Soru & Cevap

Felsefe

Puan Ver
1
Puan Ver
Anonim
Anonim
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
En iyi ahlakın ne olduğuna nasıl karar veririz?
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
7
Puan Ver

En iyi ahlaki sistem (mutlak ahlak) diye bir şey yoktur. Bu konu tamamen yaşadığınız sosyal çevre ile ilgili. Örneğin antik bir kabilede hamile dişiler, kabilenin en zekisi, en güçlüsü gibi “enler” ile cinsel ilişkiye girer. Böylece çocuğun onlara çekeceğini düşünülür. Bu davranışa günümüzde “ahlaksız” damgası vurulsa da söz konusu toplumda geleneksel bir ahlaki davranıştı. Aynı şekilde kızların sünnet olması da, el öpmek de... Bu konuda en özet cevabı Nietzsche vermiş; “Ahlaksal olay yoktur, yalnızca olayların ahlaksal yorumu vardır" diye.

Suçları, doğruları, yanlışları biz tanımlıyoruz. Doğada yumurtalarını başka tür kuşun yuvasına bırakıp, orada katliam yapan guguk kuşu suçlu mudur? Belki guguk kuşu olsak davranışı “yanlış” diye yasaklardık ama şu an umrumuzda değil. Doğasında var diyerek Nat Geo’da izliyoruz. Çünkü bir şey “doğada var” diye kabul etmiyoruz. Onu değiştirmek istiyoruz. Analizler yapıp “yanlış” bulduklarımızı yasaklıyoruz. Diğer hayvanlar gibi empati de yapıyoruz. Ama aslanın, leoparın avını çaldığı gibi yemek çalmayı "yanlış" buluyoruz. Biz Homo sapiens olarak bir düzen kurmaya çalışıyoruz.

Öte yandan Alper Gülgen isimli bir okurumuz da, Harari'den okuduğu işbirliği becerisi ile ilişkilendiriyor. Harari’ye göre insan türünün ahlak anlayışı altında tanımadığı insanlarla sistematik işbirliği yapabilmesi yatıyor. Bunun için bir güven sağlayıcı faktör lazım. Hırsızlık yapmak ve insanları darp etmek güvensizlik yaratacağı için işbirliği yapma konusunda sorunlar yaşanacaktır. Tamamen zorbalık ile yürüyen gruplarda dahi bir güven ilişkisi olmalı. Mafyatik örgütlenmelerde bile kendince bir ahlak sistemi (racon) olması bununla ilgilidir.

Evrenselliğe doğru yolculuğumuzda “davranışlar bütünü” olan ahlak anlayışımız: Kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma şeklindedir. Dolayısıyla popülasyonda “güven” elde ediyoruz. Daha iyisini bulana kadar elimizdeki en iyisi... Homo’nun marifeti.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
14k
Mustafa Ozan
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Bireylere, onları sevip sevmediğimiz üzerinden tavır belirleme, en ilkel çocuk çağındaki yaklaşımdır. İletişimde olduğumuz kişiler, özellikle de kişisel nedenlerle -olumlu ya da olumsuz- tavır belirlenecek kadar basit değillerdir asla. Kişisel nedenlere bağlı bir yaklaşım gösterme durumu, kişinin yaklaşım tarzını muhatabının belirlemesi demek aslında. Yani ben eğer bir kişiyi sevmediğim için saygısız bir yaklaşım sergiliyorsam, benim nasıl davranacağımı muhatabım belirliyor demektir. Bu da içsel referanslarımın zayıf olduğunu kısaca tutarsız olduğumu gösterir.

Bu sadece kişisel ilişkilerle sınırlı bir durum değil, sevmediğim bilim insanının bilimsel bulgularına da kişisel tavır belirleyebilirim, çünkü sevmediğim bir kişi ortaya koymaktadır.

Bu aslında biraz da reptilian beyin eğitimiyle de alakalı biraz. Yani analiz-sorgulama süreçleriyle iyi gelişmiş bir orta beyin, ilişkilerde duyguları değil, rasyonel tutumları öncüller. Dürtüsellik, kişilerin ne düşündüklerinden çok nasıl göründükleri ya da bende ne hissettirdiklerine odaklar. Bu nedenle hem kendi gelişimim, hem de üretilecek yeni bilimsel yaklaşımları engeller.

Kendisine yeterli değeri veren bir birey, muhatabına, onun nitelikleri üzerinden ve temel evrensel insani değerler üzerinden yaklaşır. Zarar görme durumuna kadar.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Tüm Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Her bilimsel keşfin üç aşaması vardır: Önce insanlar gerçeği reddeder. Sonrasında, keşfin önemini reddederler. En son olaraksa krediyi yanlış kişiye verirler.”
Bill Bryson
Geri Bildirim Gönder