Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ulaş Alagöz
Ulaş Alagöz
128.4K UP
Aktaran 3 Haziran 2024 2 dk.

Paleontologlar dinozor tüylerinin evriminde kayıp bir halkayı daha buldular.[1] Bazı tüylü dinozorlar, kendilerine özgü keskin dişleri ve devasa vücutlarının yanı sıra, günümüz sürüngenleri gibi pullu bir deriye de sahipti![2][3] Tüyler muhtemelen vücudun belirli bölgelerinde gelişirken diğer bölgelerde sürüngen pulları vardı. Bu bulgular, Nature Communications dergisinde yayınlanan bir çalışmada anlatılıyor ve pullardan tüylere evrimsel geçişe yeni bir ışık tutuyor.[4]

Deriyi örtme konusunda tüyler oldukça faydalıdırlar; sadece uçmak için değillerdir. Tavus kuşu gibi hayvanların eşlerini çekmelerine de yardımcı olabilirler.[5] Penguenler su altına daldıklarında tüyler sürtünmeyi azaltır.[6] Balıkçıllar tüylerini "şemsiyeye" dönüştürerek avlanma amaçlı gölge oluşturmak için bile kullanırlar.[7] Tüylü dinozorların çoğu, tüyleri muhtemelen yalıtım ve sıcak kalmak için kullanan Teropodlar ve Sauropodlardı.[8] Çalışmanın yazarlarından İrlanda'daki University College Cork'ta paleontolog olan Maria McNamara yaptığı açıklamada şöyle diyor:[9]

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 4 Ekim 2022 43 dk.

İskemik İnme, beynin bir bölgesinde ani bir kan dolaşımı kaybı ile karakterizedir ve buna karşılık gelen nörolojik fonksiyonun kaybına neden olur. İskemik inme tipik olarak beyne kan sağlayan bir arterin tıkanmasından kaynaklanır. Sonuç olarak, beyin hücreleri kandan mahrum kalır. Çoğu beyin hücresi ortalama 4.5 saat kansız kalırsa ölür.

İnme, dünya çapında en yaygın ikinci ölüm nedenidir. ABD'de her yıl yaklaşık 795.000 kişi felç geçirmekte ve yaklaşık 130.000 kişi bu sebepten ölmektedir. Tüm inmelerin üçte ikisinden fazlası 65 yaşından büyük kişilerde görülür. İnme kadınlarda erkeklerden daha yaygındır.

82
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Emir Atalar
Emir Atalar
21.4K UP
İnceleyen 6 gün önce
Steins;Gate bence ilk bakışta konusu yüzünden klişe gelebilir. Fakat izledikçe seni kendi içine sürekli çeken evrenle karşılaşıyorsun ve bu fikrin ne kadar hatalı olduğunu görüyorsun. Başta temposu yavaş, karakterler tuhaf, diyaloglar gereksiz dağınık gibi geliyor. Hatta izlerken “bu mu övülen seri?” diye sorgulatıyor. Ama asıl mesele de burada başlıyor. Çünkü bu dengesizlik bir eksiklik değil, bilinçli bir hazırlık gibi duruyor. Seri seni aceleyle etkilemeye çalışmıyor, önce alışmanı istiyor. Zaman yolculuğu konusunu ele alış biçimi klasik değil. Ne tamamen bilim dersi gibi kasıyor ne de “boşver mantığı” diyip geçiyor. Kendi içinde bir sistem kuruyor ve o sistemi ciddiye alıyor. İzlerken şunu hissediyorsun: burada olay sadece zamanda ileri geri gitmek değil, yapılan her küçük şeyin bir karşılığı var. Bu da hikâyeyi ucuz bir kurgu olmaktan çıkarıyor. Karakter işlenişi Steins;Gate’in en güçlü taraflarından biri. Özellikle ana karakterler ilk başta karikatür gibi dururken zamanla ciddi bir psikolojik ağırlık kazanıyor. Kimse durduk yere “derin” değil, yaşadıkları şeyler onları o noktaya itiyor. Bu da izlerken empatiyi zorla değil, fark ettirmeden kuruyor. Bir noktadan sonra karakterlerin verdiği tepkiler “senaryonun gereği” gibi değil, gerçekten insanî duruyor. Serinin en sevdiğim tarafı şu: sadece tek bir fikirde işlemeyip seni hem eğlendirmesi hem üzmesi hem şaşırtması yeri geldiğinde "bu böyle miymiş?" dedirttirmesi. Tempo konusu çok eleştiriliyor ama bence yanlış yerden bakılıyor. Evet hızlı değil, ama boş da değil. Yavaşlık burada atmosfer kurmak için kullanılmış. Aynı zaman da çok eğlenceli sahnelerle süslenmiş ilk bölümler. Eğer her şey hızlı olsaydı, ileride yaşananların ağırlığı bu kadar hissedilmezdi. Seri sabır istiyor ama karşılığını da veriyor. Genel olarak Steins;Gate; zekâ gösterisi yapmaya çalışmayan, ama izleyicisini de hafife almayan bir iş. “Bak ne kadar akıllıyım” demiyor, ama dikkat edersen ne kadar özenli kurulduğunu fark ediyorsun. Bitirdiğinde keşke devam etseydi bu evreni daha çok görseydim diyorsun.
9.8/10
(46 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : シュタインズゲート
Yönetmen: Kazuhiro Ozawa
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Serkan Sezer
Serkan Sezer
3,350 UP
Tıp hekimi 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Tıbbi literatür ve klinik nöroloji çerçevesinde bir hastanın komada kalabileceği maksimum süreyi belirleyen sabit bir biyolojik sınır bulunmamaktadır. Sağkalım süresi, organizmanın homeostatik dengesini koruma yeteneği ile bu dengeyi yapay olarak destekleyen tıbbi müdahalelerin sinerjisine bağlıdır. Glasgow Koma Skalası (GKS), bu süreçte hastanın nörolojik derinliğini ölçmek adına hayati bir araçtır.[1] Göz açma, sözel tepki ve motor yanıt başlıklarında 3 ile 15 arasında bir skorlama sağlayan bu skala, özellikle travmatik beyin hasarı sonrası ilk 24 ila 72 saatteki prognozu belirlemede altın standarttır. Ancak GKS puanının 3 olması, yani en derin koma seviyesinde bulunulması, hastanın biyolojik olarak ömrünün sonuna geldiği anlamına gelmez; bu puan sadece kortikal ve beyin sapı fonksiyonlarının o andaki akut yetersizliğini ifade eder.

Bir hastanın on yıllarca bu durumda kalabilmesinin temelinde, beyin sapının otonom fonksiyonlarını — solunum, kalp atış hızı ve vücut ısısı regülasyonu gibi — idame ettirebilmesi yatar. Eğer primer hasar beyin sapını tamamen harap etmemişse, hasta mekanik ventilatör desteğiyle veya bazen bu destek olmaksızın biyolojik varlığını sürdürebilir. Modern tıp pratiğinde Elaine Esposito örneğinde görülen 37 yıllık rekor süre [2] veya Munira Abdulla vakasındaki 27 yıl sonra gerçekleşen parsiyel uyanış [3], sağkalımın ucu açık bir süreç olduğunu kanıtlamaktadır. Bu uzun süreli vakalarda ölüm genellikle beyin hasarının kendisinden değil, immobilizasyonun getirdiği sekonder komplikasyonlardan kaynaklanır. Özellikle hastane enfeksiyonları, dirençli pnömoniler, pulmoner emboli ve dekübit ülserlerine bağlı gelişen sepsis, biyolojik süreci sonlandıran temel patofizyolojik etkenlerdir.

Bilimsel açıdan "maksimum süre" kavramının tıbbi bir karşılığının olmamasının bir diğer nedeni de beslenme ve hidrasyon teknolojilerindeki ilerlemedir. Perkütan Endoskopik Gastrostomi (PEG) gibi yöntemlerle hastanın kalori ve elektrolit ihtiyacı milimetrik hassasiyetle karşılanabilmekte, bu da organ sistemlerinin iflasını çok uzun süre erteleyebilmektedir[4]. Beyin ölümü gerçekleşmediği sürece, bir insanın komada kalma süresi tamamen kendisine sunulan palyatif bakımın mükemmelliği ve vücudun enfeksiyonlara karşı gösterdiği direnç ile sınırlıdır. Klinik tablo "Kalıcı Vejetatif Durum" (PVS) olarak adlandırılan evreye geçtiğinde dahi, bu durum tıbbi bir ölüm değil, bilincin eşlik etmediği bir yaşam döngüsüdür ve bu döngü uygun destekle yarım asra kadar uzayabilir.[4]

Kaynaklar

  1. S. Sezer. 🧠 Glasgow Koma Skalası (Gks) Hesaplama Robotu - 3 Saniyede Sonuç - Kritik Bakım. (28 Aralık 2025). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Kritik Bakım | Arşiv Bağlantısı
  2. Lewiston Evening Journal. Elaine Esposito Dies After 37 Years Coma. (27 Kasım 1978). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Google News | Arşiv Bağlantısı
  3. BBC. 27 Yıl Komada Kalan Kadın Uyandı. Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: BBC News Türkçe | Arşiv Bağlantısı
  4. O. Jean-Christophe. Causes And Characteristics Of Death In Intensive Care Units. (3 Mayıs 2017). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Anestheology ASA Publications doi: 10.1097/ALN.0000000000001612. | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Kaan Akgören
Kaan Akgören
50.1K UP
Yazar 9 Mayıs 2022 54 dk.

Bitki ve hayvan hücrelerinde, endokrin bezler tarafından salgılanan hormonlar, hedef hücrelere ve dokulara giderek temel vücut fonksiyonlarını kontrol eden vücudun haberci kimyasallarıdır. Hormonlar, vücut fonksiyonlarının ve süreçlerinin farklı yönlerine etki ederler. Bunlardan bazıları şunlardır:

Her hormonun vücutta kendine özel reseptörleri bulunur. Belli bir hormon vücudun tüm hücrelerine ulaşmak ile birlikte, sadece bazı hücrelerin o hormon için reseptörleri bulunmaktadır. Böylelikle bir hormona karşı tepki sadece o hormona özel reseptörler içeren hedef hücreler tarafından verilirken, diğer hücreler etkilenmezler.

114
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
6 gün önce
NASA, Mars’taki Perseverance gezgininin rota planlamasında ilk kez büyük ölçüde üretken yapay zekâdan yararlandı. Anthropic tarafından geliştirilen Claude modeli, yüksek çözünürlüklü HiRISE yörünge görüntüleri ve sayısal yükseklik verilerini analiz ederek Jezero Krateri’nde gezginin güvenle ilerleyebileceği bir rota oluşturdu. Bu rota, NASA Jet Propulsion Laboratory (JPL) mühendislerinin denetimi ve onayıyla Aralık 2025’te Mars’a gönderildi ve Perseverance yaklaşık 400 metreyi bu yapay zekâ destekli plan doğrultusunda kat etti.

Mars yüzeyi; kum dalgaları, kayalık alanlar ve büyük kaya blokları nedeniyle gezginler için ciddi riskler barındırıyor. Bu nedenle rota planlaması genellikle haftalar süren, insan yoğun bir analiz süreci gerektiriyor. Claude’un görevi, bu zaman alıcı ön planlama aşamasını hızlandırmak oldu. Model, tehlikeli arazi unsurlarını belirleyip yol noktaları içeren sürekli bir güzergâh üretti ve bu plan, simülasyon ortamında yüz binlerce telemetri değişkeniyle test edildi. Mühendisler yalnızca küçük düzeltmeler yaptı.

Perseverance, planlanan rotayı birebir takip etmese de, yerleşik AutoNav sistemi sayesinde gerçek zamanlı engellere göre küçük sapmalarla ilerledi. NASA’ya göre bu deneme, otonom ve yapay zekâ destekli sistemlerin gezegen keşiflerinde daha verimli ve güvenli operasyonlar sağlayabileceğini gösteriyor. JPL mühendisleri, Claude’un rota planlama süresini yaklaşık yarı yarıya azaltabileceğini belirtiyor. Bu yaklaşımın, Dünya’dan daha uzak görevlerde insan müdahalesine olan bağımlılığı azaltması bekleniyor.

315 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Analist 20 Şubat 2012 2 dk.

İkinci alıntının aslı ise şöyle:

Charles Darwin, Türlerin Kökeni boyunca kendisini okurun yerine koyup, onların anlamlandırmakta güçlük çekebileceği tüm detaylara kafa yormuş ve bunları zarif bir dille tek tek anlatmıştır. Burada da, cımbızlanan cümlenin hemen sonrasında, ilk başta "güçlük" olarak algılanabilecek konuların teori için yıkıcı olmadığını ve açıklanabileceğini ileri sürmektedir. Gerçekten de haklıdır!

30
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cennet Erdin
Üye 2 gün önce
Saçma bir soru ama rahimde de kan ve vitaminlerden meydana geliyor. Embriyo oluşup izlenip geri rahime konuşuyormuş bunu öğrendim ama neden rahim olmadan da olmuyor?
157 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Umut Efe
Umut Efe
24.0K UP
Çeviren 15 Nisan 2015

"Açıkça Açıkla" serisinin bu videosunda ekibimizden Umut Efe, bizlere Doğal Seçilim'in nasıl meydana geldiğini ve evrime neden olduğunu anlatan bir videoyu seslendiriyor. Doğal Seçilim'i sürekli olarak duyuyorsanız; ancak tam olarak nasıl çalıştığını ve evrimle ilişkisini bilmiyorsanız, bu video size oldukça fayda sağlayacaktır.

İyi seyirler.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Aslıhan Niksarlı
Yazar 16 Aralık 2021 11 dk.

Bonobo (Pan paniscus), şempanzelerle birlikte Pan cinsini oluşturan iki türden biridir. Günümüzde şempanzelerden farklı bir tür olarak kategorize edilseler de, ilk keşfedildiklerinde fiziksel benzerliklerinden ötürü şempanzelerin (Pan troglodytes) bir alttürü olduklarına inanılmıştır.

Bonoboların vücutları ve suratları siyah kıllarla kaplıdır ancak yüzlerinde, kulaklarında, parmaklarında, ellerinin içleri ve ayaklarının altlarında kıl bulunmaz. İnce bir üst gövdeye, dar omuzlara, ince boyuna, uzun kollara, bacaklara ve büyük, uzun parmaklı ellere sahiptirler. Kolları bacaklarından daha uzun, esnek ve güçlüdür. Koyu renkli yüzleri, büyük pembe dudakları, geniş burun delikleri ve ortadan ayrılmış saçları, en önemli ayırt edici fiziksel özellikleridir. Erkekleri 34 ila 60 kg, dişileri ise ortalama 30 kg civarında olurlar.

105
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cem Ergünay
Cem Ergünay
149.8K UP
Yazar 27 Haziran 2024 16 dk.

Astronomiye dair yolculuğumuz, evrenin merkezinde kendimizi gördüğümüz ve kozmosun bizzat bizim etrafımızda döndüğüne inandığımız Dünya merkezli evren fikriyle başlamıştır. Daha sonra ise Güneş'in etrafında dönen 8 gezegenin birinden ibaret olduğumuzu fark ettiğimiz ve üstünde bulunduğumuz bu gezegenin, gökyüzündeki tüm bulanık nesnelerin aralarında bulunduğu milyarlarca yıldız sistemini içeren muazzam Samanyolu galaksisinde olduğunu keşfetmemiz, dolayısıyla da insanın kendine özgü bir yer işgal etmediğinin ortaya çıktığı bir süreç yaşanmıştır.

Böyle bir "küçülme" hikayesi, matematikçi ve fizikçilerin evrenin çoklu evren olarak adlandırılan sonsuz evrenler koleksiyonundan biri olabileceği teorisini ortaya sürmeleriyle 21. yüzyılda da devam etti.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 20 Şubat 2021
Rozet Bulutsusu‘nın kalbinde, bulutsuyu aydınlatan parlak bir açık yıldız kümesi bulunuyor. NGC 2244‘ün yıldızları, sadece birkaç milyon yıl önce etrafta bulunan gazdan oluştu. Paylaşılan görsel, birden fazla sayıda pozlama kullanılarak oluşturulmuştur. Görüntü merkezinin harika ayrıntılarla dolu olduğu bu kare, Sülfür (gölgeli kırmızı), Hidrojen (yeşil) ve Oksijen (mavi) gibi çok özel renkler barındırıyor. Sıcak bir parçacık rüzgarı, kümenin yıldızlarından uzağa doğru akar ve küme merkezini yavaşça tahliye eder. Zaten karmaşık olan gaz ve toz iplikçiklerine katkıda bulunur. Rozet Bulutsusu‘nun merkezi yaklaşık olarak 50 ışık yılı genişliğindedir ve yaklaşık 5.200 ışık yılı uzaklıkta yer alır. Tekboynuz (Monoceros) takımyıldızı yönüne doğru dürbünle bakıldığında görülebilir.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yusuf Combine
28 Aralık 2024
dikkat eksikliği sorunu ve temeli kötü olması sebebi ile matematikte problem yaşıyorum odak olayı bende zor olduğu için matematik yapamıyorum ve üniversite sınavına 6 ay kaldı  sayısal alanda olmama rağmen bu problemle nasıl başa çıkabilirim.?
(soru kısmı problem çıkartı)
43 görüntülenme
2
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hasan Dağtekin
Hasan Dağtekin
193.8K UP
Sosyal Bilimler Uzmanı 7 Eylül 2022 Sen de Cevap Ver

Bahsettiğiniz gibi bir durum söz konusu değildir. Kısacası insan vücudundan sürekli parça keserek evrimi o yönde manipüle etmek mümkün değildir. Dolayısıyla bundan bir milyon yıl sonra da "sürekli sünnet olunmasına bağlı olarak" sünnetsiz çocuklar doğmayacaktır.[1]

Kaynaklar

  1. Ç. M. Bakırcı. Jean-Baptiste Lamarck Ve Modifikasyonlar Yoluyla Evrim: Zürafaların Boyunları Nasıl Evrimleşti?. (14 Ağustos 2011). Alındığı Tarih: 7 Eylül 2022. Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 21 Ocak 2019
Her bir hayvanı, ondan iğrenmeksizin araştırmalıyız. Çünkü her biri bize doğal ve güzel bir şeyler sunacaktır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
25
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
11
İnceleme
Ardil Yıldırım
İnceleyen10 1 gün önce
Tolstoy'un en önemli üç eserinden biri olan "Diriliş"te; insanın hayvani yönü ve bu hayvani yönün değişim ve dönüşümü üzerinde durulmuştur. Kitabın ilk bölümünde insanın tamamen sezgisel ve Tolstoy'un deyişiyle "hayvani yönünü" anlatır. Bu hikâyede aslında ana karakterlerden olan "Nehlüdov" ve "Maslova" ön plandadır. Maslova, Nehlüdov'un bir aynası niteliğindedir.
Hikâyenin ikinci bölümünde Nehlüdov; kendinin bulunduğu iğrenç ve pis kokan dünyada bir piyon olduğunu ve var olan duyguların yapaylığını fark edip kendi dönüşümünü başlatmıştır. Bu dönüşümde toprak mülkiyeti gibi temel felsefelere de atıfta bulunulur. Nehlüdov toprakları tamamen bedava vermek ister; ancak köylülerin bunu onur meselesi yapacağını veya sistemin buna izin vermeyeceğini anlayınca, geliri yine köylülerin ortak ihtiyaçları için kullanılacak olan sembolik, çok düşük bir kira (Henry George’un "tek vergi" sistemine atıfla) belirler. Çünkü ona göre toprak herkesindir ve hiç kimseye ait olamaz.
Bu farkındalık içerisinde; özellikle cezaevlerinde tutuklu bulunan ve çoğu suçsuz olan insanları ve Nehlüdov'un geçmiş hatalarından kaynaklı cezaevine düşen Maslova'yı kurtarmaya çalışmak için çabalar. Bu süreçte kendi eski ve pis kokan dünyasından yardım alma zorunluluğu duyar. En sonunda Tolstoy bizlere; "hayvani yönü baskın olan bir insanın" gerçeklik perdesini aralaması sonucu aydınlığa ulaşmasındaki aşama ve zorluğu dile getirir.
( Yazım tamamen bana aittir. Lakin sadece noktalama işaretleri bir yardımcı tarafından düzenlenmiştir)
Kitap
10.0/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CXI (111) - Fransızca Aslından Çeviren: Alev Özgüner
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Esat Kudret
Esat Kudret
747.5K UP
İnceleyen 15 Aralık 2022
Ali Nesin, kendi kitabına yönelik şöyle diyor: Bu kitapta birçok soru sordum. Kimini yanıtladım, kimini yanıtlayamadım. Bazı sorular da zaten biri tarafından sorulmuş ve yanıtlanmış, kendim yapamamışsam başkasının yaptığına baktım. Ama her biri üzerine düşündüm ve her birinden ayrı bir zevk aldım.

Asgari standarta matematik bilginiz ve ilginiz varsa, matematiği kesinlikle sevdiriyor ve aslında yaşamın her alanında matematiğin vazgeçilmez bir disiplin olduğunu ve sanki eğitim sistemimizin matematiği öğrenmeyelim diye elinden geleni yaptığını hatırlatıyor.
10.0/10
(15 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Enes Soylu
Enes Soylu
19.4K UP
İnceleyen10 21 Ekim
Nostalji ve bilim kurgu olmasına rağmen eskimemiş bir eser. Daha iyi çok az film vardır. Hayatta da zamandan daha önemli çok az şey var.
9.3/10
(49 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Back to the Future
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
104.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Bütün canlılar evrenin çarkında iç içe geçmiş dişlilerdir. ⚙️
Kaynak: Tesla - Aforizmalar
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close