Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Deneysel Evrim: Lenski'nin Uzun Dönem ''E. coli'' Deneyi

Deneysel Evrim: Lenski'nin Uzun Dönem ''E. coli'' Deneyi Wikipedia Commons
23 dakika
32,695
  • Evrimsel Biyoloji
Evrim Ağacı Akademi: Evrimi Anlamak Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrimi Anlamak yazı dizisinin 12. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan ""Tesadüf" Geliyor, Kaçın! Bilimde "Şans" ve "Tesadüf" Kavramlarına Yer Yok mu?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Bildiğiniz gibi günümüzde çoğu insanın Evrim Kuramı ile ilgili en büyük soru işareti, onun "gözlenemez" (!) olmasından kaynaklanmaktadır. Elbette ki, bir bilim olarak evrim "gözlenemez" ya da "gözlenmemiş" değildir; tam tersine, her an, her saniye gözlenmektedir. Tek sorun, insanların "gözlem" sözcüğünden tek anladığının anlık ve büyük gözlemler olmasıdır, topu bıraktığımızda yere doğru düşmesinin kütleçekimini göstermesi gibi, kendi haline bırakılan bir canlının bir başka türe evrimleşivermesini görmek isteriz. 

Ancak böyle bir bakış açısı son derece sakıncalıdır; zira Evren dahilindeki her yasa, aynı hızda ve zaman aralığında çalışıyor olmak zorunda değildir. Örneğin, kütleçekimini bir topu yere bırakarak kolaylıkla gözleyebilirsiniz, evet. Ancak aynı kütleçekimi, yıldızların çekirdeklerini dengede tutan bir kuvvettir ve yıldız ömrünü sürdürdükçe ve bünyesindeki madde miktarı azaldıkça, söz konusu kütleçekimi dengesi değişmektedir. Bunun sonucunda yıldız nihayetinde çöker ve süpernova adını verdiğimiz bir patlamayla patlayarak bir başka yıldıza, nötron yıldızına veya karadeliğe dönüşebilir. Topun yere bırakıldığında yere düşmesine neden olan kütleçekimini anlık olarak gözleyebilsek de, bir yıldızın ömründeki değişimleri anlık olarak gözlemek o kadar kolay değildir. Bu demek değildir ki kütleçekimi, yıldızların evriminde ve ömründe işlevsizdir! Bu, sadece çeşitli boyutlar ve ölçeklerde, çeşitli yasaların farklı hızlar ve etkilere sahip olabileceğini göstermektedir. Benzer şekilde evrimi, kıtaların hareketini, iklim değişikliğini ve tüm bunların devasa etkilerini birdenbire gözlemenin herhangi bir yolu yoktur. Ancak dikkatli bir gözle bakılacak olursa, bu tür yavaş ve upuzun zaman dilimlerine yayılmış süreçlerin kısa vadedeki etkilerini görmek ve hatta akıllıca tasarlanmış deneylerle bunların hızlarını arttırmak, böylelikle daha kolay gözlemler yapabilmek mümkündür.

Bu Reklamı Kapat

Yıldızların evrimini gösteren bir görsel
Yıldızların evrimini gösteren bir görsel

İşte bu yazımızda sizlere evrimin gerçekten, bir insan ömrü içerisinde, bol miktarda çaba ve uğraş ile de olsa gözlenebileceğini göstermek istiyoruz. Zira evrime karşı olan bilim düşmanlarının söz konusu karşıtlıkları, bilimsel yazında (literatürde) evrime dair gözlemlerin bulunmayışından kaynaklanmamaktadır. Tam tersine, literatür incelenecek olursa, bilim insanlarının evrimi hem doğal, hem de yapay ortamlarda binlerce defa, farklı türleri kullanarak, bin bir farklı açıdan gözledikleri ve raporladıkları görülecektir. Öyle ki, gözümüzün önünde evrimleşmekte olan türler bile defalarca bildirilmiştir. Eşek arılarının evrimi, dikence balıklarının evrimi, martıların evrimi, timsah sırtlı kaplumbağaların evrimi bunun doğada görülen sayısız örneklerinden sadece birkaç tanesidir. Öte yandan evrimi gözlerimizle görmenin en güzel yolu, yapay yöntemlere başvurarak evrimi laboratuvar şartlarında tekrar etmektir. İşte bu yazımızda ele alacağımız deney, Prof. Dr. Richard Lenski'nin yaklaşık 30 yılına mal olmuş, sayısız üst düzey dergide düzinelerce makalenin yayınlanmasıyla sonuçlanan ve evrimin gözlenebileceğini ispatlayan bir diğer deneydir. Önce, deneyi gerçekleştiren isimlerden bahsedelim, çünkü saygıyı sonuna kadar hak ediyorlar:

Richard Lenski'yi Tanıyalım

Richard Lenski, 13 Ağustos 1956 yılında doğmuş Amerikalı bir evrimsel biyologdur. Babası Gerhard Lenski, din sosyolojisi, sosyal eşitsizlik ve ekolo-evrimsel sosyal teoriye katkılarıyla bilinen ünlü bir sosyologdur. Richard Lenski, Oberlin Koleji mezunudur ve doktorasını University of North Carolina'dan almıştır. Günümüzde ise "Hannah Ayrıcalıklı Profesör" ünvanıyla Michigan Eyalet Üniversitesi'nde akademisyenlik yapmaktadır. 1996 yılında prestijli bilim ödülü MacArthur Fellowship'i kazanmış, 2006 yılında ise Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi'ne girmeye hak kazanmıştır. 17 Şubat 2010 tarihinde Ulusal Bilimler Akademisi Evrimi Gözleme Araştırmaları Bilim ve Teknoloji Merkezi'ni kurmuştur.

Bu Reklamı Kapat

Richard Lenski
Richard Lenski

Lenski, son dönemlerde evrim ve bilim düşmanlarının sık başvurduğu ve Wiki Vakfı'na ait "wiki Conservapedia"nın kurucusu ve sahibi Andrew Schlafly'i halka açık platformda yaptıkları mektuplaşmada kesin bir zaferle susturması ve bilimi bilmeyenlerin bilimle başa çıkamayacağını göstermesiyle bilinmektedir. Dünyaca ünlü Guardian gazetesine ait web güncesinde olay, "Wikipedia'nın tutucu Hristiyanlar için çok lazım olan alternatifi, bakteriyel evrim karşısında biraz sıkıştı. Otomatik-Düzeltme seçeneği bile onları kurtaramaz..." şeklinde yer almıştır. İkili arasındaki açık mektuplaşma, buradaki bağlantıdan İngilizce olarak okunabilir.

E. coli Bakterileri ve Deneyde Kullanılma Nedenleri

Escherichia coli (E. coli) bakterileri, gram-negatif, fakültatif olarak oksijensiz solunum yapan, çubuk şekilli bakterilerdir. Bakteriyel konjugasyon ile değil, eşeysiz olarak ürerler. Biyoloji deneylerinin en sevilen bakteri türleri arasında yer almaktadırlar. Normalde sıcak-kanlı hayvanların (mesela bizlerin) bağırsaklarında yaşarlar. Aslında çoğu E. coli bakterisi zararsızdır; ancak bazıları gıda zehirlenmesine yol açabilirler. Bunun haricinde, zararsız olanları vücudumuzda yer alırlar ve K2 vitaminin üretiminde rol oynarlar. Hatta bazı E. coli soyları, bazı diğer zararlı bakterilerin bizi hasta etmesine bile engel olabilir!

Deneyde E. coli bakterilerinin kullanılmasının birkaç amacı bulunmaktadır. Bunlardan ilki, söz konusu bakterilerin bölünme hızının iyi şartlar altında yaklaşık 20 dakika olmasıdır. Yani bu bakteriler, ortam şartları uygun olduğunda her 20 dakikada 1 defa bölünürler. Bir diğer deyişle, E. coli bakterileri evrimsel süreçte her 20 dakikada 1 nesil atlarlar. Kıyaslama olması açısından, insanların ömrünün 80 sene olduğunu ve bu sürede ortalama 30 yaşına ulaştıklarında ürediklerini, böylece 1 neslin aşılmasının 30 sene kadar sürdüğünü söyleyebiliriz. Yani bir insan, ömründe en fazla 2 veya 3 insan nesli görebilmektedir. Öte yandan bir insanın 80 yıllık ömrü boyunca E. coli bakterileri iyi şartlar altında 2 milyondan fazla nesil atlayabilirler!

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

E. coli bakterileri...
E. coli bakterileri...

Bu ne demektir? Evrimsel biyolojide değişim, nesillerle doğrudan ilişkilidir. Bir canlı ne kadar hızlı nesil atlıyorsa, belli bir sürede evrimleşerek atalarından farklılaşma olasılığı o kadar yüksek olacaktır. Bu nedenle aşırı hızlı üreyen virüsler, aşırı hızlı evrim geçirirler ve bizim aşılarımızı alt edebilirler. Öte yandan filler, insanlar ve diğer iri hayvanlar çok daha yavaş ürerler; bu nedenle çok daha yavaş evrimleşirler. Bir diğer açıdan düşünecek olursak: Evrimsel biyoloji dahilinde, fiziksel bir değişim gözlemek için geçmesi gereken nesil sayısı kabaca 1000 olarak tahmin edilmektedir. Bu sayı elbette ki türden türe ciddi anlamda değişmektedir; ancak ortalamada 1000 nesil atlayan bir türün atalarıyla birebir aynı gözükmesi oldukça güçtür. 1.000 neslin geçmesi için insan türünün 30.000 yıl boyunca gözlenmesi gerekmektedir. Buna karşılık E. coli bakterisinde 1000 nesil sadece 330 saat civarında, yani 14 gün (2 hafta) kadardır. Dediğimiz gibi, bu sayılar elbette yaklaşık değerlerdir ve çoğu zaman bu sürelerden daha bile uzun zamanlar gerekir. Örneğin türümüzün ve Neandertaller'in ortaya çıkmasına neden olan son türleşme günümüzden 300.000 yıl kadar önce gerçekleşmiştir. Ancak unutmayın! Evrim, tanımı gereği bir türden yeni türlerin ortaya çıkması değildir! Burada sözünü ettiğimiz 1000 nesil, türleşmeyi de meydana getirebilecek kadar fiziksel değişimin gözlenmesi için gereken, yaklaşık bir zaman dilimidir. Zaten az sonra detaylarını göreceğimiz gibi, bakterilerde de bariz değişimlerin görülmesi 14 günden uzun süre almaktadır. Dahası, karmaşık bir türde fiziksel farklılıkları gözlemek daha kolayken, çok basit yapılı bir türde fiziksel değişimlerin oldukça kısıtlı olmasıdır. Yani tek hücreli canlılarda evrim genellikle genlerin ve DNA dizilimlerinin değişimi ve bunun kısıtlı miktarda fiziksel (özellikle enzimatik faaliyet üzerindeki) etkisi şeklinde olurken, dört üyeli bir hayvanda (örneğin bir kaplanda) bu fiziksel değişim renklerin farklılaşması, desenlerin değişmesi, kasların irileşmesi gibi birçok farklı şekilde olabilir. Dolayısıyla bu sayılar kesin olmamakla birlikte, yine de türler arasındaki evrimleşme hızlarını kıyaslamak açısından ve deneyde neden E. coli bakterilerinin kullanıldığını anlamak bakımından faydalı olacaktır.

Deneyde E. coli soy hatlarının kullanılmasının bir diğer nedeni, bu canlıların bakteriyel konjugasyon ile değil, eşeysiz (aseksüel) olarak ürüyor olmasıdır. Bu sayede, cinsel üremeden kaynaklı crossing-over gibi genetik süreçlerin veya Cinsel Seçilim gibi ek seçilim baskılarının etkisi tamamen ortadan kaldırılabilmektedir. Deney, sadece mutasyonlar etkisi altında Doğal Seçilim yoluyla evrimi incelemektedir.

Bir diğer sebep, bu bakterilerin kolaylıkla dondurulabilir olmasıdır. Zira evrimsel süreci bir film şeridi olarak düşünecek olursak, fosil kayıtları bize bu şerit içerisinden anlık kesitler/görüntüler sunmaktadır. Fosillere bakarak, bundan milyonlarca yıl önceki canlıların ne tür özelliklere sahip olduklarını ve ne tür evrimsel değişimlerden geçtiklerini anlayabiliriz. Benzer şekilde, Lenski'nin deneyinde de dondurulmuş bakteriler sayesinde "fosil kaydı" alınabilmektedir. Tıpkı bir canlı türünün evrimindeki her bir nesilde, her bir canlının fosilinin bulunmasının imkansız olması gibi; E. coli deneyinde de her bir nesildeki her bir bakterinin örneklenmesi imkansızdır. İşte bu nedenle, belirli aralıklarla bakteriler dondurulmuş ve bu sayede bir nevi "fosil kaydı" oluşturulmuştur. Unutmayın! Deney onlarca yıl ve on binlerce nesil boyunca sürdüğü için, bu fosil kayıtları geçmişe dönük bilgiler edinmek açısından büyük öneme sahiptir. Tıpkı gerçekte fosillerin bize geçmişe dair çok kritik bilgiler veriyor olması gibi...

E. coli bakterilerinin bu deneyde seçilmiş olmalarının bir diğer nedeni, bu bakterilerin normalde oksijenli bir ortamda sitrat kullanarak enerji üretemiyor olmalarıdır. Sitrat, Sitrik Asit Döngüsü (Krebs Döngüsü) olarak da bilinen ve enerji üretimine neden olan kimyasal tepkime dizgisinin önemli bir parçasıdır. E. coli bakterileri, ortamda yeterince glikoz ve fruktoz olmadığı takdirde veya ortamda oksijen bulunuyorsa, bu kimyasalı kullanamazlar; kullanmayı bırakın, hücre içerisine dahi alamazlar. Ancak ortamda oksijen yoksa, işte o zaman sitrat hücre içerisine alınabilir ve kullanılabilir. Bunun sebebi, sitratı hücre içerisine taşıyan citT isimli bir genin ürettiği, zar geçişkenliğiyle ilişkili bir proteinin sadece oksijensiz ortamda üretilebiliyor ve çalışıyor olmasıdır. Aynı gen, sitrat fermentasyonunda da bir operon olarak görev aldığı için, ortamda oksijen bulunuyorsa çalışamaz.

Son olarak, E. coli bakterilerinin bu deneyin baş rolünde olmasının bir diğer nedeni, bu bakterilerin arabinoz (Ara) adı verilen bir şekeri enerji üretiminde kullanamıyor olmasıdır (bu tür bakterilere Ara(-) denir). Ancak arabinoz tüketimini sağlayan genler çok iyi bir şekilde bilinmektedir. Bu sayede Lenski, tek bir geni mutasyona uğratarak bu bakterilerin bir kısmının arabinoz da tüketebilen yapıda olmasını sağlamıştır (ki bu bile, kontrollü de olsa mutasyonların evrime yol açabileceğinin en net göstergelerinden birisidir). Bu şekilde olan bakterilere Ara(+) denmektedir. Bu sayede Lenski, hangi bakterinin hangi gruba ait olduğunu tespit edebilmiştir.

Bu Reklamı Kapat

Tüm bu sebepler göz önüne alındığında, E. coli bakterileri evrimsel değişimleri gözlemek için biçilmiş kaftan olarak karşımıza çıkmaktadır. Şimdi gelin hep birlikte deneyi inceleyelim:

Richard Lenski'nin Halen Devam Etmekte Olan Uzun-Dönem Evrim Deneyi

Lenski ve ekibi (bundan sonra sadece Lenski olarak bahsedilecektir), başlangıçta aynı popülasyona ait, 1966 yılında Seymour Lederberg tarafından üretilmiş olan "Bc251 soyundan" Escherichia coli bakterilerinden alıp, bunları 12 gruba ayırmışlardır. Böylece birbiri ile başlangıçta hemen hemen aynı, 12 farklı bakteri popülasyonu elde edilmiştir. 12 koloniden 6'sı Ara(-), 6'sı Ara(+) olarak işaretlendi.

Deneyin en temel amacı, evrimsel biyolojinin kalbinde yer alan birkaç sorunun cevaplandırılmasıdır. Örneğin Lenski, mutasyonlar ve seçilim baskısı (bu durumda Doğal Seçilim) etkisi altında canlıların nasıl değiştiğini gözlemek istemektedir. Evrimin hızının zamana bağlı olarak nasıl değiştiğini ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Birebir aynı ortamda bulunan canlıların geçirdikleri değişimlerin tekrar edilip edilemeyeceğini göstermektir. Son olarak, evrimsel süreçte fiziksel özellikler (fenotip) ile genetik altyapı (genotip) arasındaki ilişkiyi daha net bir şekilde açığa çıkarabilmektir. E. coli bakterileri, eşeysiz olarak üreyen bakterilerdir; dolayısıyla Cinsel Seçilim gibi evrim mekanizmalarının etkisi bu deneyde göz ardı edilebilmiştir. 

Deney, 24 Şubat 1988 tarihinde başladı. Lenski, bu 12 farklı bakteri grubunu alarak sürekli çoğalmalarına izin verdi. Her bir grubu, minimal büyüme oramında (teknik bir terimdir ve bir canlının yaşaması için gereken minimum koşulları belirtir) tutmaya başladı. Her yeni günde, büyüyen popülasyonun %1'lik kısmını yeni bir kap içerisine aldı. Bu işlem her yapıldığında, bakteri soyları ortalamada 6.64 nesil atlamış oluyordu. 

Bu Reklamı Kapat

Bu sizi şaşırtmasın! Çünkü hatırlayacak olursanız, E. coli bakterisinin 20 dakikada 1 nesil atlayabilmesi için, iyi şartların sağlanması gerekmektedir. Fakat Lenski, bu canlılar üzerinde hayatta kalma baskısı (seçilim baskısı) yaratmak adına, olabilecek en kötü ama yine de hayatta kalabilecekleri şartları ("minimal şartları") sağlamıştır. Bu nedenle canlıların üreme hızı da ciddi anlamda düşmüştür. Bir diğer deyişle Lenski'nin kullandığı E. coli'ler, ortamda bol besin bulunmadığı için yukarıdaki bilgiden daha yavaş ürüyorlardı. Ancak yine de bu canlılar her 150 günde 1.000 nesil veriyorlardı! Bu bile insanlarınkiyle kıyaslanamayacak kadar hızlıdır! 

Lenski, daha önceden de izah ettiğimiz gibi, evrimsel geçmişi inceleyebilmek için "fosil kanıtlar"a sahip olmalıydı. Bunun için, bu şekilde her gün nesilleri kaydederken, 500 nesilde bir, yani 75 günde bir elde ettiği son nesilden birkaç üyeyi kriyoprotektan (cryoprotectant) içerisinde gliserol ile birlikte "dondurdu" ve böylece, tıpkı fosillerde olduğu gibi kesintili ama sürekli bir kayıt elde edebilmeyi başardı. Kriyoprotektan ve gliserol içerisinde saklanan bakteriler, istenildiği zaman tekrar "çözülerek" yaşamlarına devam ettirilebilmektedir, bu da bakterilerde meydana gelen değişimleri incelemek için iyi bir fırsattır.

Lenski, sürekli olarak bakterilerin ortalama başarısını (mean fitness) takip etti ve nesillerden aldığı örnekler üzerinde ek deneyler yaptı, ancak ana nesle asla dokunmadı ve bir evrimsel süreç şeklinde takip etti ve kaydetti.

Deneyin Sonuçları

Şubat 2010 tarihine gelindiğinde, bakteriler 50.000 nesil atladı. Ekim 2012'de 56.000 küsür nesli, Nisan 2014'te ise 60.000'inci nesli geçtiler ve halen bölünmeye devam ediyorlar! Bu sayı, matematiksel evrim açısından çok önemlidir. Çünkü bu miktar, istatistiki olarak E. coli genomunda bulunan her bir nükleotitin geçirebilecekleri mutasyonları birden fazla defa geçirebileceği kadar yeterli süre demektir. İlk 30.000 nesilde bile 12 soy hattının her biri, milyarlarca mutasyona uğramıştır. 4.6 milyon bazı çiftine sahip olan E. coli genomu, bu süreçte tekrar tekrar mutasyonlara uğrayarak değişmiş olmalıdır. Dolayısıyla Cit+ (sitrat kullanabilen) bakterilerin sadece mutasyonlarla, şans eseri ortaya çıkması çok ama çok zordur. Bu durum bize göstermektedir ki, mutasyonların yarattığı çeşitlilik içerisinden ancak ve ancak uyumlu olanlar seçilecek ve eğer ki bu uyumlu olanlar oksijenli ortamda sitratı sindirebiliyorsa, gerçekten de oksijenli ortamda sitrat sindirimi avantaj sağladığı için bu özellik evrimleşmiş olacaktır. Yani bakterilerin yeterince sayıda mutasyon geçirmiş olmaları, sonucun gücünü arttırmaktadır.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Celestron PowerSeeker 60AZ Teleskop (60x700mm)

PowerSeeker serisi, astronomi ve yeryüzü gözlemlerine ilk adım atmak isteyen çocuklar ve aileler için çok uygun giriş seviyesi teleskoplardır.

  • Celestron Türkiye distribütöründen direkt ve ücretsiz kargo
  • Karasal ve astronomik kullanım için idealdir.
  • 3x Barlow lens, her bir göz merceğinin büyütme gücünü üçe katlar.
  • Aksesuarların rahatlıkla saklanması için aksesuar tepsisi
  • 10.000 nesne veritabanı, yazdırılabilir gökyüzü haritaları ve 75 gelişmiş görüntü ile BONUS Astronomi Yazılımı

Teknik Özellikler:

  • Ağırlık: 3.18 kg
  • Renk: Siyah
  • 60mm (2.4″) çaplı refraktör (optik açıklık)
  • 700mm odak uzunluğu (f/12)
  • Altazimuth kundak
  • 5×24 bulucu
  • 20mm gözmerceği (35x) – 1-1/4″
  • 4mm gözmerceği (175x) – 1-1/4″
  • Görüntü düzeltici diyagonal 1-1/4″
  • Barlow mercek 3x – 1-1/4″
  • Ayarlanabilir aluminyum tripod ile aksesuar tablası
  • “The Sky Level 1” CD-ROM.
Devamını Göster
₺1,850.00
Celestron PowerSeeker 60AZ Teleskop (60x700mm)

Deney, sizin de görebileceğiniz gibi 28 seneden beridir devam etmektedir! Bu sürede pek çok bilimsel devrim yaşandı, internet insanların yaşamına yeni yeni tam olarak girmeyi başardı, televizyonlar, radyolar, arabalar gelişti, uzaya defalarca mekik gönderildi. Ancak bunların yanında çok ilginç bir olay daha oldu: Evrim, laboratuvarda, insanların kendi gözleriyle bir kez daha gözlendi!

Deneyin başlangıcında, pek çok özellik 12 farklı koloni tarafından paylaşılmaktaydı, çünkü aynı popülasyona aitlerdi. İlk yıllarda, her bir popülasyonun ortalama başarısı hızla arttı, öyle ki 20.000'inci nesildeki bakteriler, atalarına göre %70 daha hızlı ürüyorlardı. Ancak bu nesilden sonra üreme hızı yavaşlamaya başladı. Aynı zamanda bu süreçte tüm bakteri kolonileri, ataları olan ilk 12 koloniye kıyasla çok daha büyük hücre hacimlerine ulaştılar. Buna bağlı olarak, tek bir popülasyon içerisindeki bireylerin sayısı (popülasyon yoğunluğu) azaldı. Ayrıca her bir koloni, glikoz kullanma konusunda atalarına göre çok daha başarılı hale geldi. Öyle ki, bu bakteriler glikoza bağımlı hale gelecek kadar özelleştiler. Ataları olan 12 kolonideki bakteriler, glikoz harici şekerleri torunlarından daha iyi tüketebiliyorlardı. Torunlar ise, glikozu çok daha etkili şekilde kullanacak şekilde farklılaştılar. Tüm bunlar gerçekleşiyordu, çünkü gerçekte, doğal ortamlarında E. coli bakterileri bolca yiyecek bulabilmekte ve özgürce yayılabilmektedir. Ancak kısıtlı ortamda, var olan besini en iyi şekilde tüketebilmek avantajlıdır. Bir diğer deyişle, tam da evrimin öngördüğü bir şey yaşandı: Kaynakların bol olduğu ortamda, her türlü kaynağı kullanabilmek ("genelci" olmak) avantajlıyken, kaynakların kısıtlı olduğu durumda, bulunan kaynağı en iyi şekilde tüketebilecek şekilde evrimleşmek ("özelci" olmak) daha avantajlıdır. İşte bakterilerde gözlenen de tam olarak buydu!

Tabii ki evrimsel değişim illa avantaj sağlayacak değildir. Birçok bilim düşmanı, bu deney evrimi bariz bir şekilde ispatlıyor olsa da, deneyde gözlenen olumsuz gelişmeleri kullanarak evrimi reddetmeyi sürdürmektedirler. Halbuki zor şartlarda yaşamaya zorlanan canlıların yaşayacakları tek değişim avantajlı hale gelip evrimleşmek değildir. Evrim tarihinde tekrar tekrar gördüğümüz üzere, yok olmak veya yok oluşa doğru gitmek de evrimin olası ve sıradan sonuçlarından birisidir. Her ne kadar deneyde 12 soy hattının hiçbiri yok olmadıysa da, bunlardan 4'ünde DNA tamiri konusunda zararlı mutasyonlar meydana geldi. Bu oldukça ilginç bir sonuçtur, çünkü DNA tamirinin düzgün yapılamıyor olması, ilk bakışta son derece tehlikeli gözükmektedir. Ne var ki bu durum bile evrim tarafından avantajlı hale dönüştürülebilmektedir. Örneğin bu 4 soy hattında DNA tamirinin bozulması, bu nesillerde çok daha fazla mutasyon meydana gelmesine sebep oldu. Hatta öylesine hızlı mutasyonlar meydana geliyordu ki, bir gen bir mutasyon nedeniyle bozulsa da, yeni bir mutasyonla eski haline dönebiliyordu! Lenski, 20.000 nesil sonunda toplamda yüz milyonlarca nokta mutasyonu meydana geldiğini; ancak bunların 10 ila 20 tanesinin popülasyon içerisinde fayda sağladığı için sabitlendiğini ve toplamda, nötr mutasyonlarla birlikte kolonilerde 100 mutasyonun sabitlendiğini (popülasyon için norm haline geldiğini) tespit etmiştir. Bir diğer deyişle, zararlı mutasyonların hepsi, hızla popülasyondan elenmiştir.

2008 yılında ise Lenski ve arkadaşları çok daha ciddi, önemli ve heyecan verici bir adaptasyon keşfettiler. Bu adaptasyon, 12 popülasyondan sadece 1'inde meydana gelmişti: Bir soy hattındaki E. coli bakterileri, oksijenli ortamda olmalarına rağmen sitrat moleküllerini hücre içerisine alıp sindirerek enerji üretmeyi başaracak şekilde evrimleştiler! Bu, deneyin en ilginç sonuçlarından birisi, o nedenle biraz daha detaylı anlatalım: 

Daha önceden sözünü ettiğimiz gibi E. coli bakterileri oksijenli ortamda sitrat molekülünü bırakın sindirmeyi, hücre içerisine bile alamamaktadırlar, çünkü molekülü taşıyacak olan proteinler oksijenli ortamda çalışamamaktadır. Sitratın oksijenli ortamda hücreye alınamaması, Krebs Döngüsü'nü aksatmakta, bu da hücrelerin daha yavaş büyümesine ve daha yavaş üremesine neden olmaktadır. Bu özellik öylesine ayırt edicidir ki, E. coli'nin hastalık yapıcı bir diğer bakteri olan Salmonella'dan ayırt edilebilmesini sağlamaktadır. Aslında bazı diğer araştırmalarda, oksijenli ortamda sitratı sindirebilen bazı E. coli bakteri soyları raporlanmıştır; ancak bu raporların konumuzla pek bir alakası yoktur. Çünkü Lenski, deneyin başlangıcındaki soy hatlarının Cit(-) olduğundan emindi. Dahası, söz konusu raporlarda bu sitrat sindirimi özelliğinin başka bakterilerin genlerinin virüsler ve plazmidler gibi aracılar nedeniyle Cit(-) bakterilere aktarıldığı gösterilmiştir. Bir diğer deyişle, orada evrimin bir başka mekanizması olan Yatay Gen Transferi iş başındadır. Bu deneydeyse, ortamda başka bakteri bulunmadığı için böyle bir şey söz konusu değildir. Zaten yapılan genetik araştırmalar, bu deneydeki evrimin altında yatan sebepleri net bir şekilde ortaya koymuştur. Buna az sonra döneceğiz. Şimdi tespiti anlatalım:

33.127'inci nesil civarında bir yerde, 12 popülasyondan birinde inanılmaz bir birey artışı tespit edildi. Araştırmacılar, bunun sebebini incelediklerinde, minimal büyüme ortamı dahilinde bulunan sitrat moleküllerinin o popülasyona ait bakteriler tarafından oksijenli ortamda dahi sindirilebilmeye başladığını keşfettiler! Bu da, diğer popülasyonlara göre bakterilerin hayatta kalma şansını arttırmaktadır, çünkü sitratın sindirilebilmesi daha fazla besin (veya daha fazla enerji) demektir. Tespitin 33.127'inci nesilde yapılması, söz konusu evrime neden olan mutasyonların 31.000 ila 31.500'üncü nesiller arasında yaşanmış olması gerektiğini gösterdi.

Lenski, hemen elinde bulundurduğu kriyonik fosillere bakarak, hangi noktada bu özelliği kazandıracak mutasyonların elde edildiğini bulmaya çalıştı. Öncelikle, genetik işaretleyiciler kullanarak söz konusu bakterilerin dışarıdan gelmediğini, yani deneyde kontaminasyon olmadığını doğruladı. Ara operonunun kullanımı burada işlevini gösterdi; zira gerçekten de evrimleşen bakteriler, ilk baştaki soy hattından gelmekteydiler! 

Daha da ilginç bir keşfe imza atmışlardır: 31.000'inci nesilden önceki nesillerden bakteriler alıp, bunları başka kaplarda üretmeye devam ettiklerinde, sitrat sindiriminin spontane olarak tekrar tekrar evrimleştiğini gördüler! Lenski'nin öğrencisi Zachary Blount, bu evrime neden olan soy hatlarının ne kadar geriye gidebileceğini merak etti ve bu nedenle "fosil kayıtlarında" geriye giderek, teker teker bakterileri hayata döndürdü ve evrimsel süreçlerini inceledi. 20.000'inci nesilden önce aldıkları hiçbir bakteri, sitratı oksijenli ortamda sindirme özelliği evrimleştiremiyordu. Dolayısıyla 20.000'inci nesil civarında meydana gelen bir diğer mutasyon, sitratın sindirimine neden olan ikincil mutasyonun meydana gelme şansını arttırıyor olmalıydı. Gerçekten de, yaptıkları daha detaylı araştırmalar sonucunda deneyin başlangıcından 20.000 nesilden sonra meydana gelen bir ön-faydalı-mutasyonun sitrat sindirimine neden olan mutasyonu tetiklediğini keşfettiler.

Lenski'nin öğrencisi Zachary Blount ve E. coli deneyinde kullanılan petri kaplarının bazıları...
Lenski'nin öğrencisi Zachary Blount ve E. coli deneyinde kullanılan petri kaplarının bazıları...

Bu, şu demektir: Bu mutasyon, sitratı sindirebilmeye sebep olan ikinci mutasyonun gerçekleşme şansını arttırmaktadır. Dolayısıyla bu ilk mutasyonu geçiren bireyler, sitratı oksijenli ortamda da kolayca sindirebilmelerine sebep olacak mutasyona da açık olmaktadırlar. Ancak bu ilk mutasyona sahip olmayan bireylerin, tek seferde bu ana mutasyona ulaşmaları o kadar düşük bir ihtimaldir ki, hiçbir zaman gerçekleşmez. Ancak bir kere ilk mutasyon gerçekleşti mi, devasa önemdeki bir olayın gerçekleşmesini sağlayan ikinci mutasyon kolayca gerçekleşebilmektedir.

Lenski burada da durmadı ve sitrat sindiriminin evrimleştiği soy hattındaki (Ara(-)3 soy hattı) fosil kayıtlarındaki farklı zaman dilimlerinden aldıkları 29 bakterinin genomlarını tamamiyle, baştan sona diziledi. Daha sonra, bu canlıların evrimsel tarihini ortaya döktüler ve filogenetik bir harita (bir "Evrim Ağacı") oluşturmayı başardılar. Cit(+) adı verilen, oksijenli ortamda da sitratı sindirebilen bakteriler, bu filogenetik haritadaki 3 kladdan (alttür grubundan) sadece bir noktada evrimleşmişti (buna "Klad 3" adını verdiler). Bu araştırma, daha da ilginç bir sonucu doğurdu: Aslında sitrat sindirimini mümkün kılan mutasyonun şansını arttıran mutasyon, diğer 2 kladda da bulunuyordu. Fakat sitrat sindirimi sadece 3. kladda evrimleşiyordu. Daha dikkatli bir inceleme, aslında bu söz konusu özelliği ortaya çıkaran mutasyonun öncülü olan 1 değil, 2 farklı mutasyon olduğunu ortaya koydu. Yani oksijenli ortamda sitrat sindirme yeteneğini kazandıran mutasyon, kendinden önce gelen 2 mutasyon sayesinde hızla ortaya çıkabiliyordu. Bu durum, nötral mutasyonların bir araya gelerek evrime yön verebileceğine dair harika bir örnek teşkil etmektedir.

Bu Reklamı Kapat

Lenski'nin bu deneyde gözlediği evrimsel değişimler bununla sınırlı değildi. Ayrıca bir diğer gözlemleri, her bir popülasyonun, daha önce de dediğimiz gibi, çok daha yuvarlak ve iri hücrelere sahip olacak şekilde evrimleşmesiydi. Bunu da incelediklerinde, sebebini bulabildiler: Bir diğer mutasyon, Penisilin Bağlayıcı Protein isimli bir proteini sentezleyecek genin ifadesini değiştirmiştir. Ve bu keşif de başka bir keşfe götürmüştür: Bu proteinin değişimi hücre büyüklüğünü ve yuvarlaklığını arttırmıştır; ancak aynı zamanda osmotik strese karşı dayancını düşürmüştür. Dolayısıyla bu bakteriler, atasal türlere göre sabit çevresel koşullarda daha kısa süreler yaşayabilmektedirler.

2013 yılında yayınladığı bir makalede Lenski, 50.000 nesil sonucunda bakterilerin halen yeteneklerini geliştirmeye ve evrimleşmeye devam ettiklerini ortaya koymuştur. 40.000'inci nesilde yayınladıkları makaleye kıyasla, 50.000'inci nesilde yayınladıkları makaledeki bireyler, atalarına göre daha yüksek uyum başarısına sahiptirler. Aralık 2015'te yayınladıkları ikinci bir makalede, bu sürekli artan uyum başarısının açıklamasının bir "kuvvet yasası" olabileceğini ileri sürmüşlerdir. Bu yasaya göre uyum başarısının artış hızı zamanla düşüyor olsa da, herhangi bir üst sınıra sahip olmaksızın sürekli gelişmeyi sürdürebilmektedir. Bu durum, evrimsel biyolojiye ve evrimin sınırlarına yönelik çok önemli bilgiler vermektedir. Eğer bulguları doğruysa, evrimsel değişimin herhangi bir sınırı olmadığı ve canlıların sınırsız olarak değişebilecekleri söylenebilecektir.

Sonuç

Görüldüğü gibi Lenski Deneyi, gerçekten son derece ilginç sonuçlara imza atmış bir deneydir. Bu deneyde Lenski ve arkadaşları, açık bir şekilde bir türün, daha önce hiç sahip olmadığı ve hiç de küçük önemi olmayan, devasa bir değişimi başarabildiğini göstermiştir. Zaten evrim de, bu değişimlerin zaman içerisinde sayıca ve değerce birikmesi sonucu, yavru türlerin atalarıyla çiftleşemeyecek kadar farklılaşması demektir. Eğer E. coli bakterileri, eşeyli olarak çiftleşen bireyler olsalardı, bir süre sonra bu tip özellikler ve bu özelliklerin genlerdeki yansımaları o kadar fazla olacaktı ki, deneyin en başındaki kaplardaki bireylerle çiftleştirilmeye çalışıldıklarında genleri uyuşmayacak ve yavrular üretemeyeceklerdir. İşte bu durumda canlılar türleşmiş olacaktır.

Bazı bilim düşmanları, bu deneyin o kadar da önemli olmadığını, sonuçta bakterilerin kanatlanıp uçmaya başlamadığını, dolayısıyla evrimi değil sadece "adaptasyonu" gösterdiğini ileri sürmektedirler. Bu, tamamiyle hatalı bir yaklaşımdır. İlk olarak, buradaki yazımızda da izah ettiğimiz gibi, evrim ile adaptasyon arasında herhangi bir fark yoktur. Adaptasyonun olduğu bir ortamda evrimden söz etmemek imkansızdır. Adaptasyon varsa, evrim vardır. Ancak ikinci ve daha büyük bir sorun, evrimin türleşmeden ibaret olarak görülmesidir. Türleşme, evrimin nihai ve neredeyse kaçınılmaz sonuçlarından birisi olsa da, kesinlikle tek sonucu değildir. Dahası, "türleşme olmadan evrim olmaz" gibi bir yaklaşımın bilimde hiçbir yeri yoktur. Bilimsel tanımına göre evrim, bir popülasyon içerisindeki gen ve özellik dağılımlarının (frekanslarının) nesiller içerisindeki değişimi demektir. Yani evrimi gözlemek için, illa fiziksel değişimlere bile gerek yoktur! Genlerin popülasyon içerisindeki görülme sıklıkları değişiyorsa, o tür evrimleşiyor demektir! Ancak bu deney, sadece genlerin değişimini değil, bu değişimin seçilim baskısında anlamlı farklılıklar ve işe yarar değişimler yaratabileceğini gösteriyor olması bakımından son derece kıymetli bir araştırmadır.

Bu Reklamı Kapat

Deneyle ilgili bir diğer geçersiz eleştiri, ünlü Akıllı Tasarımcı Michael Behe tarafından ileri sürüldü. Behe'nin 2010 yılında yayınladığı makalesindeki iddiasına göre, yeni bir özellik evrimsel süreçte yaratılıyorsa bile, bunun fonksiyon kaybettirici bir mutasyonun ürünü olması gerekmektedir, dolayısıyla evrimin aslında "yeni ve işlevsel" bir malzeme yaratamamaktadır. Öyle ki Behe, bu ve benzeri deneyleri bir bütün olarak çürütmek amacıyla "Adaptif Evrimin Birinci Kuralı" adını verdiği ve her evrimsel gelişimin fonksiyon yitirici özellikte olması gerektiğini ileri süren bir kural bile geliştirmiştir. Makalemizde de izah ettiğimiz ve 2012 yılında Nature dergisinde yayınlanan makalesinde ispatlandığı üzere, bu argüman da ,söz konusu uydurma kural da tamamen geçersizdir. Söz konusu akademik makale, "Adaptif Evrimin Birinci Kuralı" denen argümanın tamamen geçersiz olduğunu göstermekle kalmadı, Cit(+) olacak şekilde evrimleşen bakterilerin "dikkate değer miktarda fonksiyon kazandırıcı" olduğunu da ortaya koydu.

Anlamamız gereken şu basit gerçektir: Lenski Deneyi, E. coli bakterilerinin daha önce sahip olmadığı bir özelliği kazanmasını sağlamıştır. Bu özelliğin bir benzeri ya da bir çeşit "alt yapısı" tür içerisinde halihazırda bulunuyor olabilir. Bir özelliğin öncülleri veya benzerlerinin bir canlıda bulunması, evrimin kazandırdığı yeni bir özelliğin evrimsel değişim olmadığı anlamına gelmez. Örneğin, dinozorlarda tüyler sıcaklığı ayarlamak için kullanılıyordu; ancak dinozorlardan evrimleşen kuş türlerinde uçmaya yaradı. Bu durumda dinozorlarda halihazırda tüy ve tüy-benzeri yapılar olduğu için kuşların evrimi "evrim değildir" mi diyeceğiz? Böyle bir şey kabul edilemez. Benzer şekilde, E. coli bakterilerinin kazandığı oksijenli ortamda sitrat sindirimi de, bariz bir şekilde fenotip (fiziksel görünüm) bakımından fonksiyon kazandırıcı bir evrimsel değişimdir. Yeni fonksiyon, var olan iki genin (rnk ve citG) mutasyon sonucu kaynaşmasıyla doğan yepyeni bir genin ürünüdür. Bu kaynaşma, yeni bir operonun evrimleşmesine neden olmuş, bundan kaynaklı citT taşıyıcı geninin ikinci kopyası, rnk geninin ikinci kopyasının promoter'ı tarafından kontrol edilmeye başlamıştır. Böylesine kapsamlı bir genetik yeniden düzenleme sonucu oluşan ve yepyeni bir özelliğin doğmasıyla sonuçlanan bir evrim, nasıl olur da şahsi inançlar ve inatlar dolayısıyla "evrim olarak kabul edilemez" denebilir? Asıl bu iddia kabul edilemez. 

Uzun lafın kısası Lenski'nin uzun dönem evrim deneyi, evrimin en net kanıtlarından bazılarını bizlere sunmuştur ve sunmaya da devam etmektedir. Unutmamak gerekiyor ki Lenski Deneyi, evrimi gözlememizi sağlayan tek deney değildir. Birçok diğer deney ve gözlem, evrimsel biyolojinin doğruluğunu tekrar tekrar göstermeyi başarmıştır. Literatür taraması yapıldıkça, evrime dair sayısız örnek de kaçınılmaz olarak görülecektir.

Bu makale, Wikipedia'daki son derece detaylı ve iyi kaynaklandırılmış "E. coli long-term evolution experiment" başlığı baz alınarak hazırlanmıştır. Kaynaklar, orijinal makalelerinden doğrulanmıştır.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 13
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 9
  • Merak Uyandırıcı! 7
  • Muhteşem! 5
  • Bilim Budur! 5
  • İnanılmaz 5
  • Umut Verici! 3
  • Güldürdü 1
  • İğrenç! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Z. D. Blount, et al. (2008). Historical Contingency And The Evolution Of A Key Innovation In An Experimental Population Of Escherichia Coli. Proc Natl Acad Sci U.S.A, sf: 7899–7906. | Arşiv Bağlantısı
  • Z. D. Blount,, et al. (2013). Genomic Analysis Of A Key Innovation In An Experimental E. Coli Population. Nature, sf: 513–518. | Arşiv Bağlantısı
  • Michigan State University. Overview Of The E. Coli Long-Term Evolution Experiment. (29 Ekim 2019). Alındığı Tarih: 29 Ekim 2019. Alındığı Yer: Michigan State University | Arşiv Bağlantısı
  • Sandwalk. How Do Creationists Interpret Lenski's Long-Term Evolution Experiment?. (3 Aralık 2013). Alındığı Tarih: 29 Ekim 2019. Alındığı Yer: Sandwalk | Arşiv Bağlantısı
  • M. Chorley. Average Age Of Women Giving Birth Hits 30 For The First Time Since Records Began. (19 Ağustos 2014). Alındığı Tarih: 29 Ekim 2019. Alındığı Yer: DailyMail | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı Akademi: Evrimi Anlamak Yazı Dizisi

Bu yazı, Evrimi Anlamak yazı dizisinin 12. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan ""Tesadüf" Geliyor, Kaçın! Bilimde "Şans" ve "Tesadüf" Kavramlarına Yer Yok mu?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 19/08/2022 19:17:04 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/207

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Kan
Vejetaryen
Obstetrik
Factchecking
Yatay Gen Transferi
Sıcaklık
Coronavirus
Hematoloji
Oksijen
Algı
Araştırmacılar
Karbonhidrat
Dinozor
Kütle
Yok Oluş
Metal
Makale
Örümcek
Cinsellik Araştırmaları
Doğa
Homo Sapiens
Mantık
Tüy
Yumurta
Albert Einstein
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.