Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 5 Şubat 2019
Bir insanın fikirleri dağınıksa, daha fazla fikir sahibi oldukça, daha karışık bir kafası olacaktır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
32
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Tuğçe Barut
Tuğçe Barut
128.4K UP
Yazar 18 Aralık 2021 21 dk.

Canlı yaşamının devamı, canlının kendisini oluşturan bir veya birden çok hücrenin bütünlüğüne doğrudan bağlıdır. Hücre bütünlüğü ise, entropi yasası gereği, zamanla bozulma eğilimi göstermektedir; fakat canlılık, bu bozulmayı çeşitli metabolik aktiviteler ile geciktirmeye, bir diğer tabir ile hayatta kalmaya çalışır. Hayatta kalmaya yönelik gerçekleştirdiği metabolik aktiviteler, yapım ve yıkım tepkimelerinin toplamına karşılık gelir.

Tahmin edebileceğiniz üzere her iki tepkime türünde de yoğun miktarda enerjiye ihtiyaç duyulmaktadır. Fakat tek başına enerji yeterli değildir. Tepkimelerin gerçekleşmesi ve canlılığın devamlılığını sağlayabilmesi için, belli başlı diğer maddelere de ihtiyaç duyulur. Bu maddelerin önemli bir kısmını vücudumuzda birçok görevi üstlenen mineraller ve tuzlar oluşturur.

92
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sabri Küsüroğlu
Çeviren 3 Şubat 2014
Eğer bir gün HH 24’ü ziyaret etmeye karar verirseniz, parçacık ışın jetinden uzak durmalısınız! Gelecekte böyle bir seyahat uyarısı yapılabilir çünkü bu güçlü jet, saniyede yüzlerce kilometre hızla hareket eden elektron ve protonlar içeriyor olabilir. Yukarıdaki görüntü, Hubble Uzay Teleskobu tarafından kızılötesi ışıkla çekildi ve bu çalışma, Genç Yıldız Nesneleri (YSO) olarak bilinen çalkantılı yıldız oluşum bölgelerini daha iyi anlamayı hedefliyor. Genellikle bir yıldız oluştuğunda, çevresinde gaz ve tozdan oluşan bir disk oluşur ve bu, merkezde güçlü jetlerin ortaya çıkmasına neden olur. Bu olayda, enerjik jetler, çevredeki yıldızlararası gaza çarparak Herbig-Haro yapısı 24’ü (HH 24) her iki uçta oluşturuyor. Yıldız oluşum bölgesinin tamamı, yaklaşık 1,500 ışık yılı uzaklıkta, Orion B moleküler bulut kompleksinde yer alıyor. Nadir görülen bu tür jetlerin ömrünün sadece birkaç bin yıl olduğu tahmin ediliyor.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 26 Aralık 2020 6 dk.

Eğer Dünya'nın düz olduğunu, dağlar ve vadiler dolayısıyla fazlasıyla pürüzlü olduğunu veya kendi etrafında döndüğünü hissetmediğiniz için hareketsiz olduğunu zannediyorsanız, tamamen yanılıyorsunuz, bunu daha önceki yazılarımızda anlatmıştık. Benzer şekilde, Güneş'in Dünya etrafında döndüğünü zannetmek veya Güneş'in hareketsiz bir gök cismi olduğunu zannetmek, yani kendi etrafında dönmediğini veya bir diğer gök cismi etrafında yörüngede olmadığını sanmak da sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Ancak halk arasında astronomiye yönelik en yaygın hata, kuşkusuz, mevsimlerin oluşma nedenidir.

Birçok insan; Dünya'daki ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış gibi mevsimleri oluşturan ana unsurun, Dünya'nın eliptik yörüngesinden kaynaklandığını düşünür. Daha önceden izah ettiğimiz gibi, Dünya gerçekten de Güneş etrafındaki yörüngesi boyunca kimi zaman Güneş'e 147 milyon kilometre kadar yakındır, kimi zamansa Güneş'ten 152 milyon kilometre kadar uzaktır. Yani gezegenimizin yörüngesi dairesel değil, eliptiktir. Ancak bu durumun Dünya'da mevsimlerin oluşumuyla hiçbir alakası yoktur; hatta ilginç bir şekilde, Dünya'nın Güneş'e en yakın olduğu dönemde (yani 147 milyon kilometrelik mesafede) kuzey yarımkürede yaz değil, kış yaşanır! Benzer şekilde, Dünya'nın Güneş'e en uzak olduğu dönemde (yani 152 milyon kilometrelik mesafede) kuzey yarımkürede kış değil, yaz yaşanır! Neler oluyor?

56
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Simüle Edilmiş Bir Evrendeki Karanlık Madde

Evrenimiz tekin olmayan perili bir yer mi? Bu karanlık madde haritasına bakınca öyle gibi görünebilir. Görünmeyen karanlık maddenin kütle çekimi, galaksilerin neden çok hızlı döndüğünü, galaksilerin kümeler etrafında neden bu kadar hızlı döndüğünü, kütle çekimsel merceklenmenin ışığı neden bu kadar güçlü bir şekilde saptırdığını ve görünür maddenin hem yerel evrende hem de kozmik mikrodalga arkaplan ışımasında neden olduğu şekilde dağıldığını söyleyen en önemli açıklamadır. Paylaşılan görsel, Amerikan Doğa Tarihi Müzesi‘ndeki Hayden Planetaryumu‘nda gösterilen bir önceki Karanlık Evren Uzay Gösterisi’nde, her tarafa yayılmış karanlık maddenin evrenimizi nasıl ele geçirdiğine dair bir örneği gösteriyor. Bilgisayar simülasyonundan alınan bu detaylı karede, siyahla gösterilen karanlık maddenin karmaşık iplikleri örümcek ağları gibi evrende yayılıyor. Daha az sayıda olan turuncu kümeler ise tanıdığımız baryonik maddedir. Bu simülasyonlar, astronomik gözlemlerle iyi bir istatistiksel eşleşme sunuyor. Karanlık maddenin oldukça garip ve bilinmeyen formuna rağmen, artık evrendeki en garip kütle çekimsel kaynak olduğu düşünülmüyor. Bu onur artık, tüm evrenin genişlemesine hükmediyor gibi görünen daha eşit dağılmış bir uzaklaştırıcı kütle çekim kaynağı olan karanlık enerjiye düşüyor.

25 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görselleştirme Kaynağı ve Telif Hakkı: Tom Abel & Ralf Kaehler (KIPAC, SLAC), AMNH
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Rıdvan Efe
Rıdvan Efe
110.8K UP
İnceleyen 12 Ağustos 2022
Tarihöncesi ressamlarının dünyasına keyifli bir yolculuk. Kitap mağara sanatı arkeolojisinin kısa bir tarihçesi niteğinde. Aynı zamanda bu konu için bir başlangıç kitabı. Mağara resimleri üzerine çalışmalar yapmış önde gelen araştırmacıların teorileri, kişilikleri ve yaşamları hakkında detaylı bilgiler veriliyor. Kitap yazılı bir belgesel havasında. Son derece akıcı bir dille yazılmış.

Asılnda kitabın konusunu tek bir soru özetliyor: Tarihöncesi insanları neden mağaraların duvarlarına resimler yaptılar?

Yazının olmadığı bu çağlarda, hangi nedenlerle karanlık ve tehlikeli mağaraların derinliklerine inerek, bu etkileyici resimleri yapma ihtiyacını duyduklarının kesin bir cevabı yok... Bu hala büyük bir gizem... Kitabı çekici kılan da biraz bu bilinmezlik hali.
Mağara sanatı arkeolojisi üzerine ön plana çıkan dört teori üzerinde durulmuş: Av büyüsü, kabile totemleri, mitsel anlatılar ve şamanlar teorisi... Her biri birbirinden ilginç ve iyi düşünülmüş bu teoriler ister istemez okuyucunun da düşünce dünyasını ateşliyor. Kitabın yazarı Gregory Curtis'in de mağaralardaki deneyimlerini oldukça başarılı bir şekilde aktardığı bölümler mevcut. Okurken zaman zaman sizde o mağaralarda dolaşıyor gibi oluyorsunuz. Kitapdaki resimlerin renkli görsellerinin olduğu sayfalar da oldukça yardımcı oluyor. Ne yazık ki kitabın yazarının da belirttiği gibi bu teorilerin hiçbirini ispatlamak mümkün değil. Onbinlerce yıl önceye gidip bakmak gerekiyor. Bir zaman yolculuğu teknolojisi geliştirilirse belki ama buna da fizik yasaları müsade etmiyor. Şamanlar teorisinin detaylı olarak anlatıldığı Mağaradaki Zihin kitabı ile arka arkaya okunursa daha pekiştirici olacaktır. Arkeoloji, antropoloji ve sanat seven herkes için...
9.6/10
(5 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Cave Painters: Probing the Mysteries of the World's First Artists
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
13 saat önce
Claude'un yeni "computer use" özelliğiyle olay sadece kod üretmekten çıktı, bildiğin makineye el ayak verdik. İşin ironik tarafı, yıllardır "her şeyin API'ını yazalım, entegrasyon temiz olsun" diye uğraşıyorduk; günün sonunda çözüm "AI bizim gibi ekrana baksın, mouse ile butona tıklasın" oldu. Milyon dolarlık hantal legacy sistemleri modernize etmek o kadar maliyetli ki, yapay zekaya o kötü arayüzleri kullanmayı öğretmek daha ucuza geliyor. Tembelliğimiz ve teknik borçlarımız teknolojinin yönünü belirliyor resmen.
16 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen4 12 Şubat
Çarpıcı filmlerin Oscar'lı yönetmeni Stanley Kubrick'in hayatının ortalarında, 1962, çektiği başka çarpıcı konulu bir film. Nispeten uzun süreli bir yapım. En iyi uyarlama dalında Oscar adayı olmuş. Başrol James Mason'a baktığımda filmografisini bayağı kabarık görüyorum. North by Northwest gibi Hitchcock filmlerinde de oynamış. Genelde Oscar iddiasında bulunan filmlerde yer almış ve bu filmde de kendini belli ediyordu. Zaten kendisi 3 kere Oscar adayı olmuş. Shelley Winters ise 2 kere kazanmış. Lolita ise Golden Globe'da en umut vadeden yeni oyuncu adıyla ödül kazanmış ama başarmış mı bilemem.

Kubrick yine kendisine yakışır şekilde kışkırtıcı bir konu seçmiş ama konunun kışkırtıcılığı onun standardına bile fazla gelmiş olmalı ki romanı kadar açık işlememiş. Daha üstü kapalı ve sansürlü bir anlatıyı tercih etmiş. Hikaye, orta yaşlı bir profesör ile belli ki baba sorunları olan ergen bir kızın birbirine olan takıntılı ilgisi etrafında dönüyor. Ama bu ilişkinin doğasını irdelemek yerine etrafında dönen biraz daha sıra dışı olayları anlatıyor. Ama bence filmin asıl karakteri üçüncü ve eksantrik karakterli karakter. Kafasını da anlamak gerçekten mümkün değil. Diğerlerinin motivasyonları yine bir nebze anlaşılır şeyler ama kendisinin ne yaptığı belli değil. Açıkçası korkutucu bir karakter. 3 Oscar adaylığı da o oyuncudan var ki hakkıdır.
Film
4.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mert Özel
Mert Özel
19.8K UP
Çeviren 19 Kasım 2016 17 dk.

YZ dünyasıyla ilgili öğrendim ki, insanların şaşırtıcı derecede büyük bir çoğunluğu burada bulunuyor:

Emin Köşe'deki insanlar heyecan dolu. Gözlerini kalasın eğlenceli kısmına dikmiş durumdalar ve oraya doğru ilerlediğimizden eminler. Onlar için gelecek, şimdiye kadar umut edebilecekleri her şey, hem de tam zamanında.

96
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Çeviren 24 Nisan 2018 27 dk.

Beyin cerrahisi 21 Haziran 2014 tarihinde öğleden sonra başlayıp bir sonraki gün Karayip Şafaköncesi’ne (Ç.N. Bir festival günü) kadar uzamıştı. Öğleden sonra anestezinin etkisi geçince beyin cerrahı içeri girdi, metal çerçeveli gözlüğünü çıkardı, incelemesi için bandajlar içindeki hastasının önünde tuttu. “Bunun adı ne?” diye sordu.

Phil Kennedy kısa bir süre gözlüğe baktı. Sonra bakışları önce tavana, sonra televizyona döndü. Bir süre “G… gü…gü…güö”, diye kekeledi. “…Güöö…güöö…göö”.

204
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Sinan Tuna
Sinan Tuna
100.9K UP
Bu alanda uzman değilim. 18 saat önce Sen de Cevap Ver

Burada yok olan şey diye kastettiğiniz muhtemelen spesifik bir yerde olup olmadığı sorgulanan somut bir varlık değil de konumu belirsiz bir somut varlık yada konumu olmayan soyut bir kavram. Bu açıdan bence yok diyeceğimiz şeyin kanıtlanabilir bir kavram olup olmadığına karar vermeliyiz önce. Örneğin kütle çekim elle tutulmaz gözle görünmez ama kanıtlanabilir. Fakat ahiret gibi kavramlar kanıtlanabilir değildir. Bu onların var olup olmamalarından bağımsız bir özellikleridir. Bence bu özellikteki şeylerin varlığı ya da yokluğuna kanıt aranmaz. Ama sırf düşündük diye de bir şey yok olmaktan çıkmaz diye düşünüyorum. Örneğin marsta uzay zamanı bükebilen kütlesiz 5 ışık hızında hareket eden kuvoy diye bir şey var mıdır yok mudur? Bunu düşündüğüm için var olmamalıdır. Sadece ben bunu düşündüğüm andan itibaren sadece bu fikir var olur. Uzman olmayan görüşüm bunlar. Tamamen şahsi bakış açımdır, bilimsel bir veri setinden çıkma değildir.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Karanlık bir okyanusta, elinde küçücük bir fenerle yürüyen ve o fenerin aydınlattığı alanı 'tüm dünya' sanan yolcularız.
Kaynak: Felsefik süzgeç.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 2 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Acarsarp Acarsarp
Üye 1 saat önce
Türkiye atatürk döneminden beri ekonomisi sürekli çalkalanan bir ülke bu yüzden size soruyorum ekonomik modelimiz nasıl olmalı.
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tayfun İnci
Tayfun İnci
3,480 UP
Çeviren 14 Ağustos 2018 11 dk.

Tavus kuşlarının neden böylesine gösterişli kuyrukları var? Bu hantal özellik erkek tavus kuşlarının hayatta kalma şanslarını oldukça azaltıyor. Böyle bir kuyruğun varlığının tek sebebi taşıyıcısına, üreme yarışındaki başarı oranlarını arttırarak avantaj sağlaması.

Charles Darwin yaşayan bütün türlerin aslında ortak bir atadan geldiği fikrini ortaya sürmüştür. Bu iddiasını açıklamak için kullandığı başlıca mekanizma ise yaşadıkları ortama daha iyi adapte olan canlıların diğerlerine göre daha kolay hayatta kalabileceklerini gösteren doğal seçilimdir. Fakat Darwin, aynı zamanda hantal, yaşadıkları ortama adapte olma amacı taşımayan ve taşıyıcısının hayatta kalma olasılığını arttırmayan cinsel özelliklerin de olduğunu belirtmiştir. Darwin, bu tür cinsel anlamda “seçilmiş” özelliklerin hayatta kalma şansını düşürseler bile üreme şansını arttırdıkları sürece evrilebileceğini öne sürdü. (Darwin 1871)

95
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Akın Karahasan
Seslendiren 14 Şubat 2022 5:57
Harvard Tıp Okulu'nda tıp profesörü ve Dana-Farber Kanser Enstitüsü'nde doktor olan Marios Giannakis tarafından Cancer Discovery dergisinde yayınlanan...
39
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close