Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Open AI
Open AI
67.5K UP
3 gün önce
Eski kitapların o büyüleyici kokusu aslında kağıdın yavaş yavaş ölümünden ibaret. Kağıttaki odun liflerini bir arada tutan lignin zamanla parçalanıp havaya karışıyor. Burnunuza gelen o tanıdık notalar tesadüf değil: Lignin bozulurken kimyasal olarak vanilyaya (vanilin) ve bademe (benzaldehit) benzeyen uçucu bileşikler salıyor. Yani teknik olarak çürüyen bir şeye aşığız.

İşin hüzünlü yanı şu: Günümüzde basılan kitapların çoğu asitsiz kağıt kullanıyor. Bu kağıtlar sararmıyor ve çok daha dayanıklı ama asla o eski kütüphaneler gibi kokmayacaklar. O koku, kelimenin tam anlamıyla geçmişte kalıyor.
44 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ayşegül Şenyiğit Özdil
Yazar 22 Ocak 2017 10 dk.

Bu yazımızda, sizleri ve çocuklarımızı, her evde bulunabilen ve birkaç basit malzemeyle yapılabilen birbirinden harika 7 adet deneyle tanıştırmak istiyoruz. Deneyleri yaparken sizin ve çocuklarınızın beraber kaliteli vakit geçireceğinizi ve ayrıca onların bazı temel bilimsel gerçekleri keyifle öğreneceklerini garanti ediyoruz. Gelin bu mutluluk ve eğlence zincirimize yeni halkalar ekleyelim ve bu gönderimizi mümkün olduğunca başkalarıyla paylaşalım ki evlerimiz ve okullarımız bilimle şenlensin!

Bu içeriği, okurlarımız tarafından çocuklar ve aileler için hazırlanmış özel bir PDF dosyası olarak indirmek, dağıtmak ve paylaşmak için buraya tıklayın.

60
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 9 Ağustos 2011 18 dk.

Hiç düşündünüz mü fantastik hikayelerin olmazsa olmazı ejderhalar gerçek olsalardı, ateş püskürtme mekanizmaları nasıl çalışırdı? Örneğin Game of Thrones'tan şu sahneleri bir hatırlayalım:

Ejderhanın boğazından gelen ateşi oluşturan mekanizma sizce ne dersiniz?

93
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mert Avşar
Mert Avşar
27.2K UP
Çeviren 4 Mart 2019
Bu devasa süper kabarcıklar nasıl meydana geldi? Her biri binlerce ışık yılı genişliğindeki bu iki olağanüstü kabarcık, NGC 3079 olarak adlandırılan sarmal galaksinin merkezine yakın bir noktada keşfedildi. Görselin sağ tarafında yer alan mor renkli süper kabarcıklar, NASA’nın Dünya yörüngesindeki Chandra X Işını Gözlemevi tarafından rahatlıkla tespit edilebilecek nitelikte X ışınları yayacak kadar yüksek sıcaklıktalar. Bu durumun kaynağıyla ilgili önde gelen bir hipotez NGC 3079’un merkezinde yer alan bu süper kabarcıkların, süper kütleli bir kara delik ve onun çevresindeki gazların etkileşimi sonucunda oluşmuş olabileceği yönündeyken; bir diğer hipotez ise süper kabarcıkların, esasen galaksinin merkezine yakın konumdaki genç ve sıcak yıldızlardan gelen yüksek enerjili rüzgârların etkisiyle oluştuğunu öne sürmektedir. 2010 yılında NASA'nın Fermi uydusundan elde edilen görüntüler sayesinde Samanyolu Galaksisi’nin merkezinde keşfedilen ve gama ışınları yayan Fermi baloncukları, bu olayın geçmişte gözlemlenmiş tek örneğidir. NGC 3079’un süper kabarcıklarının doğasına ilişkin süregelen araştırmaların yanı sıra diğer galaksilerdeki yüksek enerjili süper kabarcıklara yönelik araştırmalar da aynı şekilde devam etmektedir.
1
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Mayıs 2011 30 dk.

Kanser, en yalın anlamıyla, kontrolsüz hücre bölünmesi demektir. Hücreler, sürekli olarak belirli bir döngü içerisindediler. Hayatlarının çoğu "interfaz" denen ve "hücre içi sıradan olayların yapımı ve bir sonraki bölünme için iç hazırlıklar" olarak tanımlayabileceğimiz evrede geçirirler. Daha sonradan, DNA'dan "emrin gelmesiyle" (daha doğrusu belirli bir yüzey alanının hacme oranı değerine veya belli başlı bazı diğer kriterlere eriştikten sonra meydana gelen biyokimyasal geri bildirim sayesinde DNA'nın tetiklenmesiyle) hücre bölünmesi için özel çalışmalar başlatılır. Sırasıyla profaz, metafaz, anafaz ve telofaz evrelerinden geçerek hücre bölünmesi gerçekleşir.

Ancak işler, bizlerin lisede öğrendiği kadar basit değildir. Hücrenin normal yaşamı ve bölünme öncesi, sırası ve sonrasında pek çok zincirleme tepkimeler (İng: "cascade") meydana gelir. Bunlar, çeşitli enzim ve proteinlerce denetlenirler. Her bir faz arası geçiş, farklı metotlarla kontrol edilir. En nihayetinde ise önce DNA bölünür, telofazın son kısmında ise hücre bölünmesi gerçekleşir ve sonuç olarak tek bir hücreden, iki hücre (mayoz durumunda peşisıra iki bölünme sonucu önce iki, sonra dört hücre) meydana gelir.

150
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Serdar Çakmak
Serdar Çakmak
115.3K UP
İnceleyen10 19 Mart
Bilgi paradoksundan haberiniz var mı? Kara delikleri merak ediyor musunuz? Kara deliğe düşer isek ne olur? Peki enformasyona yani bilgiye ne olur? Peki entropi nezdinde durum nedir?

Şüphesiz kara delikleri düşündüğümüzde gravitasyon yani kütleçekimini göz ardı edemeyiz. Bildiğimiz evrene dair her şeyi ise enformasyon yani bilgi ile tanımlayabiliriz. Matematikle ifade edebileceğimiz bilgiyi enformasyon teorisi nezdinde bilimsel olarak ele almakta bilim insanları. Bekenstein'ın bu eserinde bilim dünyasının kafasını kurcalayan güncel birçok sorunsala doğru ışık tutacaksınız. Üzerine düşünsel sürecinizi mutlaka körükleyecek ve size konuya dair önemli bilgileri aktaracaktır.

Kitabı okumadan evvel şüphesiz kara deliklere olan ilginiz merakınız ve bir tutam bile olsa bilginiz vardır. Kütleçekiminin uzay-zamana etkisi hakkında da yeterli bilginiz olacağını düşünüyorum. Karadelik fiziği ve yapısı hakkında biraz bilginizin olması kitabı okurken daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir. Ve ayrıca kitabı okumadan evvevl enformasyon teorisi nedir ne değildir, bilgi paradoksu denen şey nedir ne değildir kısa bir araştırma ardından bu kitabı bir solukta okuyabilirsiniz.
9.7/10
(12 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Of Gravity, Black Holes and Information
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Meryema Şermet
Meryema Şermet
115.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını sağlar, herkesin hırsına yetecek kadarını değil.
Kaynak: İbrahim balsak'ın YouTube videosu (YouTube)
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Meriç Öztürk
Seslendiren 28 Mayıs 26:07
Yeni programımız Hasbihal'de bu bölümde size iki haberimiz var. Biri iyi, diğeri de iyi... İki de şarkımız var, dinlemenizi istediğimiz... CRISPR Hayat...
13
Tüm Reklamları Kapat
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 9 Ağustos 2022 7 dk.

Saniyede 707 kez dönen, çökmüş, yoğun bir nötron yıldızı! Bu akıl almaz hız onu Samanyolu galaksisinin en hızlı dönen nötron yıldızlarından biri yapıyor. Bu yıldız, yakınında bulunan bir diğer yıldızın neredeyse tüm kütlesini parçalayıp tükettiği için, "şimdiye kadar tespit edilen en ağır nötron yıldızı" unvanını aldı.

Güneşin kütlesinin 2.35 katı olan bu nötron yıldızının ağırlığını ölçmek, gökbilimcilerin "nötron yıldızı" denen bu yoğun nesnelerin içindeki olağandışı kuantum durumunu kavramalarını sağlıyor. Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'de Seçkin Astronomi Profesörü olan Alex Filippenko şunları söylüyor:

43
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Dünyaya nasıl göründüğümü bilmiyorum; ama ben kendimi, henüz keşfedilmemiş gerçeklerle dolu bir okyanusun kıyısında oynayan, düzgün bir çakıl taşı ya da güzel bir deniz kabuğu bulduğumda sevinen bir çocuk gibi görüyorum.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
37
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim ve bilimseverler sıkıcı değildir! Evrim Ağacı Etkinlik Platformu'nu kullanarak bulunduğun şehirde veya internet üzerinde toplantılar, etkinlikler, buluşmalar düzenleyebilir, diğerlerinin düzenlediği etkinliklere katılabilirsin. Ayrıca eğer bilimle ilgili bir iş, staj, burs veya eğitim arıyorsan veya bu pozisyonları dolduracak bilimseverler, bilim insanları ve öğrenciler arıyorsan, Evrim Ağacı İlan Platformu'nu kullanarak Türkiye'deki ve Dünya'nın her yanındaki bilimseverlerin oluşturduğu ağa katılabilir, bu ağa güç katabilirsin!

Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Mart 2014 15 dk.

İlk yazımızda evrimin popülasyonlarla ilgili olduğunu ve evrimi anlamak için popülasyonları analiz edebilmemiz gerektiğini anlatmıştık. İkinci yazımızda ise bize her zaman fayda sağlayacak ve her an kullanabileceğimiz çok önemli bir matematiksel araç elde etmiştik: frekans hesabı. Eğer ki bunları unuttuysanız, lütfen önceki yazılarımıza göz atın. Ancak eğer ki bunları tam olarak anladığınızı düşünüyorsanız, artık frekansları kullanarak popülasyonları analiz etmeye başlayabiliriz demektir. Bir diğer deyişle; artık evrimi matematiksel olarak kavrayabilecek noktaya gelmişsiniz demektir. Öyleyse bilgilerimizi kullanmaya başlayalım.

Bu yazımızda, sizlere evrimsel biyolojinin bizlere kazandırdığı en önemli kavramlardan biri olan Hardy-Weinberg Dengesi (HW-Dengesi) konusundan bahsedeğiz. Bu öylesine önemli bir konudur ki; önemini vurgulamanın en kolay yolu şudur: Hardy-Weinberg Dengesi'nin varlığı bile tek başına evrimin bir doğa yasası olduğunun en net göstergesidir. Aslında bu cümleyi şöyle kurmalıydık: Hardy-Weinberg Dengesi'nin var olmaması, tek başına bile evrimin bir doğa yasası olduğunun en net göstergesidir. Bunun ilk etapta kafa karıştırıcı olduğunun farkındayız. "Nasıl yani? Söz konusu denge var mı, yok mu? Hangisi?" diye soruyor olabilirsiniz. Neden böyle bir ikilem yarattığımızı ve bu dengenin hem varlığının, hem de yokluğunun evrimin varlığına ispat olduğunu yazımızın sonunda anlayacaksınız. Öncelikle biraz ön bilgi verelim:

90
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Tüm Reklamları Kapat
Blog Yazısı
Batuhan Şahin
Batuhan Şahin
53.9K UP
Blog Yazarı 1 dk.

Kaynakça:https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1359645422008709. Uzun vadeli nötron ışınlamasının nükleer malzemelerin mekanik davranışı üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak için, hizmet dışı bırakılmış bir araştırma reaktöründen bir LT21 alüminyum (Al) alaşımı üzerinde yerinde yarı statik tek eksenli çekme testleri gerçekleştirilir. Tarama/İletim elektron mikroskobu (SEM/TEM) ve mikro CT, doğal olarak yaşlandırılmış ve 30 yıl boyunca nötron ışınına maruz kalmış LT21 Al alaşımlarının mikro yapılarını karakterize etmek için ilk olarak uygulanır. YerindeBu LT21 Al'nin deformasyon ve hasar dinamiklerini karakterize etmek için senkrotron mikro bilgisayarlı tomografi (CT) kullanılmıştır. Işınlanmış numunede yer değiştirme/gerinim alanlarını ve mikroyapısal evrimi (örneğin, parçacık hareketi ve gözenek büyümesi) ölçmek için yeni bir parçacık izleme analizi tekniği önerilmiştir. Uzun süreli ışınlama, LT21 Al alaşımında, mikron boyutlu Si parçacıklarının ve nano ölçekli Mg'nin çökelmesi/toplanması dahil olmak üzere önemli mikroyapısal değişikliklere neden olur.Si parçacıkları. Ek olarak, ışınlanmış malzemedeki gözeneklerin ve parçacıkların boyutu, ışınlanmamış malzemedekinden önemli ölçüde daha büyük görünmektedir. Çekme sırasında, alaşım elastik-plastik deformasyona uğrar ve ardından kesme baskın boyun verme hatası gelir. Gözeneklilik ve gözenek boyutu, artan yükleme ile genel bir artış sergiler. Yeni gözeneklerin oluşumu, parçacık-matris arayüzlerinde oluşum ve numune boyunca rastgele oluşum olmak üzere iki modda gerçekleşir. Birinci mod için, gözenekler bir parçacığın üst ve alt uçlarında çekirdeklenme eğilimindedir (yükleme yönüne göre). Yeni gözeneklerin oluşumu ve ilk ve yeni çekirdekli gözeneklerin büyümesi aynı anda meydana gelir ve boyun verme meydana gelmeden önce ışınlanmış LT21 Al alaşımında hasar birikimine yaklaşık olarak eşit katkıda bulunur.

8
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
111.6K UP
Üye 1 gün önce
Tarih mi merak ettiniz! Bugün günlerden'Asrın Felaketinin 3. Yıl dönümünün ertesi günü... Hangi mi felaket? ∞ 4:17 ∞ Bazı şeylerin değişmesi gerekiyor ama işte onlar asla değişmeyecek, biliyoruz. Bu yüzdendir ki 'nasıl olsa degişmeyecek' ya da' bu değişimde benim hareketim önemsiz' gibi tavır sergileyip yokuşa atlıyoruz her seferinde. Bu teslimiyet en az değişmeyenler kadar kalıcı bir sorun haline geliyor. Çünkü değişimin önündeki engel çoğu zaman sistemler değil, etkisiz olduğumuza dair içselleştirdiğimiz bu düşünce oluyor. 'Ben ne yapabilirim ki?' cümlesi sorumluluğu üzerimizden alırken bizi rahatlatıyor, ama aynı anda bizi edilgenliğe mahkum ediyor. Oysa hiçbir büyük dönüşüm tek başına anlamlı görünen bir hareketle başlamadı. Küçük, dağınık ve çoğu zaman sonuçsuz sanılan itirazlar birikmeden hiçbir şey kırılmadı. Yokuşa attığımız her an değişmeyecek dediğimiz şeyi biraz daha sağlamlaştırıyoruz, çünkü değişmeyen şey çoğu zaman düzen değil bizim ona dokunmamayı seçmemiz oluyor.
1 Cevap - 113 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close