Sorulara Dön
3
Evrim & Abiyogenez

Evrim sürecindeki ara formlar nerede?

Evrime inanıyorum fakat aklımda bir soru var. Ara formları hiç gören var mı? Kalıntılardan bahsetmiyorum. Yaşayan ara formlar nerede? Yoksa niye yok? Kadınlar neden tüysüzken erkekler tüylü?

4
159 görüntülenme
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Reklamı Kapat
4 Cevap
Orijinal Soru: Eğer evrim hiç durmadan devam ediyorsa her yeni oluşan canlıya ara geçiş formu denilebilir mi?

Her canlı ara geçiş türü sayılır, evet. Evrim ağacının bunun hakkında çok güzel bir yazısı ve videosu var. Özellikle ve özellikle videoyu izlemenizi tavsiye ediyorum. Bizim anlamadığımız kısım ise ara türün tanımı. Onu da şöyle alıntılayayim:

Büyük canlı grupları arasındaki geçişler. Yani spesifik olarak evrimi gözlememizi sağlayacak, evrimle ilgili kısmen daha fazla bilgi verebilen fosiller. Sudan karalara geçiş, amfibilerden sürüngenlere geçiş, maymunlardan insana geçiş, köpek boyundaki atlardan bildiğimiz atlara geçiş, dinozorlardan kuşlara geçiş gibi... Bu evrimsel geçişlerin her birine ve yüzlerce kat fazlasına yönelik binlerce fosile sahibiz. Bu konuda evrimi gözlemek konusunda hiçbir eksik bulunmuyor, ihtiyacımız olan hepsine sahibiz.
449 görüntülenme
Kabul Edilen Cevap
2
Teşekkür
Paylaş
2
Bu cevap, soruyu soran kullanıcı tarafından kabul edilen cevap seçilmiştir ve bu nedenle önde gösterilmektedir. Bir cevabın soruyu soran tarafından kabul edilmiş olması, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.

Kaynaklar

Bu soru, ara formlarla ilgili temel yanılgıları yansıtıyor. Örneğin, ara formun "özel bir tür" olması gerektiğine yönelik bir algı varmış gibi sorulmuş. Böyle, "kafası orangutan bacakları at" şeklinde türler olması gerekiyormuş gibi...

Çünkü eğer bu şekilde sorulmadıysa, her türün kendisinden önce gelen türler ile, kendisinden sonra gelecek türler arasındaki geçiş türü olduğunun biliniyor olması gerekir. Bu durumda, bu sorunun sorulması anlamsız olur, çünkü etrafımızda gördüğümüz her tür bir ara türdür: Nihayetinde bütün türler bir atadan evrimleşmiştir ve türler nesillerini sürdürdükçe evrimleşmeye devam edecek ve yeni türlerin evrimini mümkün kılacaktır.

Ve tabii ki benzer şekilde, çok derin jeolojik geçmişe gitmeksizin de, günümüzdeki türler ile bir önceki ataları arasındaki bariz geçiş türlerini görmek mümkündür. Örneğin çok detaylı bir şekilde çalışılmış ve oldukça iyi anlaşılan, insanın evrimsel geçmişinde, Homo erectus gibi türler ile Homo sapiens veya yakın kuzenimiz Homo neanderthalensis arasındaki bariz bir geçiş türü olan Homo heidelbergensis'i biliyoruz. Hangi modern türün yakın geçmişteki atalarına bakarsak, o ataların, daha eski geçmişteki atalarla, günümüzdeki modern türler arasında geçiş özelliği gösterdiğini görüyoruz.

Daha da önemlisi, makroevrimin ilk basamaklarını, akıllıca tasarlanmış deney düzenekleri sayesinde gözlerimizle görebiliyoruz; hatta kameraya kaydedebiliyoruz. Bu sürecin içinde beliren ara türleri bariz bir şekilde gözleyebiliyoruz. Bunlar, her zaman resmi olarak "ayrı türler" sayılmıyorlar; çünkü nihayetinde tür tanımını yapan da biziz ve genellikle çok köklü değişimler birikmesini ve belirli kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşuyoruz. Ama doğanın böyle bir tür tanımı yok ve canlıların evrimsel süreçlerini kategorize etmekte kullandığımız her ara basamak, gözlerimizin önünde yaşayan ara türler olarak karşımıza çıkıyor. Buradaki yazımızdaki videolarda, canlılık tarihinin en önemli geçişlerinden birinin laboratuvar şartlarındaki tekrarı sırasında görülen bu ara basamakları net bir şekilde görmek mümkün.

Ama bilimsel anlamıyla "büyük geçiş grupları arasındaki geçişi" yansıtan, buna yönelik evrimsel niteliklerini halen koruyan türlerden söz ediliyorsa, bunlara yönelik sayısız örnek ve yazımız da mevcut (ilgili yazıları kaynaklarda da bulabilirsiniz). Örneğin ornitorenk isimli canlı, sürüngenlerden memelilerin evrimini gösteren harika bir ara tür ve günümüzde halen yaşıyor. Benzer şekilde hoatzin gibi kuşlar, dinozorlardan kuşların evrimine dair bariz kalıntılara sahipler - ve halen yaşıyorlar. Bunun gibi çok sayıda tür mevcut.

Ek olarak: "Kalıntılardan bahsetmiyorum." cümlesi bilimsel bir niteliğe sahip değil. Çünkü neyin ara tür olup, neyin olmadığını siz belirlemiyorsunuz. Ara türlerin nasıl ve nerede aranması gerektiğini dikte edebilecek kişi/kurum da siz değilsiniz (biz de değiliz, hiçbir tekil kişi veya kurum değil, herkesin bunu anlaması gerekiyor). Dolayısıyla eğer ara tür kavramını doğru bir şekilde anlıyorsanız, neden ara türlerin genellikle fosillerde arandığını da algılıyor olmanız gerekir. Aksi takdirde de ya ara türü doğru anlamalı, ya bu konudaki algılarınızı geliştirmelisiniz. Bunu, buradaki yazımız ve videomuz aracılığıyla yapabilirsiniz.

Bilimsel anlamıyla ara türler büyük canlı grupları arasındaki geçişe dair evrimsel bilgiler verebilen, evrimsel biyoloji araştırmalarında özellikle odak noktası olan türler oldukları için, doğal olarak çoğunlukla fosilleşmiş türlerden söz ediyor olmaktayız. Çünkü evrim, uzun zaman aralıklarında gerçekleşen bir doğa olayı ve bu süreci gözlemek için geniş zaman aralıklarına bakmamız gerekiyor. Günümüzde yaşayan tüm türlerin (ataları hariç) geçmişi, jeolojik tarihin önemsiz bir kısmına tekabül ediyor; dolayısıyla kendimizi sadece modern türlerle, sun'i bir şekilde kısıtlayarak ara türlerden söz etmenin bilimsel bir dayanağı bulunmuyor (hele ki bu tarz bir kısıtlamayı dayatanlar; bilimin içinden gelmeyen, bilimsel bir saygınlığı veya yetkinliği olmayan, henüz evrimin ne olduğunu bile anlayamamış evrim karşıtları olunca, iyice anlamsızlaşıyor). Elbette evrimin izlerini ararken daha geniş zaman aralıklarına, daha derin geçmişe bakacağız ve dolayısıyla fosillerden faydalanacağız. Doğa yasalarının nasıl çalışacağını biz belirlemiyoruz ve evrim yavaş bir süreç diye, bazıları oturduğu yerden evrimi gözleyemiyor diye, evrime yönelik kanıtları nasıl ve nerede arayacağımızı kısıtlandırmak gibi bir mecburiyet bulunmuyor.

Açıkçası bilimsel olarak anlamlı bir şekilde evrimi araştırdığımızda karşımıza çıkan ve bariz geçişler gösteren ara tür sayısı o kadar fazla ki, bu kadar çok sayıda evrimsel kanıta sahip olduğumuz için insanlık olarak kendimizi şanslı görmeliyiz. Eğer "o türler nerede" derseniz ve ara tür kavramıyla ilgili yanlış algılarınızı düzeltmek isterseniz, buradan bilgi alabilirsiniz.

Not: Memeli hayvanlarda tüy bulunmaz, kıl bulunur. İnsanda da bu nedenle kıl vardır; tüy yoktur. Erkeklerde ve kadınlarda bulunan kıl kökü sayısı eşittir (hatta bu sayının yüzey alanına oranı, ne tesadüftür ki şempanzelerinkiyle de aynıdır). Ancak insanlarda genel olarak kıl şaftının kalınlığı atalarına göre seyrelmiştir, bu da daha seyrek kıllarımız varmış gibi gözükmesine neden olmaktadır (bunun insan evriminde doğrudan nedenleri ve sonuçları var ve buradan okuyabilirsiniz). Bu, terlemenin kıllar yoluyla sağlanan ısıl yalıtıma karşı sağladığı avantajdan kaynaklı olan, kıl kökleri ile ter bezlerinin bir arada işlev göstermekte sorun çıkarıyor olmasından doğan, doğal seçilim yoluyla olan bir evrimsel adaptasyondur. İnsan türü içinde erkekler ve dişiler arasındaki kıl kalınlığı ise doğal seçilim nedeniyle değil, cinsel seçilim yoluyla evrimleşmiş bir özelliktir. Bu, türümüzün estetik algısı, üremeye yönelik algıları, cinsel çekicilik ile ilgili algıları tarafından şekillendirilmiş bir süreçtir.

136 görüntülenme
3
Teşekkür (1)
Paylaş
3

Kaynaklar

Orijinal Soru: Günümüz insanı ara tür müdür?

Tüm türler, her zaman ara türdür zaten. Evrim sonu olan, tamamlanan bir süreç ve olgu değildir.

Çevre şartları değişmeye devam ettikçe, bu nedenle de türler evrimsel baskıya ve doğal seçimime maruz kaldıkça evrim sürer. Ve çevre şartlarının ne zaman nasıl değişeceğini bilemediğimiz için evrimin hangi yönde ilerleyeceğini tahmin etmek de çok zordur. Ama şunu biliyoruz ki evrim bitmez ve tüm türler ara türdür.

Geçmişte bazı türlere ana tür, bazı türlere ara tür denmesinin temel nedeni, uzun süreler hüküm sürmüş çevresel etkilerin söz konusu olduğu dönemler olursa (ki olduğunu biliyoruz) evrim hızı yavaşlar ve belirli türler uzun süreler kayda değer bir değişim yaşamamış olabilirler. Bu nedenle türler, belirli evrim aşamalarını, atıyorum 5 milyon yıl sürdürmüşlerdir ama çevresel şartlar değişince bazı aşamaları 100 bin yılda geçmiş olabilirler. Bu durumda 5 milyon yıl süren dönemdeki duruma ana tür, 100 bin yıllık duruma ara tür adı verilebilir. Ama bu isimlendirme, bugünün penceresinden bakıldığında yaşanan evrimin incelenmesi ile ortaya çıkan bir yakıştırmadır. Neticede biz bugün insanoğlu 10 bin yıl sonra nasıl bir çevresel etki altında olacağımızı bilmiyoruz. Bu da nasıl bir evrim geçireceğimizi öngöremediğimiz anlamına geliyor. Belki de sapiens, homo erektus ya da habilisle başka bir insan türünün geçiş türü olacak.

1
Teşekkür (1)
Paylaş
1
Orijinal Soru: Bulunan fosillerin ara form mu yoksa soyu tukenmis bir tür mü oldugunu nasil anlariz? Bu bilinmeden fosiller, evrime delil olarak sunulabilir mi?

Bugüne kadar keşfedilen bütün türlerin ve bütün fosiller bir ara geçiş türüdür.

İlk olarak, her tür bir ara geçiş türüdür. Çünkü evrim durağan bir süreç değildir. Bu hataya, şu anda evrimin son basamağında olduğumuz gibi hatalı bir görüşe sahip olanlar kolaylıkla düşmektedir. Biz modern insanlar ne ilk türüz ne de son olacağız. Bu sadece bizim için değil, var olmuş ve olan tüm türler için geçerli. Bizlerden, yeni türler evrimleşecek. Belki yarın değil, sonraki milenyumda değil. Ancak binlerce ve milyonlarca yıl sonra bu kaçınılmaz olarak gerçekleşecek. Milyonlarca yıl sonra, bir gecede de gerçekleşmeyecek. Şu anda zaten gerçekleşiyor. Her yeni nesil, ata nesilden birazcık farklı. Bunlar sürekli birikiyor. Bir seçilim olmasaydı bile (ki var), genetik sürüklenme gibi mekanizmaların etkisiyle tür içi çeşitlilik rastgele yönlerde birikiyor. Bu biriken özellikler, her neslin biraz daha farklı olmasına neden oluyor. Bu da, türümüzü sürekli işliyor ve değiştiriyor. Eğer üzerimizde, vahşi doğada olduğumuz zamanlardaki gibi güçlü bir seçilim baskısı olsaydı, bu evrim çok daha kestirilebilir bir yöne sahip olurdu ve kat kat hızlı işlerdi. Ancak bizde o kadar güçlü olmasa da, geri kalan istisnasız her canlıda müthiş bir baskıyla seçilim devam ediyor. Her tür, kendisinden önce gelen tür ile, kendisinden sonra gelecek türler arasında bir ara geçiş basamağı görevi görüyor.

İkincisi, bulduğumuz her fosil de bir ara geçiş türünü temsil ediyor. Çünkü yine, o fosillerin ait oldukları türler de, kendisinden önceki ve sonraki türler arasında yer alıyorlar. Dolayısıyla aslında özel bir "ara geçiş türü" diye bir şey bulunmuyor. Hah, şu fosil ara geçiş türü, bu fosil ara geçiş türü değil diye bir durum söz konusu değil. Hepsi, bir türle bir diğeri arasında geçiş özelliği gösteriyor.

103 görüntülenme
0
Teşekkür
Paylaş
0

Kaynaklar

Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Sorulara Dön

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın