Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
1,000 ATP Ödüllü Soru: CRISPR Teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat

Şafak GENÇ - KENDİ İÇİMİN ANARŞİSTİYİM BEN | Mersin Gazetesi Köşe Yazıları

Patronları, toplumun bazı yasaklarını, iş yerindeki lanet kuralları ve yöneticileri, arkadaşlarımı ve bilcümle kadınları sallamadığım için, şimdiye kadar yaşadığım hayattan memnun ve mutluyum.

5 dakika
2
Şafak GENÇ -  KENDİ İÇİMİN ANARŞİSTİYİM BEN | Mersin Gazetesi Köşe Yazıları Mersin Gazetesi
  • Blog Yazısı
Mersin Gazetesi “ KENDİ İÇİMİN ANARŞİSTİYİM BEN” isimli köşe yazımın görsel fotosudur.
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Bizler öncekilerin kötü birer tekrarıyız. Bazıları kayıt altına alamasa da şöyle de bir gerçeklik var ki kendi içimin özürlü ama kendine özgün anarşistiyim ben…

Bu cümleler dilimden dökülürken, içimde bir yerlerde yıllardır bastırılmış bir isyanın kıvılcımları yanıp sönüyor, yüzüm kızarıyor, zihnim bilinmez bir diyara doğru istemsiz ve keyfi bir yolculuğa çıkıyor. Sana da tanıdık geliyor mu bu his? Hani şu, herkesin “Böyle yapmalısın, şunu dememelisin” diye üstüne geldiği anlarda içinin sıkışması, ama bir yandan da o zincirleri kırmak için delicesine bir arzu duyması? İşte ben o arzuya tutunup yaşıyorum. Gel, biraz sohbet edelim; hem seninle dertleşeyim hem de bu içimdeki anarşisti sana anlatayım.

Toplum denen bu devasa makina, hepimizi birer dişlisi olmaya zorluyor. Sabah dokuz akşam beş arası, kravat tak, gömleğini ütüle, patrona “Tabii efendim” de, komşuya gülümse, arkadaşının saçma sapan dertlerini dinle… Bunların hepsi birer pranga. Ama ben, o prangaları takmayı reddettim. Patron mu? Onun otoritesi, masasının arkasındaki koltuğundan ibaret; o koltuğu çekip alırsan, geriye sadece bir insan kalır, benim gibi, senin gibi. Toplumun yasakları mı? Kırmızı ışıkta dur, yaya geçidinden geç, çöpünü çöp kutusuna at… Elbette mantıklı kurallar var, ama birçoğu sadece “çünkü öyle” diye dayatılıyor. İşte ben o “çünkü öyle”lere isyan edenim. İçimin anarşisti, kırmızı ışığın ötesine geçip özgürlüğün yeşilinde koşmak istiyor.

Tüm Reklamları Kapat

İş yerindeki kurallara gelince…

Ofis denen o gri kutuda, floresan lambaların altında, klavyenin tıkırtıları arasında ruhumun çığlık attığını hissediyorum bazen. “E-postalarını zamanında cevapla, toplantıya geç kalma, fazla mesaiye itiraz etme.” Neden? Daha çok para kazanayım, daha çok tüketeyim, sonra da o parayı bir tatilde harcayıp tekrar aynı döngüye döneyim diye mi? Hayır, teşekkürler. Ben o döngüyü bir sapan taşı gibi kırıp atmak istiyorum. Masa başında otururken, içimde bir yerlerde bir palyaço var; suratında boyalar, elinde bir balyoz, o düzeni yerle bir etmek için kahkahalar atıyor. Şiirsel bir imgemi dedin? İşte bu palyaço benim anarşist ruhumun ta kendisi: neşeli, kaotik ve özgür.

Yöneticiler…

Ah, şu kendini bir şey sananlar! Kravatlarıyla, takım elbiseleriyle, ellerinde kahve fincanlarıyla dolaşıp emirler yağdıranlar. Onlar için otorite, bir taht gibi; ama o tahtın ayakları çürük. Bir gün o tahtı devirdiğimde, altında ezilenin sadece onların kibirleri olacağını biliyorum. Sallamıyorum onları, çünkü sallamaya değmezler. Onların dünyasında bir piyon olmayı reddediyorum. Satranç tahtasını ters çevirip “Bu oyun bitti” demek, benim için en büyük zafer. Ne onların tahtlarının gölgesinde yer bulmak istedim ne de gölgelerden beslenenlerle iyi geçindim. Çınarım var benim.

Tüm Reklamları Kapat

Arkadaşlarım…

Onları seviyorum, evet, ama bazen onların da o toplum makinasının birer parçası olduğunu görüyorum. “Neden böyle yapıyorsun, neden şunu demiyorsun?” diye sorgulayan gözlerle bakıyorlar. Sanki benim özgürlüğüm onların konfor alanını tehdit ediyormuş gibi. Ama ben kimseyi kırmadan, usulca kendi yoluma gidiyorum. Onlar anlamasa da, içimin anarşisti onlara bir ayna tutuyor: “Siz de zincirlerinizi kırabilirsiniz,” diyor. Belki bir gün duyarlar.

Kadınlar…

Bu konuda biraz dürüst olayım mı? Toplumun onlara biçtiği roller de, benden bekledikleri şeyler de bazen beni çıldırıyor. “Erkek dediğin şöyle olmalı, şunu yapmalı” klişeleri… Ben o klişelerin adamı değilim. Aşkta da, dostlukta da, her şeyde özgürlük istiyorum. Kimseyi bir kalıba sokmuyor, kimsenin beni sokmasına da izin vermiyorum. İçimin anarşisti burada bir bayrak gibi dalgalanıyor: kırmızı ve siyah, tutku ve isyanla dolu.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Hem bir kadının yaşam amacı hayatında ki adamdan daha fazla konuşmak, ondan daha fazla şey bilmek, onun her dediğine yalanlarla doluda olsa bir karşılık bulup, her fırsatta bir erkekten daha zeki olduğunu ispatlama budalalığı değil mi? Ah şu çağımızın ekonomik özgürlüğü ve ekonomik özgürlüğünü kazanmış kadın silüetleri.

Peki, neden böyleyim?

Çünkü bizler, dediğim gibi, öncekilerin kötü birer tekrarıyız. Tarih boyunca hep aynı döngü: kurallar konur, kurallar çiğnenir, yeni kurallar gelir. Ama ben o döngünün bir parçası olmak istemiyorum. Dedelerimizin dedeleri de patronlara boyun eğmiş, yasaklara uymuş, “Aman toplum ne der?” diye yaşamış. Onların gölgelerinde yaşamak, bana bir lanet gibi geliyor. O yüzden içimdeki anarşist, bir balta gibi o gölgeleri kesip atıyor. Evet, bu balta benim iradem; keskin, kararlı ve durdurulamaz.

Mutlu muyum peki?

Evet, hem de çok. Çünkü kimsenin benden beklediği gibi yaşamıyorum. Sabahları alarm sesiyle değil, içimden geldiği zaman uyanıyorum. Kahvemi içerken, “Bugün neyi sallamayacağım?” diye düşünüyorum ve bu bana garip bir huzur veriyor. Toplumun dayattığı başarı tanımını çöpe attım; benim başarım, özgürce nefes almak. İş yerinde bir terfi peşinde koşmuyor, arkadaşlarımın onayını beklemiyor, kimsenin gözüne girmeye çalışmıyorum. Bu, bir nevi meditasyon gibi: zihnimi ve ruhumu gereksiz yüklerden arındırıyorum. Ben dışarıya değil içime doğru koşuyorum ve bağımlılığım onlara değil fikirlerime. Salt fikir, imgelere aşığım ben, beynimin dehlizlerinde yaşarım her daim, kimse görmeden, kimse duymadan hatta varlığımı bile hissetmeden.

Hadi benden bahsetmişken, içimin anarşistini bir yangın gibi gördüğümü söyleyeyim bazen. Kontrol edilemeyen, yayıldıkça büyüyen, her şeyi kül eden bir yangın. Ama bu yangın yıkıcı değil, dönüştürücü. Eski düzeni yakıp yerine yenisini, daha özgür bir şeyi inşa ediyor. Ya da belki bir nehir gibi; akıp gidiyor, önüne çıkan taşları, setleri aşıyor, kendi yolunu buluyor. Sen hangisini tercih edersin bilmem, ama ben bu imgelerle kendimi anlatıyorum.

Tüm Reklamları Kapat

Bazen düşünüyorum: Ya herkes böyle yaşasa?

Patronlar olmasa, kurallar bu kadar katı olmasa, insanlar birbirine “Şunu yapmalısın” diye baskı yapmasa? Belki kaos olurdu, evet, ama o kaosun içinde bir güzellik bulurdum. Çünkü kaos, özgürlüğün ham halidir. Düzen dediğimiz şeyse, çoğu zaman bir hapishane. İçimde ki anarşist, o hapishane kapılarını tekmelemek için var. Haberiniz olsun.

Sana bir şey diyeyim mi?

Tüm Reklamları Kapat

Bu yazıyı okurken belki sen de içindeki anarşisti hissedersin. Belki senin de sallamadığın şeyler vardır, ama söylemeye cesaret edemiyorsundur. Edersen ne olur biliyor musun? Dünya yıkılmaz, gökyüzü başımıza düşmez. Sadece sen, biraz daha sen olursun. Benim gibi, içindeki o palyaçoyu, yangını, nehri serbest bırakırsın. Ve işte o zaman, hayat gerçekten yaşamaya değer hale gelir.

Şimdilik benden bu kadar. İçimin anarşisti susmuyor, ama ben biraz nefes alayım. Sen de düşün, senin içinde ne var? Hangi kuralları sallamıyorsun, hangi zincirleri kırmak istiyorsun? Belki bir gün oturur, karşılıklı bir kahve içer, bunları konuşuruz. O zamana kadar, ben kendi yolumda, kendi isyanımla devam ediyorum. Çünkü ben, içimin anarşistiyim. Ve bundan asla vazgeçmem.

Sizlere Gelecekte Görüşmek Üzerine Meydan Okuyorum.

O Arada Görüşelim… [1]

Okundu Olarak İşaretle
0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ Şafak GENÇ. Kendi İçimin Anarşistiyim Ben - Mersin Gazetesi. (7 Nisan 2026). Alındığı Tarih: 18 Nisan 2026. Alındığı Yer: mersingazetesi | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/04/2026 21:59:37 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22749

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Burada başarısızlık da bir seçenektir. Eğer ki başarısız olmuyorsanız, yeterince girişimde bulunmuyorsunuz demektir!"
Elon Musk
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)