Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Diğer İnsanların Vücut Kokuları, Kendi Vücut Kokumuza Göre Neden Daha Rahatsız Edici Gelir?

Diğer İnsanların Vücut Kokuları, Kendi Vücut Kokumuza Göre Neden Daha Rahatsız Edici Gelir? Pexels, Ion Ceban
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Başkalarının yellenmesi dayanılmaz olabilirken, kendimizinki neden aynı düzeyde "sorun olmuyor"? Başkalarının dışkı kokusu, kendimizinkine nazaran neden daha fazla kokuyor? Bilirsiniz: Özellikle de sıkıştığımız bir anda, bir başkası tuvaletteyken, o kişi çıkar çıkmaz içeriye daldığımızda aldığımız dışkı kokusu, çoğu zaman kendimize ait en kötü dışkı kokusundan bile beter olabilmektedir. Ter, kusmuk, idrar, dışkı ve diğer tüm vücut içerikleri kendimizin ise çok sorun oluşturmazken (elbette gül bahçesi gibi kokmazlar; ama yine de!), başkalarınınki büyük problemler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kendi vücut kokularımız daha az rahatsız edici olmasının iki ana sebebi vardır. Kokularda algıladığımız değişiklik, başkalarının (ve hatta başka cisimlerin) salgıladığı kokuların; o kişiler tarafından tüketilen yiyeceklere, kullanılan ilaçlara, kronik ve akut hastalıklara, hijyen sıklığına göre farklılık göstermesidir. Bu farklılık, "aşina olunmayan" bir uyaran anlamına gelmekte ve tiksinme duygumuzu tetikleyerek, bu "yabancı uyarandan" uzak durmamızı sağlamaktadır. Bunun mekanizmasını anlamak için, tiksinme duygumuzu biraz daha yakından tanımalıyız. İkinci ana sebep ise maruz kalma etkisidir: Daha önceden aşina olduğumuz ve sürekli maruz kaldığımız durumlar ''alışmaya'' neden olur. Bu, kendi kokularımıza az tepki vermemizi sağlar.

Tiksinme Duygusunun Evrimi

Tiksinme (veya iğrenme), parasempatik sinir sistemini aktive eden, bulantı hissi ve karakteristik bir yüz ifadesi üreten duygusal bir reaksiyon olarak tanımlanabilir. Hastalıklardan kaçınmamızı sağladığı ve hijyeni tetiklediği için evrimleştiği düşünülmektedir.[2] Evrimsel açıdan tiksinme (veya iğrenme) duygusu; pis, küflü ya da bozuk yiyecek ve içeceklere karşı verdiğimiz, “kendimizi hastalıktan koruma” amaçlı bedensel bir tepkidir. Hatta tripofobi olarak bilinen delikli nesnelere yönelik korkunun da bununla ilgisi olduğu bilinmektedir.

Pis kokular mide bulantısına neden olabilir.
Pis kokular mide bulantısına neden olabilir.
Pixabay

İğrenme duygusu, çok yönlü bir duygu olduğundan, evrimsel kökenlerinin birçok olası açıklaması vardır. En yaygın kabul gören fonksiyonel açıklama, patojenik maddelerin yutulmasını önlemek için oluştuğudur. Atalarımız et ağırlıklı beslenme tarzına geçiş yaptığında, gıda kaynaklı hastalık ve enfeksiyon riskinde artışı engellemek için evrimleşmiş olduğu düşünülmektedir.[4]

Ancak tiksinmenin ortaya çıkabilmesinin tek açısı evrimsel geçmiş değildir. Gelişim sürecinin de bu tepkide önemli bir rolü vardır. Bu nedenle bu açıdan da ele almakta fayda var.

Gelişimin Tiksinme Tepkisi Üzerindeki Etkisi

Küçük yaşlarda çocukların ebeveyn kontrolü altında olması gerekmektedir; çünkü 1-6 yaş arasında çocukların pislik yemesi çok yaygındır. Bu süreçte yavru, hem genetik sebeplerle, hem de kültürel nedenlerle "tiksinç" veya "iğrenç" gelen unsurları öğrenmeye başlar. Tabii bu deneme-yanılma sürecinde, ölümcül düzeyde tehlikeli cisimleri de yutmaları olasıdır; bu nedenle ebeveyn denetimi önemlidir.

Yavrunun anne sütü tüketimini durdurduğu süre de ("sütten kesilme süresi"), bu unsurlara karşı direnci etkilemektedir. Sütten kesilme süresi büyük ölçüde annenin bir sonraki doğumunun zamanlamasına bağlı olarak kültüre göre değişir, ancak çocuklar genellikle 3 yaşında sütten kesilmektedir. Yaklaşık 3-5 yaş arasındaki sütten kesim sonrası dönem, hayatta kalmanın, enfeksiyon riski oluşturan yiyecek ve içeceklerden kaçınma yeteneğine bağlı olduğu çok önemli bir zamandır.[4] Dışkılardan ve diğer kontamine maddelerden; patojenlerin ve parazitlerin oral yoldan alınmasının çocuklukta ölümün önemli bir nedeni olduğu bilinmektedir. Hepatit-A, çocuk felci, streptokok enfeksiyonları, tenya ve toksoplazmoz gibi hastalıkların önemli bir nedeni çocuklarda gözlemlenen bu davranışlardır.[6]

Tiksinme, kirlenme ve bulaşma hakkında bilginin sosyal ve kültürel olarak aktarılması önemlidir. Bu yol ile kirletici maddelere karşı tepkilerin, çocukların gelişiminin erken dönemlerinde hastalıklardan kaçınma davranışlarını öğrenmeleri[5] için itici güç sağlamakta ve teşvik oluşturmaktadır.[4], [2]

Konu Hakkında Yapılan Araştırmalar

Bugüne kadar insanların ne tür cisimleri iğrenç bulduğuna yönelik birçok araştırma yapılmıştır. Örneğin, 40.000'den fazla kişiye internet tabanlı, sırasıyla farklı fotoğrafların sunulduğu bir çalışmada, potansiyel hastalık tehdidi taşıyan nesnelerin görüntüleri (örneğin küf, dışkı, vs.), çok az hastalık içeren veya hiç bulunmayan benzer görüntülerden çok daha iğrenç olarak algılandığı gösterilmiştir. Bu tepki modeli dünyanın tüm bölgelerinde gözlemlenmiştir. Kadınların, erkeklerden daha fazla tiksinme hassasiyeti bildirmiştir.[3] Üniversite öğrencileri arasında yapılan bir diğer çalışmada ise kişiler, gerçekten de kendi kokularını diğer kişilerden daha az rahatsız edici, bazıları ise "hoş" olarak nitelendirmiştir.[1]

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Kişilere koltuk altı, çöp ve gaz çıkartma gibi çeşitli kokuları kokladıktan sonra ne kadar tiksinti oluşacağı incelenmiştir. İncelenen kokular arasında, gaz çıkarma (yellenme) en güçlü olumsuz yanıtı ortaya çıkarmıştır. Değişik vücut kokularında, insanlar sürekli olarak diğer insanların kokularını kendilerinden daha rahatsız edici olarak derecelendirmiştir. Kendisinden sonra partnerinin diğer kişilere göre daha az rahatsız edici olduğu belirtilmiştir.[7]

Nane yağı gibi esanslar burun tıkanıklığında uzman önerisi sonucu kullanılabilir.
Nane yağı gibi esanslar burun tıkanıklığında uzman önerisi sonucu kullanılabilir.
Pexels

Kendimiz soğan, pırasa, sarımsak gibi ağır kokulu yiyecekler yediğimizde bunu pek fark etmeyiz. Dişlerimizi fırçalamak, gargara yapmak bile kötü kokuların başkalarını rahatsız etmesini engellemeyebilir. Sofrada kişilerin ortak yiyecekleri yemesi halinde kokuya maruz kalma miktarımız artığından, kokuyu hissetme becerimiz düşecektir. Ömür boyunca maruz kalmak zorunda olduğumuz kendi gaz kokumuz (yellenme), ağız kokumuz, dışkı ve idrar kokumuzun bizi daha az rahatsız etmesinin nedeni de temelde aynıdır.[7]

Bunun ilginç bir uzantısı, evrimsel olarak kendi bebeğimizin vücut içeriklerinin, başka bebeklerinkine göre daha az rahatsız edici, hatta hiç rahatsız edici olmamasıdır (tabii herkes için durum bu değil). Bu, ebeveynlere evrimsel bir bakım avantajı sağlamaktadır. Bebeklerin kendilerini temizlemeleri mümkün olmadığından, sağlıklı bir büyüme ve gelişim için annelerine ve bakıcılara muhtaçtır.[2]

Başkalarının kokularının bizi rahatsız etmesinin asıl sebebinin tiksinme duygumuz ve evrimi olduğunu söylemiştik. Kendi vücudumuzun ve yakınlarımızın bizleri hasta yapma, korkutma ve endişelendirme ihtimali, onları yakından tanıdığımız için düşüktür. Kokular haricinde de daha önceden aşina olduğumuz şeyleri beğenmeye daha yatkın olduğumuz bilinmektedir.[7]

Bu güçlü iğrenme tepkisi sayesinde, bizim grubumuzdan olmayan kişilere karşı da önyargılar ve korunma yöntemleri geliştirebiliriz. Bunlar, vahşi yaşamda bizi hayatta tutan adaptasyonlar olsa da, modern zamanlarda kimi zaman ayrımcılığı ve dışlanmayı tetikleyen unsurlar olabilmektedir. Birçok toplumda insanlar, hijyen ve koku durumuna göre yargılanmaktadır ve buna bağlı olarak dışlanma veya ayrımcılık ortaya çıkabilmektedir. Bu noktada topluma karşı bireysel sorumluluklarımızın farkında olmak kadar, temel içgüdülerimizden kaynaklı ayrımcılığın farkına varmak da önem kazanmaktadır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 15
  • Bilim Budur! 6
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • Muhteşem! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • İnanılmaz 3
  • İğrenç! 3
  • Güldürdü 2
  • Umut Verici! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 29/09/2020 07:55:53 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9019

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Evrim Ağacı Duyurusu
Halk Sağlığı
Mühendislik
Epigenetik
Normal Doğum
Türleşme
Aşı
Elektrokimya
Araştırma
Parazit
Eğilim
Evrim Ağacı
İnsanın Evrimi
Süpernova
Maske
Primat
Wuhan Koronavirüsü
Yayılım
Cinsiyet
Evrimsel Süreç
Hücre
Çiftleşme
Kök Hücre
Kuyruk
Kozmoloji
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Türlerin Kökeni'nde ortaya koyduklarımın herhangi bir inanıştan herhangi bir kişiyi şoke etmesi için bir neden göremiyorum.”
Charles Darwin
Geri Bildirim Gönder