Gece Modu

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bu yazı, Evrimi Anlamak yazı dizisinin 13. yazısıdır. Dizinin ilk yazısına gitmek için buraya, dizideki tüm yazıları görmek için buraya tıklayınız. Yazı dizileri, EA Akademi'nin bir parçasıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

Evrim Teorisi'nin bazı insanlarca anlaşılamamasının yada kabul edilememesinin temel sebebi, bu sürecin insan ömrünün gözlemleyemeyeceği kadar uzun bir sürede gerçekleşmesidir. Öncelikle belirtmek gerekir ki bu yazının amacı evrimi tartışmak ya da kabul ettirmek değildir. Bir doğa yasası olan evrim, biz kabul etsek de, etmesek de vardır ve gerçektir. Bilim insanları, evrimin gerçekliğini merak etmemektedirler; bu bilinen bir gerçektir. Onları merak ettiren, bu doğa yasasının neden ve nasıl çalıştığıdır. Evrim Teorisi'ni kabul edenler ancak kafalarında bunun nasıl olduğunu tam olarak algılayamayanlar ya da anlayamayanlar için Richard Dawkins'in Yeryüzündeki En Büyük Gösteri kitabında yer verdiği bu kanıtlar, kafamızda ki bir çok soruya cevap verecektir.

Darwin'in ileri sürdüğü "Doğal Seçme" (Doğal Seçilim) ya da daha meşhur adıyla "En Uygun Olanın Yaşaması" evrimin ana mekanizmasını oluşturur. Fakat bu kavramı anlamak, özellikle de bilim harici düşünce sistemleriyle yetiştirilmiş bireyler için anlaması güç olabilmektedir. Tabii ki bilim düşmanlarının kasıtlı çarpıtmaları ("Kaya seçim yapar mı?", "Genler ne özellikler ortaya çıkaracaklarını nereden biliyorlar?" gibi) kafaları kurcalayabiliyor. İşte bu yüzden Charles Darwin Türlerin Kökeni adlı kitabının ilk bölümünü "Yapay Seçme"ye ayırmıştır.

Yapay Seçilim Ne Demektir?

Adından da anlaşılabileceği gibi "yapaydır", genel olarak insanların yaptığı, ancak bazı diğer hayvanlarda da görülen, bilinçli, yapay olarak yapılan seçmenin adıdır. Bunun ne olduğunu dünyadan habersiz bir besi hayvanı yetiştiricisi yada bir çiftçi dahi anlatabilir. İlginç bir şekilde, evrimi görmenin en hızlı yollarından biri olan Yapay Seçilim, milenyumlardır insanlar tarafından, asırlardır çiftçiler ve hayvan yetiştiricileri tarafından durmaksızın uygulanmakta ve yepyeni türler yaratmakta kullanılmaktadır. En güzel örnekler arasında evcil köpeklerin evrimi, atların yakın geçmişteki evrimi, evcil kedilerin evrimi, aşırı süt veren ineklerin evrimi ve diğerleri verilebilir. Ancak biz şimdi, tilkiler üzerinde yapılmış Yapay Seçilim'i ve bunun sonuçlarını inceleyeceğiz. 

Belyaev'in Tilkileri
Belyaev'in Tilkileri
NetNature

Deneye ve ayrıntılarına girmeden önce,yukarıdaki fotoğrafa bakıp bir değerlendirme yapalım. Fotoğrafta, A ile işaretlenmiş üst taraftaki canlı bir tilkidir. Alt taraftaki köpek benzeri, ufak canlılar da, üstteki tilkinin soyundan gelen tilkilerdir. Ancak iki canlı arasındaki farklılıkları ilk bakışta bile görmek mümkündür. Tilkilerle haşır neşhir olmuş biri, bu hayvanların insanlara asla yaklaşmadığını, kolayca korktuğunu ve genel bir avcının özelliklerine uygun olarak sivri kulaklara, pek fazla hareket etmeyen bir kuyruğa, uzun bir ağza sahip olduğunu bilecektir. Bu tilkinin, bu "vahşi avcı" konumundan çıkarak, köpekler gibi insanlarla oynayan bir hale nasıl getirilebileceğine dair kafanızda cevap bulmaya çalışın. Muhtemelen çoğu insanın aklına, biyoteknoloji yöntemleri aracılığıyla tilkinin genleriyle oynandığı ve uysallaştırıldığı gelecektir. Ya da uyuşturucu gibi maddelerle davranışlarının değiştiği... Aslında "genleri değiştirme" açıklaması doğrudur. Bu tilkinin genleriyle oynanmıştır. Ancak bizim düşündüğümüz şekilde, doğrudan genlere biyokimyasal bir müdahalede bulunarak değil.

Gümüş tilki (en tepedeki fotoğrafta görülüyor), aşağıda görülen kırmızı tilkinin (Vulpes vulpes), kürkü için değer verilen bir renk çeşididir. Rus genetikçi Dimitri Belyaev 1950'lerde bir tilki kürkü çiftçiliği işletmesi için göreve alınmıştı. Yabani tilkilerle baş etmek zor olduğu için Belyaev kasıtlı olarak evcil tilkileri seçmek için işe koyuldu. Belyaev ve ardılları yavru tilkileri, deneycinin bir yandan elleriyle yavruya yemek verirken diğer yandan yavruyu okşamaya ve sevmeye çalıştığı standartlaştırılmış testlere tabi tuttular. Yavru tilkiler 3 sınıfa ayrıldı. 3. sınıftaki tilkiler kişiyi ısıran ve kaçan tilkilerdi. 2. sınıftakiler kendilerinin ellenmesine izin veren ama deneycilere karşı pozitif bir duyarlılık göstermeyenlerdi. 1. sınıftakilerse, kendilerini elleyenlere bilfiil yaklaşıp kuyruğunu sallayan ve inleyenlerdi. Yavrular büyüdüklerinde deneyciler sistematik olarak sadece bu en evcil sınıftakilerin üremelerine izin verdi.

Kızıl Tilki
Kızıl Tilki
Taringa!

Bu deneyde, "evcil olma" açısından yapılan sadece 6 nesil boyunca süren seçici ıslahın ardından tilkiler o kadar değişmişti ki, bilim inanları kendilerini, insanla temas kurmak için can atan, ilgi çekmek için inleyen ve deneycileri köpek gibi koklayan ve yalayan tilkilerden oluşmuş "evcilleşmiş elit" adlı yeni bir kategori oluşturmaya mecbur hissettiler. Deneyin başında tilkilerin hiçbiri elit sınıfında değildi. Evcillik için yapılan 10 nesillik ıslahın ardından %18'i; 20 neslin ardından %35'i ''elit'' idi; 30-35 neslin ardındansa ''evcilleşmiş elit'' bireyler deney popülasyonunun %70-80'ini oluşturuyordu.

Yapay Seçilim etkisi altında elde edilen bu sonuç pek fazla insanı şaşırtmaz. Asıl ilginç olan kısım evcillik için yapılan seçici ıslahın yan etkileriydi. Bunlar gerçek anlamda büyüleyici ve umulmadıktı. Evcil tilkiler yalnızca köpekler gibi davranmakla kalmamış, aynı zamanda onlara görsel açıdan benzemiştir de! Tilkilere has kürklerini kaybedip siyah beyaz alacalı hale dönüşerek evcil köpeklere benzemeye başlamışlardır. Tilkilere has sivri kulakların yerini, köpeklere has sarkık kulaklar almıştır. Kuyruklarının ucu tilkilerinki gibi yukarı değil, köpeklerinki gibi aşağı bakmaya başlamıştır. Dişi evcil tilkiler yılda bir değil (tilkilerin çiftleşme aralığı), altı ayda (köpeklerin çiftleşme aralığı) bir çiftleşmeye hazır hale gelmişti!

Peki bu ne anlama gelmektedir?

Belyaev ve halefleri seçilimde sadece "en evcil olanı" seçmişlerdir. Fakat bu seçilimle beraber ortaya çıkan bu yan etkiler bize evrimin nasıl olabileceği hakkında önemli bir bilgi veriyor. Görünen o ki "evcillik" konusunda davranışları etkileyen genler ile sarkık kulak, aşağı bakan kuyruk, alacalı post ve çiftleşme süresi genleri beraber ifade ediliyor yani bir çeşit "genetik sürüklenme" oluyor. Fenotipte bir değişiklik olması için "mutasyon" yada "genetik müdahale" olması gerektiğini düşünenler, bu deney sonuçlarıyla oldukça afallayacaktır. Aslında yapılan bir anlamda "genetik bir müdahale"dir. Ancak insanların algıladığı şekliyle bir müdahale değil. Bu, tam da "Doğal Seçilim" tarafından yapılabilecek türden bir değişimdir. Bu seçici ıslahta esas alınan ilke "en evcil olanın kalıtımı" idi.

Peki doğada bu nasıl tezahür edebilir? "En zırhlı olanın kalıtımı", "en hızlı olanın kalıtımı", "en iyi uçanın kalıtımı", "en cazibeli olanın kalıtımı" vb. şeklinde doğada tezahür edebilir. Gerçekten de etmiştir de! Bu seçici ıslahın bize öğrettiği başka bir şey ise bir organın yahut özelliğin "Darwinci" seçilim değerinin ne olduğunu sorduğumuzda yanlış soruyu sorma ihtimalimizin olası olmasıdır. O özellik bir başka seçilim değeri ile birlikte ifade ediliyor olabilir. Bir özelliğin ortaya çıkma nedeni, illa doğrudan avantaj sağlıyor olması olmak zorunda değildir!

Sonuç

Deney, 1996 gelindiğinde halen sürdürülmekteydi. Öyle ki, ekibin 700 adet tilkisi bulunmaktaydı ve gruplama ile yapay seçme ile evrimsel değişime yön verme prosedürü sürdürülüyordu. Ancak parasal sıkıntılar, deneyi aksattı ve 1998 yılında, 600 tilki evcil hayvan olarak satılarak, deneydeki tilki sayısı 100'e düşürüldü. Günümüzde deney halen sürdürülmeye çalışılmaktadır, ancak para sıkıntıları devam etmektedir.

Current Biology dergisinde tilkilerin güncel durumu ile ilgili yapılan bir araştırma, Yapay Seçilim'in nasıl evrimsel değişimler yaratabileceğini çarpıcı bir şekilde göstermiştir: Aynı soydan gelen, aynı ataya ait tilki nesillerinde, kuzen olan bireylerde, 40 civarında genin ifadesi değişmiştir. Bu kıyaslama, vahşi tilkilerle yapay olarak seçilenler arasında yapıldığında ise, 2700 genin artık eskisi gibi olmadığı, DNA mikrodizileme işlemleri ile ispatlanmıştır. Yani evrimsel süreç içerisinde, torun bireylerin 2700 farklı geni, artık ata bireylerden tamamen farklıdır. Bu genetik değişimler, sadece yukarıda açıkladığımız evrimsel değişimleri yaratmakla kalmaz; aynı zamanda gelecekteki evrimsel değişime neden olacak olan çeşitliliğe de malzeme sağlar.

İşte evrim, basitçe budur. İşte Darwin, bunun bir benzerini öncelikle güvercinlerde, sonrasında ise birçok diğer örnekte ve sonunda doğada, tamamen doğal süreçlerle olduğunu bulduğunda, canlıların değişerek günümüze geldiğini ve kaçınılmaz olarak evrimleşeceklerini anlaması çok da uzun sürmedi. İşin garip tarafı, üzerinden 150 yıl geçmiş olmasına, konu hakkında bu zamana kadar milyonla ifade etmeye yakın sayıda makale basılmış olmasına, yine yüz binlerce türün evrimsel analizlerinin yapılmış olmasına rağmen, günümüzde halen evrimsel değişimlerin olduğunu inkar eden insanlar olmasıdır.

Sanıyoruz ki bu durum, evrimsel süreç içerisinde kaçınılmaz bir elenme sonucu, er ya da geç değişecektir.

Teşekkür: Bu yazıyı kaleme alan Yücel Güler'e, düzenleyen Çağrı Mert Bakırcı'ya teşekkür ederiz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 2
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • J. Lindberg, et al. (2018). Selection For Tameness Has Changed Brain Gene Expression In Silver Foxes. Current Biology.
  • L. Trut. (2018). Early Canid Domestication: The Farm-Fox Experiment. American Scienist, sf: 160-169.
  • J. Adams. Genetics Of Dog Breeding. (2018, Haziran 09). Alındığı Tarih: 09 Haziran 2018. Alındığı Yer: Nature

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 19/10/2019 08:52:49 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!

Deneysel Evrim: Lenski'nin Uzun Dönem ''E. coli'' Deneyi

Doğal Seçilim'in Yönü ve/veya Amacı Var mıdır?

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Her insan için değişim ve denge arasında optimum bir oran vardır. Çok az değişim? Sıkılırsınız. Çok az denge? Panikler ve adaptasyon becerinizi yitirirsiniz.”
Larry Niven
Geri Bildirim Gönder