Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
500 ATP Ödüllü Soru: Evrim Ağacı Mersin Topluluğu oluşturulacak mı? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Tamamen kendinize ait ve kendinizin keşfettiği çalışma teknikleriniz var mı? Hemen cevapla!
İnceleme Yaz

Kreutzer Sonat (Крейцерова Соната)

Kitap
1889
EA Puanı
8.3 10
7 Kişi
Senin Puanın
Puan Ver
Tanıtım
İlk olarak 1889'da yayınlanan Kreutzer Sonat, sansüre uğramasına rağmen çok büyük ilgi uyandırmış, tartışmalara sebep olmuştur. Tolstoy'un son derece sade, gerçekçi ve etkileyici anlatımının doruğa çıktığı eser, yaşamının son döneminde ortaya koyduğu yeni ahlak anlayışının da önemli örneklerinden biridir.
Yazar
Lev Tolstoy
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
Rusça (русский язык)
Orijinal Başlık
Крейцерова Соната
Yayınlanma Tarihi
01 Ocak 1889
Yayınevi
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Son Baskı Sayısı
12
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
Sayfa Sayısı 144
ISBN-13 978-6-0536-0892-9
Boyutları 12,5 x 20,5 cm
Son Baskı Tarihi 2022-06-01
Cilt Ciltsiz
Yazar Hakkında
Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı.
Özet
Kreutzer Sonat (Kroyçer Sonat), Kroyçer Sonat, bir tren yolculuğu öyküsüyle başlıyor, insanoğlunun ruhunun derinliklerinde uyuyan şiddete, kıskançlığa, zavallılığa uzanıyor. Trende başlayan bir söyleşi sırasında yolcular arasında bulunan, kitabın baş kahramanı Pozdnişev, nasıl olup da böyle çöktüğünü, bezginleştiğini anlatır. Gençliğinde sefih bir hayat sürmüş, sonradan kendinden iğrenmeye başlamıştır. Terzilerin, güzellik uzmanlarının yardımıyla erkeklerin hayvansal içgüdülerini alevlendirdikleri için toplumun ve kadınların suçlu olduğu kanısına varmıştır. İçinde uyanan pişmanlık Pozdnişev’i değişime itmiş, o da bu doğrultuda evlenmiş, çocuk sahibi olmuştur. Ancak, kadınlarla erkekler arasındaki onulmaz farklar, bir yandan da Pozdnişev’in kıskançlığı nedeniyle bir süre sonra karısıyla birbirinden nefret etmeye başlamışlardır. Karısının onu bir müzisyenle aldattığından kuşkulanmasıyla birlikte Pozdnişev’in ruhunun derinlerinde yatan şiddet açığa çıkmış, geri dönüşsüz zararlara yol açmıştır. Pozdnişev’in öyküsü, Lev Tolstoy’un yaşadığı dönemin ahlâk anlayışının ve bazı değerlerin değişmesiyle yaşanan sancıların bir panoraması niteliğindedir. Kadın-erkek ilişkilerinde erdemin gerekliliğine inanan Tolstoy, kendi görüşü doğrultusunda erdemsizliğin insanoğlunu ne gibi çıkmazlara sürüklediğine işaret etmeye çalışıyor. Tabii, Beethoven’ın ünlü Kroyçer Sonat’ını dinleyip dinlememek, size kalmış.
Kreutzer Sonat (Kroyçer Sonat), Kroyçer Sonat, bir tren yolculuğu öyküsüyle başlıyor, insanoğlunun ruhunun derinliklerinde uyuyan şiddete, kıskançlığa, zavallılığa uzanıyor. Trende başlayan bir söyleşi sırasında yolcular arasında bulunan, kitabın baş kahramanı Pozdnişev, nasıl olup da böyle çöktüğünü, bezginleştiğini anlatır. Gençliğinde sefih bir ... Daha fazla göster
Tüm Reklamları Kapat
Kişiler
İnceleme Yaz
İncelemeler (2)
Alıntılar (1)
Gönderiler (1)
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
130.9K UP
İnceleyen7 25 Şubat
Bu klasikte, karısını öldüren bir adamın evlilikten sonra duygularının zamanla nasıl nefrete dönüştüğünü ve katil olma noktasına geldiğini okuyoruz.

Kitap, şehvetten uzak durmayı öğütleyen İncil ayetleriyle başlıyor. Ardından kadının erkeğin gözündeki ve toplumdaki yeri, genelevlerin kadını nasıl obje gibi gösterdiği ve erkeğin ergenlik yaşlarında bu batak evlerinde kadına karşı edindiği hastalıklı bakışı, evlilik kurumunun yıprattığı duyguları ve ruh dünyasını ele alıyor.

Tolstoy'un bu kitapta Schopenhauer'ın Aşkın Metafiziği kitabından etkilendiği yazıyor başka incelemelerde. Ne var ki Tolstoy'un bu ilişkilere getirdiği çözüm Schopenhauer'dan epey farklı: Keşiş yaşamı. Kadınlardan tamamen uzak durmak. Yazar hikayenin sonunda kendi düşüncelerini anlattığı bölümde kilise nikahının bir yozlaşma olduğunu, gerçek Hristiyanlıkta hiçbir şekilde şehvetin yeri olmadığını anlatıyor. Böylece kitaba başlarken yazdığı ayetlerle de mesajını tamamlamış oluyor.

Yazarın doğru sorunları teşhis ettiğini, fakat yanlış çözümler getirdiğini düşünüyorum. Her şeye rağmen okunması gereken çarpıcı bir öykü.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
233.9K UP
İnceleyen 3 saat önce
Merhaba
Eseri buradan görüp okudum. Teşekkür ederim paylaştığınız için .
Kreutzer Sonat yalnızca Tolstoy'un evlilik ve kıskançlık üzerine yazdığı bir roman değildir; aynı zamanda farklı düşünür ve yazarların fikirleriyle birlikte okunduğunda çok daha katmanlı bir anlam kazanır. Eser, insan doğası, aşk, arzu ve ahlak üzerine süregelen edebi ve felsefi tartışmaların merkezinde yer alır.

Tolstoy'un aşk anlayışı, Arthur Schopenhauer'ın görüşleriyle dikkat çekici biçimde örtüşür. Schopenhauer'a göre aşk, bireyin sandığı kadar özgür bir seçim değildir; türün devamını sağlayan biyolojik bir yanılsamadır. Aşkın Metafiziği'nde romantik tutkuyu iradenin bir oyunu olarak açıklar. Kreutzer Sonatta da Pozdnişev, aşkın zamanla yerini sahip olma arzusuna, kuşkuya ve şiddete bıraktığını savunur. Bu bakımdan Tolstoy, romantik aşk idealini yıkarak Schopenhauer'in karamsar insan anlayışına yaklaşır.

Buna karşılık Friedrich Nietzsche, insanın tutkularının bastırılmasını değil, onları dönüştürmesini savunur. Tolstoy ise arzuyu ahlaki bir tehdit olarak görür. Nietzsche'nin gözünden bakıldığında Pozdnişev, eşini öldürdüğü için değil, kendi korkularını ve kıskançlığını yönetemediği için trajik bir karakterdir. Onu yıkan şey karısı değil, kendi zayıflığıdır.

Romanı psikanalitik açıdan değerlendirdiğimizde Sigmund Freud'un görüşleri önemli bir çerçeve sunar. Freud, bastırılan arzuların ve bilinçdışı çatışmaların farklı biçimlerde ortaya çıktığını ileri sürer. Pozdnişev'in kıskançlığı yalnızca eşine duyduğu güvensizlik değildir; aynı zamanda kendi bastırılmış korkularının dışa vurumudur. Tolstoy'un ahlaki bir sorun olarak anlattığı durum, Freud açısından çözümlenmemiş bilinçdışı çatışmaların sonucudur.

Romanın kadın karakteri ise günümüz feminist kuramı açısından eleştirilmiştir. Simone de Beauvoir, kadının tarih boyunca erkek bakışıyla tanımlandığını söyler. İkinci Cins'te kadının birey olmaktan çok erkeğin dünyasında anlam kazanan bir "öteki" haline getirildiğini vurgular. Kreutzer Sonatta da kadın karakter kendi sesiyle değil, tamamen Pozdnişev'in anlatımıyla var olur. Okur, onun ne düşündüğünü değil, erkek anlatıcının onu nasıl gördüğünü öğrenir. Bu nedenle roman, feminist eleştirinin en çok tartıştığı klasik eserlerden biridir.

Fyodor Dostoevsky ile Tolstoy karşılaştırıldığında da önemli bir fark ortaya çıkar. Dostoyevski suçun ve vicdanın kökenini bireyin ruhunda ararken, Tolstoy daha çok toplumsal kurumları ve ahlaki düzeni sorgular. Suç ve Ceza'daki Raskolnikov suç işledikten sonra vicdanıyla mücadele ederken, Pozdnişev kendi suçunu ahlaki gerekçelerle açıklamaya çalışır. Bu nedenle Dostoyevski'nin kahramanı pişmanlıkla, Tolstoy'un kahramanı ise kendini haklı çıkarma çabasıyla öne çıkar.

Marcel Proust ise kıskançlığı aşkın ayrılmaz bir parçası olarak görür. Kayıp Zamanın İzinde'de sevdiğimiz kişiyi tam anlamıyla asla bilemeyeceğimizi ve bu belirsizliğin kıskançlığı doğurduğunu anlatır. Pozdnişev'in yaşadığı kriz de büyük ölçüde bu belirsizlikten beslenir. Gerçek ile hayal, kanıt ile kuruntu birbirine karışır. Albert Camus açısından bakıldığında roman, insanın kendi anlam krizini başkasının üzerine yansıtmasının trajik örneklerinden biridir. Camus'ye göre insan çoğu zaman evrenin anlamsızlığını kabul etmek yerine bir suçlu arar. Pozdnişev de kendi iç çatışmasının sorumluluğunu eşine yükleyerek şiddeti meşrulaştırmaya çalışır. günümüz insanın en büyük kusuru bu bence ilişkilerde.

Bu yönleriyle Kreutzer Sonat, tek bir dönemin ahlak anlayışını anlatan bir roman olmanın ötesine geçer. Tolstoy'un metni; Schopenhauer'in karamsarlığı, Nietzsche'nin güç ve tutku anlayışı, Freud'un bilinçdışı kuramı, Simone de Beauvoir'ın feminist eleştirisi, Dostoyevski'nin vicdan sorgulaması, Proust'un kıskançlık çözümlemeleri ve Camus'nün varoluşçu bakışıyla birlikte okunduğunda çok daha zengin ve tartışmaya açık bir klasik haline gelir. Büyük eserlerin gücü de tam burada yatmaz mı zaten . Her kuşak ve her düşünce geleneği aynı metinde kendine ait yeni bir anlam bulur .
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İnceleme Göster
Eseri Ekleyen
M. Azad Ülmez
@azadulmez
İnceleme Yaz
Tavsiyelere Git
Tüm Eserlere Git
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Her ne kadar bir paradoks gibi gelse de, kesin bilimler de yaklaşık sonuçlarla doludur."
Bertrand Russell
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)