Şafak GENÇ - KENDİ GÖLGEMİZDEN SAKLANIRKEN | Mersin Gazetesi Köşe Yazıları
Kendi ayıbını örtmek isteyen başkalarının yüzüne kara çalarmış.
Mersin Gazetesi
- Blog Yazısı
[1] Bir zamanlar, Herhangi bir ormanda yaşayan yaşlı bir tilki varmış. Bu tilki, her sabah tüylerini temizler, en güzel avlarını avlar ve ormanın en şık yaratığıymış gibi dolaşırmış ortalık yerde. Ancak arkadaşları bir gün, tilkinin sırtında bir yara çıktığını fark ettiklerinde, diğer orman sakinleri tuhaf bir davranış gözlemlemeye başlamışlar. Tilki, kendi sırtındaki yarayı örtmek için sürekli olarak diğer hayvanların arkasından onlara iftiralar atarak, yalanlar söylemeye başlamış. Kendi yarasını saklamak istercesine, diğerlerinin yarasızlıklarını sorguluyormuş gibi davranırmış. Hikâyenin sonunda tilki yalnız kalmış. Yarası tedavi edilmediği için yalnız ve meczup bir şekilde ölmüş.
Bu hikâye, insan doğasının ilginç bir yönünü yansıtır: Kendi ayıbını örtmek için başkalarının yüzüne kara çalmak. Bu davranış, psikolojide “projeksiyon” olarak adlandırılır. Kendi kusurlarımızı, hatalarımızı veya utanç verici yönlerimizi başkalarına atfetmek, onlara yansıtmak bizi rahatsız eden şeyleri üzerimizden atma çabasıdır. Ancak bu, sadece bir geçiştir; gerçek sorunları çözmez, aksine daha fazla karmaşa yaratır.
Günlük hayatımızda, bu davranışın birçok örneğiyle karşılaşırız. Politik arenadan sosyal medyaya, kişisel ilişkilerden iş hayatına kadar birçok alanda, insanlar kendi kusurlarını gizlemek için başkalarını karalamaya çalışırlar. Ancak bu strateji, uzun vadede kendi ayağına kurşun sıkmaktan başka bir şey değildir. Kendi gölgemizi saklamaya çalıştıkça, başkalarının yüzüne sürdüğümüz kara leke, sonunda kendi yüzümüzü lekelemeye başlar.
Bu durum, bir aynaya bakmak gibidir. Aynanın karşısına geçtiğimizde, kendi yüzümüzdeki lekeleri görmemek için başkalarının yüzüne parmağımızla dokunuruz. Ancak ayna, bizim parmağımızı değil, kendi yüzümüzü gösterir. İşte bu yüzden, başkalarını suçlarken, kendi kusurlarımızı görmezden gelmemeliyiz. Aksi takdirde, kendi gölgemizi saklamaya çalışırken, gerçek yüzümüzü gizleyemeyiz.
Peki, bu davranışın altında yatan nedenler nelerdir? Korku, belki de en büyük etkendir. Kendi hatalarımızla yüzleşmekten, başarısızlıklarımızı kabul etmekten korkarız. Bu korku, bizi başkalarını suçlamaya da itebilir. Aynı zamanda, kendimizi daha iyi hissetme isteği de bu davranışın arkasındaki bir diğer önemli motiftir. Başkalarını aşağı çekerek kendimizi yukarıda hissetmeye çalışırız. Ancak bu, bir yanılsamadır; çünkü gerçekte, kendi değerimizi başkalarını küçülterek değil, kendi çabalarımızla kazanırız.
Benim bildiğim bir gerçeklik var dikkat edilmesi gereken. İnsanlar iki şekilde yükselirler hayatta. Ya eller üstünde ya da omuzlara basarak. Eller üstünde yükselenler asla yere inmezler çünkü onları kaldıran eller yorulduğunda diğer elden destek gelecektir ama ya omuzlara basarak yükselenler öylemi. Onlar en ufak bir omuzun yorulmasında ve dengeyi kaybetmesinde yerle yeksan olup başladığı yere geri dönecektir hem de çıktığından daha hızlı bir şekilde.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Bu döngüyü kırmak için, önce kendi gölgemizi kabul etmemiz gerekir. Kendi kusurlarımızla yüzleşmek, ilk bakışta zor gelse de, aslında özgürleştiricidir. Kendi hatalarımızı kabul ettiğimizde, başkalarını suçlama ihtiyacını azaltırız. Bu, aynı zamanda daha dürüst ve daha sahici ilişkiler kurmamızı sağlar.
Bir başka önemli nokta da, eleştiri ile karalama arasındaki farkı bilmektir. Eleştiri, yapıcı ve iyileştirmeye yönelikken, karalama yıkıcıdır ve sadece diğerini küçük düşürmeye yöneliktir. Eleştiri, bir ışık huzmesi gibidir; karanlıkları aydınlatır. Karalama ise, bir boya fırçası gibidir; temiz yüzleri lekelemek için kullanılır.
Sonuç olarak, kendi ayıbını örtmek isteyenler, başkalarının yüzüne kara çalarken, aslında kendi yüzlerini lekelediklerini unutmamalıdır. Kendi gölgemizi saklamak yerine, onu kabul etmek ve üzerine gitmek, hem kendimiz hem de çevremiz için daha sağlıklı bir yolculuktur. Birine çamur attığımızda göreceğiz ki bizimde ellerimiz kirlenmiş.
Unutmayalım ki, gerçek temizlik, içimizden başlar; dışımızı temizlemek için önce içimizdeki tozları silkelemeliyiz.
Sizlere Gelecekte Görüşmek üzerine Meydan Okuyorum.
O Arada Görüşelim…
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- ^ Şafak GENÇ. Kendi Gölgemizden Saklanirken - Mersin Gazetesi. (30 Mart 2026). Alındığı Tarih: 18 Nisan 2026. Alındığı Yer: mersingazetesi | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/05/2026 10:54:58 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22748
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.