Organ Nakli Araştırmalarında Neden Maymunlar Değil de Domuzlar Kullanılıyor?

Domuzlarla da Benzer Genlerimiz Olduğuna Göre, Domuzlardan mı Geliyoruz?

Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Evrim karşıtlarının sık başvurduğu yalanlardan ve kafa karıştırma taktiklerinden birisi, "Şempanzelerle genlerimiz %97 oranında benziyorsa, domuzlarla da %99 benziyor. Hatta o yüzden organ nakillerinde maymunlar değil, domuzlar kullanılıyor. O zaman domuzlardan mı geliyoruz?" gibi acayip acayip laflar uydurarak "duru suları bulandırmaktır". Bu sayı kimi zaman %90 olur, kimi zaman %95 olur. Kimi zaman domuz yerine muz gibi daha "absürt" sandıkları türler de söyleyebilirler. Bu tür sayı uydurmalar, konuyu anlamamaktan ve gen analiz metodolojisiyle ilgili en ufak bir fikre sahip olmadan, bilgi üretmeye çalışmaktan kaynaklanır. 

İlk olarak, domuzlarla hiçbir şekilde %90, %95, %99 gibi bir düzeyde aynı genomu paylaşmıyoruz. Yapılan çalışmalar, insanlarla domuzların genom bazındaki benzerliğinin %84 civarında olduğunu göstermektedir. %0.02-0.08 kadar ufacık bir farkın Dünya üzerindeki tüm insanlar arasındaki tüm fiziksel farklılıklara, %0.12'lik bir farkın bizden ayrı bir insan türü olan Neandertaller ile olan tüm farklara, %1.23'lük farkın insanlarla şempanzeler arasındaki tüm farklara sebep olduğu düşünülecek olursa, %16 gibi devasa bir farklılığın domuzlarla insanlar arasındaki farka tekabül etmesi oldukça mantıklıdır. Yani bir diğer memeli hayvan türü olan domuzlarla elbette akrabayız; ancak "şempanzelerden gelmediğimiz" gibi, domuzlardan da gelmiyoruz. Şempanzelerle akraba olduğumuz gibi, domuzlarla da akrabayız; ancak bu akrabalık şempanzelere göre çok ama çok daha uzak.

Ve evet: Her canlı türü ile (buna muz bitkisi de dahil) ortak ataları paylaştığımız gibi, domuzlarla da ortak ataları paylaşıyoruz. Ama şempanzelerle olan son ortak atamız 6 milyon yıl kadar önce yaşadı, domuzlarla olan son ortak atamız 94 milyon yıl kadar önce yaşadı, muzlarla olan son ortak atamız ise 1496 milyon yıl (1.5 milyar yıl) kadar önce yaşadı. Bu ortak ata ne kadar yaşlı ise, akrabalık ilişkimiz de o kadar zayıf.

Organ Nakillerinde Neden Domuzlar Kullanılıyor?

İnsanlar için organ nakline uygun bir insan-harici hayvan türü ararken bazı kriterlere başvururuz:

  1. Anatomi ve fizyoloji uyumu,
  2. Türler arası hastalık bulaşma ihtimalinin düşüklüğü (hatta mümkünse organ alınacak hayvanın insan hastalıklarına dirençli olması),
  3. Ucuz üretim, besleme, çoğaltma, bakım masrafları,
  4. Hızlı üreyebilir olması,
  5. İmmünolojik herhangi bir bariyer yaratmaması,
  6. Etik problemlerin düşüklüğü.

Bu kriterlerin hepsini insanlar için sağlayan, insanların kendisi haricinde hiçbir hayvan türü yoktur. Dolayısıyla buna en yakın olanları ararız. Neden domuzları kullandığımızı anlamak için, maymunları neden kullanmadığımızı anlamamız gerekiyor:

Neden Maymunlar Kullanılmıyor?

Elbette, insanların da bir üyesi olduğu maymunlar ve primatlar buna en uygun aday olacaktır. Anatomik ve fizyolojik olarak insana çok yakın birçok maymun türü bulunmaktadır.

Ancak iki büyük problem bulunmaktadır:

  1. Hastalık aktarımı: İnsanlarla diğer primatların genleri o kadar benzerdir ki, birçok hastalık insanlarla primatlar arasında geçiş yapabilir. Özellikle de herpes 8 gibi maymun virüsleri, insanları sadece birkaç günde öldürebilecek kadar güçlüdür.
  2. Etik Problemler: Maymunların bu tür süreçlerde kullanılmasına karşı katı etik kuralları vardır. Bilin bakalım neden: Çünkü tüm maymun türleri, diğer bütün hayvanlara nazaran insanlara çok daha yakın akrabadır ve insanların "kendinden olanı" korumak gibi bir güdüsü vardır.
  3. Maliyet: Primatların bakım masrafları son derece yüksek olabilmektedir. Hele ki organ nakli yapılabilecek düzeyde sağlıklı ve hijyenik yetiştirilebilmeleri için çok daha yüksek maddi harcamalar gerekmektedir.

Anlayacağınız vaziyet ilginçtir: Aslında bize genetik olarak en yakın türlerin organ nakli araştırmaları için en iyi adaylar olmasını bekleriz; ancak yukarıda saydığımız nedenlerle aday türler, bize yakın olmalıdır ama çok da yakın olmamalıdır.

Son Kez Soralım: Neden Domuzlar?

Tüm bu nedenlerle, primatların dışında kalan hayvanlara bakmaya karar veren uzmanlar, birçok diğer tür üzerinde çalışma yaptıktan sonra, nihayetinde domuzların en uygun aday olduğuna kanaat getirmişlerdir. Bunun birkaç nedeni var:

  1. Maliyet: Domuz bakımı çok kolaydır ve oldukça ucuzdur.
  2. Hızlı Üreme: Domuzlar tek seferde 10 civarında yavru verebilirler ve sadece 4 ay gebe kalırlar.
  3. Anatomik/Fizyolojik Benzerlik: Dışarıdan ve yüzeysel olarak bakıldığında insanlarla domuzlar arasında ilk etapta pek anatomik/fizyolojik benzerlik göremeyebilirsiniz; ancak iç organlar bakımından dikkate değer bir benzerlik vardır. Uzaktan olsa da, en nihayetinde domuzlar da akrabalarımızdır.
  4. Etik: İnsanlar domuzların öldürülmesini pek de umursamazlar. Aslına bakarsanız sadece ABD'de her yıl 90 milyon domuz öldürülüp yenmektedir.
  5. Tıbbi Geçmiş: Domuzlar başka araştırmalarda da çok yaygın olarak kullanıldıkları için, anatomi ve fizyolojilerine dair çok derin bilgilere sahibiz ve bu da, organ nakli gibi zorlu araştırmalarda ek bir araştırma basamağının ortadan kalkmasına neden oluyor.

Domuzlar organ nakli için kusursuz hayvanlar değiller. Örneğin kanlarının pıhtılaşmasını sağlayan yolaklar konusundaki farklılıklar, organ nakilleri konusunda büyük engellere neden olabiliyor. Benzer şekilde savunma sistemlerimiz arasındaki farklılıklar da çok büyük sorunlar yaratabiliyor. Ancak araştırmalar devam ettikçe, bu uzaktan kuzenlerimizi daha yakından tanıyoruz ve onların organlarını insanları yaşatmak için değiştirebiliyoruz. Özellikle de CRISPR-Cas9 teknolojisinin bu süreçte çok aktif bir rol oynaması bekleniyor.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 15
  • Tebrikler! 19
  • Bilim Budur! 10
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • Güldürdü 4
  • İnanılmaz 5
  • Umut Verici! 6
  • Merak Uyandırıcı! 13
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 1
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 15/12/2019 23:00:27 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2923

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Primatlar üzerinde çalıştıkça göreceksiniz ki, kendimizde değerli bulduğumuz her ne varsa -ki buna ahlak da dahildir- primat davranışları ile doğrudan ilişkilidir.”
Frans de Waal
Geri Bildirim Gönder