Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Stres Hormonu Kortizol | Psikiyatrik ve Kardiyolojik Etkileri

Stres Hormonu Kortizol | Psikiyatrik ve Kardiyolojik Etkileri self.com
Stres
11 dakika
4,421
  • Blog Yazısı
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Diyelim ki bir akşam vakti işten veya okuldan evinize dönüyorsunuz, ve köşeyi döndünüz... Siz köşeyi döner dönmez karşınızda tasması olmayan, kocaman, hırlayan ve size doğru koşan bir köpek görüyorsunuz... O an ne hissederdiniz? Kanınızın bacaklarınızdan çekildiğini, sesleri ve görüntüleri daha net algıladığınızı, kalbinizin giderek hızlandığını ve bedeninizde normalden daha fazla bir enerji olduğunu fark edersiniz, yani korkuyu iliklerinize kadar hissedersiniz.

Savaş ya da Kaç Tepkisi
Savaş ya da Kaç Tepkisi
Psychologist World

Bütün bunları sağlayan şey vücudunuzun tehlike karşısında beyninizin hipotalamus bölgesinde aktif edilen acil durum sistemidir. Bu sistem devreye sokulduğunda vücudunuz savaş veya kaç tepkisi denilen bir tepkiyi oluşturmak, eğer mümkünse tehlikeyle savaşmak veya olabildiğince hızlı bir şekilde oradan kaçmak için bazı süreçlere girer: adrenalin, nöradrenalin ve kortizol gibi stres hormonları salgılanır, kalp atışları hızlanır, kan basıncı ve solunum artar, karaciğer daha fazla şeker üretmeye başlar; sindirim, üreme ve bağışıklık sistemi faaliyetleri yavaşlatılıp enerjinin çoğu beyne ve kaslara iletilir...[1] O an başınızı daha sıcak hissetmeniz beyne giden kan miktarının artmasından kaynaklanır.

Fakat günlük hayatımızı düşündüğümüzde bu tepkilerin sadece hayatımız tehlikeye girdiğinde değil başka durumlarda da ortaya çıktığını fark ediyoruz... mesela çalışmadığımız bir dersin sınavına girme düşüncesi, şehir değişikliği, sevdiğimiz birisini kaybetmek ve hatta birisiyle tartışmak gibi basit bir şey bile bu tepkilere yol açabilir. Bu faktörler her ne kadar 'ölüm kalım mevzusu' olmasa da hem psikolojik hem de fizyolojik olarak yıprandığımız, dolayısıyla vücudumuz tarafından kendimizi savunmamız amacıyla aynı tepkileri verdiren olaylardır. Bu faktörlere genel anlamıyla stres faktörleri diyoruz.

Tüm Reklamları Kapat

Endokrin Sistem

Canlılarda aktivitelerin koordinasyonunu sağlayan iki sistem bulunur, bunlardan birincisi sinir sistemi iken ikincisi endokrin veya hormonal sistemdir.[2]

Endokrin sistemden salgılanan hormonlar, kan dolaşımı sistemine sahip canlılarda vücudun işlevlerini yerine getirebilmesi ve kararlı iç dengesinin (homeostazi) sürdürülebilmesi için çeşitli organlardan ve bezlerden salgılanan kimyasallardır. Hormonlar vücutta temel olarak;

  • Gelişimin ve büyümenin sağlanması,
  • Üreme sisteminin sağlığının korunması,
  • Metabolik olayların sağlanması,
  • Organların düzgünce çalışabilmesi,
  • Vücut ısısının dengelenmesi

işlevlerini sağlar.

İnsan gelişiminde ve büyümesinde önemli bir rol oynayan Somatotropin Hormon (STH), dişi bireylerde süt üretimi ile doğrudan ilişkili olan Prolaktin hipofiz bezinden salgılanan hormonlarken; organizmanın acil olaylara hazırlanmasını sağlayan Epinefrin (Adrenalin) ve birazdan oldukça detaylı bir biçimde inceleyeceğimiz Kortizol hormonları böbrek üstü bezinden salgılanmaktadır.[3] Bunları tek tek incelemek için bu yazıyı okuyabilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat

Endokrin Sistem
Endokrin Sistem
endocrine.org

Stres Hormonu Kortizol

Kortizol, böbrek üstü bezinde (diğer ismiyle adrenal bez) üretilen ve oradan salınan, başta tehlikelere karşı tepki verme görevi olmak üzere, vücuttaki glikoz metabolizmasını artırmak, kan basıncını kontrol etmek ve iltihabı gidermek gibi görevleri yerine getiren [4], bunlarla birlikte kan şekerini düzenlemek; yağ, protein ve karbonhidratları kullanılabilir enerjiye dönüştürmek, su ve tuz dengesini kontrol etmek gibi çeşitli işlemlerde göreve sahip olan ve kolestrolden doğal olarak sentezlenen bir hormondur.[5]

Kortizolün salgılanmasını sağlayan mekanizmayı incelemek için ilk adım olarak Limbik Sistem'i tanımalıyız, bu sistem: Hipotalamus, Hipokampus, Talamus ve Amigdala bölümleri olmak üzere 4 kısımdan oluşup beslenme, korku, savunma, cinsel istek, uyku düzeni gibi fiziksel tepkilerin sorumlusudur. Amigdala, beynin her iki tarafında birden bulunan ve canlının öfke, endişe, stres, kaygı ve korku gibi ani duyusal algılarını yöneten beyin bölümüdür. Çevrede var olan durumları analiz eder, bir stres faktörü varsa savaş veya kaç durumunun tetiklenmesini sağlar.[6] Çevredeki bir şey veya durum amigdala tarafından tehdit olarak algılandıktan sonra sonra Limbik Sistem'in diğer bir parçası olan hipotalamusa bir tehlike sinyali gönderir. Hipotalamus, beyindeki sinir sistemi ile vücudun endokrin sistemi arasında bağlantı kurar; vücuttaki kalp atışı, yemek yeme, su içme gibi hayati fonksiyonları sağlarken strese karşı verilen tepkiyi kontrol eder.[6]

Limbik Sistem
Limbik Sistem
Shippensburg University

Tehlike sinyali amigdaladan hipotalamusa iletildikten sonra sinyal; kalp ritmini ve iç organların işlevlerini yönetip bizi hayatta tutan otonom sinir sistemine iletilir. Otonom sinir sistemi; sempatik, parasempatik ve enterik sistem olmak üzere 3 bölümden oluşur. Bahsi geçen tehlike sinyalini aldıktan sonra vücudu savunmaya geçirecek bölüm sempatik sistemdir: bu sistem böbrek üstü bezinden salgılanan adrenalin ve nöradrenalinin kana pompalanmasını sağlar. Tehlike geçtikten sonra parasempatik sistem, vücudu sakinleştirmek için adrenalin ve nöradrenalini ortadan kaldırır.

Böbrek üstü bezinden bu iki hormon salgılandığında vücudumuz tam anlamıyla bir acil durum senaryosunda bulur kendini, tehlikenin ne denli büyük olduğu, zarar verme olasılığı, ne zaman geçeceği gibi belirsizlikler bu hormonların vücudu tetikte tutmasına yetmeyebileceğinden, vücut bir tehlike algılamaya devam ederken hipotalamus bölgesindeki Hipotalamus-Hipofiz-Adrenal-Aksı devreye sokulur, bu bir geribildirim mekanizmasıdır. Bu mekanizma hipotalamus, hipofiz bezi ve böbrek üstü bezi arasında iletişimi sağlayan, nöronlardan iletiyi alan ve bunun sonucunda kimyasalların salgılanmasını sağlayan nöroendokrin hücrelerinden meydana gelen bir yolaktır. Tehlikenin sürmesi bilgisine karşılık kortizol salgılanmasını ve vücudun yüksek tetikte kalmasını sağlar.[4]

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Kısa biçimiyle kortizolün salgılanma süreci:

  1. Beynin amigdala bölümü çevrede bir tehlike algılar,
  2. Tehlike sinyali hipotalamusa gönderilir,
  3. Hipotalamus sempatik sinir sistemini uyarır,
  4. Böbrek üstü bezlerinden adrenalin ve nöradrenalin kana pompalanır,
  5. Geri bildirim sistemi ile tehlike geçene kadar kortizol salgılanması ve bu sayede vücudun tetikte kalması sağlanır.
Kortizol Nasıl Bir Etkiye Sahiptir?

Stres anında salgılanan kortizol, kaslara en hızlı enerjiyi sağlayacak enerji olan şekerin kan dolaşımda kalması için insülini baskılar ve kan basıncını artırmak için atardamarları daraltır.

İşte, köpeği gördüğünüzde hissettiğiniz o tüm sıradışı şeylerin oluşmasının arkasında gizlenen sistem kısaca bu şekilde! Siz daha fark bile etmeden bu sistemlerin tehlikeyi algılaması, sizi hayatta tutmak için vücudun bütün kaynaklarını bir anda kullanıma sunması hayret verici bir şey...

Kortizol Fazlalığında ve Eksikliğinde Görülen Sorunlar

Cushing Sendromu, insan vücudunun uzun bir süre boyunca yüksek kortizol seviyelerine maruz kalmasından dolayı ortaya çıkan bir sorundur. Başlıca belirtileri şunlardır: özellikle yüz ve karında kilo alımı, diyabet, akne başta olmak üzere cilt problemleri, kadınlarda düzensiz adet dönemleri, mide ülseri, anksiyete... gibi belirtiler gözlenebilir.[7] [4] [8]

Cushing Sendromu'nun tam tersi bir durum olan Addison Hastalığı'nda ise sorun, kortizolün gereğinden daha az olmasından kaynaklanmaktadır. Başlıca belirtileri şunlardır: yorgunluk, kilo kaybı, karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma, güçsüzlük... gibi belirtiler gözlenebilir. [4], [7], [8] .

Kortizol'ün Ruh Hastalıklarıyla İlişkisi

Yapılan çalışmalarda beklenenin aksine ve şaşırtıcı bir biçimde bazı psikiyatrik hastalıklara sahip kişilerde kortizol seviyesinin daha düşük olduğu gözlemlenmiştir. Bu sonuca en fazla yaşamının erken dönemlerinde travma geçirmiş bireylerde rastlanmıştır.[9]

Tüm Reklamları Kapat

Şiddetli depresyon hastalarında gözlenen yüksek kortizol seviyelerinin daha önce bahsettiğimiz Hipotalamus-Hipofiz-Adrenal Eks'ine karşı duyarsızlık oluşturulduğu belirlenmiştir. Bazı Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) hastalarındaki kortizol düzeyleri ölçüldüğünde normalden daha düşük bir seviyede olduğu ve hastaların %50-70'inin majör depresyon ve benzeri duygudurum bozukluklarının kriterlerini de karşıladığı sonucuna varılmıştır. Düşük kortizol bunlarla birlikte kronik önyargıya, kronik yorgunluk ve ağrı sendromlarına ve birtakım başka somatik bozukluğa yol açabiliyor.[9]

Depresyon

Depresyon, belli bir dönem için hayattan ve eskiden keyif alınan aktivitelerden keyif almama, ilgi kaybı, iştah bozukluğu ve çoğunlukla üzgün mizaç belirtilerinin olduğu bir ruhsal hastalıktır. Yapılan çalışmalarda araştırmacılar, kortizol miktarının depresyonla ilişkisini gözlemlemek için denek fareler kullandılar. Kullanılan fareler farklı süreler boyunca kortizole maruz bırakıldı. Ortaya çıkan sonuç şuydu: kısa bir süre kortizole maruz bırakılan farelerde gözle görülür bir etki olmadı fakat 2 haftadan fazla süreyle kortizole maruz bırakılan farelerin endişeli ve depresif hareketler sergilediği, daha korkak göründükleri ve yeni ortamları keşfetmekte daha az istekli oldukları kaydedildi.[10]

Depresyondaki bir kişi
Depresyondaki bir kişi
Pexels
Travma Sonrası Stres Bozukluğu

TSSB, travmatik bir olay yaşayan bir kişinin olay geçmiş olmasına rağmen o anda takılıp kalması ve bazı stres tepkilerini ortaya çıkarmasıdır. Bu hastalığa sahip olan kişiler genel olarak 3 ana semptom gösterirler: tekrardan yaşama, hiper uyarılma ve kaçınma.

Tüm Reklamları Kapat

Tekrardan yaşama, hastanın bazı durumlarda bir sebep yokken, bazı durumlarda ise travmatik olayı hatırlatan bir şeyle karşılaştıklarında o olayı hatırlamalarıdır. Örnek olarak; X kişisinin uçakla ilgili bir travması olsun, bu kişi filmde gördüğü bir uçaktan bile etkilenebilir, travmasını hatırlayabilir hatta aklında yeniden canlandırıp onu yaşayabilir.

Hiper Uyarılma, vücudun travmatik olay anında devreye soktuğu acil durum mekanizmasını nedensiz yere aktif etmesidir. Bu aşamada, daha önce bahsettiğimiz sempatik sinir sistemi devreye girer, adrenalin, nöradrenalin ve ardından kortizol salgılanır, vücut savaş veya kaç tepkisi verir, kalp ritimleri hızlanır, derin ve sık nefesler alınır... Yani vücut ölümcül bir tehlike varmışçasına önlem almaya başlar, fakat bunun için geçerli hiçbir sebep yoktur, sadece travmatik olay hatırlanmıştır veya onu hatırlatan şeyler vardır. Yukarıda verdiğimiz örnekteki X kişisini yeniden ele alalım; X, filmde bir uçak görüyor, bu ona kendi travmasını hatırlatıyor ve bunu takiben kalbi hızla atmaya, nefes alışverişi hızlanmaya... başlıyor, vücudu acil durum sistemini devreye sokuyor.

Kaçınma, kişinin travmatik olaydan ve onu hatırlatan şeylerden tamamen uzaklaşmasıdır. X kişisi bu durumda ise stres faktöründen uzaklaşmak için uçaklardan kaçındığı gibi içinde bir uçağın göründüğü filmlerden de kaçınacaktır.

TSSB'nin diğer semptomları şunlardır: kişiler uyku bozukluklarıyla mücadele edebilir, kabuslar görebilir, sorumluluktan kaçınma davranışı sergileyebilirler[11], sürekli diken üstünde olabilir, çabuk sinirlenebilir, başkaları beni anlamıyor düşüncesine sahip olabilir ve kolay irkilebilirler. [12]

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Türlerin Kökeni

2019 Waterstones Yılın Kitabı Ödülü Finalisti
2019 North Somerset Teachers Kitap Ödülü Adayı

Türlerin göz alıcı çeşitliliğinden hayatta kalma mücadelelerine, en küçük bakteriden ulu Yaşam Ağacı’na: Charles Darwin’in ünlü eserinin bu olağan üstü uyarlamasıyla, dünyayı tamamen değiştirmiş devrim niteliğindeki bir kuramı, Evrim’i her yönüyle anlayacaksınız.

“Darwin’in ünlü eseri Türlerin Kökeni’ni harika bir sunum ve çizimler eşliğinde yeniden anlatan büyüleyici bir resimli kitap.”
Guardian

“Hayat dolu…Her okulda, her kütüphanedebulunmalı.”
Bookseller

“Sabina’nın bilim ve çizime olan tutkusu, bu karşı konulmaz güzellikteki kitapta bir araya geliyor. Önce Darwin’in çalışmalarını süzüyor, sonra onları inanılmaz bir anlaşılırlığa ve sunuma kavuşturuyor.”
Sophy Henn

“Olabilecek en güzel şekilde ortaya konmuş çok önemli bir çalışma.”
Emma Darwin, yazar, Charles Darwin’in torununun torunu

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Domingo Yayınevi tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺210.00
Türlerin Kökeni
  • Dış Sitelerde Paylaş

Kortizolün buradaki rolünü iyi anlamakta fayda var; sabah ne yediğimiz gibi sıradan ve fazla uyarana ihtiyaç duyulmayan durumların hatırlanma oranı travmatik bir uçak deneyimindeki küçük şeylerin bile hatırlanma oranına göre çok daha düşük olacaktır. Beynimizin ön ve arka dikkat sistemleri dikkatin nereye yönlendireceğini belirler. Bir tehlikeyle veya stres faktörü olan bir durumla karşılaşıldığında beynin birçok bölgesi eş zamanlı olarak çalışır. Aynı anda nörotransmiter sistemler ve hormonal sistemler uyarılır, hepsinin bir araya gelmesinden ötürü anı o anda kalıcı olarak belleğe kaydedilir. Bu yüzden kortizol gibi stres hormonları bu anıların kaydedilmesinde önemli bir rol oynar. Bunlarla birlikte, stres durumlarında hormonal sistemin fazla çalışması TSSB'nin gelişmesine katkıda bulunabilir, hatta TSSB hastalarının beyinlerinin çeşitli bölgelerinde stres hormonları yüksek düzeyde bulunmuştur.[11]

Kortizol'ün Kardiyovasküler Hastalıklarla İlişkisi

Araştırmalar, uzun süreli stresin sebep olduğu yüksek kortizol seviyelerinin kan kolestrolünü, trigliseritleri, kan şekerini ve kan basıncını artırabileceğini düşündürmektedir. Bu stres, arterlerde plak birikimine de sebep olabilir. Bunlar kalp hastalıkları için yaygın risk faktörleridir.[13]

Bir başka araştırmada ise kortizolün,

  • Kalbin fonksiyonlarını düzenleyen biyolojik saat için çok önemli olduğunu,
  • Kalbi besleyen koroner arterlerde plak birikmesinden kaynaklanan akut koroner sendromlarla,
  • Kalbin ritmik çalışmasının bozulması, düzensiz kalp atışı anlamlarına gelen aritmiyle,

ve bunlar dışında bir dolu başka rahatsızlıklarla ilişkili olduğunu göstermiştir.[14]

Kalp Hastalığı
Kalp Hastalığı
hearthospitalnm.com
Kortizol Seviyesi Nasıl Düşürülür?

Kortizol seviyesini düşürebilmek için yapmamız gereken şey stresi uzaklaştırmaya çalışmak olacaktır. Bunu yaptığımızda stres hormonlarının seviyesi düşer, parasempatik sinir sistemi devreye girer ve yavaş yavaş sakinleşirsiniz.

İşte size yardımcı olabilecek birkaç tüyo:

  • Yeteri kadar uyuyun, ne az ne çok olsun.
  • Egzersiz yapın, bu hem mutlulukla ilişkili hormonlar salgılamanızı hem de stres hormonlarını dinginleştirmenizi sağlar.
  • Stresliyken neleri ve nasıl düşündüğünüzü tanıyın, bir daha aynı durumda olduğunuzda kendinize bunların geçici olduğunu hatırlatın.
  • Nefes egzersizleri yapın, bu sizi rahatlatır.

ÖZET

Kortizol, vücudumuzun stres karşısında verdiği ve endokrin sisteme bağlı hormonal bir tepkidir. Adrenalin ve nöradrenalin salgılandıktan sonra canlının ihtiyaç duyacağı enerjiyi karşılaması için şeker üretimini ve kan basıncını artırır; nefes alışverişini ve kalp ritmini hızlandırır. Az veya fazla salındığında çeşitli hastalıklara yol açar. Ayrıca kardiyovasküler sistemde önemli roller alır, bu yüzden uzun süreli az veya fazla salınımlarında kardiyovasküler sistemdeki birçok hastalığa sebebiyet verir. Bunların başında kalbin ritminin bozulması ile ortaya çıkabilecek ve kalbin dakikada 100'den fazla kez atması anlamına gelecek taşikardiye sebep olabilir. Kortizol, strese dayalı psikiyatrik hastalıkların oluşmasına veya ilerlemesine sebep olabilir; farelerle yapılan bir deneyde kortizole maruz kalma süresi ile depresyonun paralel ilerlediği gözlemlenmiştir. Bir başka psikiyatrik rahatsızlık olan travma sonrası stres bozukluğu hastalarında kortizol seviyesinin yüksek olduğu bulunmuştur ve yüksek kortizolün bu hastalığı ilerletebileceği tespit edilmiştir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu
Travma Sonrası Stres Bozukluğu
fevziyetoros.com.tr

Bütün bunlara baktığımızda TSSB hastalarından 'yeniden yaşama' semptomu gösterenlerin travmatik anıyı hatırladıklarında veya bazı faktörler onu hatırlattığında, vücutlarının savaş veya kaç tepkisini ortaya koyacağını, artan kortizolün süreğen olması durumunda kalp ritim bozukluğu gibi kardiyovasküler hastalıklara sebep olabileceğini söyleyebiliriz. Buna sebep olabilecek bir diğer şey kronik strestir. Bir başka çalışmada akut stresin (şok, travmatik bir olaya verilen tepki) çeşitli hormonal değişiklikleri tetiklediği gösterilmiştir.

Okundu Olarak İşaretle
13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • Muhteşem! 1
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 22/06/2024 02:41:06 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/13021

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Homo Sapiens
Dişler
İfade
Protein
Ateş
Video
Genom
Kan
Balık Çeşitliliği
Algoritma
Doğa Gözlemleri
Uzay
Dinozorlar
Sağlık Personeli
Tehlike
Canlılık
Biyografi
Ağız Sağlığı
Deprem
Evrimsel Biyoloji
Çocuklar İçin Bilim
Komplo Teorisi
Matematik
Coğrafya
Freud
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close