Bitkiler, her ne kadar rüzgârla tozlaşabiliyor olsalar da, tahmin edileceği üzere, tamamen bilinçsiz ve rastgele olan bu tozlaştırıcıya pek güven olmaz. Fakat böceklere, özellikle de bal arılarına çok daha fazla güvenilebilir. Çünkü bal arıları da yaşamak için çiçeğin salgıladığı polene muhtaçtır. İşte bu mutualist yaşam biçimi sayesinde, çiçekler üremesini, bal arıları da besin kaynağını garantilemiş olur! Nitekim, bal arılarının bu eşsiz özelliği, onları canlılar dünyasında çok önemli bir yere koyar.
Ancak işler, çam ve göknar ağaçları gibi iğne yapraklı ağaçlara, diğer bir deyişle çiçek açmayan bitkilere geldiğinde, biraz karışır. Arılar, bu çiçek açmayan bitkilerden bile besin kaynağını bir şekilde çıkarabilmektedir. Fakat bu arılar bitkilerin fotosentez ile ürettiği şekeri, bu kez doğrudan bitkinin üreme organlarından değil, dolaylı yollardan temin ederek yapar.