Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Maya Yilmaz
Maya Yilmaz
50.8K UP
Farklı kaynakların üstüne yapay zekayla toparlayan öğrenci 10 Ekim 2023 Sen de Cevap Ver

Kappa mekanizması, yıldızların dış katmanlarında enerjinin soğurulmasını etkileyen bir faktördür. Bu faktör, yıldızların iç kısımlarından gelen enerjinin soğurulma kat sayısını gösteren "K" sembolüyle ifade edilir¹.

Kappa mekanizması, yıldızların titreşim yapmasına neden olan bir süreçtir. Bu süreçte, yıldızın sıcaklığı arttıkça opaklığı da artar. Bu da enerjinin dışarıya akmasını zorlaştırır. Bu durumda, yıldız büzülmeye devam eder. Ta ki sıcaklık opaklığı azaltana kadar.

Opaklığın azalmasıyla birlikte biriken enerji dışarıya doğru bir anda boşalır. Enerji boşaldığında, yıldız artık olması gerekenden fazla şişmiştir. Dolayısıyla tekrar büzülmeye başlar ve bu süreç böyle devam eder².

Tüm Reklamları Kapat

Bu mekanizma, Eddington tarafından valf (ya da vana) mekanizması olarak adlandırılmıştır³. Kappa mekanizması, yıldız astrofiziğinde önemli bir rol oynar.

Örneğin, klasik cehheidler, delta scutiler, RV tauriler ve RR Lyraelar gibi değişen yıldızlarda bu mekanizma çalışırken, He iyonizasyon bölgesi bulundurmayan Beta Cepheidlerde geçerli bir mekanizma değildir¹.

Kaynak: Bing ile konuşma, 10.10.2023

(1) Kappa mekanizması.

Tüm Reklamları Kapat

........

(2) Kappa Mekanizması Nedir? Yıldızların Opaklığı Nasıl Ölçülür?- Evrim ağacı

(3) Kappa mekanizması - Vikipedi.

(4) Yıldız Astrofiziği: Kappa Mekanizması | Rasyonalist Bilim.

Kaynaklar

  1. Rastonalist. Yıldız Astrofiziği. Alındığı Tarih: 10 Ekim 2023. Alındığı Yer: rasyonalist | Arşiv Bağlantısı
  2. Yapay zekâ Chatgpt-4. Bing Ile Konuşma. Alındığı Tarih: 10 Ekim 2023. Alındığı Yer: Bing | Arşiv Bağlantısı
  3. Evrim ağacı. Kappa Mekanizmasi Nedir Yildizlarin Opaklığı Nasıl Ölçülür. Alındığı Tarih: 10 Ekim 2023. Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ali Ferruh Ekiz
Aktaran 27 Aralık 2024 2 dk.

Kopenhag Üniversitesi'ndeki Globe Enstitüsünde yapılan yeni bir araştırma Neandertallerin neslinin neden tükendiği hakkındaki ana hipotezlerden birini destekliyor. Yeni çalışmanın arkasındaki araştırmacılar güney Fransa'daki bir mağarada erkek bir Neandertalin kalıntısını keşfetti. Bu keşif, Neandertallerin neslinin izole yaşam stilleri nedeniyle tükenmiş olabileceği hipotezini destekliyor. Çalışmanın araştırmacılardan Globe Enstitüsünde Doçent Doktor olan Martin Sikora durumu şöyle açıklıyor:

Yeni keşfedilen Neandertalin genomu son çalışılan Neandertalden farklı bir soydan geliyor. Bu, Neandertallerin sosyal organizasyonunun birbirleriyle ilişkileri daha kuvvetli olan modern insanlardan farklı olduğu düşüncesini destekliyor.

24
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
414.3K UP
Aktaran 12 Nisan 3 dk.

İnsan dili, kelimeleri birleştirerek sonsuz sayıda anlam yaratabilen bir yeteneğe sahiptir. Bu yetenek, dile ifade gücünü kazandırır ve onu diğer hayvanların iletişiminden ayırır. Araştırmacılar şimdi, bu yeteneğin daha basit bir versiyonunu en yakın yaşayan akrabamız olan bonobolarda keşfetti. Science dergisinde bu hafta yayımlanan çalışma, bu maymunların farklı sesleri birleştirerek yeni anlamlar üretebildiğini gösteriyor.[1] Çalışmaya dahil olmayan Rennes Üniversitesi'nden evrimsel biyolog Maël Leroux şunları söylüyor:

Önceki çalışmalar, diğer hayvan türlerinin de sesleri birleştirebildiğini göstermiş olsa da bu kombinasyonlar sadece anlamları yan yana ekleyen "basit" birleşimlerdi. İnsan dili ise bunlardan çok daha fazlasıdır. İnsanlar, kelimeleri parçaların toplamından fazlasını ifade edecek şekilde birleştirebilir. Örneğin, "uzun aşçı", uzun boylu ve aşçı olan birini ifade eden basit bir kombinasyondur. Ancak "iyi aşçı" sadece iyi biri ve aşçı olan birini değil, aynı zamanda bir sürücü olarak kötü olan birini de ifade edebilir. Bu kelime kombinasyonları, esas kelime öbeğinde olmayan yeni bir anlam üretme potansiyeline sahiptir.

59
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Rüveyda Ayvaz
Rüveyda Ayvaz
70.2K UP
1 gün önce
Evrim Ağacı Keşif listesinde "Bir ev dekorasyonu yap" görevini tamamlamayı başardım! Sana bu görev konusunda yardım etmemi istersen veya bir sonraki keşfi benimle yapmak istersen yorumlara yaz!
38 görüntülenme
İş birliği teklif et! Rüveyda Ayvaz'ın Keşif Listesi
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Kubilay Yıldız
Kubilay Yıldız
20.1K UP
İnceleyen10 7 saat önce
2800 yıllık bu destanı okurken zaman zaman yeryüzünde en yiğit savaşçıların kanlı düellolarına zaman zaman da Olympos'taki tanrıların arasında yaşanan entrikalara şahit oluyoruz. Bazense tanrıların doğrudan savaş meydanına inişini görüyoruz.

Bu uzun savaşın yaklaşık 52 günlük kesiti, aynı tarafta savaşan kralların çıkar çatışmaları çevresinde güç dengelerinin değişimini gözler önüne seriyor.

Aşil'in intikamını ve Hektor'un trajedisini okurken savaşın sebep olduğu o azılı öfke ve merhamet arasındaki gelgitleri karakterlerle birlikte yaşıyoruz.

Destanın son bölümünde bahsi geçen Niobe, Manisa'da yaşayan biri olarak eserle kurduğum bağa farklı bir anlam kattı.

Eserin şiirselliği koruyan çevirisi ve Azra Erhat'ın çok kapsamlı ön sözü de takdiri hak ediyor.
Kitap
10.0/10
(12 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CCXIX (219) - Eski Yunanca Aslından Çevirenler: Azra Erhat - A. Kadir
Yazar: Homeros
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 22 Nisan 2014 44 dk.

Birçoğumuzun düşünmeden kullandığı, tanımlar yapıştırdığı, bilimin bu konudaki tutumlarından bihaber olarak yorumlar getirdiği bir konudur hastalıklar. Kafamıza göre, bize uygun gelmeyen her sağlık durumunu "hastalık" olarak nitelendirmeyi pek severiz. Kolaydır çünkü bizden olmayanı "hasta" olarak görmek. Hele ki "norm" olarak kabul edilen; aslında birkaç on yıllık bir dilime vurulduğunda son derece değişken olduğu anlaşılabilecek "genel geçer" sandığımız ve aslında olmayan durumlara göre değerlendiririz insanları.

Bir zamanlar dişilerin erkekler gibi kotlar, gömlekler giyinmesi anormaldi ve "hastalıklı bir eğilim" olarak görülüyordu. Bugün her iş merkezinde, her spor salonunda, her halka açık meydanda böyle giyinen kadınları görürsünüz ve kimse dönüp ikinci bir defa düşünmez. Ancak bu, şu anda içerisinde yaşadığımız zamana alışık olduğumuz için pek de anlamlı bir örnek gibi gelmeyebilir; sonuçta kadınların kot-gömlek giymesi bizler için son derece normaldir. Bunun hastalık olarak görülebileceği bir zamanı hayal etmekte bile güçlük çekeriz.

114
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ozan Zaloğlu
Ozan Zaloğlu
313.8K UP
Çeviren 12 Temmuz 2017 1 sa.

Yaşam nasıl başladı? Bundan daha büyük bir soruyu hayal etmek bile güçtür. İnsan tarihinin büyük bir kısmında, insanların büyük bir kısmı "tanrı yaptı" şiarının bir versiyonuna inanmıştır. Bunun haricindeki hiçbir açıklama olası görülmemiştir. Bu, artık doğru değil. Geride bıraktığımız asırda birkaç bilim insanı yaşamın nasıl başladığını aydınlatmaya çalıştılar. Hatta laboratuvarlarında "Yaratılış" anını yeniden canlandırmaya çalıştılar: Amaçları; sıfırdan, yepyeni bir yaşam yaratmaktı. Şu ana kadar bunu başarabilen olmadı; ancak bu denemeler sayesinde çok fazla yol kat ettik. Günümüzde yaşamın başlangıcı üzerinde çalışan birçok bilim insanı doğru iz üzerinde olduklarından eminler - ve hatta bu iddialarını destekleyecek deneysel kanıtlara da sahipler.

Bu makalemizde okuyacağınız, bizlerin nihai kökenini keşfetmeye yönelik hikayemizdir. Takıntının, mücadelenin ve zeka dolu yaratıcılığın bir hikayesidir. Bu hikaye içerisinde, modern bilimin en büyük keşiflerinden bazılarıyla karşılaşacaksınız. Canlılığın başlangıcını anlama çabası, insanları gezegenimizin en uç köşelerine göndermiştir. Bazı bilim insanları bunu yaptıkları için "şeytan" olarak görülmüş, bazı diğerleri ise baskıcı totaliteryen devletlerin gölgesi altında araştırmalarını sürdürmek zorunda kalmıştır.

213
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Uyarlayan 6 Temmuz 2022 8 dk.

Acı duygusu olmadan, hayat daha da tehlikelidir. Acı, bize bir çekici daha dikkatli kullanmamızı, çorbanın soğumasını beklememizi veya kartopu savaşında eldiven giymemizi söyler. Gerçekten de nadir olarak görülen ve hastanın acı hissetmesini engelleyen kalıtsal hastalıklardan muzdarip olan insanlar; kendilerini çevresel tehlikelere karşı koruyamazlar, bu da kırık kemiklere, hasarlı cilde, enfeksiyonlara ve daha kısa bir yaşam süresine sebebiyet verir.[1]

Bu durumlarda ağrı, sadece fiziksel bir duyumdan daha fazlasıdır; koruyucu önlem almak için bir sinyaldir. Bununla birlikte, aşırı veya uzun süreli ağrılar yıpratıcı olabilir. Peki modern tıp bu ağrıları nasıl hafifletir?

67
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Enes Kocabey
Enes Kocabey
156.8K UP
Yazar 24 Kasım 2021 8 dk.

Duygular, günlük hayatımızda önemli bir rol oynar. Her gün etrafımızda sayısız insanın duygularına ve bu duyguları yansıtma biçimlerine tanık oluruz. Hatta yöneldiğimiz aktivite ve hobileri dahi, bize vereceğini düşündüğümüz duygulara göre seçeriz.

Dünyadaki farklı dil ve kültürlere rağmen bazı temel duyguları ifade etme biçimimiz hemen hemen aynıdır. Örneğin mutluluk, korku, şaşkınlık gibi duyguların sebep olduğu mimiklerin evrensel olduğunu söyleyebiliriz. Bunun, henüz dilin gelişmediği dönemlerde insanın duygularını yansıtma arzusundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Muhtemelen sözsel bir ifadenin olmadığı bir zamanda insanın çevresinde görüp şaşırdığı ya da korktuğu bir şeyi mimiklerinden başka ifade edebileceği daha iyi bir araç yoktu.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
38
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sertaç Oral
9 saat önce
Yaptığım okumalar ve araştırmalar sonucunda, evrimin yalnızca gözlemsel korelasyonlara dayanan bir iddia olmadığını; güçlü, çok katmanlı nedenlerle desteklenen bir açıklama çerçevesi sunduğunu gördüm. Şüpheci tutumum tamamen ortadan kalkmasa da, evrimin alternatif açıklamalara kıyasla çok daha güçlü ve tutarlı olduğu kanaatine vardım.
14 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
S. Buğra Baltacı
Yazar 12 Aralık 2019 37 dk.

Öğrenme ve bellek sinir sistemimizin en önemli özelliklerindendir. Öğrenme dünya ile ilgili bilgi edinme ve bellek edinilen bu bilginin kodlanma, depolanma ve daha sonra geri çağrılma süreçleridir. Bu süreçler olmaksızın sinir sistemimizin fonksiyonunun büyük ölçüde bozulacağı ve belleği etkileyen dramatik hastalıklardan görülebildiği gibi mental hayatımızın anlamsızlaşacağı açıktır. 

Geçtiğimiz 50 yılda uygun deneysel modellerin oluşturulması ve moleküler biyoloji alanındaki gelişmelerin sinirbilime uygulanması ile birlikte öğrenme ve bellek süreçlerinin altında yatan moleküler mekanizmalar hakkında çok önemli ilerlemeler kaydedildi.

164
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 2 Şubat 2022 23 dk.

Özel Görelilik Teorisi (veya İzafiyet Teorisi), Evren'i oluşturan uzay-zaman dokusunun doğasına yönelik bir teoridir ve uzay ve zaman arasındaki ilişkiyi açıklar. Özel Görelilik Teorisi, Albert Einstein tarafından 1905 yılında yayınlanan On the Electrodynamics of Moving Bodies başlıklı makalede ileri sürülmüştür.[1]

Özel Görelilik Teorisi, 2 temel postülat üzerine kuruludur:

327
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
📊 Matematik felsefesinde “nominalizm”, matematiksel nesnelerin bağımsız bir varlığa sahip olduğunu reddeden bir bakış açısıdır. Buna göre bu nesneler ne fiziksel dünyada yer alır ne de uzay-zamanda bağımsız bir şekilde bulunurlar; dolayısıyla matematiği anlamlandırmak için bu tür soyut varlıkları varsaymaya gerek olmayabilir.

🔍 Nominalistlerin farklı stratejileri vardır. Bazı yaklaşımlar, matematiksel teorilerin yeniden yapılandırılması yoluyla soyut nesnelere bağlılığı ortadan kaldırmayı denerken; başka yaklaşımlar, mevcut matematiksel dil ve teoriler içinde soyut nesnelerin varlığını varsaymadan nasıl açıklama yapılabileceğini göstermeye çalışır.

📈 Örneğin “matematiksel kurgusalcılık” gibi bazı görüşlerde, matematiksel ifadeler nesnel varlıklar olarak değil; sadece dilsel ve mantıksal ifadeler olarak ele alınır. Bu bağlamda, klasik ifadeler (örneğin “sonsuz sayıda asal sayı vardır”) soyut nesnelerin varlığına başvurmadan da yorumlanabilir hâle getirilebilir.

🔄 Nominalizm, matematiğin uygulamalarını ve bilimdeki rolünü sorgularken, ontolojik bağlılıktan kaçınmanın farklı yollarını de ortaya koyar. Bu, soyut matematiksel nesnelerin varlığını reddetmenin ötesinde, matematiğin metafiziksel yüklerinden arındırılarak nasıl düşünülebileceğine dair bir çerçeve sunar.

📌 Nominalist görüşler, matematiksel nesnelerin gerçekten var olup olmadığına dair geleneksel metafizik tartışmalarındaki karşıt yaklaşımlarla (özellikle platonist bakış açısıyla) doğrudan ilişkilidir; burada temel mesele, soyut nesnelerin ontolojik statüsünün ne olması gerektiğidir.

Yazar: Otávio Bueno
Çeviren: Sibel Özkan
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Levenhuk F30 Kablosuz Yemek Pişirme Termo-Probu

Levenhuk F30, tam olarak etle çalışmak için tasarlanmış kablosuz bir termoprobdur. En ilginç özelliği, et türünü ve pişme derecesini belirleme seçeneğidir. Bu nedenle, fazla çaba harcamadan mükemmel şekilde pişmiş bir yemek elde edebilirsiniz. Cihazda ayrıca bir zamanlayıcı ve sıcaklık sınırını gösteren sesli bildirim işlevi bulunur.

Cihaz birkaç bileşenden oluşur: kablolu bir termoprob, bir verici ve bir alıcı. Taban, mutfakta uygun herhangi bir yere kurulabilir, örn. Velcro veya bir mıknatıs kullanılarak fırın kapağına takılabilir. Termoprob bir kablo ile ona bağlanır. Alıcı, doğrudan tabana veya başka herhangi bir alana yerleştirilebilir. Alıcı, tüm prob ölçümlerini ve diğer faydalı bilgileri gösteren bir ekrana sahiptir. Ayrıca çalışma modlarını ayarlamak için de kullanılır.

Termo prob sadece bir mutfak aleti değildir, aynı zamanda iç veya dış mekan sıcaklığını kontrol etmek için standart bir termometrenin yerini alabilir. Probu suya batırırsanız, su sıcaklığını ölçer ve sıcaklığın banyo yapmak için uygun olduğunu size bildirir. Bahçecilikle uğraşanlar için, toprak sıcaklığını ölçmeye yönelik bir termo prob kullanışlı olacaktır. Ayrıca tıbbi bir termometre olarak kullanılabilir, çay demleme sürecini kontrol etmeye yardımcı olur, portatif bir soğutucu çantada sıcaklığı ölçer ve çok daha fazlasını yapar.

Taban ve alıcı standart pillerle çalışır.

Önemli özellikler:

  • Kablosuz; pille çalışır
  • Çalışma modu seçimi: et türünü ve pişme seviyesini seçme
  • Zamanlayıcı ve sıcaklık tutma işlevi
  • Uygun verici bağlantı elemanları: bir mıknatıs ve Velcro

Kit içeriği:

  • Kablolu termoprob
  • Verici
  • Alıcı
  • Kullanım kılavuzu ve garanti kartı
Devamını Göster
₺2,056.75
Levenhuk F30 Kablosuz Yemek Pişirme Termo-Probu
Blog Yazısı
Mehmet Gürkan Apan
Blog Yazarı 2 dk.

Hayatımızda gittiğinde asla geri alamayacağımız tek bir şey vardır. Paradan ve maddi şeylerden bahsetmiyorum. Zamandan bahsediyorum. Bu eşsiz bir kavram, eşsiz bir fikir, çünkü doğru kullanıldığında başarının, mutluluğun, büyümenin, refahın, istediğimiz her şeyin bileşenlerini içerir. Ama aynı zamanda, ihmal edilirse, bize çok az şey bırakır.

Gerçek şu ki, her sabah uyandığında asla geri alamayacağın dakikalar yaşıyorsun. Bir daha asla içine alamayacağın havayı soluyorsun. Bu, hediyeyi kucaklamak için tek fırsatın. Şu andan daha önemli, daha mükemmel bir an yok. Ne bir hafta içinde, ne terfiden sonra, ne de emekli olmayı ve dinlenmeyi planladığın yıllar içinde.

15
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
104.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 1 gün önce
Alkol az miktarda alındığında harika bir toniktir ama miktar arttığında, ister viskiyle alınsın, ister midede şekerden üretilsin, zehirleyici etki gösterir. 🥃
Kaynak: Tesla - aforizmalar
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close