Evrim Ağacı Logo Evrim Ağacı
Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Komplo Teorileri, COVID-19 Aşısı ve Türkiye’de Aşı Kararsızlığının Yükselişi: COVID-19 Aşısına Yönelik Endişelerin Kaynağı Ne?

Türkiye'de ve Dünya'da, Komplo Teorileri Yüzünden COVID-19 Aşısına Yönelik Olarak Gelişen Kararsızlık, Aşı Yoluyla Sürü Bağışıklığına Erişme Şansımızı Zora Sokabilir!

Komplo Teorileri, COVID-19 Aşısı ve Türkiye’de Aşı Kararsızlığının Yükselişi: COVID-19 Aşısına Yönelik Endişelerin Kaynağı Ne?
Editör Seçkisi
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Pandemiyi önlemedeki en büyük umudumuz, COVID-19’a karşı başarılı bir aşı geliştirilmesi olarak görünüyor. Ancak başarılı bir aşının geliştirilmesi tek başına yeterli olmayacak. Bir aşının başarılı olup sürü bağışıklığının sağlanması için, toplumda yeterli sayıda insanın aşılanması gerekiyor. Bunun için aşı temini kadar, insanların aşı yaptırmaya karşı olan tutumları da önemli.

İnsanların neden bazı inanç ve fikirleri diğerlerinden daha çekici bulduğu, birçok evrimsel davranış bilimci gibi benim de hep ilgimi çekmiştir. Pandeminin başlangıcından beri birçok insanın yeni koronavirüsün kökeni hakkında farklı teorilere inandığını gözlemledim. Bu nedenle, Dokuz Eylül Üniversitesi'nden meslektaşım sosyal psikolog Mete Sefa Uysal ile birlikte, yeni koronavirüsün kökeni ve insanların potansiyel COVID-19 aşısı hakkındaki görüşleri üzerine bir araştırma yapmaya karar verdik. Türkiye'den 3936 katılımcıya ve Birleşik Krallık’tan 1088 katılımcıya potansiyel bir COVID-19 aşısına ilişkin aşı olma isteklerini ve virüsün kökenine yönelik inançlarını [doğal (örn. vahşi yaşamdan kaynaklanan) / yapay (örn. bir laboratuvarda üretilen) / emin değil)] sorduk.

Sonuçlarımız, Türkiye'de yaklaşık üç kişiden birinin (%31), Birleşik Krallık'ta ise yedi kişiden birinin (%14) COVID-19 aşısı konusunda kararsız olduğunu gösterdi.[1] Her iki ülkede de katılımcıların %3'ü potansiyel bir COVID-19 aşısını yaptırmayı kesin olarak reddetmekteydiler. Peki, Türkiye’de %34’lere varan bu "aşı kararsızlığı" (İng: "vaccine hesitancy") ne kadar kaygı verici? Yeni koronavirüs bulaşıcılığındaki bir virüsün yayılmasını önlemek için toplumun %50 ila %75’inin aşılanması gerekiyor.[2] Buna göre, Türkiye’deki aşı kararsızlığı, endişe verici düzeylerdedir!

Türkiye’de Aşı Kararsızlığı

Aşılar, 2011'den 2020'ye kadar tahminen 20 milyon ölümü ve 500 milyon hastalık vakasını önledi. Bununla birlikte, aşı kararsızlığı (aşıların kabulünde veya reddedilmesinde gecikme) dünya genelinde artıyor.

2019 yılında Dünya Sağlık Örgütü aşı kararsızlığını küresel sağlığa yönelik en büyük on tehditten biri olarak listeledi. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de de aşı kararsızlığı hızla arttı. Örneğin, 2011 yılında aşılanmayı reddeden ailelerin sayısı 183 iken, 2017 yılında bu sayı 23,000’e ulaştı.[3] Bu artış Türkiye’deki kızamık vakalarındaki artışla örtüşmekte. 2016 yılında Türkiye’de tespit edilen kızamık vaka sayısı 6 iken, 2019’da bu sayı 2890’a çıktı.[4]

İnsanlar, COVID-19 Aşısına Neden Şüpheyle Yaklaşıyorlar?

Araştırma sonuçlarımıza göre COVID-19 aşısının kabul edilme olasılığını açıklayan temel faktörlerden birisi, kişinin yeni koronavirüsün kökenine olan inancı. Türkiye'de virüsün "yapay kökenli" (örn. bir laboratuvarda üretilmiş) olduğunu düşünen katılımcıların sadece %48'i olası bir COVID-19 aşısını yaptırmayı kabul edeceklerini belirtti. Virüsün doğal olarak yaban hayatından kaynaklandığına inanan katılımcıların ise %77’si COVID-19 aşısını yaptırmayı kabul ediyorlar.

Şu ana kadar koronavirüsün kökeniyle ilgili yapılan tüm araştırmalar virüsün doğal kaynaklı olduğuna işaret ediyor.[5] Bilim insanları da bu konuda hemfikir olduklarını dile getiren bildiriler yayınlıyorlar.[6] Buna rağmen, virüsün laboratuvarda üretildiği veya diğer yapay yollarla ortaya çıktığı yönünde birçok komplo teorisi ortaya atıldı.[7] Sonuçlarımız, komplocu dünya görüşü ile aşı kararsızlığı arasında bir ilişki olduğunu gösteren bulguları güçlendiriyor. Örneğin, 2018 yılında yapılan 24 uluslu bir çalışmada aşı karşıtı katılımcıların aynı zamanda komplocu dünya görüşlerine de sahip oldukları gözlemlenmiştir.[8]

Peki ama insanlar neden komplolara inanıyorlar ve neden bu onları aşılar konusunda daha şüpheci kılıyor? Eğer bir komplo teorisine inanıyorsanız, diğer komplo teorilerine inanma olasılığınız da yüksek.[9] Aynı zamanda komplo teorilerine inananların genel olarak bilimsel açıklamaları reddetme eğiliminde oldukları gözlemlenmiştir.[10] Buna göre, komplo teorilerine inananların aşılanmaya karşı kararsız olmaları, beklenir bir durum. Aslında burada asıl sormamız gereken soru, insanların neden bilimsel açıklamaları reddetme eğiliminde olduklarıdır. Evrimsel süreçte geliştirdiğimiz bilişsel önyargılar (İng: "cognitive bias"), neden bilimsel açıklamaları anlamakta zorlandığımızı açıklayabilir.

Bu bilişsel önyargılardan biri olan sezgisel önyargıyı ele alalım. Bazı inançlar daha hızlı yayılırlar, çünkü sezgilerimizle daha uyumludurlar ve dolayısıyla anlaşılmaları ve hatırlanmaları da daha kolaydır.[11] Ancak pek çok bilimsel gerçek, hiç de sezgisel değildir! Dünyanın yuvarlak olduğu veya gözle görünemeyen mikroskobik organizmaların insanları öldürebildiği gerçeklerini düşünün. Bu bilimsel keşiflerin kabul edilmesi, uzun zaman almıştır; çünkü sezgisel algılarımızla pek bağdaşmazlar. Benzer şekilde, aşılama eylemi de sezgilerimizle pek bağdaşmaz.[12] "Vücudumuza zayıflatılmış bir mikroorganizma enjekte etmek zararlıdır." şeklinde aşılama karşıtı bir mesaj, muhtemelen bunun insanlara yardımcı olacağı mesajından çok daha sezgiseldir. İnsanlar kendi sezgilerine uygun bilgileri seçme eğilimindedir ve bu da aşılamaya karşı olumsuz tutumları güçlendirir.

Dahası, zihinlerimiz belirsizlik durumlarında en az maliyetli kararı verecek şekilde evrimleşmiştir.[13] Bu nedenle, insanlar belirli bir eylemde bulunmakla hiçbir şey yapmamak arasında bir seçim yapmak zorunda kaldıklarında, hiçbir şey yapmamayı tercih edebilirler. İhmal yanlılığı adı verilen bu bilişsel yanlılık, insanlar aşılama kararları verirken devreye girebilir.[12] Yeni koronavirüs hakkında hala pek çok bilinmezin olduğu düşünüldüğünde, bu belirsizlik aşıya karşı çekingenliği arttırabilir.

"İyi ama bilim insanlarında bu bilişsel önyargılardan hiç mi yok?" diyebilirsiniz. Evet, tabii ki var. Ancak bilimsel dünya görüşü, bir insanın ortaya attığı bir fikir değil, yıllarca süregelen yavaş ve birikimsel bir sürecin ürünüdür.[11] Bu süreçte her bir keşif uzun bir elemeden geçer (tıpkı doğal seçilim gibi) ve hayatta kalmayı başaran fikirler bir sonraki kuşaklara aktarılırlar. Bu sayede bilimsel açıklamalar bir öncekilerin üzerine eklenerek ilerlerler. Bilimin bu “kültürel evrimi” sayesinde bilişsel limitlerimizin ötesinde keşifler yapabiliyoruz.

Aşı kararsızlığını açıklayan diğer faktörler neler?

Çalışmamızda, COVID-19 aşısının kabulünü etkileyen başka sosyal ve davranışsal faktörleri de inceledik.

Pandemiyle ilgili kaygı düzeyleri yüksek katılımcıların COVID-19 aşısını kabul etme olasılıkları daha yüksekti. Bu kaygılar virüse yakalanma veya virüsü diğer insanlara bulaştırma gibi endişeleri kapsıyordu. Aslında evrimsel bir bakış acısıyla endişe, çok normal bir duygudur. Evrimsel psikiyatrist Randolph Nesse’nin "Kötü Duygularımız İçin İyi Nedenler" adlı kitabında da yazdığı gibi duygularımız ölümden kaçınmamıza veya ürememize yardımcı olan detektörler gibidir.[14] Endişeyi bir yangın alarmı olarak görebiliriz.

Endişelerimizin birçoğu, birçok durum için gereksizdir. Tıpkı ufacık bir dumanda öten bir yangın alarmı gibi... Ancak bu önemli değildir, çünkü o alarm, bir kere "doğru çaldığında", hayat kurtarıcı olacaktır. Zaten bu nedenle yangın ihtimali çok az da olsa bile, alarmsız bir evde yaşamak istemeyiz (veya alarm olan bir evde kendimizi çok daha güvende hissederiz). Hiç endişe etmeyen bir avcı-toplayıcıyı düşünün! Muhtemelen onun genlerinden eser kalmamıştır çünkü çoktan bir aslana yem olmuştur! Ancak daha korkak, ürkek, yani "alarmı kolayca çalan" bireyler, arada bir hatalı ve boş yere korksalar ve kaçsalar da, hayatta kalma ihtimalleri çok daha yüksek olacaktır ve gelecek nesillere, yani biz torunlarına o genleri çok daha sık aktaracaktır. Yani, COVID-19 ile ilişkili anksiyete ve aşı kabulü arasındaki pozitif ilişki endişe duygusunun ölüm riskini azaltmadaki işlevinden kaynaklanıyor olabilir.

Aşılanma konusunda cinsiyetler arasında da bir fark olduğunu gördük. Kadınlarla karşılaştırıldığında, Türkiye'deki erkeklerin COVID-19 aşısını kabul etme ve virüsün doğal kökenine inanma olasılıkları daha yüksekti. Daha önceki araştırmalar da Türkiye’de kadınların erkeklere oranla aşılanmaya daha kararsız yaklaştıklarını gösteriyor.[15] Çocuklu ailelerde, kadınların çocukları için sağlık bakımı kararları alma olasılıkları daha yüksek olduğundan, aşılar hakkında bilgi arama ve çevrimiçi aşılama karşıtı içeriğe maruz kalma olasılıkları da daha yüksek olabilir. Dahası, önceki çalışmalarda aşı kararsızlığını açıklayan bir faktörün de insanlardaki iğrenme duyarlılığı olduğu gözlemlenmiştir.[8] Kadınların iğrenme duyarlılıkları pek çok çalışmada erkeklere oranla daha yüksek bulunmuştur.[16], [17] Bu da aşı kararsızlığındaki cinsiyet farkını açıklayan faktörlerden biri olabilir.

Genel beklentinin aksine, eğitim düzeyi ile aşı kararsızlığı arasında pozitif bir ilişki vardır. Buna göre, çalışmamızda bir lisans derecesi almamış katılımcıların, üniversite mezunlarına göre COVID-19 aşısı yaptırma olasılıklarının daha yüksek olduğunu gördük. Bu da aslında Türkiye’de aşı kararsızlığıyla ilgili daha önceki bilgileri destekliyor: Aşı kararsızlığı eğitim düzeyi yüksek olan gruplarda artmaktadır.[15]

Komplo teorilerine inançta kültürler arası farklılıklar

Çalışmamızda ortaya çıkan kültürler arası farklılıkları incelediğimizde, virüsün yapay kaynaklı olduğunu düşünenlerin oranı Türkiye’de (Türkiye’de %18, Birleşik Krallık’ta %12), doğal kaynaklı olduğunu düşünlerin oranı ise Birleşik Krallık’ta daha fazlaydı (Birleşik Krallık’ta %63, Türkiye’de %54).

Kültürlerarası bazı farklılıklar, virüsün kökeni ve aşı kararsızlığı ile ilgili farklılıklara katkıda bulunmuş olabilir. Örneğin, 75 yaşından küçük katılımcılara, 0-100 arası bir ölçekte 75 veya daha fazla yıl yaşama olasılıklarının ne olduğunu düşündüklerini sorduk. Türkiye'deki katılımcılar, 75 yaşın üzerinde yaşama ihtimallerini ortalamada %57 olarak değerlendirirken, Birleşik Krallık'takiler bunu %75 olarak değerlendirdiler.

Bununla ilgili henüz bir çalışma yapılmamış olmasına rağmen, ortalama olarak daha düşük yaşam beklentisine sahip ülkelerdeki bireylerin (artan ölüm riski) gruplararası tehdit algısı ve dış grup üyelerine güvensizlik seviyeleri daha yüksek olabilir. Bu etkenler komplocu bir dünya görüşünü tetiklerler. Ayrıca, her iki ülkedeki virüs kökenli inançları açıklamada önemli bir faktör olan ortalama finansal memnuniyet skoru da Türkiye'de çok daha düşük bulundu (0-100’lük bir ölçekte Birleşik Krallık'ta 67, Türkiye'de 48). Sosyal psikoloji literatüründe dezavantajlı grup üyesi olmakla komplo teorilerini benimseme arasındaki pozitif ilişkiyi ortaya koyan pek çok çalışma olduğu düşünüldüğünde[18], [19], ekonomik olarak görece dezavantajlı bir statüde olmak yeni koronavirüsün kökeninin yapay olduğuna yönelik yüksek inancı açıklayabilir.

Agora Bilim Pazarı
₺98.00 ₺99.50

Aşı Kararsızlığıyla Nasıl Mücadele Edebiliriz?

Şu anda birçok araştırma, COVID-19 ile mücadele için etkili bir aşı geliştirmeye odaklanmış durumdadır. Yaygın bağışıklık için yeterli miktarda insanın aşılanması gerektiği düşünüldüğünde, aşı geliştirmenin kendisi tek başına yeterli olmayacaktır.

Çalışma bulgularımız, Türkiye'de COVID-19 aşısına karşı kararsızlığın yüksek olduğunu gösteriyor. Bizimki gibi birçok araştırma aşı kararsızlığıyla ilişkili en temel faktörün komplo teorilerine inanç ve bununla bağlantılı olarak bilimsel görüşlerin reddi olduğunu gösteriyor. COVID-19 aşı kararsızlığıyla mücadele için koronavirüsün nasıl ortaya çıktığı ve aşı güvenilirliği ve ilgili bilimsel bulguları daha etkili bir şekilde nasıl iletebiliriz diye düşünmemiz gerekiyor.

Aşılamayla ilgili bilimsel verilerin üzerinde durmak yerine hastalık riskinin üzerinde durmak da daha etkili olabilir.

doi: 10.47023/ea.bilim.9513

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 7
  • Bilim Budur! 5
  • Umut Verici! 3
  • Muhteşem! 2
  • İnanılmaz 2
  • Grrr... *@$# 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 1
  • Korkutucu! 1
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 04/12/2020 02:23:27 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9513

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Anatomi
Çocuklar
Molekül
Matematik
Evrimsel Biyoloji
Hız
Kemik
Makale
Balık
Metabolizma
İklim
Afrika
Maske Takmak
Hava
Abiyogenez
Ölüm
Teknoloji
Tardigrad
Çekirdek
Tekillik
Deizm
Cansız
Ses Kaydı
İstatistik
Goril
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Benim için hayat sürekli bir öğrenme süreci, öğrenmekse derin bir tutkudur. Bilgiçlik taslamak ya da kuru kuru bilmek için değil, sahiden bilme, anlama isteği ile her yaşta yeni bir şeyler öğrenmenin sevinci yaşamım boyunca hiç terk etmedi beni.”
Murathan Mungan
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol