Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen10 6 gün önce
Homo Sapiens, insanlık tarihini “ne oldu?”dan çok “neden böyle oldu?” sorusuyla okuyan bir kitap. Harari, insanı diğer türlerden ayıran şeyin yalnızca zekâ ya da alet yapma becerisi olmadığını; ortak hikâyelere inanabilme kapasitesi olduğunu savunur. Din, para, devlet, hukuk ve ideolojiler bu anlamda biyolojik değil, zihinsel icatlardır ama dünyayı gerçek biçimde şekillendirirler.

Kitabın gücü, okuru rahatsız etmesinde yatar: Tarım devrimi gerçekten ilerleme miydi, yoksa kitleler için daha ağır bir yük mü? İnsan mutluluğu tarih boyunca artıyor mu, yoksa sadece biçim mi değiştiriyor? Harari, insan merkezli anlatıyı bilinçli biçimde sarsar ve “ilerleme” kavramını sorgulatır.

Bilim, tarih ve felsefeyi akıcı bir dille birleştiren Homo Sapiens, kesin cevaplar sunmaz; ama okurun artık eski soruları eskisi gibi soramamasını sağlar. Bu yönüyle bir tarih kitabından çok, insanın kendisiyle yüzleşmesidir.
9.5/10
(194 Kişi)
Puan Ver
İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gonca Çelik
Gonca Çelik
166.9K UP
Yazar 11 Haziran 2019 10 dk.

Escherichia coli (yazıda E. coli olarak kısaltılacaktır) ilk olarak 1885’te Dr. Theodor Escherich tarafından sıcakkanlı organizmaların sindirim sisteminde fekal kontaminasyonun indikatörü olarak tespit edilmiştir. Fekal kontaminasyon, gıda bilimi ve teknolojisinde ham maddenin veya son ürünün dışkı ile kirlenmesi demektir. Buradaki ham madde ve ürün süt ve yoğurt gibi besinler olabilir. E. coli’nin indikatör olarak kullanılmasının sebebi, kendisinin de dışkı kaynaklı bir mikroorganizma olmasıdır. Dolayısıyla bir gıdada, ham madde veya bir gıda araç-gerecinde E.coli’ye rastlanılması durumunda, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak buralara dışkının bulaştığını anlarız.

Bir bakteriyi fekal indikatör olarak seçebilmemiz için kendisinin diğer bakterilere göre bazı farklı özelliklere sahip olması gerekmektedir. Öncelikle bağırsak kökenli olmalıdır. Dışkıdan izole edilebilmelidir, çevresel koşullara karşı dayanıklı olmalıdır ve gıdalarda çok düşük düzeylerde bulunsalar bile tespit edilebilir olmalıdırlar. 

57
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ahmet Kökkeçeci
Türü Ekleyen 4 Ağustos 2023
Calyptrogyne sanblasensis, Panama’ya özgü bir Calyptrogyne türüdür.
0
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 11 Kasım 2022 26 dk.

Eski adıyla Hipokondriyazis olarak bilinen, Hastalık Kaygısı Bozukluğu, teşhis edilmemiş ciddi bir tıbbi duruma sahip olma veya bu durumu geliştirme konusunda aşırı endişe duyma ile karakterize psikiyatrik bir bozukluktur. Hastalık Kaygısı Bozukluğu olan kişiler, günlük yaşamlarını olumsuz yönde etkileyen ciddi bir tıbbi hastalığa yakalanma konusunda sürekli kaygı ya da korku yaşarlar. Bu korku normal fizik muayene ve laboratuvar test sonuçlarına rağmen devam eder.

Hastalık Kaygısı Bozukluğu olan kişiler, normal bedensel duyumlara (sindirim veya terleme işlevleri gibi) aşırı derecede dikkat ederler ve bu duyumları ciddi hastalığın göstergeleri olarak yanlış yorumlarlar. Hastalık Kaygısı Bozukluğu'nun kesin etiyolojisi büyük ölçüde bilinmemektedir. Bununla birlikte, bozukluğun gelişiminde birden fazla risk faktörü rol oynamaktadır. Hastalık Kaygısı Bozukluğu tipik olarak kronik bir durumdur. Tedavi seçenekleri arasında ilaçlar ve psikoterapi bulunur.

54
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Altay Kenger
Seslendiren 27 Mart 2022 9:47
Önceden "fiziksel hasar" olarak adlandırılan "travma" terimi, tıp bilimi çerçevesinde ortaya çıktı ve artık hem popüler hem de bilimsel tartışmalarda,...
70
Cennet Erdin
Üye 2 gün önce
Saçma bir soru ama rahimde de kan ve vitaminlerden meydana geliyor. Embriyo oluşup izlenip geri rahime konuşuyormuş bunu öğrendim ama neden rahim olmadan da olmuyor?
160 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 15 Temmuz 2018 10 dk.

Bilime ve bilimsel gerçeklere karşı kuşku uyandırmaya çalışan kişilerin en sık gündeme getirdikleri konulardan birisi, bilimin sıklıkla kendini yenilediği, bundan birkaç sene önce "doğru" dediğine şimdi "yanlış" diyebilmesi, yani zaman içinde güncellenmesidir. Bu şekilde sürekli değişen ve kendini yenileyen bilime güvenebilir miyiz? Şu anda "doğru" kabul ettiğimiz şeylerin, bundan birkaç on sene sonra "yanlış" olmadığını nereden bilebiliriz?

İlk olarak şunu net olarak söyleyerek başlayalım: Evet, bilime güvenebiliriz! Hatta öyle ki, bilime güvenme nedenlerimizin başlıcası, bilimin kendini yeniliyor ve güncelliyor olmasıdır. Bir diğer deyişle, tam da bu "yenilenme" özelliği nedeniyle bilime güvenmeliyiz. İzah edelim:

183
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 2 Nisan 2021
Perseverance (Azim) gezgininin karnının altına asılmış duran ve dört iniş bacağının tamamı aşağıda olan Mars Ingenuity (Yaratıcılık) Helikopteri, sol 39’da (30 Mart) böyle yakalandı. Yer seviyesine yakın olan bu mozaik görüntü, gezginin SHERLOC robotik kolunun üzerinde bulunan WATSON kamerası ile alınan görüntülerin birleşimidir. Çerçevenin merkezine yakın bölgede bulunan deneysel helikopter, Mars yüzeyinin sadece birkaç santimetre üzerinde asılı duruyor. Perseverance gezgininin bıraktığı izler, tekerleklerinin ötesine uzanıyor. Jezero kraterinin de kenarı yaklaşık 2 kilometre uzaklıktan görülüyor. Ingenuity, Dünya gezegeninde  1.8 kilogram ağırlığa sahiptir. Bu da Mars’ta 0.68 kilogram ağırlığa karşılık gelir. 1.2 metrelik rotor kanatları ile, başka bir gezegende bir uçağın ilk motorlu uçuşu gerçekleştirmeyi deneyecek. Uçuş, Dünya’nınkinin yüzde 1’i kadar yoğun olan ince Mars atmosferinde, sol 48’den (8 Nisan) önce gerçekleşmeyecek.
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKonferans
Boray Yıldırım
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce Ankara & ÇevrimiçiÜcretsiz21 Şubat
19. Aykut Kence Evrim Konferansı
21 Şubat 2026 08:45 tarihinden 22 Şubat 2026 16:30 tarihine kadar.

ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu olarak 20 yıldır halka evrimi anlatmak, evrim hakkında doğru bilinen yanlışları düzeltmek ve evrimsel biyoloji ile akademik olarak ilgilenen insanları bir araya getirmek amacıyla Aykut Kence Evrim Konferansı’nı düzenliyoruz. Konferans, hocamız Aykut Kence’nin emekleriyle Ulusal Evrim Konferansı olarak başlamış olup vefatının ardından öğrencileri tarafından hatırasını yaşatmak amacıyla ‘Aykut Kence Evrim Konferansı’ adını almıştır.

Ülkemizde evrim karşıtlığının ne kadar fazla olduğunu bilmekle beraber bu görüşlerin sonucunda ortaya atılmış bütün propagandaların da farkındayız. Bunları yapan zihniyetin  karşısında bir öğrenci topluluğu olarak kâr amacı gütmeden yalnızca bilimi yaymak adına düzenlediğimiz Aykut Kence Evrim Konferansı’nı 20 yıldır birçok sorunla karşılaşılmasına rağmen başarı ile düzenlenmeye devam ediyoruz. Bu sene de konferansımızı 21-22 Şubat 2026’da ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenleyeceğiz. 

Konferansımız genel oturum ve akademik oturum olmak üzere iki oturum içermekte olup genel oturumumuz her kesime hitap eden bir oturumdur. Genel oturum sunumları eş zamanlı olarak Aykut Kence Evrim Konferansı YouTube kanalında yayınlanacaktır.

Kayıt linkimiz: https://www.biletimgo.com/etkinlik/19-aykut-kence-evrim-konferansi-22005

Akademisyenlerin sunumlarının yanı sıra aralarda jeolojik devirler ve primat evrimi ekiplerimizin sunumları olacaktır. Ayrıca fuaye alanımızda çeşitli ikramlarımız olacaktır.

Konferans bitiminin ardından aktif katılım gösteren katılımcılarımıza sertifika verilecektir.

ODTÜ dışı kayıtlarımız 15 Şubat günü saat 13.00'te kapanacaktır. Bunun sebebi, ODTÜ dışından gelecek katılımcılarımızın konferans günü kampüse girişte sorun yaşamamaları için katılımcı listelerinin gerekli yerlere iletilmesidir. 

Biyoloji ve Fen Bilimleri Öğretmenleri, [email protected] mail adresine öğretmen olduklarını gösteren belgeyi attıkları takdirde konferansımıza ücretsiz katılabilirler.

Konferansımıza topluluk kaydı yapmak isteyen üniversite toplulukları ve liseler [email protected] üzerinden bize ulaşabilirler.

Genel ve akademik oturum programlarımız ve duyurularımız sosyal medya hesaplarımızdan paylaşılacaktır. Bizi takip etmeyi unutmayınız.

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Berat Çırpı
5 gün önce
İnsanlık Kimyasal evrim yolu ile dünyaya topraktan geldi,toprağa gömülen insanlar uzuuun yıllar sonra kimyasal evrim yolu ile tekrar canlanabilirmi
60 görüntülenme
0
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
151.9K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bu soru ilk bakışta “insan zekâsı” gibi çok tanıdık bir yere çıkıyor ama biraz durup baktığımızda asıl farkın başka bir yerde gizlendiğini fark ediyoruz. İnsan türünü diğer canlılardan ayıran şey, tek tek bireylerin olağanüstü zekâsı değil; birlikte hayal kurabilme ve bu hayallere gerçekten inanabilme yeteneği. Bir şempanze problem çözebilir, bir yunus iletişim kurabilir, bir karga alet yapabilir. Ama hiçbiri, var olmayan bir şeye milyonlar halinde inanıp onun uğruna fedakârlık yapamaz.

Yuval Noah Harari’nin çok net söylediği gibi “İnsanlar büyük sayılar hâlinde ancak ortak mitlere inanarak işbirliği yapabilirler.” Dinler, para, hukuk, devlet, millet ya da şirketler .Bunların hiçbiri doğada taş ya da ağaç gibi kendiliğinden var olmaz. Para, sadece üzerinde uzlaştığımız bir hikâye olduğu için paradır. Devlet, milyonlarca insan onun var olduğuna inandığı için vardır. Harari’nin ifadesiyle bunlar “nesnel gerçeklik” değil, “ortak hayal gücünün ürünleri”dir.

Tüm Reklamları Kapat

Buradaki kritik nokta şu insan beyni evrimsel olarak mucizevi bir sıçrama yapmış olabilir ama bu sıçrama tek başına matematik çözme ya da daha hızlı düşünme anlamına gelmez. Asıl sıçrama, başkalarının zihninde de aynı hikâyenin dolaşabileceğini sezebilmemizdir. Dil bu yüzden hayati önemdedir. Dil, sadece bilgi aktarmak için değil, hayali gerçekmiş gibi paylaşmak için vardır. Bir aslan “burada tehlike var” diyebilir, ama “bu topraklar kutsaldır” diyemez.

Bireysel zekâ çoğu zaman kırılgandır; bir insan yanılabilir, hata yapabilir, hatta kandırılabilir. Ama kolektif hayal gücü, inanılmaz derecede dayanıklıdır. Binlerce yıl boyunca değişen tanrılar, imparatorluklar ve ideolojiler olmuştur ama “inanılan hikâyeler etrafında birleşme” kapasitesi hiç kaybolmamıştır. Émile Durkheim’ın dediği gibi “Toplum, bireylerin toplamından daha fazlasıdır.” İnsan tek başına akıllı olabilir, ama birlikte inandığında tarih yapar.

Bu yüzden insanı insan yapan şey sadece zekâ değil; zekânın sosyal bir bağlamda, ortak anlamlar üretmek için kullanılabilmesidir. Biz dünyayı yalnızca olduğu gibi algılamayız, aynı zamanda ona anlam yükleriz. Ve bu anlamlar paylaşıldığında gerçekliğin kendisini şekillendirir. Bir bayrak, bir anayasa ya da bir para parçası. Hepsi, üstünde anlaştığımız hikâyeler sayesinde milyonları harekete geçirebilir.

Belki de rahatsız edici ama dürüst cevap şudur bence ; İnsan, en rasyonel canlı olduğu için değil, en ikna edici masalları anlatıp onlara inanabildiği için gezegene hâkim oldu. Zekâmız bu masalları kurmamıza yardım etti; ama bizi biz yapan, o masalları birlikte ciddiye alabilmemizdi.[1]

Teşekkür ederim.

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yapısal Mantık Hatası
Safsata Safsatası Ahmet Arlı tarafından eklendi
Argüman bir mantıksal safsata içerdiği için savunulan sonucun yanlış olmak zorunda olduğunu iddia etmektir.
  • 1. Öncül | Hatalı Öncül!
    Hiçlik
  • 2. Öncül | Hatalı Öncül!
    Hiçliğin varlığını yok eder.
  • 1. Sonuç | Hatalı Sonuç!
    Çelişki
Mantık Hatası Açıklaması
Hiçlik var olamaz var olsaydı zaten hiçlik olmazdı. Haliyle hiçlik kendi "varlığını" yok edemez. Bundan dolayı sonuç çelişkidir.
1
Mantık Hatasını Göster
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Hiçliğin varlığı , hiçliğin varlığını yok eder.
Kaynak: Zihin süzgeci
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 15 Kasım 2024 33 dk.

Gezegenimizin her köşesinde uzanan yollar, insan yapımı en yaygın altyapı unsurlarından biridir. Bu yollar yalnızca toprağı kaplamakla kalmaz; nehirlerin ekosistemini bozar, atmosferi kirletir, ormanları baskılar ve doğal yaşam alanlarında kalıcı etkiler bırakır. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde yollar, ülkenin yalnızca %1'ini kaplamaktadır. Ancak bu yolların yol açtığı gürültü, hava kirliliği ve habitat parçalanması gibi ekolojik etkiler ülke genelinin %20'sini kapsayacak şekilde yayılmaktadır.[1]

Yol altyapısının çevresel etkileri yalnızca ekosistem sınırlarını aşmakla kalmaz; aynı zamanda taşımacılık sektörünü, iklim değişikliğine en büyük katkı sağlayan alanlardan biri haline getirir.[2] Yol ağlarının genişlemesinin kontrol altına alınması hem iklim değişikliğinin yavaşlatılması hem de biyolojik çeşitliliğin korunması için kritik bir öneme sahiptir. Bu doğrultuda, 2050 yılına kadar dünya çapında 40 milyon kilometre yeni yol inşasının planlandığı göz önüne alındığında, ekosistemler üzerinde daha fazla bozulma ve "ekolojik yaranın" oluşması öngörülmektedir.[3]

36
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Çağrı Mert Bakırcı
Analist 2 Mayıs 2016 6 dk.

Le Chatelier İlkesi, denge halindeki ortamlar için geçerlidir. Eğer ortamda denge yoksa veya denge haline ulaşmak mümkün değilse bu ilke geçerli değildir. Yaşam, denge halinde olmayan şartlarda başlamıştır. Dahası, en basitinden, hücrelerimizin en az %60'ı sudur; ancak buna rağmen, proteinler bu ortamda bile normal şekilde sentezlenebilmektedir.

Evrim karşıtları, lisede ve hatta kimi zaman orta okulda öğretilen "Le Chatelier İlkesi"nin, alanlarında çığır açan kimya profesörleri ve biyologlar tarafından bilinmediği varsayarak, aralıklarla bu ilkenin abiyogenezin imkansız olduğunu gösterdiğini ve bu ilkenin, yaşamın suda kendiliğinden başlaması önünde büyük bir engel olduğunu iddia etmektedirler.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ardil Yıldırım
4 gün önce
Tutsak zihniyet...
52 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Biyoloji bir bilimdir. Evrim ise onu eşsiz kılan gerçektir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
37
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close