Dünyaya nasıl göründüğümü bilmiyorum; ama ben kendimi, henüz keşfedilmemiş devasa bir hakikat okyanusu önümde dururken, deniz kıyısında oynayan, arada sırada sıradan olanlardan daha pürüzsüz bir çakıl taşı ya da daha güzel bir deniz kabuğu bularak kendini oyalayan bir çocuk gibi görüyorum.
Platon dostumdur, Aristosteles dostumdur, ama gerçek daha iyi dostumdur.
Olgulardan doğanın kuvvetlerini keşfetmek, sonra da bu kuvvetler yardımıyla diğer olayları açıklamak...
Eğer daha uzağı görebiliyorsam bu, benden önceki devlerin omuzlarında durduğum içindir.
Eğer ki diğerlerinden ötesini görebildiysem; bu, devlerin omuzlarında yükseldiğim içindir.
Biz bilim insanları kumsalda çakıl taşları arayan çocuklar gibiyizdir. Eğer ben, arkadaşlarımdan biraz daha fazla, biraz daha renkli çakıl taşları toplayabildiysem bunun nedeni dizlerime kadar suya girmeye cesaret edebilmiş olmamdır.
Dünyaya nasıl göründüğümü bilmiyorum; ama ben kendimi, henüz keşfedilmemiş gerçeklerle dolu bir okyanusun kıyısında oynayan, düzgün bir çakıl taşı ya da güzel bir deniz kabuğu bulduğumda sevinen bir çocuk gibi görüyorum.