Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Doğal Seçilim'in Yönü ve/veya Amacı Var mıdır?

Doğal Seçilim'in Yönü ve/veya Amacı Var mıdır? Pixabay
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu yazı, Evrimi Anlamak yazı dizisinin 14. yazısıdır. Dizinin ilk yazısına gitmek için buraya, dizideki tüm yazıları görmek için buraya tıklayınız. Yazı dizileri, EA Akademi'nin bir parçasıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

Doğal Seçilim'in bir yönü olup olmadığı ya da belirli bir amaca "yönelik" seçilimde bulunup bulunmadığı, her zaman bir tartışma konusu olmuştur. Ancak Richard Dawkins, "Ataların Hikayesi" isimli kitabının "Geri Dönüş Kibri" kısmında bu konuya son noktayı koymuştur:

Tarihsel anlatımızı Homo sapiens'e doğru yöneltmek, diğer modern türlere -sözgelişi Octopus vulgaris, Panthera leo ya da Sequoia semperviens- yöneltmekten daha anlamlı değildir. Yaşamın açıkça ilk başarısı olarak gördüğü uçma  yeteneği ile gurur duyan tarihsel kafalı bir çobanaldatan kuşu, çobanaladatan-benzerlerini -bir yıl havada kalan, hatta uçarken çiftleşen, kanatları geriye yatık görkenli uçan makineleri- evrimci ilerlemenin doruğu sayar. Steven Pinker'ın bir fantezisini temel alarak, filler tarih yazabilseydi, tapirleri, fil fareleri, fok balıklarını ve hortumlu maymunları, evrimin ana yolunda ilk beceriksiz adımları atan, ama her biri -bir nedenle- tam başaramayan geçici acemiler olarak betimleyebilirlerdi: Hem çok yakın hem çok uzak. Fil astronomlar, başka bir dünyada bunun engelini aşıp, tam hortum-buruna nihai sıçrayışı yapabilen yabancı yaşam biçimlerinin var olup olmadığını merak edebilirlerdi.

Buradan da görebileceğimiz gibi, evrimin belirli bir yönü olduğunu düşünmek, bizlerin kibrinden kaynaklanmaktadır. Çünkü bizler, kendimizi gelmiş geçmiş en gelişmiş ve üstün varlıklar görürüz ve Evrim varsa bile, bizi "yaratmak" için belli bir yönü seçtiği sanısına kapılırız. Bu apaçık ve Gould'un sözleriyle "retorik bir saçmalıktır". 

Doğal Seçilim, bir diğer yazımızda tanımladığımız gibi, temel olarak rastgele değişen çevre koşullarına karşı genetik ve çevresel edinimlerimizi sınava tabii tutan bir öğretmendir. Buı öğretmen tamamen kördür, çünkü sınavda soracağı soruları, yani doğanın değişimlerini önceden bilemez. Doğa, çeşitli fiziksel ve kimyasal etkiler dahilinde, ön görülemez bir biçimde değişmektedir. Bir gök taşının çarpacağını önceden bilebiliriz ancak çarpmanın etkilerini ön görebilmemiz çok güçtür. Veya hava durumunu ancak birkaç saat öncesinden kesine yakın tahmin edebilmekteyiz. 1 gün ya da 1 ay öncesinden yapılan tahminler çoğunlukla yanlıştır. Aynı şekilde, depremleri ve heyelanları öngörmemiz şimdilik mümkün değildir veya tsunamileri, yer yarıklarını, volkan patlamalarını... 

Eğer ki Doğal Seçilim'in başlı başına doğadaki fitness (fit olma durumu) miktarımızı ölçmeye ve buna göre eleme ya da seçme yöntemine giden bir araç olarak görürsek, bunun bir yönü (ileri veya geri veya sağa veya sola) olduğunu düşünmek, ileri gitmek olacaktır. Çünkü hiçbir dinozor, ertesi gün Dünya'ya 10 kilometre çapında bir göktaşının çarpacağını öngöremezdi ve göremedi de. Memeliler de, dinozorların egemenliğinin ortasına düşecek devasa bir göktaşına güvenerek evrimleşmediler. O sırada, doğanın getirdiği şartlar dahilinde, zaten orada bulunuyorlardı, tıpkı dinozorlar gibi. Eğer göktaşı çarpmasaydı ve volkanları tetiklemeseydi, belki de asla baskın sınıf haline gelemeyeceklerdi ve bizler var olamayacaktık. Ancak o göktaşı açarptı ve dinozor süpersınıfı yok oldu. Bu, memelilerin işine yaradı ve bizlere kadar gelen evrim süreci gerçekleşmiş oldu. 

Doğal Seçilim'in bir yönü olduğunu varsaymanın, "kaderci yaklaşım"dan bir farkı olmadığını düşünmekteyiz. Zira, "bundan sonra X canlısını türeteceğim" diye düşünen bir doğal süreçten bahsedilemez. Kütleçekimi, "Şimdi bu topu g ivmesiyle yere çekeceğim." demediği gibi, Doğal Seçilim de hiçbir zaman belirli bir türe doğru Evrim'i desteklemez.

Peki, burada bir soru akla gelebilir: Doğal Seçilim, her zaman "daha çok evrimleşmiş" türler mi yaratır? Veya her yeni tür, eskisinden daha "ileri" midir? Diğer taraftan sorarsak, bizim atalarımız, bizden "geri"ler miydi?

Yine Dawkins'in, aynı kitabının, aynı bölümünden okuyoruz:

Elimdeki bir kitap bunun [insanı hedef alan evrimin] bir örneğini verir. Homo habilis'i (bir insan türü, muhtemelen atamız) australopitesinlerle karşılaştırıyor. 

Kitap, Homo habilis'in 'Avustralopitesinlerden epeyce daha fazla evrilmiş' olduğunu söylüyor. Daha fazla evrilmiş? Bu, evrimin önceden saptanmış bir yönde hareket ettiğinden başka ne anlama gelebilir? Kitap, varsayılan yönün ne olduğu konusunda bizi kuşkuda bırakmaz. 'Bir çenenin ilk işaretleri, bellidir.' 'İlk' bizi 'tam' bir insan çenesine doğru ikinci ve üçüncü işaretleri beklemeye teşvik eder. 'Dişler bizimkine benzemeye başlar...' Sanki o dişler, habiline beslenmeye uygun oldukları için değil, bizim dişlerimiz olma yoluna girdikleri için öyleydiler.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bu paragrafların devamında da Dawkins, bahsedilen kitaptaki anlatım biçimini ve Evrim'in bir yönü olduğunu düşünenleri eleştirir.

Buradan da görebileceğimiz gibi, Evrim'in "ileriye" ya da "geriye" gittiğini söylemek yanlıştır. Çünkü Doğal Seçilim, her zaman, o andaki ortama en uygun bireyleri seçmeye çalışır. Dolayısıyla Evrim'in ileriye ya da geriye gittiğinden bahsetmek için, çevre koşullarının, bir önceki çevre koşullarına göre "ileri" mi, "geri" mi olduğu belirlenmelidir. Ki böyle bir belirlemeden bahsetmek saçma olacaktır. Doğa "ileri" ya da "geri" gitmez. Sadece değişir. Doğal Seçilim de, bu genellikle rastgele olan seçilime göre, doğanın bünyesinde var olan canlıların elenmesi ya da seçilmesi işlemine verilen bir addır. Bir mekanizmadır. Bir yönü olamayacağı gibi, "daha iyiye" ya da "daha kötüye" şeklinde bir amacı da olamaz.

Teşekkür: Kubilay Meşe

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 5
  • Muhteşem! 4
  • Bilim Budur! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 1
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 13/07/2020 08:36:07 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/44

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Ay Görevleri
Deney
Koaservat
Kuş
Müzik
Covıd-19
Böcek
İspat
Koronavirüs
Albert Einstein
Evrim Teorisi
Dünya Sağlık Örgütü
Uzay
Sinirbilim
Canlı Cansız
Stres
Avcı
Eşey
Vaka
Süpernova
Olasılık
Müfredat
Dünya
Wuhan
Psikoloji
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Çok az şey biliyoruz; ancak yine de bildiklerimizin fazlalığı şaşırtıcı. Daha şaşırtıcı olansa, bu kadar az bilginin bize ne kadar çok güç verdiği...”
Bertrand Russell
Geri Bildirim Gönder