Gece Modu

Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Evrimciler tarafından, insanla maymun arasındaki genetik benzerliğin %98 olduğu iddia edilmekte ve dolayısıyla maymunla insan arasında evrim bakımından bu yönüyle ilişki kurulmaya çalışılmaktadır. Bu, iddianın bilimsel dayanağı yoktur. İnsan ve maymun genlerinin %98 birbirine benzediği iddiası, yıllar önce evrimciler tarafından üretilmiştir ve devamlı olarak bir slogan gibi kullanılmaktadır. İnsanda ve şempanzede bulunan 30-40 civarındaki temel proteindeki aminoasit dizilimlerinin ayniliği, bu benzerlik iddiasına delil olarak ileri sürülmektedir.

2. İddia

İnsanda yaklaşık 100.000 protein vardır. Bunların içerisinde 40 tanesinin benzer olması, insanla maymunun %98 benzer olduğunu göstermez. Böyle bir yaklaşım, bilimsel olmaktan çok, propaganda amaçlıdır. Kaldı ki, bu 40 proteinin DNA benzerliği konusu da tartışmalıdır.

3. İddia

Bu benzerlik iddia edildiği gibi %98 bile olsa, bu iki canlı grubu arasında evrimsel bir ilişki kurulamaz. Çünkü, türler çok hususi genetik şifrelere sahiptir.

4. İddia

Temel proteinler, bütün canlılarda ortak hayati moleküllerdir. Dolayısıyla bu yapılar bakımından canlılar arasında benzerlikler fazladır. Çünkü bütün canlılar, aynı moleküllerden oluşmaktadır. Bu bakımdan genetik yapı temellerinin de benzemesi gayet normaldir. Temel yapıların benzerliği, evrimin değil, bütün varlıkların ustasının aynı olduğunun ve hepsinin aynı plan üzerine yaratılmış olmalarının delilidir. Nitekim, nematod solucanları ile insan DNA'ları arasında %75'lik bir benzerlik vardır. Bu demek değildir ki, solucanla insan arasında benzerlik %75’tir. İki canlı türündeki genetik yapı farklılığı %1 bile olsa, bu fark, o iki canlı türünün tamamıyla farklı özelliklere sahip olması manasına gelmektedir. Burada göz önünde tutulması gereken önemli bir husus, canlı vücutlarında bulunan bir genin, birden fazla özellik üzerinde etkili olmasıdır. Bir başka deyişle, bir özellik birden fazla gen tarafından kontrol edilmektedir.

5. İddia

İnsana benzerliği olan canlılar sadece maymunlar da değildir. Anatomik yapısı itibariyle maymun, zeka itibariyle at, konuşma yönüyle papağan, sanat yönüyle bal arısı, sosyal yaşayış itibariyle karıncalar, yavrularına gösterdiği şefkat yönü itibariyle penguenler, insana diğer canlılardan daha yakındır. Kaldı ki, insanı diğer canlılardan ayıran sadece anatomik yapı ya da birkaç özellik değildir. İnsanın muhakeme etmesi, akletmesi, vicdan sahibi olması, yargıda bulunması, hayali, hafızası, muhabbeti, konuşması, düşünmesi ve inanç sahibi olması en önde gelen vasıflarıdır.

Gerçek mi?

Sahte

Gerçek Ne?

İnsanlarla şempanzeler arasındaki genetik benzerlik %98.77 düzeyindedir. Bu, bilimsel bir gerçektir. Bu sayı, proteinler arası benzerlikten değil, tek tek milyarlarca nükleotitin (genomu oluşturan baz çiftlerinin) karşılıklı olarak dizilmesi ve aradaki benzerlik ve farkların tespit edilmesiyle ölçülmektedir. Bu benzerliğin gerçek olmadığını söylemek, babalık testi sonucu pozitif gelen birinin veya DNA yoluyla katili teşhis edilen kurbanın testinin "bilimsel dayanağı olmadığını" söylemek ile aynıdır ve eşit derecede hatalıdır.

İddianın Kökeni

İnsanın diğer tüm canlılarla, özellikle de hayvanlarla, özellikle de primatlar, maymunlar ve kuyruksuz maymunlarla yakın akraba olması, bazı mitolojik anlatıları savunan kesimleri rahatsız etmektedir. Bu bilimsel gerçeklerin ideolojik anlatılarına uymuyor olması, bu anlatılarından maddi çıkarı olan kişi, grup, örgüt ve tarikatların, bilimin diğer tüm bilim dallarıyla (kozmoloji, fizik, kimya, tıp, vb.) aynı standartlara ve kaliteye tabi olan evrimsel biyoloji, evrimsel genetik, moleküler biyoloji, vb. sahaların bilimselliğine ve bu alanlardan gelen verilerin gerçekliğine gölge düşürme yoluyla halkı aldatmasıyla sonuçlanmaktadır.

Bilgiler

İnsan genomu 3.27 milyar nükleotitten oluşur. Bunlardan 23 kromozom çifti halinde hücre çekirdeğinde depolanır. İnsan genomunun dizilenmesine yönelik akademik çalışma, 2001 yılında Nature dergisinde yayımlanmıştır. Ayrıca insanın mitokondrisi içindeki DNA'da 16.569 nükleotit bulunur. İnsan vücudundaki 1013 civarındaki hücrenin her birinde bu genom bulunur; ancak mutasyonlar ve benzeri genetik mekanizmalar nedeniyle bunlar arasında belli başlı farklılıklar olabilir. İnsan genomunun tamamına buradan erişebilirsiniz.

Şempanze genomu 3.05 milyar nükleotitten oluşur. Hem davranışsal, hem de genetik olarak bize daha yakın olduğu düşünülen bonobolarda (pigme şempanzelerde) 3.28 milyar nükleotit bulunur. Şempanze genomunun dizilenmesine yönelik akademik çalışma, 2005 yılında Nature dergisinde yayımlanmıştır. Bunlar, 24 kromozom çifti halinde hücre çekirdeğinde depolanır. Ayrıca şempanze mitokondrisi içindeki DNA'da 16.554 nükleotit bulunur; bonobolarda bu sayı 16.563'tür. Şempanze genomunun tamamına buradan erişebilirsiniz (bonobolar için buraya tıklayın).

İki organizma arasındaki genomik kıyaslama birçok farklı şekilde yapılabilir; ancak en yaygın olarak kullanılan ve türler arası benzerliğe en yakın bilgiyi veren yöntem tekil nükleotit değişimleri olarak da bilinen, nükleotitlerin her birinde, ayrı ayrı meydana gelen mutasyonlardan ötürü oluşan farkları saymaktır. Örneğin babalık testlerinde veya ticari diğer DNA testlerinde de bu yöntem kullanılır. Sadece maliyet dolayısıyla genom boyu kıyaslamasına nazaran daha kısıtlı sayıda nükleotite bakılarak sayım yapılır. Dilerseniz, bu testlerle ilgili olarak buradaki videomuzdan daha fazla bilgi alabilirsiniz.

İnsan-Şempanze Nükleotit Benzerliği: %98.77

Nature'da yayımlanan makalede de anlatıldığı üzere, insanlar ve şempanzelerin genomlarının tamamı yan yana dizildiğinde ve hizalandığında, genomlarının %1.23'üne karşılık gelen sayıda tekil nükleotit mutasyonlarına rastlanmaktadır. Bunu %100 sayısından çıkaracak olursanız, nükleotitlerin birebir aynı olma oranı %98.77'dir. Bir diğer deyişle, şempanzelerin genomunun %98.77'lik bu kısmını alıp, insandaki %98.77'lik kısımla yer değiştirmeniz ve insana zarar vermemeniz mümkün olurdu. İşte o meşhur %98 veya %99 sayısı bu yalın gerçekten gelmektedir.

Bu konunun tartışmalı hiçbir tarafı yoktur; zira burada yapılan, adeta boncuk saymak gibidir. İki farklı dizilimdeki upuzun bir bileziğin boncuklarının ne kadarının aynı, ne kadarının farklı olduğunu sayıp da sonuç ilan etmenin tartışmalı hiçbir tarafı yoktur. Dolayısıyla yukarıdaki iddiaların tamamı hatalıdır.

Proteinler Ne Alaka?

İddia sahipleri, birbiriyle yakın akraba olmayan türlerin kıyasında kullanılabilecek ikincil yöntemleri, ana genomik kıyaslama yöntemleriyle karıştırmaktadır. Daha doğrusu bunu yaparak, halkın aklını karıştırmayı ve bu kafa karışıklığı dolayısıyla, aslında bu konuda otorite olmamalarına rağmen, "kendi otoritelerine inanmalarını sağlamayı" hedeflemektedir.

Genomları %100 dizilenmiş türlerin kıyası, genomlar yan yana kıyaslanarak yapılır ve ortaya aşağıdaki gibi karmaşık kıyas tabloları çıkabilir:

"Yersinia" cinsi 8 bakterinin genomlarının tamamının yan yana kıyaslanması
PLOS One

Ancak eğer kıyasladığınız türler birbirine pek yakın akraba değillerse, o zaman türlerin genomlarında biriken farklılıklar, bunların yan yana dizilenmesini güçleştirebilir; hatta yeterince uzak akraba türlerde imkansıza yakın hale getirebilirdi. Buna bağlı olarak araştırmacılar, kıyasladıkları genetik yapıları yavaş yavaş değiştirirler. Örneğin önce ekson adı verilen, protein kodlayan genomik bölgelerin benzerliğine bakılır. Bu yapılamıyorsa, intron adı verilen düzenleyici genomik bölgelerin benzerliği araştırılır. O da olmuyorsa, üretilen proteinlerin aminoasit dizilimleri kıyaslanabilir.

Ancak insan ve şempanze o kadar yakın akrabadır ki, bu diğer yöntemlere başvurmaya gerek kalmamaktadır! Elbette o tür kıyaslar da türlerin evrimi hakkında bilgi verebilir; örneğin hangi genlerdeki mutasyonların hangi proteinlerin üretimini nasıl etkilediğini öğrenebiliriz. Ancak insan ve şempanze kadar yakın akraba türler arası benzerlikten söz ederken diğer yöntemlere gerek yoktur.

İddia sahiplerinin 100.000 proteinden sadece 40 tanesinin benzer olduğu yönündeki iddiası tamamen hatalıdır. Benzer şekilde, insan-maymun benzerliğinin sadece bu proteinler üzerinden yapıldığı iddiası da tamamen asılsızdır.

İnsan, sıradan bir diğer hayvan türü olarak taksonomik bir pozisyona sahiptir. Bu pozisyon, onu Hayvanlar Alemi, Omurgalı Hayvanlar Şubesi, Memeli Hayvanlar Sınıfı altında Primatlar takımının bir üyesi yapmaktadır. İnsan, bir maymun türüdür; ancak "maymun", "şabalak hayvan" anlamına gelmez. Nasıl ki omurgamız olduğu için bir omurgalı türüz (ya da süt bezlerimiz olduğu için memeli türüz); maymunlarla ortak özelliklerimizden ötürü Simiiformes infratakımı (halk arasında "maymunlar") ile aynı gruptayız. Sadece insanlar değil, diğer tüm hayvanlar bu kıstasa göre kategorize edilmektedir. İnsana özgü bir sınıflandırma sistemi bulunmamaktadır. İnsanın neden hayvan olduğuyla ilgili daha fazla bilgiyi buradan (çocuklara yönelik bir anlatımı buradan), diğer maymunlarla akrabalığımızın taksonomik analizini buradan, insanın genel taksonomik analizini buradan okuyabilir; konuyla ilgili daha fazla bilgiyi aşağıdaki videolarımızdan alabilirsiniz:

Ayrıca yaygın bir hata olarak, sırf türler arası benzerliğin olmasının, bu türlerin "akraba olduğu" anlamına gelmediğine yönelik argüman da iddialar arasına serpiştirilmiştir. Türler arası benzerlikler yüzeysel ve tek tipli olsaydı, bu iddia doğru olabilirdi. Ne var ki doğadaki türler arası benzerlik yüzeysel değildir; birbiriyle tamamen tutarlı ve bağımsız veri hatlarından gelen bilgilerle doğrulanabilir ve hatta "Eğer bu türler akraba ise ve şu özellikleri benzer ise, o zaman bu özellikleri de şu şekilde benzer olmalıdır." düzeyinde öngörülerde bulunmamızı sağlayacak kadar güvenilirdir. Bu konular hakkında daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan veya aşağıdaki videomuzdan alabilirsiniz:

Yine benzer şekilde, insanın diğer türlerle de genomik benzerliği olduğunu; ancak insan ile bir solucanın %75 benzer olmasının "absürt" olduğu da ima edilmektedir. Nematodlarla %75 düzeyindeki benzerlik iddiası uydurmadır. İnsanlar ile yuvarlak solucanlar (nematodlar) arası genomik benzerlik %24-28 civarındadır; yani genomik fark ortalama %74'tür; benzerlik değil! Sadece protein kodlayan genlere bakıldığında benzerlik %41 civarındadır. Ne var ki %75 olsaydı bile bu, söz konusu genomik yüzdelerin doğru anlaşılmamasının bir yansıması olurdu (ki bu, kaynağın bir otorite olmamasının da ana göstergelerinden birisidir):

Dünya'daki tüm insanlar arası (bir Afrikalı ile bir Norveçli, bir Avustralya Yerlisi ile bir Türk) arasındaki genetik fark, %0.02-0.08 kadardır ve bu, Dünya üzerindeki tüm insanlar arasındaki tüm fiziksel farklılıklara karşılık gelmektedir. Benzer şekilde, %0.12'lik bir farkın bizden ayrı bir insan türü olan Neandertaller ile olan tüm farklara, %1.23'lük farkın insanlarla şempanzeler arasındaki tüm farklara sebep olduğu düşünülecek olursa, %74 gibi devasa bir farklılığın yuvarlak solucanlar ve insanlar arasındaki farka tekabül etmesi oldukça mantıklıdır. Yani elbette ki her canlı türü gibi yuvarlak solucanlarla da akrabayız; ancak "şempanzelerden gelmediğimiz" gibi, yuvarlak solucanlardan da gelmiyoruz. Şempanzelerle akraba olduğumuz gibi, yuvarlak solucanlarla da akrabayız; ancak bu akrabalık şempanzelere göre çok, çok ama çok daha uzak. Bu konuda daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Son olarak, insana diğer açılardan benzer olan canlılar da kaynak tarafından listelenmiştir. Bu benzerlikler doğrudur ve evrimsel süreçte ortak davranış ve özelliklerin ortak atalardan miras alındığını veya bu özelliklerin doğal yollarla farklı mesafelerde akrabalıklara sahip türlerde bağımsız da olsa evrimleşebildiğini göstermektedir. Öte yandan, "insana özgü" olarak ileri sürülen muhakeme, akletme, vicdan, yargı, hayal ve rüya, hafıza gibi özelliklerin tamamı diğer hayvanlarda da bulunur. Konuşma, bir çeşit iletişim metodudur ve atalarımızdan gelen (veya diğer kuzenlerimizde bulunan) iletişim yöntemlerinin biraz daha karmaşık vokal kapasiteye sahip bir versiyonundan ibarettir. Diğer hayvanlar da bilinç sahibidir ve düşünebilirler. Şempanzelerde ve kuşlarda inanç-benzeri ritüelistik davranışlar bilinmektedir. Bu açılara bilimsel bir perspektifte bakılacak olursa, insanın diğer hayvanlardan bağımsız hiçbir özelliği olmadığı söylenebilir. İnsanlar ve diğer hayvanların ortak özellikleri ve farklılıklarına yönelik daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Genetik benzerliklerle ilgili çok daha fazla bilgiyi ve farklı türler arasındaki genomik benzerlik miktarlarının listesini buradaki yazımızdan görebilirsiniz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 2
  • Tebrikler! 4
  • Bilim Budur! 6
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • International Human Genome Sequencing Consortium. (2001). Initial Sequencing And Analysis Of The Human Genome. Nature.
  • The Chimpanzee Sequencing and Analysis Consortium. (2005). Initial Sequence Of The Chimpanzee Genome And Comparison With The Human Genome. Nature.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/11/2019 20:58:10 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5058

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Reklam
Reklam
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Atomlar ve uzay boşluğundan başka hiçbir şey yoktur. Geriye kalan her şey şahsi fikirdir.”
Democritus
Geri Bildirim Gönder