Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Murat Demir
Murat Demir
39.8K UP
Uyarlayan 17 Ocak 2021 3 dk.

Kraliyet Veteriner Hekimlik Koleji'nden Rowena Packer ve çalışma arkadaşlarının yaptığı ve PLOS ONE dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, Bulldog, Fransız Bulldogu ve Pug sahipleri, ileride, muhtemelen yine şu an sahiplendikleri köpek çeşitlerini sahiplenmek isteyecek ve bu köpek çeşitlerini, köpek sahiplenmek isteyen diğer kişilere tavsiye edecekler.[1] Ancak bu büyük bir risk: Çünkü brakisefalik yüz olarak bilinen yassı yüzlü köpeklere olan bağlılık duygusunun büyümesi, diğer köpeklere göre çok daha yüksek sağlık riskleri olan bu köpek çeşitlerinin sayılarının daha da artmasına ve insanlar arasında daha da popülerleşmelerine neden oluyor.

Geçtiğimiz 10 yıl içerisinde brakisefal köpeklere olan rağbet dünya çapında önemli ölçüde artmıştır. Ancak bu cinsler, insan eliyle yapılan yapay seçilim yoluyla evrimleştirmeden doğan hastalıklar nedeniyle; solunum bozukluğu, göz hastalıkları, omurga hastalıkları, sıcak çarpması ve zatürre de dahil olmak üzere bir dizi ciddi hastalığa son derece yatkındırlar ve ömürleri, daha uzun burunlu köpeklere kıyasla ortalamada 4 yıl daha azdır.

55
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Eylül 2021 30 dk.

Plastik adı verilen insan yapımı polimerlerin çok sayıda günümüzde birçok faydası ve çok sayıda kullanım alanı vardır.[1] Bunların detaylarını buradan okuyabilirsiniz. Bu yazımızda, plastiğin faydaları veya genel olarak zararlarından değil, plastiklerle ilgili çok spesifik ama son derece yaygın bir yalandan söz edeceğiz: Plastiklerin diğer ürünler kadar veya sınırsız geri dönüştürülebilir bir malzeme olduğu yalanından... Bunun neden bariz bir yalan olduğunu anlamak için, çok basit birkaç istatistik verebiliriz:

Eğer geri dönüştürülen plastiğin, üretilen toplam plastiğe oranını görmek isterseniz, aşağıdaki grafiği inceleyebilirsiniz:

135
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
117.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Küresel kapitalist hukuk sistemi, en temel boyutunda, bizatihi yasallaştırılmış yolsuzluktur. Dolayısıyla, suçun nerede başladığı (hangi finansal ilişkilerin yasadışı olduğu) sorusu hukuki değil, ziyadesiyle siyasi bir soru, güce dair bir sorudur.
Kaynak: Umutsuz Olma Cesareti
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Mayıs 2019 16 dk.

Bizler, üzerinde yaşadığımız Dünya'yı, barındırdığı karalar, içilebilir sular ve akciğerlerimize doldurabildiğimiz oksijen dolu atmosferi nedeniyle Evren'de bizler için var olabilecek tek ve kusursuz yaşam alanı olarak görmeye alışığız. Bu düşüncenin kaçınılmaz gibi gözüken sonuçlarından biri de bu çevrenin tam da bizlere uygun şekilde var edildiğini varsayma... Ancak bu varsayım (ve temel aldığı düşünce), baştan sona ve tamamen hatalı. Bunu, büyük bilimkurgu yazarı Douglas Adams, Otostopçunun Galaksi Rehberi'nde harika bir şekilde anlatıyor:

Şimdi hayal edin, bu durum bir su birikintisinin bir sabah uyanıp düşünmeye başlaması gibidir: "Bulunduğum bu dünya ilginç bir yer -bulunduğum bu delik ilginç bir delik- tam bana göre, öyle değil mi? Aslında bana şaşılacak kadar uyuyor, beni içinde barındırmak için yapılmış olmalı!" Bu öyle güçlü bir düşüncedir ki, güneş gökyüzünde yükselip hava ısınırken, su birikintisi de giderek buharlaşıp küçülür, küçülür ama o telaş içinde her şeyin iyi olduğuna inanmaktadır, çünkü bu dünyanın amacı kendisini içinde barındırmaktır, onu içinde barındırmak için kurulmuştur. Bu yüzden, su birikintisinin kaybolma noktasına geldiği an onu çok gafil avlar...

120
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hero Hero
İnceleyen10 6 gün önce
Kuzey şençiçek seviyorsa mid dir
10.0/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Peter Hausner
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Betül Buse Coşkun
Ekleyen 18 Temmuz 2020 4 dk.

Glikojen depo hastalıkları, karaciğerde glikojenin glikoza metabolize edilememesi sonucu oluşan kalıtsal bir hastalıktır. Bu hastalıklar, karaciğerdeki glikoz metabolizmasını sağlayan enzimlerin eksikliği veya taşıyıcıların anormalliği sonucunda oluşmaktadır. Çoğunluğu otozomal resesif olarak aktarılan 12 farklı tipi olduğu belirtilmektedir. En sık ortaya çıkan tipi, glikoz 6 fosfataz enziminin eksikliğine bağlı olarak oluşan Tip I glikojen depo hastalığıdır.

Glikojen depo hastalığının birçok alt türü mevcuttur. En çok rastlanan alt türü ise tip I'dir. Tip I'in en çok görülen alt türü ise tip Ia'dır. GSD hastalarının %80'ini oluşturur. GSD hastalığına sebep olan genler G6PC ve SLC37A4'te bulunan varyasyonlar sonucunda oluşur. G6PC geninde meydana gelen varyasyon tip 1a hastalığına sebep olurken, SLC37A4 ise tip 1b'ye sebebiyet vermektedir. Bu iki gende üretilen proteinler normal şartlar altında glikoz-6-fosfat adı verilen molekülü parçalamak için birlikte çalışırlar. Bu sayede de glikojen glikoza parçalanabilir ve vücut tarafından kullanılabileceği birincil enerji formuna dönüşebilir. Bu iki gende meydana gelen varyasyonlar, glikoz 6 fosfatın etkili bir şekilde parçalanmasını önler. Glikoz 6 fosfat glikoza ayrılamadığı için glikojene ve yağa dönüştürülür ve hücre içinde depolanır. Bir hücre içinde depolanan çok fazla glikojen ve yağ vücutta toksin bir etkiye sebep olur. Bu etkiler karaciğer ve böbrek gibi organlara ve dokulara zarar verir ve böylece GSD belirtileri ortaya çıkmış olur.

28
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 7 Mayıs 2019 48 dk.

Uyku, birçok hayvan türünde ortak olarak paylaşılan bir özelliktir. 2012 itibariyle Türkiye’de doğan bebeklerin ömür uzunluğu beklentisi ortalamada 75 yıl civarıdır. Bu kadar yaşayacak insanların ortalamada 25 yıllarını gözleri ve algıları kapalı bir şekilde, uyku halinde geçireceklerini düşünürsek, uykunun türümüz için ne kadar önemli olduğunu fark etmek mümkündür. Sadece türümüz için de değil… Neredeyse beynin ilk evrimleştiği zamanlardan beri çeşitli uyku formları da canlılara eşlik etmiştir. Bu durumda, eğer ki evrimsel tarihimizi aydınlatmak, beyinlerimizin nasıl çalıştığını anlamak ve kendimizi daha iyi tanımak için uykunun nasıl evrimleştiğini ve neden var olduğunu anlamamız gerekmektedir. Günümüzde uykunun hem evrimine, hem de canlılardaki işlevine yönelik çok kapsamlı ve çok yönlü birçok araştırma yürütülmektedir. Bu yazıda, güncel uyku araştırmalardan bazı örnekler ve sonuçlar sunarak sizlere sadece uykuyu, evrimini ve hayatımızdaki yerini anlatmakla kalmayacağız; aynı zamanda uykuyla yakından ilişkilendirilen birçok ilginç konuyu (örneğin rüyaları, uyku sırasındaki düşme hissinin neden yaşandığını, vb.) en temel düzeyde ve basit bir dille anlatmaya çalışacağız. Umarım faydalı olacaktır.

Eğer ki uykuyu anlamak istiyorsak, öncelikle onu tanımlamamız gerekmektedir. Ancak biz insanlar da dâhil olmak üzere binlerce farklı hayvan türünün her gün saatlerce yaptığı bu davranışı tanımlamanın çok da kolay olmadığı görülecektir. Merriam-Webster sözlüğü uykuyu “gözlerinizin ve bilincinizin kapalı olduğu doğal dinlenme hali” olarak tanımlamaktadır. Bu daha ziyade halka yönelik ve bilimselliğe pek de ağırlık vermeyen bir tanımdır. Türk Dil Kurumu ise bu olguyu “Dış uyaranlara karşı bilincin, bütünüyle veya bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu” olarak tanımlamaktadır. Bu tanımın özellikle “her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı” kısmının aslında bir yanılgı ve hata olduğunu yazının ilerleyen kısımlarında göreceğiz. Bu hatadan biraz daha arındırılmış ve biraz daha bilimsel bir tanım, Macmillian tarafından basılan Öğrenciler İçin Sözlük’te bulunabilir: “Uyku, bilinç düzeyinin değiştiği, duyusal aktivitenin ve neredeyse tüm istemli kasların baskılandığı doğal olarak kendini tekrar eden bir durumdur.”

362
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Sizden Gelenler
Sena Küçükkıvanç
Üye
Gelecekte belki de karanlık maddenin sırlarını açığa çıkararak enerji devrimine öncülük edeceğiz. Bilimin gücüne inanmayanlar için ise Schrödinger’in kedisi bile hala kararsız 🐱 Neyse ki, bilimsel düşünce ve merakı paylaşabileceğimiz Evrim Ağacı sayesinde, bilginin ışığı daha geniş kitlelere ulaşıyor.
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Moderatör Uyarısı
Yetersiz Kaynak 1 moderatör tarafından eklendi
Alıntıyı doğrulayabilecek birincil veya güvenilir kaynak sunulmamıştır.
0
Söz
Onur Kula
Onur Kula
52.2K UP
Alıntıyı Ekleyen 28 Haziran 2024
Cinema is a matter of what's in the frame and what's out.
Kaynak: Facebook Gönderisi (Goodreads)
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alperen Karaçor
Evrim üzerine okumalar yapan bir öğrenciyim. 4 gün önce Sen de Cevap Ver

Burada bahsedilmek istenen şey aslında “insanlar arasında mutlak anlamda tamamen aynı olan tek bir biyolojik özellik yoktur" olarak tanımlanabilir

kısaca: Ortaklıklarımız var ama kimse kimsenin birebir kopyası değil.

Genetik üzerinden bir örnek verelim.

İki rastgele insanın DNA’sı yaklaşık %99.9 oranında aynıdır. Bu devasa bir benzerliktir. Fakat kalan %0.1’lik fark bile milyonlarca harf eder. Bu küçük fark; yüz hatları, boy, metabolizma hızı, hastalıklara yatkınlık gibi şeyleri değiştirir.

Aslında bu da bir evrim örneğidir bu bireysel farklılıkların bir araya gelmesiyle evrim gerçekleşmekte.

Genetik olarak değişen bu canlılar, eğer bu yeni özellik daha faydalıysa ve hayatta kalmalarını ya da üremelerini kolaylaştırıyorsa, daha çok ürerler ve zaman geçtikçe ortaya yeni bir özellik ve yeni bir canlı çıkar. Bunun sonucunda türler zamanla değişir, ortak atadan gelen canlılar farklılaşır ve yeni türler ortaya çıkabilir.

Sağlıcakla kalın

Kaynaklar

  1. C. Darwin. (1973). İnsanın Türeyişi. Yayınevi: Onur Yayınları.
  2. C. Darwin. (2009). Türlerin Kökeni. ISBN: 9786054156153. Yayınevi: Evrensel Basım Yayın.
  3. Alperen Karaçor. (). Evrim Üzerine Yaptığım Okumalar..
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pırıl Okay
Pırıl Okay
93.2K UP
Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi 14 Ekim 2023 Sen de Cevap Ver

Radyo dalgaları, dediğiniz gibi, görünür ışığa kıyasla daha düşük frekansa (daha uzun dalga boylarına) ve daha düşük enerjiye sahiptir. Radyo, televizyon, cep telefonu, Wi-Fi, Bluetooth gibi pek çok iletişim aracı radyo dalgalarını kullanmaktadır.

Radyo dalgaları, X-ray ve ultraviyole ışınlar gibi iyonlaştırıcı radyasyon değildir; yani atomlardan veya moleküllerden elektronları koparmak için yeterli enerjiye sahip değillerdir. İyonlaştırıcı radyasyon, hücrelerimizdeki DNA ve diğer moleküllere zarar vererek kısa süreçte doku hasarı, uzun süreçte ise kanser gibi pek çok sağlık problemine sebep olur. Radyo dalgaları ise iyonlaştırıcı olmadığı için böyle bir etkisi yoktur.

Radyo dalgalarının, dokulara zarar verebilecek olan bilinen etkisi şudur: eğer vücut yüksek miktarlarda radyo dalgalarına maruz kalırsa, fazla ısı açığa çıkabilir ve bu da yanıklara ve doku hasarına sebep olabilir. Bunun haricinde, radyo dalgalarının sağlığa olan etkileri tartışmalı bir konudur. Bazı epidemiyolojik çalışmalar, radyo dalgalarına uzun süreli maruz kalma ile başta beyin tümörleri olmak üzere bazı sağlık sorunları arasında ilişkiler olabileceğini bildirmiştir; ancak bulgular çalışmalar arasında tutarlı değildir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bu sınırlı kanıt seviyesine dayanarak radyo dalgalarını olası kanserojen (Grup 2B) olarak sınıflandırmıştır.

Laboratuvar çalışmaları, radyo dalgalarına maruz kalan hücrelerde hücre zarı geçirgenliğinde, enzim aktivitesinde ve gen ifadesinde değişiklikler olabileceğini göstermiştir. Hayvan çalışmaları ayrıca uyku, bağışıklık fonksiyonu ve doğurganlık üzerinde de etkiler olabileceğini bildirmiştir. Ancak bu çalışmaların sınırlılıkları mevcuttur ve insan sağlığı üzerindeki etkiler konusunda çıkarımda bulunmak mümkün değildir.

Sonuç olarak; mevcut çalışmalar, radyo dalgalarının doku hasarına yol açtığını göstermemektedir. Bu konuda daha çok çalışmaya ihtiyaç vardır.

Kaynaklar

  1. The American Cancer Society medical and editorial content team. Radiofrequency (Rf) Radiation. (28 Ekim 2022). Alındığı Tarih: 15 Ekim 2023. Alındığı Yer: American Cancer Society | Arşiv Bağlantısı
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close