyruksuz Maymunlar süperailesini dışlayan bir sözcük olduğu inadını sürdüren taraftaysanız, o zaman insanlar maymun değildir diyebilirsiniz. Fakat bu size pek bir şey kazandırmayacak, zira İngilizcede "ape" dediğimiz sözcüğü Türkçeye "kuyruksuz maymun" ya da "insansı maymun" diye çevirdiğimiz için yine insana maymun demiş olacaksınız. Bundan kaçış yok.

İnsanı ve kuyruksuz diğer yakın akrabalarını maymunlardan ayırmak oldukça anlamsızdır. Çünkü hiçbir temeli olmayan bir şekilde, insanı sırf biz insan olduğumuz için ayrı bir yere koyma çabası güdüyor. Sonuçta bu Evrim Ağacı'nı eşekler yapıyor olsaydı, onlar da kendilerini kayırmak isteyeceklerdir ve atlarla kendilerini olabildiğince uzak bir noktaya yerleştirmeye çalışacaklardır. Güzel gözlü ve çalışkan eşeklerin yanında, pis ve aşağılık atların yeri de ne ola! 

Evrimsel biyologlar ve kladistler de işte tam olarak bu nedenle bu ayrıma karşı çıkmışlardır. Kuyruksuz maymunlarla kuyruklu olan maymunları tek bir grup altında toplayarak onlara Simiiformes, yani "simiyenler" adını vermişlerdir. Ernst Haeckel tarafından 1866 yılında ilk olarak tanımlanan bu "simiyen" sözcüğü, en azından Türkçe söz konusu olduğunda, pratik olarak "maymun" ile eş anlamlıdır. İşte bu nedenle insanın da içerisinde bulunduğu Kuyruksuz Maymunlar, aslında birer maymundurlar. İlla ki insanı ayırıp, maymun değil de simiyen olduğumuz konusunda taksonomik bir ısrarda bulunmayacaksanız, insanların bir maymun türü olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz. Tıpkı memeli ya da bir omurgalı bir canlı olmamız gibi... Bu sadece bir kategoridir. Maymun demek, "aşağılık", "şebelek", "şapşal" demek değildir. Bu yüzden, eğer ki özellikle hakaret etme amacıyla kullanmıyorsa, alçaltıcı bir isimlendirme olarak görmek anlamsızdır. Omurgalı bir hayvan türü olduğumuz için alınıp bozuluyor muyuz? 

İnsan Sadece Maymun Olmakla Kalmaz; Aynı Zamanda Doğrudan Doğruya Maymunlardan Evrimleşmiştir!

Peki, insan maymundur, tamam. Ama sonuçta insan maymundan gelmiyor, değil mi? "Sadece ortak atalarımız var."

Hayır! En başta söz ettiğimiz gibi, bu da yanlış. Bunun aslında tartışılacak hiçbir tarafı muğlak tarafı yok. Hani "maymun" olup olmamamız konusunda en azından linguistik bir muğlaklık var; ancak maymunlardan evrimleşmediğimizi iddia etmek tamamen hatalı; hiçbir muğlaklık bulunmayan bir konu. Zira insanın Evrim Ağacı'nı geriye doğru takip edecek olursanız, bir noktada apaçık bir şekilde "maymun" olarak tanımlayacağımız, Simiiformes grubu altında kategorize edilen canlılara ulaşacağız.

Yine aynı tanım sıkıntısı var; ancak bu sefer bu sıkıntı, sonucu değiştirmiyor. Evet, bundan 6-7 milyon yıl öncesine gidersek, insan ile şempanzenin ortak atasına ulaşırız. Ve bu ortak ata, eğer ki Kuyruksuz Maymunlara "maymun" demeye halen ayak diriyorsanız "maymun olmayan" bir canlı olarak kategorize edilebilir.

10 milyon yıl geriye giderseniz, gorillerle ortak atamıza ulaşırsınız. O da, hala ayak direyenler için maymun değildir.

Ama ne zaman ki 30 milyon yıl kadar geriye gidersiniz, işte o noktada, aradaki onlarca ortak atadan sonra, nihayetinde kuyruklu maymunlarla, yani maymunlarla olan ortak atalarımıza ulaşırsınız. Bu canlılar maymundur! Kuyrukları vardır ve maymunlara dair tüm tanımlara uyarlar.

Ne zaman ki 50-60 milyon yıldan daha gerilere gidersiniz, işte o zaman maymunlardan da çıkarak, primat bile olmayan diğer memeli ortak atalara ulaşırsınız. Ancak oraya kadar olan canlıların büyük bir kısmı maymundur veya ön-maymun denen benzer canlılardır. Dolayısıyla insana giden evrimsel yolak üzerinde maymunlar vardır. Bu da, insanın soy ağacının bir noktada maymundan geldiği anlamına gelmektedir.

Kaldı ki, eğer ki simiyen-maymun ayrımında Evrim Ağacı olarak bizim kullandığımız eş anlamlılığı kullanıyorsanız, tüm Kuyruksuz Maymunlar zaten tanım gereği maymundur! Dolayısıyla insanlarla şempanzelerin ortak atası olan ve 6 milyon yıl önce yaşamış Orrorin ya da Sahelantropus cinsleri de maymundur! Hatta eğer ki "simiyen eşittir maymun" tanımını kabul ediyorsanız, bizim var olmuş ancak soyu tükenmiş en yakın kuzenimiz olan Neandertallerle ortak atamız olan Heidelberg İnsanları, ya da Homo heidelbergensis türü de maymundur! Dolayısıyla insan, maymun olan türlerden evrimleşmiştir!

İnsan Şempanzelerden Değil, Atasal Maymunlardan Evrimleşmiştir!

İşte bu, bizi yazımızın esas noktasına getirmektedir: Tüm bu bilgiler ışığında rahatlıkla söyleyebiliriz ki biz insanlar, modern kladistik tanımlara göre sadece halen bir maymun türü olmakla kalmıyoruz, aynı aynı zamanda doğrudan doğruya maymun olan türlerden geliyoruz! 

Peki bugüne kadar evrimle ilgili öğrendiğimiz her şey mi yalan? Değil. Bilimseverlerin en doğru şekilde aktardıkları konu, insanın şempanzelerden ya da gorillerden gelmediği konusu... Biz, çağdaşımız olan hiçbir türden gelmiyoruz. Onlarla sadece ortak atalara sahibiz. Zaten hiçbir tür, kendisiyle aynı çağda yaşayan bir diğer türden gelmez, eğer ki ata ile torun tür bir arada yaşamıyorsa...

Bizler, Evrim Ağacı üzerindeki dallardan sadece birisiyiz. Ve bize en yakın olan diğer dallarda şempanzeler, goriller ve orangutanlar gibi canlılar var. Daha uzak dallarda ise, diğer bütün canlılık yer alıyor! İşte bu, Evrim Ağacı'nın dünyamıza kattığı nefes kesici farkındalıklardan birisi... Evrim Teorisi ve teknik detayları, bizlerin "maymun" gibi kelimelere takılarak, bu konuların detaylarını öğrenmemek ve kendimizi sınırlandırmak için fazlasıyla önemli ve kıymetli bir bilimsel teori. Elimizdeki kısa zamanda ne kadar fazlasını öğrenip, ona ne kadar katkı sağlarsak kardır.

Sonuç

İnsan türü olarak, kendimizi diğer hayvanlardan ve maymunlardan dışlamaya çalışmanın anlamı yok. İnsan türü, yeni gelişen ve benimsenen bilimsel terminolojiye göre bir primattır, bir "maymun" türüdür ve daha spesifik olarak bir İnsansı Maymun'dur. Bunda alınacak, darılacak, bozulacak bir taraf bulunmamaktadır ve bulunmamalıdır da. Böylece insanın maymunlardan gelmediği, diğer maymunlarla ortak atası bulunduğu ve kendisinin de zaten bir maymun türü olduğu daha net anlaşılabilecektir. Eğer çok rahatsız oluyorsanız, kendinizi bir "insansı maymun" olarak görebilir ve diğer "aşağılık, zavallı, acınası, tipsiz, şebelek" hayvanlardan ayırabilirsiniz. Ancak sizin duygularınızın kırılması veya rahatsız olmanız, ne yazık ki gerçekleri değiştirmeyecektir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 3
  • 1
  • 0
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 1
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14/10/2019 05:28:46 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/676

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!

İnsanın Yaşayan En Yakın Akrabaları: Primat Nedir?

Taksonomi Nedir, Canlılar Taksonomisi'nde İnsan'ın Yeri Neresidir?

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilim insanları cehalet, şüphe ve emin olmamak gibi konularda çok derin bir deneyime sahiptir.”
Richard Feynman
Geri Bildirim Gönder