Tıbbi literatür ve klinik nöroloji çerçevesinde bir hastanın komada kalabileceği maksimum süreyi belirleyen sabit bir biyolojik sınır bulunmamaktadır. Sağkalım süresi, organizmanın homeostatik dengesini koruma yeteneği ile bu dengeyi yapay olarak destekleyen tıbbi müdahalelerin sinerjisine bağlıdır. Glasgow Koma Skalası (GKS), bu süreçte hastanın nörolojik derinliğini ölçmek adına hayati bir araçtır.[1] Göz açma, sözel tepki ve motor yanıt başlıklarında 3 ile 15 arasında bir skorlama sağlayan bu skala, özellikle travmatik beyin hasarı sonrası ilk 24 ila 72 saatteki prognozu belirlemede altın standarttır. Ancak GKS puanının 3 olması, yani en derin koma seviyesinde bulunulması, hastanın biyolojik olarak ömrünün sonuna geldiği anlamına gelmez; bu puan sadece kortikal ve beyin sapı fonksiyonlarının o andaki akut yetersizliğini ifade eder.
Bir hastanın on yıllarca bu durumda kalabilmesinin temelinde, beyin sapının otonom fonksiyonlarını — solunum, kalp atış hızı ve vücut ısısı regülasyonu gibi — idame ettirebilmesi yatar. Eğer primer hasar beyin sapını tamamen harap etmemişse, hasta mekanik ventilatör desteğiyle veya bazen bu destek olmaksızın biyolojik varlığını sürdürebilir. Modern tıp pratiğinde Elaine Esposito örneğinde görülen 37 yıllık rekor süre [2] veya Munira Abdulla vakasındaki 27 yıl sonra gerçekleşen parsiyel uyanış [3], sağkalımın ucu açık bir süreç olduğunu kanıtlamaktadır. Bu uzun süreli vakalarda ölüm genellikle beyin hasarının kendisinden değil, immobilizasyonun getirdiği sekonder komplikasyonlardan kaynaklanır. Özellikle hastane enfeksiyonları, dirençli pnömoniler, pulmoner emboli ve dekübit ülserlerine bağlı gelişen sepsis, biyolojik süreci sonlandıran temel patofizyolojik etkenlerdir.
Bilimsel açıdan "maksimum süre" kavramının tıbbi bir karşılığının olmamasının bir diğer nedeni de beslenme ve hidrasyon teknolojilerindeki ilerlemedir. Perkütan Endoskopik Gastrostomi (PEG) gibi yöntemlerle hastanın kalori ve elektrolit ihtiyacı milimetrik hassasiyetle karşılanabilmekte, bu da organ sistemlerinin iflasını çok uzun süre erteleyebilmektedir[4]. Beyin ölümü gerçekleşmediği sürece, bir insanın komada kalma süresi tamamen kendisine sunulan palyatif bakımın mükemmelliği ve vücudun enfeksiyonlara karşı gösterdiği direnç ile sınırlıdır. Klinik tablo "Kalıcı Vejetatif Durum" (PVS) olarak adlandırılan evreye geçtiğinde dahi, bu durum tıbbi bir ölüm değil, bilincin eşlik etmediği bir yaşam döngüsüdür ve bu döngü uygun destekle yarım asra kadar uzayabilir.[4]
Kaynaklar
- S. Sezer. 🧠 Glasgow Koma Skalası (Gks) Hesaplama Robotu - 3 Saniyede Sonuç - Kritik Bakım. (28 Aralık 2025). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Kritik Bakım | Arşiv Bağlantısı
- Lewiston Evening Journal. Elaine Esposito Dies After 37 Years Coma. (27 Kasım 1978). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Google News | Arşiv Bağlantısı
- BBC. 27 Yıl Komada Kalan Kadın Uyandı. Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: BBC News Türkçe | Arşiv Bağlantısı
- O. Jean-Christophe. Causes And Characteristics Of Death In Intensive Care Units. (3 Mayıs 2017). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Anestheology ASA Publications doi: 10.1097/ALN.0000000000001612. | Arşiv Bağlantısı