Şafak GENÇ - KİTAPLARIM GİTTİ BEN KALDIM YILIN SONUNDA KENDİMİ BULDUM | Mersin Gazetesi Köşe Yazıları
KİTAPLARIM GİTTİ BEN KALDIM YILIN SONUNDA KENDİMİ BULDUM
Mersin Gazetesi
- Blog Yazısı
[1] İflas edip de beş parasız kaldıktan sonra, hayatımdaki en büyük değişiklik, yirmi iki yıldır evli olduğum karşıt cinsimin benden ayrılma isteğiydi. Benden ayrıldıktan sonra ilk yaptığı iş ise, garip bir şekilde kitaplarımı çöpe atmak oldu. Tamam param bitince bana olan sadakatinde bitmişti, bu gayet insani ve kadınsal bir durum, bunu anlarım da kitaplarımdan ne istedin, be vicdansız? Bunu öğrendiğim o an gizli olan bir şeyin koptuğunu hissettim derinliklerimde ki yemyeşil ormanda. Beş bin kitap. Dile kolay. Beş bin insan. Beş bin Dünya. İyi ki dedim benden ayrılmış, kitaplara düşmanlığı, okumayı bilmediğinden olsa gerek. Kitap sevmeyen bir kadınla bir ömür geçmezdi, yirmi iki yılı nasıl geçirmişim bununla dedim. Hayatta hiçbir şey canımı bu kadar yakmamıştı. Evliliğimin bitirilmesi bile…
Hayat bazen öyle bir yerden vuruyor ki, insan, neye üzüleceğini, niçin sevineceğine şaşırıyor. Ben de tam öyle bir yerdeyim şu anda işte.
Sessiz Yoldaşlarımın Ardından
Kitaplar benim için neydi, bilir misiniz?
Onlar sadece sararmış ve üzerine her okuyanın farklı renkteki kalemlerle not aldığı kâğıt yığınları değil; her biri birer sığınak, bir dost, bambaşka bir hayatın nefesiydi. Yıllarımı verdiğim o kutsal birikimi ellerimle büyüttüm. Her birine tek tek dokundum, ruhlarını okudum, bazen sadece varlıklarıyla huzur buldum. Bir kitabın kapağını aralamak, meçhul bir dünyanın eşiğinden atlamaktı benim için. Bazen kanlı bir savaşın ortasında savruldum, bazen bir filozofun derin zihninde kayboldum, bazen de bir yabancının tebessümüne ortak oldum. O beş bin kitap; kimsesizliğimi avutan, beni lisanı olmadan anlayan sessiz yoldaşlarımdı. Evli olduğum kadın onları hoyratça çöpe fırlatırken, sanki benim ruhumu da bir karanlığa mahkûm etti.
Küllerinden Doğan Tragedya
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
KreosusKreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
PatreonPatreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTubeYouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Diğer PlatformlarBu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
Canım yandı, hem de tarif edilmez bir sızıyla…
Bir evliliğin enkazı altında kalmaktan çok daha öte bir acıydı bu. Çünkü o kitaplar, benim göğüs kafesimde taşıdığım kalbimin bir parçasıydı. İnsanın kendi varlığının yok edilişini izlemesi ne ağırmış meğer. Kitaplarımla birlikte ruhumun en bana ait, beni en iyi anlatan parçası da gitmişti çöpe. Fakat sonra durdum, derin bir nefes aldım ve sordum kendime: “Bu kadar mı yani? Ben sadece o kağıtlardan mı ibaretim?” Hayır! Kitaplarımın cismi avuçlarımdan kayıp gitmiş olabilir; ama onların bana fısıldadıkları, ruhuma ektikleri tohumlar hala burada, içimde canlı. Onların asıl yurdu artık kütüphaneler değil, benim zihnimdir. Fiziksel olarak yoklar belki; ama bende bıraktıkları o derin şifa, o eşsiz hisler sonsuza dek benimle kalacak.
Yirmi İki Yıl Sonra Gelen Büyük Soru
Evliliğim… Yirmi iki yıl. Düşününce, insan kendine soruyor: Bu kadar saati nasıl geçirmiştim? Eş sandığımla, aramızda hep bir mesafe vardı sanki, ama bunu bu kadar net görmek için kitaplarımın çöpe gitmesi mi gerekiyormuş? O, kitaplarıma “yer kaplayan tozlu şeyler” gözüyle bakarken, ben onların hayatımın en değerli hazinesi olarak görüyordum. Bu kadar temel bir konuda anlaşamıyorsak, geçmişte ne kalıyordu ki aramızda? Ortak bir hayalimiz, bir tutku, bir paylaştığımız dünya yoktu. Belki de aralıkların yanından devam etmezsiniz, ama gerçekten bir arada bulunamazsınız.
Evlilik olarak adlandırılan, iki insanın aynı yolda yürümesi değil mi? Ama eğer o yolda aynı şekilde tedavi görmüyorsanız, aynı şekilde gülmüyorsanız, aynı şekilde ağlamıyorsanız, mesela gündüz vakti bir restoranda yemek yiyerek değil de, gecenin ikisinde bir acil serviste elele sıranızın gelmesini beklemiyorsanız, o yol bir süre sonra daralıyor, tek kişilik bir patika oluyor. Benim için o yol, kitaplarla doluydu. Ev-lendiğim kişi içinse, boş bir alan. Bu kadar farklıyken, nasıl olmuş da 22 yıla dayanmışız, Bilmiyorum. Belki kalite, belki korku, belki de sadece “böyle gelmiş böyle gider” düşüncesi. Ama şimdi, o kitapları çöpe atarken ki, göremediğim ama tahmin edebildiğim yüzünü hatırladıkça, diyorum ki: İyi ki bitti.
İflaslar Ve Kadınlar
Tabii bir de iflas meselesi var. Para, onunla geçirilen zaman-i ilişkileri sınar, değil mi? Ben hep şuna inanıyorum: Eğer iki insan gerçekten birbirine bağlıysa, maddi zorluklar onların kumdan kalesini bırak yıkmayı, tozundan bir zerreyi havaya kaldıramaz bile, onları yıkamaz. Ama sevgili zevcem, ilk fırsatta gemiyi terk etti. İflasla birlikte onun sevgisini kaybettiğimde, onun da beni kaybettiğini fark etmiştim. Belki de beni değildi, sahip olduğum şeyleri sevmişti. Para bitince, sevilecek bir şey ortada kalmamıştı. Bu da başka bir gerçekle yüzleştirmişti beni: Benim için aşk, sevgi, paylaşım demek; Onun için farklı bir şeymiş.
Ama garip bir şekilde, bu beni rahatlatıyor da bir taraftan. Evet, kitaplarıma dokunamamak canımı yaktı, evet, iflas etmek hayatımı altüst etti. Ama aynı zamanda bu olaylar bana bir ayna tuttu. Kiminle yaşayacağımı düşündüğüm o yıllara, hiçbir değer vermediklerime, neyi hak ettiklerine dair bir ayna. Ve o aynada yaşanan şey, aslında fena değil. Çünkü ben buradayım. Hala nefes alıyorum, hayattayım ve hayal kurabiliyorum.
Yeni Bir Sayfanın İlk Satırından Merhaba
İçimde bir rahatlama var, inkâr edemem. Evet, canım yanıyor, ama aynı zamanda bir yük kalkmış gibi büyüyor içimin refah seviyesi. Artık beni gerçekten anlayan, benimle aynı değeri veren bir insanlarla beraber olma şansım var. Kitapları yedi kat semaya sürdüm, sürekli yaşayan, sürekli nefes alan birini anlatır dururum. Ya da belki de yalnız kalırım, ama bu sefer gerçekten kendimle kalırım. Kitaplarımla, hayallerle, kendi dünyamla. Her iki durumda da, bu bir kayıp değil, bir kazanç beynim için.
Hayatta hiçbir şey göründüğü gibi değil. Bazen en büyük darbeler, en güzel başlangıçları getiriyor. Ben kitaplarımı kaybettim, evliliğimi kaybettim, ama daha değerli ve güzel olana kavuştum. Buldum gökkuşağımın yetmiş bin rengini. Ve bu, onun istediği bedeli ödeyerek oldu. O beş bin kitabın bana öğretleme yöntemleri, içeride bir yerde saklı duruyor. Onlar gitse de, ben onların izlerini taşıyorum. Eşim olamayan gitse de, ben hayattayım, belki eskisinden daha güçlü, daha bilge.
Hayatın Dersi
Bu yaşadıklarım bana bunu tüm bunları başarabileceğimi söyledi: Hayat, yazılanlarla değil, içimizdekilerle anlam kazanıyor. Kitaplarım artık yok, ama onların bana kattıkları hep benimle. Yirmi iki yıl boyunca yenilenmişim ve kendimi yeniden buldum. Ne istediklerim karşılığında, değerlerin mevcut olduğu daha net bir eğilim. Belki de bu ayrılıklar, benim için bir kurtuluşu temsil ediyor. Kitap sevmeyen bir kadınla bir ömür geçirmek, gerçekten de imkânsız olurdu
Hayat bize bazen böyle oyunlar oynuyor. Ama asıl mesele, o oyunlarda ne yaptığımızdı. Ben çok şey kaybettim gibi görünüyor, ama aslında vardığım yer çok daha büyük: Kendim. Ve önümde yepyeni bir hayat var. Belki de en güzel kitap, henüz yazılmamış olanı. Ve ben, o kitabı yazmak için yeni bir ruhla ediyorum sirayet. Yeni dünyalar, yeni arkadaşlar, yeni hayaller… Hepsi beni bekliyor. Ve bu sefer, burada sadece beni gerçekten anlayanlar olacak.
Sizlere Gelecekte Görüşmek Üzerine Meydan Okuyorum.
O Arada Görüşelim…
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- ^ Şafak GENÇ. Kitaplarim Gitti Ben Kaldim Yilin Sonunda Kendimi Buldum - Mersin Gazetesi. (3 Haziran 2026). Alındığı Tarih: 5 Haziran 2026. Alındığı Yer: Mersin Gazetesi | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14/06/2026 05:51:13 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23132
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.