...ve Milli Eğitim, Kafasına Göre İnsanı 'Yarattı'!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bilimsel hiçbir temeli olmayan ve bilim camiasında hiçbir geçerliliği bulunmayan yaratılış iddiasının/hipotezinin, gerçekler ve bulgular hiçe sayılarak ve sayısız bilim insanını ile eğitimcinin emekleri göz ardı edilerek ders kitaplarına zorla sokulması konusunda MEB tarafından ilk adım atıldı. Kitaplarda, bilimsel gerçeklerden yola çıkarak yazılmış olan "İlk insan ortaya çıkmıştır." ifadesinin yerini, bilim dışı argümanların içeriğinde görülen "İnsan yaratılmıştır" ifadesi aldı.

(MEB) Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın 9. sınıf Coğrafya ders kitabının ikinci baskısını yaratılış iddiasına göre yeniden düzenlediği ortaya çıktı. Cumhuriyet gazetesinin haberine göre, kitabın Jeolojik Zamanlar Tablosu bölümündeki “İlk insan ortaya çıkmıştır” ifadesinin “İnsan yaratılmıştır” olarak değiştirildiği öğrenildi. 

Kitabın şu andaki orjinal görüntüsü şöyle:

 

MEB Talim Terbiye Kurulu’nun 17 Aralık 2010 tarihli kararı ile ders kitabı olarak kabul edilen ve okullara dağıtılan 9. Sınıf Coğrafya Ders Kitabı’nın ikinci baskısında “yaratılış argümanına uygun olarak” değişiklik yapıldığı ortaya çıktı. Kitabın ilk baskısının 104. sayfasında yer alan ve “Jeolojik Zamanlar”ı anlatan tablodaki, “Senozoik” zaman diliminde görülen olaylardan biri “İlk insan ortaya çıkmıştır” olarak ifade edilmişti. Ancak Talim ve Terbiye Kurulu’nun kararı ve MEB Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 19 Mart 2012 tarihli yazısı ile kitabın yeniden basılması kararı alındı. Kitap yeniden basılırken söz konusu tablodaki “ilk insan ortaya çıkmıştır” ifadesi “İnsan yaratılmıştır” olarak değiştirildi. Coğrafya kitabının değiştirilmiş hali 222 bin 574 tane basılarak okullara dağıtıldı. 

 

İNSAN HASSASİYETİ ve BİLİM KORKUSU

Ancak “ortaya çıkmıştır” ifadesini ilk insan için “yaratılmıştır” olarak değiştiren MEB, “Su yosunu türünden bitkiler ortaya çıkmıştır”, “Taş kömürü yatakları oluştu”, “Bugünkü bitki ve hayvan türleri ana hatları ile ortaya çıkmıştır” ifadelerine kitabın ikinci baskısında dokunmadı. Dolayısıyla, bilim çevrelerinden ve gerçeklerden çekinilerek şimdilik sadece insanın oluşumu ile ilgili kısıma "dindar ayar" çekilmiş olduğu fikri akla gelmektedir. 

 

BİLİM NE SÖYLÜYOR?

Tüm bu baskıcı çabalara rağmen, yaratılış iddiasının bilimsel herhangi bir temeli ya da geçerliliği bulunmuyor. Bin yıllarca öncesinin dinlerine dayalı bir bilim yorumu olarak geliştirilmiş yaratılış iddiası, her türlü deneysel ve gözlemsel veriden yoksun. Tarafsız olarak yürütülen bilimsel çalışmalarda ise, insanın veya diğer herhangi bir canlının yoktan bir anda oluşuverdiği veya yaratıldığı değil, her türlü canlının, kademeli ve çok kapsamlı bir biçimde açıklanmış mekanizmaların etkisindeki bir süreçten geçerek, evrimsel değişimlerle oluştuğu farklı şekillerde ispatlanıyor. 40'tan fazla bilim dalının bağımsız çalışmaları, her türlü canlının evrimsel süreçler sonucunda oluştuğunu ve türlerin var oluşlarının sadece bu bilimsel kuramla açıklanabileceğini gösteriyor. Kısaca bilimsel tüm veriler, insan da dahil olmak üzere her türlü canlının evrimsel süreçler sonunda, doğal bir biçimde var olduklarını gösteriyor. Yani Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitimini elinde bulunduran Milli Eğitim Bakanlığı, günümüzdeki tüm bilimsel gerçeklere sırtını dönerek, anayasaya göre çalışmalarına karıştırmamaları gereken şahsi görüşlerini genç beyinlere empoze ediyor. 

 

KAPIMIZDAKİ TEHLİKE

Genç yaşlardan bilimsel gerçekler yerine geleneksel mitlerin ve hikayelerin öğrenilmesi, ilerleyen yaşlarda bilim üretecek olan çocuklarımız ile gençlerimizin gelişimlerini olumsuz yönde etkiliyor. Eğitimin daha ilk basamaklarında, biyolojik bilimlerin en temel ilkelerinin ve gerçeklerinin öğretilmemesi, geriye kalan her şeyin sadece bir "sınav geçme aracı" veya "ezber kaynağı" olarak görülmesine neden oluyor. Bu, hem genç beyinlerin ufkunu daraltıyor, hem de devletin resmi kurumlarının bilimsel gerçekleri hiçe sayabildiklerini ve halka yalan söylemekten çekinmediklerini gösteriyor. Şimdi insanın evrimleşmesi ve var olmasıyla ilgili yalan söyleyebilenlerin, ileride ve başka konularda, diğer hangi bilimsel gerçekleri hiçe sayacakları ve ne yollarla halka yalan söyleyecekleri ise ayrı bir merak konusu.

 

Haber Tarihi: 28 Mart 2013

Kaynaklar ve İleri Okuma: 

  1. Radikal
  2. MEB 9. Sınıf Coğrafya Ders Kitabı

Kangren

Dogonlar, Sirius ve Bilgi Taşıyan Uzaylılar Hakkında...

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim