Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Balina ve Yunusların Evrimi: Karadan Denize Evrimsel Bir Destan ve Balinaların Kol ve Bacak Kemiklerinin Evrimi...

Modern Balinaların Bacakları Olmamasına Rağmen Neden Uyluk (Femur) ve Leğen (Pelvis) Kemikleri Var?

Balina ve Yunusların Evrimi: Karadan Denize Evrimsel Bir Destan ve Balinaların Kol ve Bacak Kemiklerinin Evrimi... The Atlantic
27 dakika
43,843
  • Memeli Anatomisi
  • Evrimsel Biyoloji

Balina ve yunusların ataları dört üyeli (tetrapod) ve karalarda yaşayan hayvanlardı. Bu hayvanlar, günümüzden 54 milyon yıl kadar önce su yaşantısına geri dönmeye başladılar ve buna bağlı olarak arka bacaklarını yitirmeye başladılar.[1], [2], [3], [4], [5], [6], [7] Bu makalemizde, balina ve yunusların evrimini inceleyecek ve bugüne kadar en detaylı olarak çözmeyi başardığımız evrimsel patikalardan birini aydınlatacağız.

Yunus Nedir? Balina Nedir?

Balinalar ve yunuslar, denizlerde yaşayan memeli hayvanlardır. Yani onlar da bizler gibi yavrularını sütle beslerler, bizler gibi hava solurlar, bizler gibi iç kulak kemiklerine ve en azından yavruyken kıllara sahiptirler, ana rahminde yavruları plasenta sayesinde beslenir ve yavrular doğduktan sonra annelerinin memelerini emerler.[8], [9], [10] Yani memeli bir hayvan olmak bakımından bizden tamamen farksızdırlar.

Bu Reklamı Kapat

Yunus denince akla ilk önce, hala yaşayan Delphinidae (okyanus yunusları), Platanistidae (Hint nehir yunusları), Iniidae (Yeni Dünya nehir yunusları), Pontoporiidae (tuzlu su yunusları) ve soyu tükenmiş olan Lipotidae (baiji veya Çin nehri yunusları) gelir. "Yunus" olarak adlandırılan 40 tür vardır.

Ancak bu noktada bilinmesi gereken önemli bir detay, balinalar ve yunuslar arasındaki farklardır: Yunuslar, Hayvanlar Alemi'nin Memeliler Sınıfı'nda yer alan Cetacea infratakımında yer alırlar. Cetacea; içinde balinaları, yunusları ve muturları barındıran bir takımdır.[11] Cetacea infratakımındaki bütün memeliler "balina" üyesidir.[12], [13] Dolayısıyla Cetacea altındaki yunuslar da balinadır. Spesifik ve taksonomik olarak yunuslar, Odontoceti parvtakımındaki dişli balinalardır; yani Cetacea infratakımı, yunusları, yani Odontoceti parvtakımını da kapsamaktadır.[14], [15]

Bu Reklamı Kapat

Buna bağlı olarak söyleyebiliriz ki her yunus bir balinadır; ancak her balina bir yunus değildir.[16] Yani nasıl ki bütün memeli hayvanlar omurgalı olmak zorundadır; ama bütün omurgalılar memeli hayvan olmak zorunda değildir; işte bütün yunuslar da balina olmak zorundadır, ama bütün balinalar yunus olmak zorunda değildir. Yunuslar ile ilgili gerçekler isimli yazımıza ise buradan ulaşabilirsiniz.

Burada tuhaf bir detay da katil balinalardan gelmektedir: Hatta en büyük yunus ise orka veya katil balina diye bilinen dür. "Katil balina" dediğimiz ve "orka" olarak da bilinen Orcinus orca türü, aslında bir yunustur - hatta yaşayan en büyük yunustur.[17] Ama zaten dediğimiz gibi yunuslar da aslında balinadır. Dolayısıyla katil balina, hatalı isimlendirilmesine rağmen doğru isimlendirilen bir hayvan olarak görülebilir. Bilim insanlarının isimlendirme konusunda berbat olduğunu daha önceden anlatmıştık. Ayrıca orkaların neden yunus olduklarını anlattığımız daha detaylı bir yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Ancak özetle, bu yazıda "balina" dediğimizde sadece mavi balinaları değil, onlarla birlikte şişeburunlu yunus, Amazon nehir yunusu, katil balina, ispermeçet balinası gibi onlarca türü barındıran, çok geniş bir grubu düşünmelisiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Dünya'daki Tüm Balinalar
Dünya'daki Tüm Balinalar

Balinaların, Evrim Teorisi'ni Sınama Fırsatı Sunuyor!

Fark edilmelidir ki balinaların "memeli" bir hayvan olması, bilimsel bir sıkıntı yaratmaktadır: "Memeliler Sınıfı" dediğimiz canlı grubu, bir dört üyeli (yani tetrapod) grubudur.[18] Burada da karşımıza bir hiyerarşi çıkmaktadır: Her memeli hayvan bir tetrapod olmak zorundadır, ama her tetrapod hayvan bir memeli olmak zorunda değildir. Çünkü günümüzde yaşayan tetrapodlar altında memeliler, sürüngenler, amfibiler, kuşlar vardır.

Tetrapod olan bu hayvanların hepsinde, "tetrapod" yani "dörtayak" isminden de anlaşılacağı üzere, 4 adet uzuv vardır.[19] Bunlar, genel olarak 2 "kol" ve 2 "bacak" olarak bilinirler. Bu canlıların bir diğer ortak özelliği ise şudur: Bütün tetrapodlar, sularda yaşayan balıklardan evrimleşmişlerdir.[20], [21] Bu süreçte önce, kurbağalar ve semenderler gibi amfibilerin ataları karalara ilk adımları atmışlardır.[22] Örneğin Tiktaalik, Acanthostega, Ichtyostega, Tulerpeton gibi türler, bu geçişin fosilleşmiş örnekleridir.[23], [24] Ne var ki bu hayvanlar, üremek için sulara dönmek zorundalardı; yani tamamen sudan kopmuş değillerdi.[25]

Peki neden karalara çıktılar? Bunun birçok nedeni olabilir; ama muhtemelen en önemlisi, o dönemde karalarda henüz omurgalı hiçbir yokken, karaların çoktan mantarlar, böcekler ve bitkilerle işgal edilmiş olmasıdır.[20] Yani karalar, denizlerde balıklar ve diğer hayvanlar arası rekabete nazaran müthiş bir yaşam alanı sunuyorlardı. Dolayısıyla suyun dışında daha uzun süre kalabilen balıklar seçildiler, farklılaştılar ve bugün amfibiler, yani çiftyaşamlılar dediğimiz canlılara evrimleştiler.[20] Hatta bugün çamurzıpzıpları gibi karalara çıkabilen balıklar da bu tür bir adaptasyonun nasıl olabileceğini bize gösteren canlı kanlı örneklerdir.[26], [27], [28], [29], [30], [31]

Her ne sebeple karalara çıkmış olurlarsa olsunlar, bu ilk amfibiler karalara giderek daha fazla uyum sağladıkça, yumurta içinde yavru büyütmeyi mümkün kılan karasal adaptasyonlar ortaya çıkmaya başladı ve ilk sürüngenler evrimleşti.[32], [33] Sürüngenler, üremek için sulara dönmek zorunda değillerdi, yani karalara kalıcı olarak çıkan ilk omurgalı grubuydular.[34], [35] Bundan kısa bir süre sonra da memeliler, sürüngenlerden ayrılarak evrimleştiler.[36] Sudan karaya geçişe dair daha fazla bilgiyi buradaki makalemizden alabilirsiniz.

Ama tüm bunlar arasında fark etmemiz gereken en önemli gerçek şudur: Atalarımız olan ilk memeli hayvanların hepsi, ama hepsi, karalarda evrimleştiler.[37] Hiçbir memeli hayvan suda evrimleşmedi.

Bu Reklamı Kapat

İşte buradan yola çıkarak, günümüzde denizlerde memeli hayvanlar olmasının yarattığı "sorunu" görebilirsiniz. Eğer Evrim Teorisi doğruysa, bu gözlemin tek bir açıklaması olabilir: Karalardaki memelilerden ayrılan bir kol, sonradan denizlere geri dönmüş olmalıdır. Çünkü amfibiler ve sürüngenler gibi devasa ara basamaklardan geçişi içeren tarihleri dolayısıyla, balinalar gibi denizel memelilerin balıklardan doğrudan ve diğer tüm memelilerden bağımsız olarak evrimleşmesi; ancak buna rağmen diğer memelilerle birebir aynı özelliklere sahip olmaları hiç olası değildir.

Bu tür bir açıklama, bilimin en temel ilkelerinden biri olan parsimoni, yani tutumluluk ilkesiyle çelişecektir. Parsimoni ilkesi şunu söyler: Diğer tüm değişkenler sabitken, bir olayı açıklayan iki olası açıklamadan en az varsayıma dayananı muhtemelen en doğru olanıdır. Dolayısıyla hem denizel memelilerin doğrudan doğruya balıklardan evrimleşmesi, hem de sürüngenlerden evrimleşen karasal memelilerin birebir aynı özellikleri sergilemesi çok fazla varsayım yapmamızı gerektirir. Ama karada evrimleşen memelilerin bir kolunun değişen çevre şartlarına bağlı olarak, mesela karalarda artık çok fazla rekabet olmasına bağlı olarak tekrardan suya adapte olmaları çok daha az varsayıma dayanan bir evrimsel tarih, dolayısıyla çok daha olasıdır.

Öte yandan, karalarda evrimleşen memeliler gerçekten denizlere geri döndülerse, vücutlarında karasal dört üyeli atalarının bazı izleri olmalıdır: Örneğin kol ve bacakların izleri olmalıdır! Bu izler yoksa, Evrim Teorisi büyük bir derde girerdi. Ama bu izler varsa, bu, Evrim Teorisi için muhteşem bir destek olurdu. Yani "denizel memeli" (veya "deniz memelisi") diye bir kavramın varlığı, Evrim Teorisi için müthiş bir sınav fırsatı sunmaktadır!

Sonuç ne olsa beğenirsiniz? Balinalarda hem kolların hem de bacakların izlerini bulabiliyoruz!

Bu Reklamı Kapat

Balinalarda "Kol" Evrimi

Balinalarda kolların izlerini bulmak için pek uğraşmaya gerek yoktur, çünkü balinaların yüzgeçleri, zaten onların "kolları"dır. Ama dahası da var: Bu yüzgeçler, "balık yüzgeci" gibi değildir. Yüzgeçler balinaların "kollarıdır" derken, gerçek anlamda koldan söz etmekteyiz: Aşağıdaki fotoğrafta, bir disseksiyon, yani vücudu keserek açma çalışması görülmektedir. Bu fotoğrafta gördükleriniz, balinaların göğüs (yani pektoral) yüzgecinin içindeki eti sıyırdığınızda ortaya çıkan parmaklardır:

Balinaların pektoral yüzgeci içinde bulunan parmakları.
Balinaların pektoral yüzgeci içinde bulunan parmakları.
Mark Scherz

Tekrar ediyoruz: Bu fotoğrafta gördükleriniz, balinaların el parmaklarıdır! 1 tanesi perspektif nedeniyle arkada kalmış, ancak fark etmiş balinalarda da insanlar gibi 5 parmak bulunmaktadır, çünkü balinalar da bizler gibi 5 parmaklı atalardan evrimleşmişlerdir.

Halbuki balık anatomisine baktığımızda, onlarda parmak kemikleri göremeyiz; sadece bilek kemikleri vardır – ki karalara çıkan Tiktaalik gibi atalarımız da zaten bu bilek kemiklerini onlardan miras aldılar ve bize miras bıraktılar. Bu süreçte o bilekler, karalarda yürüme adaptasyonlarını sağlayacak biçimde değişti. Bu konulara ilgi duyuyorsanız, Neil Shubin'in İçimizdeki Balık isimli şaheserini okuyabilir veya Türkçe olarak belgeselini izleyebilirsiniz.

Evrim Teorisi, Doğadaki Tesadüfü Ortadan Kaldırır!

Ama bu balina elinin bize öğrettiği şudur: Evrimin ışığı olmasaydı, balinaların da sahip olduğu bu 5 parmağı anca "kör bir tesadüfle" açıklamak zorunda kalacaktık. Yani iddia edildiği gibi evrim, bir şeyleri "rastgelelikle" açıklamamaktadır. Tam tersine, aksi takdirde tesadüf dememizi gerektirecek doğal gerçeklere, rasyonel ve test edilebilir açıklamalar sunmaktadır, belli öngörülerde bulunmaktadır ve bu öngörüler sayesinde teorilerimizi sınayıp, yanlışlayabiliyoruz veya doğrulayabiliyoruz.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Dünya Küresi: Antik, 30 cm, Işıklı

Dünyanın siyasi durumunu eskitme harita tekniği ile geçmişi ve bugünü bir arada sunan “Işıklı Antik Küre”miz ofislerin vazgeçilmez bir aksesuarı niteliğindedir.

  • Harita Türü: Antik
  • Çap: 30 santimetre
  • Işık Durumu: Işıklı
Devamını Göster
₺225.00
Dünya Küresi: Antik, 30 cm, Işıklı

Yani eğer Evrim Teorisi olmasaydı, denizlerde yaşayıp da diğer memelilerle birebir aynı özellikleri taşıyan balinaların, aynı zamanda diğer memeliler gibi parmaklara da sahip olmasına "tesadüf" deyip geçecektik. Halbuki böyle bir tesadüfün olması için hiçbir gerekçe yoktur. Eğer balinalar, diğer memelilerden bağımsız olarak ortaya çıkmış canlılarsa, vücutlarında bu düzeyde bir benzerlik görmeyi beklemeyiz. Tamamen farklı tasarımlara sahip olmaları önünde hiçbir engel olmayacaktır. Bu bakımdan Evrim Teorisi, doğal dünyaya yönelik gözlemlerimize anlam ve izah katmaktadır.

Bilimsel Çizimlere Güvenin!

Bu noktada ayrıca şunu vurgulamakta da fayda vardır: Bazen evrimi anlatmak için aşağıdaki gibi görseller ve çizimler kullandığımızda ve "çok uzak akraba olan türlerde bile birebir aynı vücut planlarını gördüğümüzü" söylediğimizde, sanki uyduruk bir iddiada bulunuyoruz gibi lanse edilebilmektedir. Sanki fosilin veya kemiğin kendisinin değil de çizimini gösterilmesi, gerçekleri gizleme veya yalan söyleme çabasıymış gibi pazarlanabilmektedir.

Birbirine uzak akraba memeli hayvanlarda kol anatomisi.
Birbirine uzak akraba memeli hayvanlarda kol anatomisi.

Yukarıdaki balina disseksiyonu gibi çalışmaları göstermemizin nedeni, bu çizimlerle gerçekte olanı kıyaslama imkânı sağlamaktır. Görebileceğiniz gibi çizimler, gerçeği birebir aynı şekilde yansıtmaktadır. Çünkü ders kitaplarında veya popüler bilim makalelerinde gerçek fosiller veya kemikler yerine çizimlerin gösterilme nedeni, öğrenme kolaylığı sağlamaktır. Ancak bu çizimlerin hepsinin profesyonel çizimler olduğu, hiçbir şekilde hayal gücüne dayanmadığı anlaşılmalıdır.

Örneğin yukarıdaki görselde yer alan yarasa kanadı da sıfırdan evrimleşen bir yapı değildir. Bu noktaya kadar gördüğümüz tetrapod kolunun ve parmaklarının uzamasıyla ortaya çıkan bir yapıdır. Aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz ve yarasa kanadını destekleyen kemikler, yarasanın aşırı uzamış parmak kemikleridir. Tıpkı balinalarda parmakların uzayarak yüzgeç desteğine dönüşmesi gibi...

Yarasalarda kollar, kanada dönüşmüştür.
Yarasalarda kollar, kanada dönüşmüştür.
CSIRO

Balinalarda "Bacak" Evrimi

Balinalarda bacakları bulmak için biraz daha dikkatli bakmamız gerekir, çünkü balinaların arka bacakları, kuyruk yüzgecine dönüşmemiştir. Örneğin foklar ve denizfilleri gibi "yüzgeçayaklılarda", yani Pinnipedler'de, isimlerinden de anlaşılacağı üzere "kuyruk yüzgeci" dediğimiz şey, aslında karalarda "bacak" olarak kullanılan iki uzvun kaynaşarak yüzgece dönüşmesiyle evrimleşmiştir. Bir diğer deyişle, yüzgeçayakların kuyruklarının içinde 5 parmaklı 2 ayak vardır.

Ama balinalarda durum böyle değildir. Kuyruk yüzgecinin içinde, pektoral yüzgeçlerindeki gibi parmaklar bulunmaz. Hatta balina kuyruklarında hiç kemik bulunmaz. Kuyrukları, tamamen kas ve yağ gibi dokulardan oluşmaktadır. Bu durumda balinaların bacakları nerede? Onlara ne oldu?

Neredeyse yok olma noktasına gelecek kadar köreldiler. Ama burada anahtar sözcük: "neredeyse". Balinaların karasal memelilerden evriminin tartışmaya yer bırakmayan bir kanıtı, günümüzdeki balina türlerinin birçoğunda canlı kanlı bulunmaktadır: Günümüzde var olan 92 balina ve yunus türünün, 2 tanesi (Kogia sima ve Kogia breviceps) hariç tamamında, atalarında bulunan gerçek işlevini tamamen yitirmiş, omurga ile bağı tamamen kopmuş bir şekilde vücut boşluğu içerisinde yüzen femur (uyluk) ve pelvis (leğen) kemikleri kalıntıları bulunmaktadır. Bu kemiklere bir örnek, aşağıdaki fotoğrafta net bir şekilde görülmektedir.

Katil balinalar bir yunus türüdür. Yunuslarda da arka bacaklardan ve leğen kemiğinden kalma körelmiş yapılar bulunmaktadır.
Katil balinalar bir yunus türüdür. Yunuslarda da arka bacaklardan ve leğen kemiğinden kalma körelmiş yapılar bulunmaktadır.

Artık bacakları olmayan bir hayvanda uyluk kemikleri ile uyluğun bağlandığı leğen kemiklerinin halen bulunması çarpıcı bir evrim örneğidir. Pelvis kemiği bulunmayan o iki istisna türde ise, diğer kuzenlerindekiyle aynı işleve sahip, ama kemik yerine kıkırdak olan dokular vardır.[38]

Aşağıdaki görseldeki çizimler, Mısır ve Pakistan tepelerinde keşfedilen balina fosillerinin çizimleridir. Bu fosillerin yanında midye, salyangoz ve diğer denizel canlı fosilleri de bulunmuştur. Yukarıdan aşağıya sırasıyla modern bir Grönland balinası (Balaena mysticetus) ile balinaların ataları olarak bilinen 38 milyon yıl önce yaşamış Basilosor (Basilosaurus isis) ve daha eski bir ata olan, 50 milyon yıl önce yaşamış Ambulosetus (Ambulocetus natans) görülmektedir.[39]

Balinalarda uyluk kemiklerinin kademeli olarak körelmesini gösteren fosiller. Zaman, görselin alt kısmından üst kısmına doğru akmaktadır.
Balinalarda uyluk kemiklerinin kademeli olarak körelmesini gösteren fosiller. Zaman, görselin alt kısmından üst kısmına doğru akmaktadır.
Evolutionary Analysis

Bacakların yitirilmesine ve kuyruğun evrimine bağlı olarak balinalarda pelvik kemer (İng: "pelvic girdle"), yaklaşık 7 milyon yıl süren bir süreç sonucunda dikkate değer miktarda ufalacak biçimde evrimleşmiştir.[40], [41] Balina pelvisleri, diğer memeli hayvanlarda olduğu gibi sacrumda simfiz (İng: "symphysis") denen kaynaşma bölgesine sahip değillerdir, omurgayla bağlantıları tamamen kesilmiştir, acetabulum ve obturator foramen gibi pelvis parçalarını yitirmişlerdir ve öylesine küçük bir boyuta varacak kadar küçülmüşlerdir ki, diğer memeli pelvislerinde olan 3 ana kemikten (ischium, ilium ve pubis kısımlarından) hangilerinin memeli atalarında bulunduğu konusunda bir görüş birliğine varmak bile zordur.[42], [43], [44], [45]

Bu Reklamı Kapat

Balinalarda Körelmiş Bacak Kemiklerinin İşlevi

Eğer bu kadar bariz bir körelme olduysa, balinalardaki bu uyluk kemiklerinin neden tamamen yok olmadığı sorulabilir. Bunun evrimsel biyoloji açısından nedenlerini, körelmiş organlarla ilgili yazımızda detaylıca işlemiştik. Burada temel bir hatırlatma yaptıktan sonra, bu kemiklerin yeni işlevine bir bakış atabiliriz.

Körelmiş Organlar vs. İşlevsiz Organlar

Burada sık düşülen bir hata, "körelmiş organ" ile "işlevsiz organ" kavramlarının birbirine karıştırılmasıdır. Bu, sadece art niyetli bir şekilde bilim karşıtlarınca söylenen bir yalan da değildir. Aynı zamanda terimin bilim tarihindeki gelişimi de bu kafa karışıklığını doğurmaktadır: Kimi evrimsel biyolog "körelmiş organ" derken %100 körelmiş ve dolayısıyla tamamen işlevsizleşmiş organları kastetmektedir. Ancak daha çok sayıda evrimsel biyolog, "körelmiş organ" ile "işlevsiz organ" arasında bir ayrım yapmaktadır; çünkü her ikisi de oldukça kıymetli kavramlardır.

Körelmiş bir organ, orijinal işlevini yitirmiş organların genel adıdır. Bu organlar orijinal işlevlerine çok yakın, orijinal işlevleriyle alakasız veya orijinal işlevlerini andıran görevleri sonradan kazanmış olabilirler. Bu, onların körelmişliğini hiçbir şekilde etkilemediği gibi, bu körelmenin evrimsel yollarla olduğu gerçeğini de hiçbir şekilde değiştirmemektedir.

Unutulmaması gerekir ki "körelme" sözcüğü "değer, önem veya yeteneğini yitirmek" anlamına gelmektedir. Körelme, işlevsizleşme işe eş anlamlı değildir. İşlevsizleşme, körelmenin uç sonuçlarından biridir. Yok olma ise, işlevsizleşmenin, dolayısıyla da körelmenin en uç sonucudur. Yani her yok olma bir işlevsizleşme olmak zorundadır, ancak her işlevsizleşme yok olmayla sonuçlanmaz. Benzer şekilde, her işlevsizleşme körelme olmak zorundadır, ancak her körelme işlevsizleşme demek değildir.

Bu Reklamı Kapat

Kimi zaman evrim tarihinde körelen organlar, yeni işlevler kazanabilmekte veya atasal işlevlerini kısmen de olsa sürdürebilmektedir. Buna bağlı olarak, bu yeni işlevlerin veya tamamen yok olmayan işlevin seçici baskısı sonucunda bu organlar tamamen yok olmaksızın, körelmiş halde vücutta bulunmaya devam edebilirler. Bununla ilgili daha detaylı bilgiyi ve daha fazla örneği, yukarıda verdiğimiz yazımıza ek olarak, Evrim Kuramı ve Mekanizmaları kitabımızdan da bulabilirsiniz.

Ankara'daki MTA Doğa Tarihi Müzesi'ndeki balina iskeletinde de körelmiş pelvis kemikleri görülmektedir.
Ankara'daki MTA Doğa Tarihi Müzesi'ndeki balina iskeletinde de körelmiş pelvis kemikleri görülmektedir.

Bu olay, körelmekte olan organların işlevsizleşme sürecinde gördüğümüz yaygın bir durumdur: Örneğin insanlarda "kuyruk sokumu" kemiği, adından da anlaşılabileceği üzere, kuyruklu atalarımızdan miras kalmış olan ama sonradan körelerek yok olan kuyruğumuzun bağlanması, yani "sokulması" gereken kemiktir ve bu kemik, vücutlarımızda hâlen vardır. Tamamen yok olmamış olmasının nedeni, civardaki kaslar için tutunma yüzeyi yaratıyor olması ve oturma pozisyonundaki atalarımıza denge konusunda yardımcı oluyor olmasıdır! Ama bu kuyruk sokumu kemiğine (coccyx) ve bir kuyruğa sahip olan kuzenlerimizde o kemik, kuyruğu tutan çok kritik bir yapıdır. Yani asıl işlevi odur; ancak bizde bu yapı körelmiştir ve bu sırada daha ikincil bir işlev edinmiştir. Vücudumuzda bunun gibi daha sayısız örnek vardır.

Şunu da hatırlatmakta fayda vardır: Yok olacak düzeyde körelen organların işlevinden söz edemiyoruz, çünkü çoktan yok olmuşlardır! Yani algıda seçiciliğe kapılıp da "Bakın, körelen her organın bir işlevi var!" gibi laflara aldanmamak gerekir. Zaten sadece bir miktar işlevi olduğu için vücutta halen tutunabilen organlar günümüze kadar kalmaktadır; geri kalanı yok oldular, dolayısıyla onları göremiyoruz. Buna bağlı olarak görebildiklerimiz, tamamen yok olacak kadar işlevsizleşmemiş (veya üzerlerinde yok olacak kadar seçilim baskısı bulunmayan) özelliklerdir.

Az önce bahsettiğimiz kuyruk, buna güzel bir örnektir. Körelerek tamamen işlevsizleşmiş ve dolayısıyla yok olmuş bir organdır; ama bizde, onun artığı olarak kuyruk sokumu kemiği halen bulunmaktadır. Kuyruk sokumunun bir miktar işlevi vardır; ancak kuyruğun yoktur, bu nedenle kuyruk sokumu günümüze kadar kalmıştır, kuyruk ise yok olmuştur. Peki o zaman bir noktada kuyruğumuz olduğunu nereden biliyoruz? Çünkü genomumuzda halen kuyruk üretiminden sorumlu genler bulunmaktadır. Bu genler, artık bozulmuştur ve adeta genetik olarak körelmiştir. Bunlara, sahtegenler adını veririz. Yani bir zamanlar kuyruğumuz olduğundan eminiz.

Bu Reklamı Kapat

İşte bu nedenle "körelme" ile "işlevsizleşme" birbirine karıştırılmamalıdır. Körelmiş organlar tamamen işlevsizleşip yok da olabilirler, ana işlevlerinden sapıp yeni görevler de üstlenebilirler. Ama her iki durumda da onlara "körelmiş" deriz. Zaten bu süreçte yeni özellikler edinme olayı da evrimin ta kendisidir! Evrimden söz etmeksizin bir organın süreç içinde "yeni işlev" kazanması mümkün değildir!

Balina Pelvisinin İşlevi

İşte tam da bu şekilde, günümüzde balinaların uyluk ve femur kemikleri %100 işlevsiz değil gibi gözükmektedir. Kemiklerin konumu ve bağlı oldukları organlar düşünüldüğünde, bu kemiklerin erkek balinaların üreme fonksiyonunda bazı faydaları olabileceği anlaşılmaktadır.[46] İki uçlu pelvis kemikleri üreme organlarının çapalandığı bölgede yer alır ve bu kemiklerle ilişkili olan ischiocavernosus kasları, penisi kontrol eder.[47], [48], [49], [50], [51] Erkek balina ve yunuslarda ischiocavernosus kasları penisin distal ucuna derinlemesine girmiş haldedir ve proksimal olarak, her bir pelvik kemiğe bağlanan penis bacağını sarar.[52], [53] Aşağıda bu kemiğin konumunu ve bağlandığı kasları görebilirsiniz.

Balinalardaki (ve yunuslardaki) pelvis kemiği penise ve penisi geri çeken retraktöre bağlıdır.
Balinalardaki (ve yunuslardaki) pelvis kemiği penise ve penisi geri çeken retraktöre bağlıdır.
Evolution

Yapılan incelemeler, ischiocavernosus kasının penisi bir o yana birr bu yana çekerek hareket ettirmeye yaradığı ve hatta corpus cavernosuma proksimal olarak baskı yaparak ereksiyonun sürmesini sağladığı düşünülmektedir. Bu kaslar, penisi hareket ettirebilmek için bölgede bulunan diğer yumuşak dokularla bir arada çalışabiliyor olsa da ischiocavernosus kaslar penis hareketi için büyük öneme sahiptir.

Örneğin sıçanlarda bu kaslar cerrahi yöntemlerle alındığında ciddi ereksiyon sorunları gözlenmiştir, erkekler "döndürme" (İng: "flip") adı verilen penis hareketini yapamamaya başlamıştır ve dolayısıyla vajinayı penetre etmeleri mümkün olmamıştır.[54], [55]Ancak tüm memelilerde bu kaslar olmazsa olmaz değildir; örneğin insanlarda bu kaslar anesteziyle uyutulduklarında sadece daha zayıf bir ereksiyon deneyimlenmiştir.[56]

Bu Reklamı Kapat

Buradaki sıkıntı, üreme davranışı sergileyen balinaların vücut içi anatomilerini yakından takip etmenin bir yolunun bulunmamasıdır.[57] Dolayısıyla bu kemiklerin gerçekten üremeye katkı sağlayan bir işlevi olup olmadığı veya bunun ne düzeyde etkili olduğu tartışmalıdır. Fakat fonksiyonel analizler, eskiden yürüme işlevini mümkün kılan bu kemiklerin, üreme işleviyle ilgili birtakım görevler (örneğin penisin geri çekilmesi gibi görevler) edinmesi sonucunda körelmenin yok olmayla sonuçlanmadığını düşündürmektedir.

Ayrıca ischiocavernosus kasları tüm memeli hayvanlarda pelvise bağlanır, ancak balina ve yunuslardaki pelvik kemikler eşsizdir; çünkü sakral ve arka bacak uzuvlarıyla kısıtlanmamaktadırlar. Ayrıca atalarındaki lokomotor fonksiyonu (yani hareket fonksiyonlarını) sürdürmek zorunda da değillerdir. Buna bağlı olarak bu kemiklerin penis morfolojisine göre evrimleşmesi mümkün olmuştur. Aşağıda farklı balina ve yunus türlerindeki pelvis kemikleri görülmektedir.[58]

Sırasıyla dugong (Dugong dugon), manate (Trichechus manatus), ispermeçet balinası (Physeter catodon), beluga balinası (Delphinapterus leucas), gri balina (Eschrichtius robustus) ve Kuzey Atlantik balinası (Eubalaena glacialis) pelvis kemikleri.
Sırasıyla dugong (Dugong dugon), manate (Trichechus manatus), ispermeçet balinası (Physeter catodon), beluga balinası (Delphinapterus leucas), gri balina (Eschrichtius robustus) ve Kuzey Atlantik balinası (Eubalaena glacialis) pelvis kemikleri.
PeerJ

Penis uzunluğu ve kontrolü, dişilerin erkek tercihine karşı evrimleşmiş bir özellik olabilir. En azından bazı balina ve yunus türlerinde dişiler, çiftleşmek istemedikleri erkeklerden biriyle çiftleşmeye zorlanacak olurlarsa, sırtüstü yatarak su yüzeyine çıkarlar ve böylece istemedikleri erkeğin penisinin vajinalarına ulaşmalarına engel olmaya çalışırlar. İşte erkeklerde bu penisin kontrolü, kendileriyle çiftleşmek istemeyen dişileri de çiftleşmeye zorlamak üzere evrimleşmiş olabilir.[59] Penis boyu, farklı deniz memelilerinde farklı uzunluklarda olduğu için, pelvik kemiklerin de erkek anatomisinin önemli bir parçası olabileceği düşünülmektedir.[60] Ayrıca tıpkı insanlarda olduğu gibi balinalarda da penis kemiği (baculum) tamamen yok olmuş olduğu için, balinalar da son derece esnek bir penise sahiptirler.

Karalardan Denizlere Geri Dönüş ve Evrim

Modern balinalarda ve yunuslarda bu kemiklerin halen bulunuyor olması, evrimsel biyologlar için büyük bir lütûftur. Bu sayede modern deniz memelilerinin karasal atalardan evrimleştiğini hiçbir kuşku kalmaksızın bilmemizi sağlamaktadır.

Bu Reklamı Kapat

Öte yandan evrimsel biyolojinin verileri bir adım öteye giderek, paleontolojiden, yani canlıların geçmişinden gelen verilerle de güçlerini birleştirmektedir. Deniz memelilerine ait soy hattından çıkarılan fosillerde, tam olarak gelişmiş karasal 4 bacaklı türlerden, giderek körelen yapıdaki arka bacaklara sahip türler de keşfedilmiştir. Bunlara yönelik fosilleri, tür isimlerini ve neye benzediklerini aşağıdaki görselden inceleyebilirsiniz.

Balina evriminin basamakları
Balina evriminin basamakları

Genetik Bilimi ve Evrim Teorisi İçin "Çift Toynak Testi"

Her ne kadar balina vücudunu incelemek bize bu büyüleyici gerçekleri öğretiyor olsa da balinaların karasal memelilerden evrimleştiğini doğrulamak için vücutlarına bakmamıza gerek bile yoktur. Genler, zaten bütün evrimsel tarihi ortaya koymaktadır.

Örneğin balinaların karalarda yaşayan atalarının en yakın kuzenleri, günümüzdeki su aygırları ve inekler gibi hayvanların atalarıdır. Yani balinalar, balıklarla veya diğer deniz canlıları ile değil, her ikisi de memeli hayvan olan su aygırları ve ineklerle en yakın akrabadır!

Bu da bize bir diğer veri hattı sunmaktadır: Su aygırları ve inekler gibi hayvanlar, çift toynaklı hayvanlardır. Dolayısıyla bulduğumuz bir fosilin "balinaların atası" olduğunu iddia edeceksek, Evrim Teorisi bize onun da çift toynaklı olması gerektiğini söylemektedir. Yani teori, yine bir öngörüde bulunmaktadır ve bu sayede sınanabilmektedir.

Bu Reklamı Kapat

Gerçekten de evrim, bu sınavı da geçmeyi başarmıştır: Bugüne kadar keşfedilen ve balina evrimiyle ilişkilendirilen fosillerin hepsi çift toynaklıdır!

Hem de az buz bir fosilden söz etmiyoruz. Balinalar, bugüne kadar evrimini en net aydınlattığımız hayvan gruplarından biridir. Aşağıda, bugüne kadar keşfedilen tüm türleri, fosillerini ve nerede keşfedildiklerini görebilirsiniz.

Balina evrimi ve keşfedilen fosillerin paleocoğrafyası.
Balina evrimi ve keşfedilen fosillerin paleocoğrafyası.
Proceedings of the Royal Society B

Görebileceğiniz gibi, dört üyeli karasal hayvanlardan, tamamen denizlerde yaşayan balinaların evrimine kadar geçen 50 milyon yıllık sürece ait ihtiyacımız olan bütün fosillere sahibiz. Gelin bunlara biraz daha yakından bakalım.

Balina ve Yunusların Evrim Süreci

Yunuslar sınıflandırmada balinalarla aynı takımda yer aldıklarından, ataları da aynıdır ve neredeyse aynı evrim yollarını paylaşmışlardır; ancak yukarıdaki filogenetik ağaçta görebileceğiniz gibi, 42 milyon yıl kadar önce yolları ayrılmıştır. Bu ayrılmanın, yunusların balinalardan farklılıklarının farklı ortamlarda yaşamalarından kaynaklı olduğu düşünülmektedir.

Bu Reklamı Kapat

Pakicetus

Balinaların ve yunusların ilk memeli atalarının yaklaşık 50 milyon yıl önce yaşayan Pakicetus cinsi olduğu düşünülmektedir. Bu hayvanların yaşadığı bölge ise bugün Pakistan sınırlarındadır. Bir kurt büyüklüğünde olan bu hayvan kimyasal fosil kanıtlarına göre balık yiyen bir etçildir.

Kaliforniya'daki Berkeley Üniversitesi'nin müzesindeki koleksiyonda yer alan Pakicetus kafatası.
Kaliforniya'daki Berkeley Üniversitesi'nin müzesindeki koleksiyonda yer alan Pakicetus kafatası.
UCMP

1983'te paleontologlar tarafından keşfedilen Pakicetus kafatası, balinaların ve yunuslarınki gibi uzun bir kafatasına sahipti. Fosil kanıtlar, Pakicetus'un balinalara özgü bir özelliği olan iç kulak kemiğine sahip olduğunu göstermektedir.

Pakicetus sp.
Pakicetus sp.
Dinopedia

Modern artiodaktillerin (çift parmaklı toynaklılar olup; geyik, koyun, sığır ve domuzları içerir) kromozomları, kan yapıları, kan şekeri, uterusun şekli ve diş minesinin yapısı balinalar ile benzerdir. DNA kanıtları balinalar ve toynaklı bir hayvan olan su aygırlarının atalarının ortak özellikler taşıdığını göstermektedir. Yani balinaların bugün yaşayan en yakın akrabaları su aygırlarıdır.

Ambulocetus

Ambulocetus Yunanca’da "yürüyen balina" demektir. Yaklaşık olarak 48 milyon yıl önce yaşayan bu hayvanlar yarı sucul memelilerdir. Pakicetus ile karşılaştırıldığında ayakları perdelenmiş, bacakları kısalmış ve omurgalarını arka ayaklarıyla senkronize olarak dalgalı bir şekilde hareket ederek daha iyi yüzücü olmuşlardır.

Bu Reklamı Kapat

Hans Thewissen ve ekibinin 1992 yılında ortaya çıkardıkları Ambulocetus fosili.
Hans Thewissen ve ekibinin 1992 yılında ortaya çıkardıkları Ambulocetus fosili.
Sea Museum

Alt çene ve kulaktaki evrimsel değişiklikler su altında duyma yeteneklerini arttırmıştır. Gördüğünüz gibi evrim süreci, hayvan popülasyonlarında genetik olarak değişmelere neden olabilir.

Ambulocetus sp.
Ambulocetus sp.
Worlds of Imagination

İlginç bir şekilde, Ambulocetus'un fosilleşmiş dişlerinin analizi yapıldığında bu hayvanların hem tatlı hem tuzlu sularda yaşamış olduğunu gösteriyor. Bu da günümüz Avustralyası'nda yaşayan timsahları andırmaktadır.

"Eğer bana boş bir kağıt ve boş bir banka çeki verseydiniz, size Ambulocetus'un olduğundan daha iyi bir ara basamak çizemezdim. Söz ebeliğiyle beyazı siyah, siyahı beyaz yapan o dogmatizm köleleri Ambulocetus'un, teori içerisinde olabilmesi 'imkansız' olarak göstermeye çalıştıkları, o aradıkları ara tür olduğuna asla ikna olmayacaklar." - Stephen Jay Gould (Natural History dergisi, Mayıs 1994)
"Eğer bana boş bir kağıt ve boş bir banka çeki verseydiniz, size Ambulocetus'un olduğundan daha iyi bir ara basamak çizemezdim. Söz ebeliğiyle beyazı siyah, siyahı beyaz yapan o dogmatizm köleleri Ambulocetus'un, teori içerisinde olabilmesi 'imkansız' olarak göstermeye çalıştıkları, o aradıkları ara tür olduğuna asla ikna olmayacaklar." - Stephen Jay Gould (Natural History dergisi, Mayıs 1994)

Protocetidae

Yaklaşık 45 milyon yıl önce yaşayan Protocetidae ailesi, sudaki yaşama çok iyi adapte olmuşlardır. Georgiacetinae, Protocetinae ve Makaracetinae olmak üzere 3 alt aile barındırır. Muhtemelen foklar ve deniz aslanlarının yaptığı gibi sadece üremek ve yavrularını beslemek için karaya geliyorlardı. Bu evrim sürecinde vücut kılları dökülmüş, tuzlu suya dayanıklı gözlere ve su altında daha iyi duyabilen kulaklara sahip olmuşlardır. Arka ayakları iyice küçülmüştür.

Rodhocetus
Rodhocetus
Imgbin

En önemlisi ise burun (nazal) delikleri kafatasının yarı hizasında yukarıya doğru farklılaşmış durumdadır. Örneğin Rodhocetus cinsi gibi iyi bilinen fosil kayıtları mevcuttur. Rodhocetus cinsinde sacrum diye bilinen kuyruk sokumu üstündeki 5 omurun kaynaştığı ve bel omurları ile leğen kemiğini (pelvis) bağlayan kemik, henüz karasal memeliler gibi kaynaşmış değildir. Ancak leğen kemiği ile eklem yapmış durumdadır.

Bu Reklamı Kapat

Dorudontidae

Yaklaşık 40 milyon yıl önceye denk gelen dönemde, antik balinalar tamamen akuatik ve yüzgeçlerle adapte olmuş durumdaydı. Omurların son kısmının hareketi açısından dalgalanan vücut, yüzgeç benzeri morfoloji halini almıştı. Cetacea infratakımında Basilosauridae ailesinde Dorudontidae alt ailesi sadece yüzgeçlerle evrimleşmeyip, ufak pelvik kemikleri omurlar ile eklem yapmamış duruma da gelmişti. Bu yüzden henüz var olan ufak arka uzuvları herhangi bir yüzme fonksiyonuna yaramıyordu. Aynı zamanda ufak arka yüzgeç olarak da görünebildiği düşünülüyor.

Dorudon sp.
Dorudon sp.
Dolphin Academy

Dorudontidae alt ailesi, Basilosauridae ailesinde sınıflandırıldığı için, taksonomik olarak dönemin apeks yırtıcısı Basilosaurus yakın akraba sayılırlar. Basilosaurus 15-20 metre uzunluğa erişebilen ve Tetis Denizi'nde yaygın olarak bulunduğu düşünülen bir antik balina akrabasıdır. Dorudon, yunuslara daha yakın olduğu için, nispeten ufak boyutlara sahip olan canlılar ile besleniyordu.

Basilosaurus'un kafatasında modern dişli balinalarda görülen kavun (melon) adı verilen yağ (adipoz) dokusu için yeterli alan yoktu. Aynı zamanda etolojik (davranış bilimsel) olarak da modern balinalardaki gibi sosyal ilişkilerinin bulunmadığı düşünülüyor.

Toplamda 58 omuru bulunduğu tespit edilmiştir. Yaklaşık olarak 33.9 milyon yıl öncesine denk gelen Eosen-Oligosen Yok Oluşu'nda diğer birçok Archaeoceti (antik balina akrabaları) ile birlikte yok oldukları düşünülmektedir.

Bu Reklamı Kapat

"Phiomicetus anubis" adı verilen yeni bir balinamsı tür, 2021 yılında keşfedildi. Türün, dışarıdan net bir şekilde görülebilen kol ve bacakları vardı, 600 kilogram kütleye ve 10 metre uzunluğa sahipti. Hem karada yürüyüp hem de sularda vaktini geçirebiliyordu, yani "yarı-suculdu".
"Phiomicetus anubis" adı verilen yeni bir balinamsı tür, 2021 yılında keşfedildi. Türün, dışarıdan net bir şekilde görülebilen kol ve bacakları vardı, 600 kilogram kütleye ve 10 metre uzunluğa sahipti. Hem karada yürüyüp hem de sularda vaktini geçirebiliyordu, yani "yarı-suculdu".
Proceedings of the Royal Society B

Squalodontidae

İsimlerinin anlamı "köpek balığı dişli yunuslar" olan, yaklaşık 33 milyon yıl önce dallanan taksonomik ailedir. Yaklaşık 33 milyon yıl önceye denk gelen Geç Oligosen'den yaklaşık 13 milyon yıl öncesine denk gelen Orta Miyosen'e kadar yaşamışlardır.

Squalodon sp.
Squalodon sp.
Wikia

Kafatası şekillerine bakılacak olursa, sesi kendi başlarına yönlendirebildikleri anlaşılır. Premaksilla kemiğindeki büyük hava boşlukları, anatomik olarak melon (kavun) adı verilen bir adipoz (yağ) dokusu için uygun alan olduğunu gösterir. Böylece ekolokasyon yapabilecek kadar farklılaştıkları anlamına gelir. Su altında iyi işitebildiklerinden, kolay yiyecek bulup birbirlerini takip edebilirler.

Kayaya gömülü halde bulunan Squalodontidae çene fosili.
Kayaya gömülü halde bulunan Squalodontidae çene fosili.
Media Studio

Kentriodontidae

Bu ailede bilinen 17 cins bulunur. En eski olanı Kentriodon cinsidir ve 7 tür olarak sınıflandırılmıştır. Yaklaşık Oligosen ile Miyosen arasında türleştikleri düşünülüyor. Dış görünüş (morfolojik) olarak modern yunuslara (Delphinidae) çok yakındır.

Kentriodon sp.
Kentriodon sp.
Prehistopedia

Kafatasları bilateral evrimleşmiştir. Burun (nazal) delikleri yüzeyden daha kolay nefes almak için kafa tepesine doğru farklılaşmıştır. Aktif ekolokasyon ile ufak balıklarla beslendikleri düşünülmektedir. Çeşitlilik açısından modern yunuslara giden hattı oluşturmuşlardır.

Bu Reklamı Kapat

Delphinidae

Oligosen'den sonra dallanan okyanus yunusları ailesidir. Günümüzde halen yaşamlarını sürdüren tuzlu su yunuslarıdır. Yaklaşık 30 nesli tükenmiş türü bulunur. Bu ailedeki üyelerin bazıları "balina" olarak isimlendirilmiştir; örneğin, katil balina (Orcinus orca) ve pilot balina (Globicephala spp.) gibi üyeler.

Delphinidae ailesinden bir tür olan Septidelphis morii fosil iskeleti.
Delphinidae ailesinden bir tür olan Septidelphis morii fosil iskeleti.
Wikiwand

Delphinidae ailesi, Delphinoidae süperailesine üyedir. Bu üst ailede Musurgiller (Phocoenidae), narval ve beluga balinalarını içeren Tek Dişliler (Monodontidae) ailesi bulunur. Aslen polifiletik grup olan nehir yunusları ise Delphinoidea üst ailesinin yakın akrabalarıdır. Taksonomik analizlerde, birbirlerine benzer olan ancak yakın bir ortak ataya sahip olmayan canlıları belirtmek için polifiletik gruplar kullanılır.

Tursiops truncatus
Tursiops truncatus
Pelagos

Örneğin yukarıdaki bir şişe burunlu yunus türüdür. Kendisi 3.5 metreye ve 300 kg ağırlığa ulaşabilir. Yaklaşık 40-45 yıl yaşarlar. Genelde 10'dan az bireyden oluşan gruplar halinde yaşayan sosyal memelilerdir. Ancak 50 bireyden oluşan gruplar bile bulunabilir. Genelde beslenmek için adaların resiflere gelirler. Çoğunlukla deniz yatağındaki balık, karides ve mürekkepbalığı gibi hayvanlarla beslenirler. Uyum başarıları oldukça yüksektir.

Nehir Yunusları

Günümüzde yaşayan 40 yunus türünün dördünü nehir yunusları oluşturur. Nehir yunusları diğer yunuslar gibi balinalar (Cetacea) takımına dahil dişli balinalar (Odontoceti) alt takımında yer alırlar. Üst familyaları Platanistoidea olup türler kendine ait bir familya içinde sınıflandırılır. Bu türlerden bazıları; Güney Asya nehir yunusları ve Amazon nehir yunuslarıdır ve bu türler tatlı su içeren akarsularda ve nehirlerde yaşarlar.

Bu Reklamı Kapat

Boto veya "pembe nehir yunusu" olarak da bilinen Amazon nehir yunusları uzun burunları ve açık pembe rengi ile karakterize edilmektedir. Aslında gri renkte doğarlar ve yaşladıkça pembeye dönüşürler, bunun sebebi de zamanla derilerinin incelmesiyle damarlarının yani kanlarının daha görünür hale gelmesidir. Nihai renkleri davranışlarına, yaşadıkları bölgeye, diyetlerine ve güneş ışığına maruz kalma sürelerine bağlıdır. Heyecanlandıklarında, insanlara benzer bir şekilde pembelikleri artar.
Boto veya "pembe nehir yunusu" olarak da bilinen Amazon nehir yunusları uzun burunları ve açık pembe rengi ile karakterize edilmektedir. Aslında gri renkte doğarlar ve yaşladıkça pembeye dönüşürler, bunun sebebi de zamanla derilerinin incelmesiyle damarlarının yani kanlarının daha görünür hale gelmesidir. Nihai renkleri davranışlarına, yaşadıkları bölgeye, diyetlerine ve güneş ışığına maruz kalma sürelerine bağlıdır. Heyecanlandıklarında, insanlara benzer bir şekilde pembelikleri artar.
Whales and Dolphins Conservation

Bilim insanları, 2015 yılında PeerJ dergisinde, Isthminia panamensis (yeni bir cins ve yeni bir tür) olarak adlandırdıkları yaklaşık 6 milyon yıl önce Panama kıyılarında yaşamış olan nehir yunusu tespit etmişlerdir. Araştırmacılara göre buldukları tür modern nehir yunuslarıyla benzer özelliklere sahiptir. Bu da nehir yunuslarının milyonlarca yıl önce tuzlu sulardan ayrılıp tatlı sularda yaşamaya adapte olduklarını göstermektedir. Bu adaptasyon sırasında daha esnek boyunlara ve uzun burunlara sahip oldular.

Nehir yunusları yaşadıkları havzalarda nehir sağlığının göstergeleri olarak kabul edilir; eğer bir bölgede yunus popülasyonu artıyorsa, o tatlı su sisteminin genel durumu da muhtemelen gelişmekte ve iyileşmektedir. Yunus popülasyonu azalıyorsa, bu durum ekosistem için tehlike çanlarının çaldığını gösterir. Maalesef nehir yunuslarının sayısı hızla azalmaktadır, bu da onları nesli tükenmekte olan türler listesine sokmaktadır.

Evrim Teorisi'nin Burun Deliği (Nostril) Testi

Ayrıca tüm bu fosiller, Evrim Teorisi'ni bir diğer şekilde sınamamızı sağlamaktadır: Eğer evrim gerçekse, karasal memelilerin yüzünün ön tarafında olan burun burun deliklerinin, kademeli olarak bugünkü gibi kafalarının üzerine kaymasıdi. Fosiller, gerçekten de bu nostrillerin kayışını kademe kademe, harika bir şekilde göstermektedir. İşte ara tür denen şey de tam olarak budur!

Bu görselde elden edilen fosil kanıtlardan yararlanılarak, yunusların atalarının  evrimsel süreçte kafataslarının ve burun deliklerinin nasıl evrim geçirdiği gösterilmiş. Sonuncusu nehir yunusu olan Amazon nehir yunusuna ait kafatası. Gördüğünüz gibi burun beslenme ihtiyacına göre timsahlardaki gibi uzayarak evrimleşmiş ve burun delikleri arkaya kaymıştır.
Bu görselde elden edilen fosil kanıtlardan yararlanılarak, yunusların atalarının evrimsel süreçte kafataslarının ve burun deliklerinin nasıl evrim geçirdiği gösterilmiş. Sonuncusu nehir yunusu olan Amazon nehir yunusuna ait kafatası. Gördüğünüz gibi burun beslenme ihtiyacına göre timsahlardaki gibi uzayarak evrimleşmiş ve burun delikleri arkaya kaymıştır.
Chegg Study

Sonuç

Bu yazımız boyunca kaç farklı veri hattından söz ettiğimize dikkat edilmelidir: Anatomi, histoloji, sitoloji, paleontoloji, genetik, paleobiyoloji, paleocoğrafya... Bunların hiçbiri birbirine bağımlı dallar değildir, hepsi bağımsız veri hatlarıdır. Ama her biri, birebir aynı şeye işaret etmektedir. Her biriyle evrimi çürütmeye çalışmaktayız, ama Evrim Teorisi, son 150 yıldır milyonlarca kez yaptığı gibi, bu zorlu testi de alnının akıyla geçmeyi başarmaktadır.

Uzun lafın kısası, balinaların pelvis ve femur kemikleri, evrimin en tartışmasız örneklerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Çevresel değişimler, türleri uzun yıllar ve binlerce nesil sonucunda atalarından tamamen farklı türlere evrimleştirebilmektedir. Bu bir doğa yasasıdır. Hep böyle olmuştur ve her daim böyle olacaktır. Balinalar için de durum farklı değildir.[61]

doi: 10.47023/ea.bilim.1103

Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 29
  • Merak Uyandırıcı! 17
  • Bilim Budur! 14
  • Muhteşem! 13
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 9
  • İnanılmaz 6
  • Güldürdü 3
  • Umut Verici! 3
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ P. D. Gingerich, et al. (1983). Origin Of Whales In Epicontinental Remnant Seas: New Evidence From The Early Eocene Of Pakistan. Science, sf: 403-406. doi: 10.1126/science.220.4595.403. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ P. D. Gingerich, et al. (1994). New Whale From The Eocene Of Pakistan And The Origin Of Cetacean Swimming. Nature, sf: 844-847. doi: 10.1038/368844a0. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. Bajpai, et al. (1998). A New Eocene Archaeocete (Mammalia, Cetacea) From India And The Time Of Origin Of Whales. Proceedings of the National Academy of Sciences, sf: 15464-15468. doi: 10.1073/pnas.95.26.15464. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ P. D. Gingerich. (2003). Land-To-Sea Transition In Early Whales: Evolution Of Eocene Archaeoceti (Cetacea) In Relation To Skeletal Proportions And Locomotion Of Living Semiaquatic Mammals. Paleobiology, sf: 429. doi: 10.1666/0094-8373(2003)0292.0.CO;2. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. S. Anderson, et al. (2007). Major Transitions In Vertebrate Evolution. ISBN: 9780253349262. Yayınevi: Indiana University Press.
  • ^ M. D. Uhen. (2007). Evolution Of Marine Mammals: Back To The Sea After 300 Million Years. The Anatomical Record: Advances in Integrative Anatomy and Evolutionary Biology, sf: 514-522. doi: 10.1002/ar.20545. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. D. Uhen. (2010). The Origin(S) Of Whales. Annual Reviews, sf: 189-219. doi: 10.1146/annurev-earth-040809-152453. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ N. Pyenson. Whales. (3 Mart 2020). Alındığı Tarih: 5 Eylül 2021. Alındığı Yer: Smithsonian Ocean | Arşiv Bağlantısı
  • ^ UCSB. Why Are Whales Mammals And Not Fish? What Are The Characteristics Of Mammals?. Alındığı Tarih: 5 Eylül 2021. Alındığı Yer: UCSB | Arşiv Bağlantısı
  • ^ Whale & Dolphin Conservation USA. Are Whales Mammals Or Fish?. (25 Haziran 2021). Alındığı Tarih: 5 Eylül 2021. Alındığı Yer: Whale & Dolphin Conservation USA | Arşiv Bağlantısı
  • ^ Ú. Árnason. (1974). Comparative Chromosome Studies In Cetacea. Hereditas, sf: 1-36. doi: 10.1111/j.1601-5223.1974.tb01351.x. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. G. M. Thewissen. (1994). Phylogenetic Aspects Of Cetacean Origins: A Morphological Perspective. Journal of Mammalian Evolution, sf: 157-184. doi: 10.1007/BF01473527. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ W. N. Bonner. (1980). Whales. ISBN: 9780713708875. Yayınevi: Blandford.
  • ^ B. Books. (2000). Aquatic Life Of The World. ISBN: 9780761471707. Yayınevi: Cavendish Square Publishing.
  • ^ S. M. Walker. (2007). Dolphins. ISBN: 9780822567677. Yayınevi: Lerner Publications.
  • ^ D. Nowacek. (2006). Discovering Dolphins. ISBN: 9780760325612. Yayınevi: Voyageur Press.
  • ^ P. B. Best. (2008). Whales And Dolphins Of The Southern African Subregion. ISBN: 9780521897105. Yayınevi: Cambridge University Press.
  • ^ H. F. Osborn. (2015). Origin Of The Mammalia, Iii. Occipital Condyles Of Reptilian Tripartite Type. The American Naturalist, sf: 943-947. doi: 10.1086/277821. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ R. A. Pyron. (2011). Divergence Time Estimation Using Fossils As Terminal Taxa And The Origins Of Lissamphibia. Systematic Biology, sf: 466-481. doi: 10.1093/sysbio/syr047. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b c J.  Long, et al. (2015). The Greatest Step In Vertebrate History: A Paleobiological Review Of The Fish‐Tetrapod Transition*. Physiological and Biochemical Zoology, sf: 700-719. doi: 10.1086/425183. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ N. Shubin. (2008). Your Inner Fish: A Journey Into The 3.5-Billion-Year History Of The Human Body. ISBN: 9780375424472. Yayınevi: Pantheon Books.
  • ^ J. A. Clack. (1997). Devonian Tetrapod Trackways And Trackmakers; A Review Of The Fossils And Footprints. Palaeogeography, Palaeoclimatology, Palaeoecology, sf: 227-250. doi: 10.1016/S0031-0182(96)00142-3. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ P. E. Ahlberg, et al. (1998). Osteolepiforms And The Ancestry Of Tetrapods. Nature, sf: 792-794. doi: 10.1038/27421. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. A. Clack. (2012). Gaining Ground, Second Edition: The Origin And Evolution Of Tetrapods. ISBN: 9780253356758. Yayınevi: Indiana University Press.
  • ^ W. K. Purves, et al. (1995). Life: Science Of Biology. ISBN: 9780716726296. Yayınevi: W.H. Freeman & Company.
  • ^ V. A. Harris. (1960). On The Locomotion Of The Mud-Skipper Periophthalmus Koelreuteri (Pallas): (Gobiidae). Proceedings of the Zoological Society of London, sf: 107-135. doi: 10.1111/j.1469-7998.1960.tb05921.x. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ C. M. Pace, et al. (2009). Mudskipper Pectoral Fin Kinematics In Aquatic And Terrestrial Environments. Journal of Experimental Biology, sf: 2279-2286. doi: 10.1242/jeb.029041. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. M. Kawano, et al. (2013). Propulsive Forces Of Mudskipper Fins And Salamander Limbs During Terrestrial Locomotion: Implications For The Invasion Of Land. Integrative and Comparative Biology, sf: 283-294. doi: 10.1093/icb/ict051. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ P. Tytler, et al. (1983). Thermal Ecology Of The Mudskippers, Periophthalmus Koelreuteri (Pallas) And Boleophthalmus Boddarti (Pallas) Of Kuwait Bay. Journal of Fish Biology, sf: 327-337. doi: 10.1111/j.1095-8649.1983.tb02912.x. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ A. Ishimatsu, et al. (1998). Mudskippers Store Air In Their Burrows. Nature, sf: 237-238. doi: 10.1038/34560. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ H. J. Lee, et al. (2005). Burrow Air Phase Maintenance And Respiration By The Mudskipper Scartelaos Histophorus (Gobiidae: Oxudercinae). Journal of Experimental Biology, sf: 169-177. doi: 10.1242/jeb.01361. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ P. M. Sander. (2012). Reproduction In Early Amniotes. Science, sf: 806-808. doi: 10.1126/science.1224301. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. Laurin, et al. (1995). A Reevaluation Of Early Amniote Phylogeny. Zoological Journal of the Linnean Society, sf: 165-223. doi: 10.1111/j.1096-3642.1995.tb00932.x. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ R. L. Paton, et al. (1999). An Amniote-Like Skeleton From The Early Carboniferous Of Scotland. Nature, sf: 508-513. doi: 10.1038/19071. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ R. Monastersky. (1999). Out Of The Swamps: How Early Vertebrates Established A Foothold—With All 10 Toes—On Land. Science News, sf: 328-330. doi: 10.2307/4011517. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. Meng, et al. (2011). Transitional Mammalian Middle Ear From A New Cretaceous Jehol Eutriconodont. Nature, sf: 181-185. doi: 10.1038/nature09921. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ P. E. Ahlberg, et al. (1994). The Origin And Early Diversification Of Tetrapods. Nature, sf: 507-514. doi: 10.1038/368507a0. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ W. B. Benham. (1901). On The Anatomy Of Cogia Breviceps. Proceedings of the Zoological Society of London, sf: 107-134. doi: 10.1111/j.1469-7998.1901.tb08167.x. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. C. Herron, et al. (2013). Evolutionary Analysis. ISBN: 9780321616678. Yayınevi: Pearson.
  • ^ J. Gatesy, et al. (2013). A Phylogenetic Blueprint For A Modern Whale. Molecular Phylogenetics and Evolution, sf: 479-506. doi: 10.1016/j.ympev.2012.10.012. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. R. McGowen, et al. (2014). Molecular Evolution Tracks Macroevolutionary Transitions In Cetacea. Trends in Ecology & Evolution, sf: 336-346. doi: 10.1016/j.tree.2014.04.001. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ D. Danilewicz. (2004). Reproductive Biology Of Male Franciscanas (Pontoporia Blainvillei) (Mammalia: Cetacea) From Rio Grande Do Sul, Southern Brazil. Fishery Bulletin, sf: 581-592. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ E. Lönnberg. (1911). The Pelvic Bones Of Some Cetacea. Arkiv för zoologi, sf: 8-15. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ Y. Tajima, et al. (2004). Comparative Anatomical Study On The Relationships Between The Vestigial Pelvic Bones And The Surrounding Structures Of Finless Porpoises (Neophocaena Phocaenoides). Japanese Society of Veterinary Science, sf: 761-766. doi: 10.1292/jvms.66.761. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ P. C. Simões-Lopes, et al. (2004). Notes On The Anatomy, Positioning And Homology Of The Pelvic Bones In Small Cetaceans (Cetacea, Delphinidae, Pontoporiidae). Latin American Journal of Aquatic Mammals, sf: 157-162. doi: 10.5597/lajam00060. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. P. Dines, et al. (2014). Sexual Selection Targets Cetacean Pelvic Bones. Evolution, sf: 3296-3306. doi: 10.1111/evo.12516. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. Struthers. (1881). The Bones, Articulations, And Muscles Of The Rudimentary Hind-Limb Of The Greenland Right-Whale (Balaena Mysticetus). Journal of Anatomy, sf: i1-176. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ A. Meek, et al. (1918). The Reproductive Organs Of Cetacea. Journal of anatomy. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ D. A. Pabst, et al. (1998). Evolution Of Thermoregulatory Function In Cetacean Reproductive Systems. Springer, Boston, MA, sf: 379-397. doi: 10.1007/978-1-4899-0159-0_13. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ D. L. Miller. (2007). Reproductive Biology And Phylogeny Of Cetacea: Whales, Porpoises & Dolphins. ISBN: 9781578083602. Yayınevi: CRC Press.
  • ^ J. G. M. Thewissen, et al. (2009). From Land To Water: The Origin Of Whales, Dolphins, And Porpoises. Evolution: Education and Outreach, sf: 272-288. doi: 10.1007/s12052-009-0135-2. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ L. Arvy. (1978). Le Pénis Des Cétacés. Mammalia, sf: 491-510. doi: 10.1515/mamm.1978.42.4.491. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. D. Guise, et al. (1994). The Anatomy Of The Male Genital System Of The Beluga Whale, Delphinapterus Leucas, With Special Reference To The Penis. Anatomia, Histologia, Embryologia, sf: 207-216. doi: 10.1111/j.1439-0264.1994.tb00469.x. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ B. D. Sachs. (1982). Role Of Striated Penile Muscles In Penile Reflexes, Copulation, And Induction Of Pregnancy In The Rat. Reproduction, sf: 433-443. doi: 10.1530/jrf.0.0660433. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ B. L. Hart, et al. (1983). Penile Mechanisms And The Role Of The Striated Penile Muscles In Penile Reflexes. Physiology & Behavior, sf: 807-813. doi: 10.1016/0031-9384(83)90277-9. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ H. Claes, et al. (1996). The Hemodynamic Influence Of The Ischiocavernosus Muscles On Erectile Function. The Journal of Urology, sf: 986-990. doi: 10.1016/S0022-5347(01)65679-9. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ C. Zimmer. The Erotic Endurance Of Whale Hips. (5 Eylül 2014). Alındığı Tarih: 27 Ağustos 2021. Alındığı Yer: Science | Arşiv Bağlantısı
  • ^ P. Senter, et al. (2015). A Critical Survey Of Vestigial Structures In The Postcranial Skeletons Of Extant Mammals. PeerJ, sf: e1439. doi: 10.7717/peerj.1439. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ P. D. B. Mate. (2010). Observations Of A Female North Atlantic Right Whale (Eubalaena Glacialis) In Simultaneous Copulation With Two Males: Supporting Evidence For Sperm Competition. Aquatic Mammals Journal, sf: 157-160. doi: 10.1578/AM.31.2.2005.157. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. L. Fitzpatrick, et al. (2012). Male Contest Competition And The Coevolution Of Weaponry And Testes In Pinnipeds. Evolution, sf: 3595-3604. doi: 10.1111/j.1558-5646.2012.01713.x. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. Keep. Well Said! Carl Zimmer And The Persistence Of Whale Hip Bones | National Center For Science Education. (11 Eylül 2014). Alındığı Tarih: 27 Ağustos 2021. Alındığı Yer: NCSE | Arşiv Bağlantısı
  • American Museum of Natural History. Pakicetus: The First Whale. (7 Ağustos 2013). Alındığı Tarih: 5 Eylül 2021. Alındığı Yer: American Museum of Natural History | Arşiv Bağlantısı
  • Dolphin Academy. Dolphin Evolution. (13 Ocak 2020). Alındığı Tarih: 5 Eylül 2021. Alındığı Yer: Dolphin Academy | Arşiv Bağlantısı
  • B. Strauss. Facts About The Ambulocetus Prehistoric Whale. (6 Nisan 2019). Alındığı Tarih: 5 Eylül 2021. Alındığı Yer: ThoughtCo | Arşiv Bağlantısı
  • P. D. Gingerich. (2009). New Protocetid Whale From The Middle Eocene Of Pakistan: Birth On Land, Precocial Development, And Sexual Dimorphism. PLOS One, sf: 34. | Arşiv Bağlantısı
  • Pelagos. Bottlenose. (14 Ocak 2020). Alındığı Tarih: 5 Eylül 2021. Alındığı Yer: Pelagos | Arşiv Bağlantısı
  • Alison Henry. Freshwater Dolphin Species And Facts. (15 Ocak 2020). Alındığı Tarih: 5 Eylül 2021. Alındığı Yer: World Wild Life | Arşiv Bağlantısı
  • Aqua Expeditions. 5 Amazing Facts About The Amazon Pink River Dolphin. (15 Ocak 2020). Alındığı Tarih: 5 Eylül 2021. Alındığı Yer: Aqua Expeditions | Arşiv Bağlantısı
  • Rachel Feltman. Newly Discovered Dolphin Hints At Ancient Transition From Oceans To Rivers. (15 Ocak 2020). Alındığı Tarih: 5 Eylül 2021. Alındığı Yer: The Washington Post | Arşiv Bağlantısı
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 26/09/2022 14:38:06 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1103

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Deney
Hız
Yemek
Asteroid
İnsanlar
İfade
Alkol
Biyolojik Antropoloji
Araştırma
Cinsellik
Amerika Birleşik Devletleri
Antik
Köpekgil
Odontoloji
Ağız
Oksijen
Mit
Evrimsel Biyoloji
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Genetik Müdahale
Acı
Türkiye
Obezite
Bağışıklık
Diş Hekimi
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.