Türkiye Su Fakiri Bir Ülke mi? Su Kıtlığı Konusunda Türkiye'yi Gelecekte Neler Bekliyor?

Türkiye Su Fakiri Bir Ülke mi? Su Kıtlığı Konusunda Türkiye'yi Gelecekte Neler Bekliyor?
2018 yılında Van Gölü'nde çekilmiş bir fotoğraf
Middle East Monitor
Çağrı Mert Bakırcı Editör Çağrı Mert Bakırcı  CemileKış Podcast Seslendirmeni Cemile Kış
8 dakika
1,276 Okunma Sayısı
Notlarım
Reklamı Kapat

Doğadaki yaşam için en temel besin maddelerinden biri olan su, Dünya üzerindeki sürekli olarak bir döngü halindedir. Buna, su döngüsü denir. Canlılar tarafından tüketilmesi durumu, hayati bir ihtiyaç olan su molekülünün, ilgili coğrafyadaki miktarından çok, biçimi ve kalitesi ile ilgilidir.

Günümüzde insanlar olarak, tüketmek zorunda olduğumuz su, "tatlı su" olarak isimlendirdiğimiz su türüdür. Tatlı su da genellikle buzullardan veya yeraltı su kaynaklarından gelmektedir. Yeraltı sularının kalitesini belirleyen en önemli faktörlerden biri, ilgili coğrafyadaki orman varlığı ve dolayısıyla orman zemininde bulunan düşmüş yaprak gibi malzemelerden oluşan "ölü örtü" varlığıdır. Bunlar, suyu kaliteli ve güvenli bir biçimde tüketmemizi sağlar.

Orman zeminindeki yağış suları ve ölü örtü
Orman zeminindeki yağış suları ve ölü örtü
Pixabay

Ancak elbette tek faktör, buzullardan veya ormanlardan ne oranda tatlı su geldiği değildir. Bununla birlikte, geleceğimizi etkileyen en ciddi risklerden biri olan İklim Değişikliği de, gelecekteki içilebilir su varlığımızı ve bu su varlığının Türkiye üzerindeki dağılımını değiştirebilecek güce sahip çok önemli ekolojik bir faktördür. İklim Değişikliği ile mücadelede yapılması şart olan eylemler, Türkiye için çok kritik bir konumdadır ve zaman kaybedilmeden hareket geçilmesini gerektirmektedir.

Reklamı Kapat

İnsan Kaynaklı Su Kullanım Alanları

Suyun kalitesi ve coğrafyalara düzenli bir şekilde dağılımı kritik bir konudur. Ancak bir de, insanın suyu doğrudan (genellikle yanlış bir şekilde) kullanımı bulunmaktadır - ki bu, suyun geleceğini tehdit eden faktörlerin başında gelmektedir.

İnsan kaynaklı su kullanım alanlarından birisi, tarımdır. Tarım, her yıl düzenli olarak tam zamanında insanlara meyve-sebze, şeker pancarı ve pamuk yetiştirebilmek için, hem doğadaki canlıların yaşam alanlarını işgal edip tek tip bitki üretimine dayalı monokültürler oluşturmakta -ki bu da, o yöredeki biyoçeşitliliği azaltmakta-, hem de bitkileri sağlıklı ve verimli bir şekilde büyütebilmek adına yüksek oranda tatlı su kullanmak zorunda kalmaktadır. Öyle ki, Türkiye'de tarımsal faaliyetler tarafından kullanılan su oranı, Türkiye'deki tüm tatlı su kaynaklarındaki yıllık miktarın %74'ünü oluşturmaktadır.[1]

Bu önemli faktörle birlikte, evsel ve endüstriyel su kullanımı da azımsanmayacak boyutlardadır. İçilebilir ve kullanılabilir suyun %15'i evsel olarak, %11'i ise endüstriyel olarak kullanılmaktadır.[1] Dolayısıyla, evlerde ve fabrikalarda su tasarrufunun yapılması, gelecekteki olası su kıtlığının oluşmasını kısıtlama gücüne sahip mücadele yöntemleridir.

Türkiye, Su Fakiri Bir Ülke mi?

Bu konuda baz alacağımız indeks, Falkenmark indeksidir. Falkenmark, ülkedeki toplam nüfusu ve toplam kullanılabilir su miktarını baz alarak, ilgili ülkedeki su baskınının durumunu belirleyen bir kategorizasyon oluşturmuştur. Bu kategorizasyona göre eşik değer, kişi başına yıllık 1.700 m3 miktar su düşmesidir. Bu değerin üzerinde olan ülkelerde, su sıkıntısının veya kıtlığının olmadığını, Falkenmark indeksine göre belirleriz. Eğer, kişi başına düşen yıllık su miktarı 1.000-1.700 m3 arasında ise "su sıkıntısı"; 500-1.000 m3 ise "su kıtlığı"; 500 m3 değerinden az ise, "mutlak su kıtlığı" olarak belirleyebiliriz.[2]

Türkiye'de yıllık ortalama yağış, 574 mm değerinde, yıllık yağış miktarı ise 450 milyar m3 değerindedir.[3] Ancak bu değerin tamamı yüzeyde veya yüzey altında kalmaz. Önemli bir kısmı, yaklaşık %70-75'i atmosfere geri buharlaşmaktadır.[4] Dolayısıyla, Türkiye'de toplam kullanılabilir su miktarı, 112 milyar m3 değerindedir.[3] Aynı zamanda, Türkiye'nin nüfusu TÜİK'in verilerine göre 83 milyon civarındadır.[5]

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Elimizdeki bu veriler sayesinde, yıllık kişi başına su miktarını oranlayarak hesaplayabiliriz. Ancak resmi veriler üzerinden ilerleyecek olursak; DSİ'nin verilerine göre, 2020 yılında Türkiye'de kişi başına düşen yıllık su miktarı, 1.346 m3 değerindedir.[3] Falkenmark indeksine göre, genel su durumunu belirleyecek olursak, Türkiye'nin "su sıkıntısı" konumunda bulunan bir ülke olduğunu görebiliriz.

Ancak bu değer, Türkiye'nin genel durumunu bize göstermektedir. Daha spesifik olarak inceleyecek olursak, "havza" kavramını öğrenmemiz gerekir. Havza, en basit anlatımıyla, düşen yağışların belirli akarsu kesitlerine gittiği ve bu akarsu kesitlerine düşen yağışın akış yönünün, dağların sırtları tarafından diğer komşu havzalardan ayrıldığı, hidrolojik ve topoğrafik bir ünite olarak söyleyebiliriz.

Türkiye'de bölgesel ölçekte toplamda 26 tane ana havza alanı (örneğin, "Marmara havzası") vardır. 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, 26 ana havzanın 23 tanesinde su baskının olmadığı, ancak Marmara, Sakarya ve Küçük Menderes havzalarının su sıkıntısı ve su kıtlığı içerisinde olduğu tespit edilmiştir.[2] Özellikle, Marmara Havzası içerinde kalan bölgede yaşayan insanlara düşen yıllık su miktarı 500 m3 değerinden bile aşağıda olduğu görülmüştür - ki bu da, bize o havzanın "mutlak su kıtlığı" içinde olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, İstanbul gibi yüksek nüfusa sahip şehirler, su ihtiyacını karşılayabilmek adına, Sakarya havzası içerinden su ihtiyacını gidermeye başlamıştır.

İstanbul'da, Alibeyköy Barajı'nda yaşanan kuraklığın ardından, baraja otlamaya gelen koyunlar
İstanbul'da, Alibeyköy Barajı'nda yaşanan kuraklığın ardından, baraja otlamaya gelen koyunlar
İHA

Anlayacağımız, yoğun insan baskının bulunduğu ve endüstriyel olarak su kullanımının yüksek olduğu havzalar, tarım dışında da su kıtlığı yaşamaya elverişli hale gelebilmektedir.

Reklamı Kapat

Ancak elbette sadece nüfusa bakarak bir çıkarımda bulunmak yanlış olur. Nüfus ile birlikte bir de, ilgili havzaya yıllık veya aylık su girdisi, buharlaşma gibi meteorolojik verileri de hesaba katmamız gerekmektedir. Bu konu için, şu yazımızdan daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Su Kıtlığı Konusunda Türkiye'yi Gelecekte Neler Bekliyor?

Hem İklim Değişikliği, hem sürdürülebilir olmayan tarım uygulamaları, hem de sürekli artan nüfusa bağlı olarak kullanılabilir su üzerine yoğun insan baskının bulunuyor olması, Türkiye'yi gelecekte gittikçe su fakiri bir ülke konumuna götürecek faktörlerin başında gelmektedir.

Bununla birlikte, TÜİK tarafından oluşturulan bir nüfus projeksiyonuna göre, Türkiye'nin nüfusu da bir yandan hızla artmaya devam edecektir. Öyle ki, Türkiye'nin nüfusu 2040 yılında 100 milyona ulaşması beklenmektedir![6]

Bu gibi olumsuz faktörler, başta doğa üzerinde olmak üzere, kişi başına yıllık kullanılabilir su miktarında azalma yaşanmasını kaçınılmaz hâle getirecektir. Yapılan hesaplamalara göre, 2030-2040 yıllarına gelindiğinde ("nüfusun artış hızına bağlı olarak yıl üzerinde bir değişkenlik olabilir"), kişi başına düşen yıllık su miktarı 1.120 m3 değerine düşecektir! Böylelikle, Falkenmark indeksine göre Türkiye, su kıtlığının eşiğine kadar gelmiş olacaktır. K

Reklamı Kapat

ullanılabilir su miktarındaki bu düşüş, Türkiye'yi çok ciddi sorunlarla baş başa bırakacaktır. Bunun sonucunda oluşabilecek risk faktörlerini maddeler halinde sıralayacak olursak:

  • Bunlardan ilki, toplumun sağlığında ve refahında genel bir düşüş oluşturacak olmasıdır. Temiz su kaynaklarına ulaşım sorunu nedeniyle Dünya'da her yıl 2 milyon insan ölmekte ve bunların 1,6 milyonunu çocuklar oluşturmaktadır. Bu da, içilebilir suyun varlığının önemini bize gösteren bir örnektir. İstanbul gibi şehirler için başka havzalardan su taşıma yapılması sürdürebilir olmadığı için, gelecekte bu tip çözümler de işe yaramayacaktır.
  • Bir diğer önemli durum, tarımın geleceğidir. Kullanılabilir su miktarındaki düşüş, tarıma mali açıdan büyük zarar getirecektir. Buna bir örnek olarak, 2007 yılında yaşanan kuraklıkta Türkiye Ziraat Birliği'nin çalışmasına göre, 5 milyar TL gibi yüksek bir zarar meydana gelmiştir. Gelecekte bunun gibi örneklerin artışı oldukça muhtemeldir. Aynı zamanda doğal olarak, tarımda ürün yetiştirme sorunu çıkması sonucunda, yeterli ziraat ürünü de piyasaya sürülememiş olacak, bu da meyve-sebze ürünlerinde, pamuk gibi tekstil ürünlerinde veya özellikle çok su ihtiyacı olan şeker pancarı ve dolayısıyla şeker gibi ürünlerde azalış meydana gelecektir.
  • Hidroelektrik santrallerinde enerji üretiminde azalma yaşanması da diğer bir risk faktörüdür. Türkiye'nin artan nüfusuna bağlı olarak enerji ihtiyacı da artış göstermekte olup, buna yönelik yeni hidroelektrik santralleri kurulması planlanmaktadır. Ancak su miktarında yaşanacak azalma, bunun önünü kapayabilir ve enerji üretiminde ciddi bir soruna yol açabilir.
  • Kuraklığın artış gösterdiği yerlerde yaşayan insanlar, zorunlu olarak suyun daha yoğun olduğu yerlere göç etmeye başlayacak, bu da sosyolojik sorunları beraberinde getirecektir.
  • Su ile üretilen her türlü ürünün üretilmesindeki soruna bağlı olarak, bu ürünlerin ithalat edilmesi gibi ticari sorunların yaşanması kaçınılmaz olacaktır.
  • Politik ve ekonomik olarak hem içişlerinde, hem de dışişlerinde anlaşmazlıklar ve karışıklar yaratması, bunun yanında devletin su yönetimi politikalarının halkın gözünde itibarının azalması gibi sorunlar ve riskler de bulunmaktadır.[7]

Sonuç

Anlayacağımız, yaşam için en temel besin maddelerinden biri olan suyun varlığı, gelecekte Türkiye açısından hiç kuşkusuz çok daha önemli bir konumda yer alacaktır. Yaşanmakta olan İklim Değişikliği, atıklar nedeniyle oluşan su kirliliği, sürdürülebilir olmayan tarımsal faaliyetler ile evsel ve endüstriyel olarak yoğun su tüketimi gibi problemler nedeniyle gelecekte çok ciddi sorunlarla baş başa kalmamız yüksek olasılıktadır.

Dolayısıyla, doğru nüfus politikaları izlemek, doğaya uygun sürdürülebilir tarım uygulamaları yapmak, su kirliliğinin azaltılmasına yönelik uygulamalarda bulunmak ve su tasarrufu yapmak, geleceğimizi güvence almamız adına büyük önem taşıyan eylemlerin başında gelmektedir.

Umarız bir an önce, bilimin temel olarak alındığı, doğa-öncelikli bir yaşam görüşü benimsenir ve bu coğrafyadaki tüm yaşamın geleceğini tehdit eden bu sorunlara yönelik yapıcı çözümler ortaya koyulur.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 6
  • Bilim Budur! 2
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Korkutucu! 2
  • Muhteşem! 1
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 26/09/2021 18:51:26 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/10791

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Size Özel
İçerikler
Instagram
Biliş
Kalp
Virüs
Gen İfadesi
Deizm
Sinek
Hastalıkların Tedavisi
Balık
Homo Sapiens
Fotoğraf
Gıda
Kedi
Film
Doğru
Mühendislik
Ağaç
Alan
Coğrafya
Nöron
Köpekbalığı
Sars-Cov-2 (Covid19 Koronavirüs Salgını)
Avrupa
Homeostasis
Ölüm
Köpekler
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın