Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 5 Haziran 2014 2 dk.

Vincent van Gogh, 1853-1890 yılları arasında yaşamış meşhur post-etkilenimci Hollandalı ressamdır. Batı sanatının en meşhur ve en etkili isimlerinden birisidir. Sadece 10 yıl gibi bir sürede, 860'ı yağlıboya, büyük çoğunluğu ise hayatının son 2 yılında üretilmiş olan 2100 civarında sanat eserine imza atması bakımından son derece üretken bir sanatçıdır. Kendisine ait en meşhur çizimlerden birisi ise ikonik "Yıldızlı Gece"dir. 

Van Gogh ile ilgili meşhur konulardan bir diğeri ise kopmuş kulağıdır. Ve şimdi, Vincent Van Gogh'un kulağının bir kopyası, sanatçının hayatta kalan genetik mirasçılarından alınan genlerle yeniden üretildi.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tuğçe Barut
Tuğçe Barut
128.4K UP
Yazar 18 Aralık 2021 21 dk.

Canlı yaşamının devamı, canlının kendisini oluşturan bir veya birden çok hücrenin bütünlüğüne doğrudan bağlıdır. Hücre bütünlüğü ise, entropi yasası gereği, zamanla bozulma eğilimi göstermektedir; fakat canlılık, bu bozulmayı çeşitli metabolik aktiviteler ile geciktirmeye, bir diğer tabir ile hayatta kalmaya çalışır. Hayatta kalmaya yönelik gerçekleştirdiği metabolik aktiviteler, yapım ve yıkım tepkimelerinin toplamına karşılık gelir.

Tahmin edebileceğiniz üzere her iki tepkime türünde de yoğun miktarda enerjiye ihtiyaç duyulmaktadır. Fakat tek başına enerji yeterli değildir. Tepkimelerin gerçekleşmesi ve canlılığın devamlılığını sağlayabilmesi için, belli başlı diğer maddelere de ihtiyaç duyulur. Bu maddelerin önemli bir kısmını vücudumuzda birçok görevi üstlenen mineraller ve tuzlar oluşturur.

92
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Dilara Aydın
Dilara Aydın
71.6K UP
Yazar 31 Aralık 2021 19 dk.

Her organizmanın kendine özgü bir vücut yapısı vardır. Kollar ve bacaklar gibi özel vücut yapıları genel görünüm açısından benzer olsa da (nihayetinde her ikisi de kas ve kemikten yapılmıştır), şekilleri ve detayları farklıdır. Bir embriyo büyürken, vücudun farklı bölümlerinde yapıların nasıl geliştiğini belirleyen, "homeotik genler" adı verilen özel bir gen grubunun yaptığı işler sayesinde, kollar ve bacaklar farklı şekilde gelişir.

Bu "homeotik genler"in en meşhur ve önemlilerinden olan HOX geni, birbirinden farklı organizmaların normal embriyolojik gelişmelerini tamamlayabilmesi için gereken bilgiyi kodlayan, yüksek organizasyonlu canlılarda vücut şekillenmesi, organların oluşumu ve bunların vücut planı içinde olmaları gereken yerde bulunabilmelerini sağlayan, düzenleyici işlevde bir gen ailesidir. HOX genleri ("Hox genleri" olarak da yazılır), diğer genlere bağlanan transkripsiyonel düzenleyici (DNA'dan RNA'ya genetik bilgi aktarımı) faktörleri kodlamakta ve böylelikle hücre gelişmesine önemli katkı sağlamaktadır.[1] Örneğin bir böceğin HOX genleri, o böceğin belli bir segmentinde hangi uzuvların oluşacağını (kol mu, anten mi, bacak mı, kanat mı, vb.) belirlemektedir.

113
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasemin Akın
Yasemin Akın
207.1K UP
Çeviren 13 Aralık 2020 28 dk.

Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'daki tüm organizmaların ve inorganik çevrelerin, gezegendeki yaşam koşullarını koruyan, tek ve kendi kendini düzenleyen karmaşık bir sistem oluşturmak için yakın bir şekilde entegre olduğunu öne sürer. Yani gezegenin başlı başına canlı bir organizma olduğunu savunan görüştür. İsmi, Yunan mitolojisinde "Gaia" adı verilen, yeryüzünü simgeleyen ve yeryüzünün vücut bulmuş hali ("toprak ana") olan Tanrıçadan gelmektedir.

Gaia hipotezinin araştıran bilim insanları, tercih edilmiş bir homeostazda (iç korunum) biyosferin ve yaşam formlarının evriminin küresel sıcaklık, okyanus tuzluluğu, atmosferdeki oksijen ve diğer yaşanabilirlik faktörlerinin dengesine nasıl katkıda bulunduğunu gözlemlemeye odaklanır. Gaia hipotezi kimyager James Lovelock tarafından formüle edildi ve 1970'lerde mikrobiyolog Lynn Margulis tarafından Lovelock ile birlikte geliştirildi. Başlangıçta bilim camiası tarafından düşmanlıkla karşılansa da, şimdilerde jeofizyoloji ve yerküre sistem bilimi disiplinlerinde inceleniyor; ayrıca biyojeokimya ve sistem ekolojisi gibi alanlarda bazı ilkeleri benimsendi. Bu ekolojik hipotez, belirsiz bir felsefe ve hareket altında, sosyal bilimler, siyaset ve din alanlarında analojilere ve çeşitli yorumlara da ilham vermiştir.

125
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Akın Karahasan
Seslendiren 8 Şubat 2022 4:20
Birkaç bin fizikçi, araştırmacı ve öğrenci, bir konferans için Dünya'nın kumar başkentine gelirse ne olur? Cevap basit: "Kumarhaneler için berbat bir...
44
Berat Salğara
3 gün önce
Hayatın varlığı, Termodinamiğin İkinci Yasası'na (Entropi artışı) bir direniş gibi görünse de; Jeremy England'ın 'Dağıtıcı Adaptasyon' (Dissipative Adaptation) teorisi ışığında bakarsak, yaşam aslında evrenin entropiyi daha hızlı artırmak için bulduğu 'en verimli yol' olabilir mi? Yani biz entropiye direnmek için mi, yoksa ona hizmet etmek için mi varız?
56 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Levent Yeniocak
Levent Yeniocak
100.0K UP
Üye 4 gün önce
Deniz araçlarında, çok sayıda küçük ve kapalı hücreye dayalı yüzerlik yaklaşımı tarihsel ya da güncel deniz mühendisliği çalışmalarında ele alınmış veya denenmiş midir? Evetse, nasıl bir çerçevede tartışılmaktadır?
168 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hero Hero
İnceleyen10 6 gün önce
Kuzey şençiçek seviyorsa mid dir
10.0/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Peter Hausner
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Serkan Sezer
Serkan Sezer
3,350 UP
Tıp hekimi 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Tıbbi literatür ve klinik nöroloji çerçevesinde bir hastanın komada kalabileceği maksimum süreyi belirleyen sabit bir biyolojik sınır bulunmamaktadır. Sağkalım süresi, organizmanın homeostatik dengesini koruma yeteneği ile bu dengeyi yapay olarak destekleyen tıbbi müdahalelerin sinerjisine bağlıdır. Glasgow Koma Skalası (GKS), bu süreçte hastanın nörolojik derinliğini ölçmek adına hayati bir araçtır.[1] Göz açma, sözel tepki ve motor yanıt başlıklarında 3 ile 15 arasında bir skorlama sağlayan bu skala, özellikle travmatik beyin hasarı sonrası ilk 24 ila 72 saatteki prognozu belirlemede altın standarttır. Ancak GKS puanının 3 olması, yani en derin koma seviyesinde bulunulması, hastanın biyolojik olarak ömrünün sonuna geldiği anlamına gelmez; bu puan sadece kortikal ve beyin sapı fonksiyonlarının o andaki akut yetersizliğini ifade eder.

Bir hastanın on yıllarca bu durumda kalabilmesinin temelinde, beyin sapının otonom fonksiyonlarını — solunum, kalp atış hızı ve vücut ısısı regülasyonu gibi — idame ettirebilmesi yatar. Eğer primer hasar beyin sapını tamamen harap etmemişse, hasta mekanik ventilatör desteğiyle veya bazen bu destek olmaksızın biyolojik varlığını sürdürebilir. Modern tıp pratiğinde Elaine Esposito örneğinde görülen 37 yıllık rekor süre [2] veya Munira Abdulla vakasındaki 27 yıl sonra gerçekleşen parsiyel uyanış [3], sağkalımın ucu açık bir süreç olduğunu kanıtlamaktadır. Bu uzun süreli vakalarda ölüm genellikle beyin hasarının kendisinden değil, immobilizasyonun getirdiği sekonder komplikasyonlardan kaynaklanır. Özellikle hastane enfeksiyonları, dirençli pnömoniler, pulmoner emboli ve dekübit ülserlerine bağlı gelişen sepsis, biyolojik süreci sonlandıran temel patofizyolojik etkenlerdir.

Bilimsel açıdan "maksimum süre" kavramının tıbbi bir karşılığının olmamasının bir diğer nedeni de beslenme ve hidrasyon teknolojilerindeki ilerlemedir. Perkütan Endoskopik Gastrostomi (PEG) gibi yöntemlerle hastanın kalori ve elektrolit ihtiyacı milimetrik hassasiyetle karşılanabilmekte, bu da organ sistemlerinin iflasını çok uzun süre erteleyebilmektedir[4]. Beyin ölümü gerçekleşmediği sürece, bir insanın komada kalma süresi tamamen kendisine sunulan palyatif bakımın mükemmelliği ve vücudun enfeksiyonlara karşı gösterdiği direnç ile sınırlıdır. Klinik tablo "Kalıcı Vejetatif Durum" (PVS) olarak adlandırılan evreye geçtiğinde dahi, bu durum tıbbi bir ölüm değil, bilincin eşlik etmediği bir yaşam döngüsüdür ve bu döngü uygun destekle yarım asra kadar uzayabilir.[4]

Kaynaklar

  1. S. Sezer. 🧠 Glasgow Koma Skalası (Gks) Hesaplama Robotu - 3 Saniyede Sonuç - Kritik Bakım. (28 Aralık 2025). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Kritik Bakım | Arşiv Bağlantısı
  2. Lewiston Evening Journal. Elaine Esposito Dies After 37 Years Coma. (27 Kasım 1978). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Google News | Arşiv Bağlantısı
  3. BBC. 27 Yıl Komada Kalan Kadın Uyandı. Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: BBC News Türkçe | Arşiv Bağlantısı
  4. O. Jean-Christophe. Causes And Characteristics Of Death In Intensive Care Units. (3 Mayıs 2017). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: Anestheology ASA Publications doi: 10.1097/ALN.0000000000001612. | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Mert Özel
Mert Özel
19.8K UP
Çeviren 19 Kasım 2016 17 dk.

YZ dünyasıyla ilgili öğrendim ki, insanların şaşırtıcı derecede büyük bir çoğunluğu burada bulunuyor:

Emin Köşe'deki insanlar heyecan dolu. Gözlerini kalasın eğlenceli kısmına dikmiş durumdalar ve oraya doğru ilerlediğimizden eminler. Onlar için gelecek, şimdiye kadar umut edebilecekleri her şey, hem de tam zamanında.

96
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir

Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir 

Todd May

 

Derin bir gerçeklik krizi içindeyiz. Bildiklerimiz, yargılarımız ve kavramlarımız bu krizi aşmamıza yetmediği gibi onun giderek şiddetlenmesine neden oluyor. Peki her şeyi bilgiye dönüştürmek yerine dünyayı tecrübe etmenin farklı yollarını bulamaz mıyız? Yaşamı yargılamaktansa onu geliştirecek yeni imkânların peşine düşemez miyiz? Yaşamı nasıl kavradığımızla nasıl bir yaşam sürdürdüğümüz arasındaki ilişkinin açığa çıkarılması, bu gerçeklik krizini aşmanın yollarından biri olabilir mi?

 

Todd May’in Deleuze incelemesi, gerçekliğin yeni ifade biçimlerini etik, politik ve ontolojik düzeylerde araştıran çarpıcı hamleler yapıyor. Bu hamlelerin merkezindeyse ontolojimizle gündelik hayatımız arasında kenetlenmiş bir ilişki olduğu savı yer alıyor.

 

Todd May’e göre varlık tıpkı origami sanatında olduğu gibi dışarıdan bir müdahale olmaksızın kıvrılma ve açılma süreçlerinden geçerek oluş çizgileriyle kurulur. Her çizgi tüketilemez bir güçtür; artık karşımızda özdeşliklerden kurulu bir dünya değil, yaratılması gereken çizgiler tarafından katedilen bir güçler alaşımı vardır. Oluş halindeyiz, tıpkı diğer her şey gibi kıvrılıp açılıyor ve yeniden kıvrılıyoruz. Düşüncelerimiz, değerlerimiz ve dünyamız da bununla yüzleşmek zorunda. Başka bir yaşam ihtimali tam da burada saklı olabilir mi? Todd May, Gilles Deleuze felsefesinin içkinlik, süre ve olumlama sorunlarıyla örülen yaşam düşüncesinin izlerini sürüyor.

Devamını Göster
₺302.00
Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 2 Mayıs 2024 3 dk.

Atmosferde karbondioksit biriktikçe Dünya daha da ısınacaktır. Washington Üniversitesi tarafından yürütülen ve Science Advances dergisinde yayınlanan yeni araştırma, karbondioksitteki belirli bir artışın tam olarak ne kadar ısınmaya yol açacağının cevabını arıyor.[1]

Araştırmacılar, karbondioksit ve küresel sıcaklık arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak için Kuzey Amerika'nın büyük bir bölümünün buzla kaplı olduğu en son buzul çağını analiz etti. Sonuçlar, gelecekteki ısınma tahminlerinin çoğu değişmese de mutlak en kötü durum senaryosunun olası olmadığını ortaya koyuyor. Atmosfer bilimleri alanında Washington Üniversitesinde doktora öğrencisi olan makalenin baş yazarı Vince Cooper şöyle söylüyor:

17
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Ünsal Demirbaş
Ünsal Demirbaş
85.7K UP
Uyarlayan 30 Temmuz 2021 6 dk.

Amerika’nın Güney kıyılarını darma duman eden Katrina Kasırgası, Amerika tarihi boyunca bilinen en ölümcül 5 kasırgadan biridir. 2005 yılında vuku bulan bu kasırga, ayrıca 108 milyar dolara ulaşan ev, iş yeri ve şehir altyapısı zararına yol açmakla kalmayıp, özellikle New Orleans ve Louisiana'nın diğer alçak bölgelerinde binlerce insanı evsiz halde bırakarak, en yüksek maddi zarara neden olan kasırgalardan biri olmuştur.

Bu istisnai bir senaryo gibi görünse de iç kesimlere yeniden göçe yol açabilecek göz ardı edilen bir çevre sorunu var: yükselen deniz seviyeleri.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 27 Kasım 2021
Bu yüksek kaya bir gezegende, uyduda değil bir kuyruklu yıldızda bulunuyor. Rosetta tarafından Churyumov-Gerasimenko (CG) kuyruklu yıldızının karanlık çekirdeğinin bir parçası olduğu keşfedildi. ESA tarafından fırlatılan robotik uzay aracı Rosetta, 2014 yılında Güneş etrafındaki yörüngesinde dönen kuyruklu yıldızla buluştu. Görselde görünen düzensiz kayalık, 2014 yılında Rosetta ile görüntülendi. Yaklaşık bir kilometre yüksekliğe sahip olmasına rağmen, kuyruklu yıldızın sahip olduğu düşük yüzey kütleçekimi, muhtemelen tırmanmayı mümkün kılacaktır. Hatta uçurumdan atlayan birisi hayatta kalabilir. Uçurumun dibinde 20 metreye kadar erişen büyük kayaların yanı sıra nispeten düz bir arazi bulunuyor. Rosetta’dan gelen veriler, kuyruklu yıldızdaki buzun, Dünya okyanuslarındaki sudan önemli ölçüde farklı bir döteryum miktarına, dolayısıyla farklı bir kökene sahip olduğunu gösteriyor. Rosetta 2016 yılında kuyruklu yıldız üzerindeki görevini, kontrol edilen bir etki ile sonlandırdı. CG kuyruklu yıldızı, Dünya’ya yakın yaklaşımını daha yeni tamamladı ve küçük bir teleskopla görünmeye devam ediyor.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ulaş Alagöz
Ulaş Alagöz
128.4K UP
Gözlemi Yapan 12 Ocak 2024 Peru, Arequipa
Colca Kanyonu, 2012
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
İnsanlık henüz birşeyler keşfetmiş değil.
Evrenin çok yüksek bir kısmı henüz bilinmiyor.
Bu, buz dağının görünen kısmı.
Oysa buz dağının üstü ve altı farklıdır...
Kaynak: Kişisel süzgeç
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

İlanAraştırma Anketi
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye İlanı Ekleyen 1 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz30 Ocak
İnanç/İnançsızlık, Prososyallik ve Ruh Sağlığı: Karşılaştırmalı Bir Araştırma
Bu İlan sona ermiştir
Lütfen başvuruda bulunmaya çalışmayınız.
30 Ocak 2026 09:00 tarihinden 28 Şubat 2026 23:59 tarihine kadar.

Merhabalar, 

Ben Numan Sağırlı. Marmara Üniversitesi’nde araştırma görevlisiyim. ABD’de bulunan Sewanee University ve University of South Carolina Beaufort’daki meslektaşlarımızla başlattığımız akademik iş birliği kapsamında Türkiye’de inanç/inançsızlık üzerine bir araştırma yapıyoruz. Araştırmada inanç/inançsızlık, prososyallik ve ruh sağlığını karşılaştırmalı olarak inceleyeceğiz. Araştırmanın ilk aşamasında kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlayan bireylerden veri topluyoruz. 28 sorudan oluşan kısa bir anketimiz var. Şu an katılımcı bulmakta oldukça zorlanıyoruz. Bunun için sizin yardımınıza başvurmak istedik. Kabul ederseniz, gönderide paylaştığım anket linkini araştırma kriterlerine uyum sağlayan tanıdıklarınızla paylaşabilir misiniz? Dilerseniz siz de katılabilirsiniz.

Araştırma kriterleri:

1 – 18 yaşından büyük olmak.

2 – Kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlamak.

Cevaplarınızı bekliyorum. 

Çok teşekkür ederim.

Saygılarımla.

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Kasım Aydın
Kasım Aydın
151.4K UP
Blog Yazarı 4 dk.

Ormanlar tekin olmayan ve tekin olmadığı yerlerdir. Gece vaktinde buralar da dolaşılması hoş karşılanmaz –görünür görünmez her canlı tarafından- ya oldu da bir şekilde ormandan geçmek zorunda kaldın, o vakit giydiğin kıyafetin bir yerinde mutlaka ama mutlaka demir, kurttırnağı veya gök boncuk gibi kutlu nesneler taşımalısın. Tabii yeraltına çekilip körü ruhların hizmetkârı olmaktan memnun olmaz isen. Bu nesneler ruhları öldürmez ama onları senden uzak tutar. Ormanlar çokluktur, kargaşadır ve Tanrı’nın terk ettiği yerlerdir. Buraların sırrını ancak kutlu kahramanlar çözebilir ve orman ruhunun sakladıklarını ancak bu kahramanlar bulabilir. Bu ormanlar da sayısını bilemediğimiz kadar çok sayıda iyi ve kötü ruhlar yaşar, gezinir veya ziyaret eder. Ruhlarla sayı bakımından yarışırcasına çok sayıda ağacın, bu ağacın dallarının ve bu dallardaki yaprakların seni izlemediğinden hiçbir zaman emin olamazsın. Bilmediğin bir şeyden korkman seni işe yaramaz bir korkak yapmaz. Bu arada orman ruhları fazla gürültüden, şamatadan ve aşırıya kaçan hareketlerden hoşlanmazlar. Eğer etrafta bildiğin bir kayın ağacı ve nefret ettiğin –çünkü insan sevdiği bir canlıdan kolay kolay vaz geçmek istemez- sarı bir keçin varsa, onu kayın ağacına bağlayıp ruhlara kurban etmek suretiyle bir müddet kahkaha atabilirsin. Ama macera sevmeyen bir kişiliğin varsa ve sürekli birilerinin bir gölge gibi günün belirli vakitlerinde cüretkâr bir şekilde tam karşında durarak seni izlediğinden şüpheleniyorsan iyisi mi sen bütün bu zahmetlere girmekten kendini alıkoy, hatta mümkünse ormanın etrafından dolaşmayı dene ve bu hikâyeye hiç başlamadan burada sonlandır.

Tabanları yağlamayanlara iyi bir haberim var. Denk gelebilecek kadar şanslıysanız ve onları ikna edebilirseniz kötü ruhlara karşı savaşabilecek, Tanrı kutu taşıyan ayıı adı verilen iyi ruhlarla karşılaşabilirsiniz. Şanslıysanız dedim, çünkü insanlara hayat ve saadet bahşetmek isteyen bu ruhlar gökler de yaşarlar. Mesela ben üör, abaası, yek, kara neme gibi kendisine kul köle yapmak için yer üstünde ve yeraltında dört dönüp insanları korkutan ve bazen de onların ruhunu çalıp kendi bölgelerine götürmek isteyen kötü huylu ruhlarla savaşmak için dingin, huzur ve kut dolu göklerden aşağı inebilecek herhangi bir ruh tanımıyorum. Bütün bunlara rağmen hemen enseyi karartmamak lazım. Burnunun ucunu dahi göremediğin, uzun ve sık ağaçlarla dolu, uzaktan bakıldığında kötü bir haber almışçasına insanın içini muazzam bir kasvet ile dolduran karanlık bir ormanın girişinde oturup gökyüzünden bir ışık ya da bir parlaklık beklemek, kılıcın kınını ve okun sadağını kontrol edip yaya olarak girmekten daha doğru bir hareket olacaktır. Yaya olarak dedim, çünkü hiçbir atın oraya girmeyeceğinden eminim.

13
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close