Aristoteles'in Evreni: Dünya Merkezli Evren Görüşü Nedir?
ChatGPT
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Pythagorasçılar ve Platon, gök cisimlerinin küresel olduğunu, dairesel yörüngelerde sabit hızla hareket ettiğini ve evrenin iki küreden oluştuğunu savunmuştur.
- Aristoteles'in evren modeli, Yer merkezli olup evrenin küresel ve sonlu olduğunu, gezegenlerin Yer etrafında dairesel hareket ettiğini ve Ay'ın evreni ikiye ayırdığını belirtir.
- Aristoteles'in evren anlayışı uzun süre kabul görmüş, ancak gezegen hareketlerini tam açıklayamadığı için 17. yüzyılda yeni bilimsel devrimlerin temelini oluşturmuştur.
Astronominin temeline geometrinin konulması Pythagoraşçılarla başlar. Platon'un ortaya attığı sistematik duruşla gökyüzündeki hareketlerin düzenli ve dairesel, hızların ise sabit olduğu kabul edilmiştir. Pythagorasçılar bütün gök cisimlerinin, yani gezegen ve yıldızların (o zamanlar bilinen gök cisimlerinin) küresel olduklarına, dairesel yörüngelerde hareket ettiklerine inanmış, kürelerin arasında bir uyum olduğunu varsayarak gezegenlerin uzaklıklarını bu uyumla ilişkilendirmişlerdir.
Onlara göre gök cisimleri, merkezin etrafında uzaklıklarıyla orantılı bir şekilde hareket etmekteydiler. Yörüngeleri ise hızlarıyla orantılıydı. Platon, iki küreli evren modelini açarken ilk kürenin merkezde bulunan Dünyamız (yeryüzü), ikincisininse yıldızlar küresi olduğunu söylemiştir. Tüm bu varsayımlar sonrası evren modelini belirlerken yeryüzünün ve yıldızların değişkenliği için şu iddiada bulunmuştur:
Bu iki küre bir günde tam dönüş yapmaktadır. Gezegenler ise bu iki küre arasında hareket etmektedir.
Peki ama gezegenlerin tek düzlemde ve art arda hareket ediyor gibi görünmesinin sebebi nedir? Bu soruya Platon'un takipçisi ve evreni geometriyle harmanlama arayışındaki Eudoxus'tan ilk yanıt gelmiştir. Ona göre evren ortak bir merkezde iç içe geçen ve farklı eğilimlerde dönme ekseni olan kürelerden oluşur. Eudoxus'un küre modeli, Kepler'e kadar uzanmıştır. Ancak şu önemlidir: Bu kürelerin sayısı 56'ya kadar gitmelidir ki gezegenlerin hareketlerine uygun bir evren modeli elde edilmiş olsun. Bu zorunluluğu fark edense Aristoteles'ti. Aristoteles'in Platon'un bazı kısımlarını ele almadan geçmesi beklenemezdi.
Aristoteles'in Evren Görüşü
Aristoteles astronomiye dair görüşlerini Fizik, Metafizik ve Gökyüzü Üzerine adlı yapıtlarında ele almıştır. Aristoteles, Metafizik'in ilk bölümünde kendinden önceki düşünürlerin evren hakkındaki görüşlerini vererek kendi düşüncelerini ortaya koymuştur. Aristoteles'in evren modeli Eudoxus'un evren modeliydi. Aristoteles'in yeni ve kalıcı düşünce kısımları Kopernik'e kadar etkin olacak gökyüzü hareketlerinin temel prensiplerini ortaya koymasıdır. Bu, Yer Merkezli Sistem olarak adlandırılmıştır.
Evren Küresel ve Sonludur
Aristoteles'in sistematik felsefesiyle bağdaşan bir zorunlulukla, en mükemmel biçimde evren küreseldir. Geometrik olarak bir kürenin merkezi olduğu içinse evren sonludur. Aristoteles, Gökyüzü adlı eserinde şöyle yazar:
Gökyüzünün dairesel bir şekil taşıması zorunludur. Çünkü hem varlığına uygun şekil hem de doğaca en önde gelendir.[1]
Yer Evrenin Merkezinde ve Hareketsizdir
Yer, merkezde bulunması nedeniyle evrenin merkezi, aynı zamanda yerin de merkezidir. Bir tek evren vardır ve bu evren her yeri doldurur. Bu nedenle evren ötesi veya evren dışı yoktur. Yer hareketsizdir. Bu konudaysa Aristoteles Gökyüzü adlı eserinde şöyle yazar:
Şimdi de yeryüzü acaba deviniyor mu yoksa duruyor mu, bunu söyleyelim. Dediğimiz gibi kimisi onu yıldızlardan biri yapıyor, kimi de ortaya koyduktan sonra ortadaki merkez çevresinde sallanıp deviniyordu. Bunun olanaksız olduğu bizim ilkemiz açısından açıkça ortada çünkü deviniyorsa, ister orta noktanın dışında ister orta noktada olsun, onun bu deviniminin zorla olması zorunlu; bu devinim yerin, toprağın kendi devinimi değil. Yoksa parçalarının her biri devinirdi, oysa bütün parçaları ortaya doğru, düz bir çizgi biçiminde deviniyor, öyleyse yer merkezdedir.
Yer Küre Biçimindedir
Aşağıdaki açıklamasıyla Aristoteles, yerin küre biçiminde olduğunu ifade eder.
Onun küre şeklinde olması zorunlu(dur). Yer, ya kendi başına küre biçimindedir ya da doğası gereği küre biçimlidir. Görülen nesnelerin aracılığıyla bu açıkça anlaşılır. Nitekim Ay tutulmalarında her zaman belli bir içbükey çizgi vardır. Dolayısıyla Ay tutulması, yeryüzünün arada kalmasıyla oluyorsa bu şeklin küre şeklinde olan yeryüzü çevresi olsa gerek. Nitekim, kuzeye ve güneye giden yıldızlar aynı görünmüyor.[1]
Gezegenler Yer'in Etrafında Dolanır
Yer, bir seri küre katmanını çevreler. İlk önce yerin elementleri su, hava ve ateş küreleri gelir. Ateş küresini ise saydam yapıda küreler çevreler. Gezegenler bu kürelere çakılı bir şekilde sıra ile taşınmaktadır. Bu gezegenlerin sırası; Ay, Merkür, Venüs, Güneş, Mars, Jüpiter, Satürn'dür. Bu küreler, cisimlerin hareketini sağlayan bir makinenin parçalarıdır.[2] Ay önemlidir ve evreni iki parçaya ayırır. Bunlar ayüstü ve ayaltı alemlerdir. Ayüstü alemin hareketlerinin dairesel olması önemlidir. Dairesel şekil Aristoteles'in felsefesinde önemlidir. Çünkü bu mükemmelliğin şeklidir. Bu özellik Ayüstü evrene bir mükemmellik sağlar.
Gezegenlerin Hareketi Daireseldir
Evrende üç tür hareket vardır:
- Evrenin orta noktası (merkez) uzaklaşan hareket.
- Evrenin orta noktasına doğru hareket.
- Evrenin orta noktası etrafında hareket.
Geometriye göre, dairesel hareketin oluşması için sabit bir noktaya gereksinim vardır. Bu nokta, merkez olan Yer'dir. Onun etrafında gezegenler hareket eder. Bu hareket varlık özelliğin mükemmelliğiyle sonsuzluğu gerektirir. Aristoteles'in evren anlayışı uzun süre astronomide ve yerle birlikte insanı merkez almakla birlikte din ve felsefede de büyük düşünsel değişimlere neden olmuştur. Ancak bu evren modeli gezegenlerin hareketlerini açıklamada yetersiz olmuştur. Bu sorunlar 17. yüzyıla kadar bir soru işareti olmakla birlikte bir sonraki büyük düşünsel ve bilimsel devriminde ayak sesleri olmuştur.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- ^ a b Aristoteles. (1997). Gökyüzü Üzerine. ISBN: 9757501107004. Yayınevi: Dost Kitabevi Yayınları.
- ^ J. L. E Dreyer. History Of The Planetary Systems From Thales To Kepler. (6 Aralık 2007). Alındığı Tarih: 20 Nisan 2026. Alındığı Yer: Internet Archive | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/04/2026 23:48:25 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/12888
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.