Tehlikeli Olasılık Hesapları: Var Olma Olasılığınız Nedir?

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Not: Büyük boyda görmek için fotoğrafın üzerine tıklayınız.

Bilimle ilgili tartışmalarda sıklıkla karşılaşırsınız: geçmişte veya bugün, halihazırda gerçekleşmiş, olmuş, bitmiş olayların matematiksel olarak (ve çoğu zaman da hatalı bir şekilde) yapılan hesaplamalarıyla bir şeylerin "çok küçük olasılıkta" olduğu bulunur ve dolayısıyla onun doğal bir şekilde var olmasının imkansız olduğu iddia edilir. Bunun üzerinden binbir argüman inşa edilir, sayısız çıkarım yapılır. Hepsi de, temelden hatalıdır. Çünkü bu hesap ve buna dayalı argümanlar, bilimde hiçbir geçerliliği olmayan safsatalardır ve hiçbiri birer bilimsel argüman olarak kabul edilemez. Neden mi? Çünkü halihazırda var olmuş olayların olasılığını hesaplamanın herhangi bir "bilgi değeri" bulunmaz. Her şeyin olasılığına dair hesaplar yapabilirsiniz; ancak geçmişe yönelik yaptığınız olasılık hesaplardan elde edilen veriler, sayılar, sonuçlar herhangi bir "bilgi" ihtiva etmez. Unutmayınız! Bir hesaplama veya araştırma sonucu elde edilen her veri, bilgi taşımak zorunda değildir. Benzer şekilde, bilgi taşıyan veriler arasındaki her paralellik de, bir neden-sonuç ilişkisine işaret etmek zorunda değildir. Bu, bilimin temel ilkelerinden ("correlation does not imply causation") birisidir. Ancak burada daha kritik olan, her verinin bilgi taşımak veya var olan bilgi bütününe bilgi eklemek zorunda olmadığıdır. Dolayısıyla her veri, anlamlı olmayabilir. Geçmişe dönük olasılık hesapları da bunun en klişe örneğidir; ancak aynı zamanda en sık düşülen hatalardan birisidir de...

Olmuş bir olayın matematiksel hesabını yaparak çok küçük sayılar elde edip, o olayın imkansızlığını iddia etmek şuna benzer: "Osmanlı'nın Viyana'yı kuşatma ihtimali nedir?" sorusunu sorup, tarihteki olabilecek bütün olayların gerçekleşme olasılıklarını matematiksel olarak hesaplayıp, bunun sonucunda sıfıra yakın, çok çok küçük bir olasılık değeri bulup, "Hayır, Osmanlı'nın Viyana'yı kuşatma ihtimali pratik olarak sıfırdır; dolayısıyla Viyana kuşatılmış olamaz." demeye... Bu ne kadar mantıksızsa, infografikte verilen hesaplamadan ötürü özel olduğunuzu düşünmek veya Dünya'da yaşamın başlamasının çok ufak bir olasılığa dayanmasından ötürü doğal sebeplerle başlayamayacağını ileri sürmek de aynı derecede mantıksız, saçma ve geçersizdir. Çünkü bunların hepsi, olmuş bitmiş olaylardır. Bunların "olasılığı" olmaz, çünkü "olmuş"lardır.

Görebileceğiniz gibi, olasılıkları henüz olmamış; ancak gelecekte olabilecek olaylar için kullanırız. Eğer bir olay gerçekleştiyse, spesifik olarak o olayın gerçekleşmiş olma ihtimali artık 1'dir; olasılığından tartışılmaz. O spesifik olayın dahil olduğu kategorideki olayların genel olarak gerçekleşme ihtimali düşük olabilir. Ancak bir olayın kategorisinin çok çok düşük olması, o kategorideki spesifik bir olayın geçmişte gerçekleşmediği ya da doğal yollarla gerçekleşemeyeceğini iddia etmek için geçerli bir sebep değildir. Örneğin bir "olay kategorisi" olarak Dünya'daki spesifik bir noktaya, karaya ulaşacak kadar büyük bir meteorun düşme ihtimali yok denecek kadar azdır. Ancak o kategori içerisindeki spesifik bir olaya bakacak olursak; 15 Şubat 2014'te Rusya'nın Chelyabinsk bölgesine bir meteor düşmediğini ya da bu olayın doğal yollarla gerçekleşmediğini iddia edemeyiz. Meteorların genel olarak düşme olasılığı müthiş düşük olabilir. Ancak bir olay gerçekleştikten sonra; artık o spesifik olaya yönelik matematiksel olasılık hesabı yapamazsınız!

Ki zaten kimi zaman sözde bilim insanlarının bile yaşadığı kafa karışıklığı (veya bilerek halkı manipüle etme merakı) bundan kaynaklanır. Yaşamın Dünya'da başlangıcına yönelik olasılık hesapları yaparlar (ki bunu da hatalı yaparlar) ve çok küçük sayılara ulaşırlar. Bundan yola çıkarak Dünya'da yaşamın doğal yollarla başlayamayacağı sonucuna varırlar. Tıpkı Viyana'nın Osmanlı İmparatorluğu tarafından kuşatılmadığını, çünkü bunun matematiksel olasılığının tarih içerisinde pratik olarak sıfır olduğunu iddia etmek gibi... 

"Yaşamın başlama olasılığı nedir?" sorusu, nasıl sorulduğuna bağlı olarak doğru, yanlış ya da anlamsız olabilir. Eğer soru, "Dünya dışı bir gezegende yaşamın başlama olasılığı nedir?" şeklinde sorulursa, oturup hesap kitap yapılabilir. Ancak eğer soru, "Dünya'da yaşamın başlama ihtimali nedir?" şeklinde sorulursa, soru hatalıdır. Çünkü cevap %100'dür. Dünya'da yaşam başlamıştır! Bunun "olasılığı" olmaz. Kafa karışıklığını doğuran çatala gelelim. Soru şu şekilde de sorulabilir: "Dünya benzeri olan, ancak Dünya olmayan bir gezegende yaşamın başlama ihtimali nedir?" İşte bu soru anlamlı olabilir; ancak tabii Dünya benzeri olup da Dünya olmayan o gezegenlere dair daha fazla bilgiyi gerektirmektedir.

Bunu anlamanın bir diğer yolu, tam tersini düşünmektir. Gerçekleşebilecek ancak gerçekleşmemiş olayları hesaplayarak, "zaten imkansız olduğunu" iddia etmek... Örneğin soru şu olsun: "Şu anda bana bir araba çarpma olasılığı nedir?" Eğer bunu tarihsel olarak, yaşınızı, bulunabileceğiniz tüm coğrafi bölgeleri, bu bölgelerde trafikte geçirdiğiniz zamanı, trafikte kazaların daha sık gerçekleştiği bölgelerin istatistiğini, sizin trafikteki ve yaya olduğunuz zamanlardaki becerilerinizi vb. kriterleri hesaba katarak olasılık hesabı yapacak olursanız, inanılmaz küçük bir sayı elde edersiniz. Bundan yola çıkarak, "E tabii, işte bu yüzden bana şu anda (veya dün) bir araba çarpmadı." diyemezsiniz. Dün (veya şu anda) size bir araba çarpmaması olayı, zaten yaşanmış ve bitmiştir. Dolayısıyla artık olasılığı 0'dır. Olasılıklar, henüz gerçekleşmemiş, dolayısıyla hakkında bilgiye sahip olmadığımız konular hakkında tahminler yürütebilmek için kullanılan matematiksel yaklaşımlardır. Yaşanmış bir olayla ilgili istatistiki bilgimiz %100'dür. Olasılık hesabıyla bunun üzerine bilgi ekleyemezsiniz. Bu yüzden yaşanmış olaylarla ilgili olasılık hesapları anlamsızdır.

Dolayısıyla olasılıklarla oynamak çok tehlikelidir. Olasılık hesapları, bilimde çok büyük öneme sahiptir; ancak hepsi geleceğe yöneliktir, hiçbir zaman geçmişin olasılığı hesaplanmaz. Eğer ki yeterince donanımlı değilseniz, olasılıklarla oynamak insanı çok kolay hataya düşürebilir. 

Bu infografiğin orijinalinde de, spesifik bir insanın var olma ihtimali için yapılan bir hesaplamadan yola çıkarak, her insanın bir "mucize" olduğu iddia edilmiştir. Tabii ki bir bilim sayfası olarak, böylesine bayağı ve bilim dışı bir yaklaşımı okurlarımıza olduğu gibi sunmamız mümkün değildir; bunun bir parçası olamayız. Ancak yine de bu konuyu anlatmak ve gerçekleri öğretmek açısından harika bir örnek olduğu için ve aynı zamanda popülaritesi artacak olursa, bu safsataya insanlar düşmesin kaygısı ile, bilimsel gerçeklere uygun hale getirerek düzenledik ve geliştirdik. Umarız faydalı olacaktır.

Kaynak: PijamaSurf

Şempanze Jackson ve Güneş Gözlükleri!

Plüton Yeniden Gezegen Mi Olacak?

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim