Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Karalardaki En Eski Arkadaşlık: Bitkiler ve Mantarlar Arasındaki Simbiyotik İlişki

Karalardaki En Eski Arkadaşlık: Bitkiler ve Mantarlar Arasındaki Simbiyotik İlişki European Commission
Ağaçlar ile Mikoriza Mantarları
7 dakika
6,325
Tüm Reklamları Kapat

Bitkiler, hem günümüzde hem de evrimsel tarihleri boyunca bir diğer alem olan mantarlar ile yakın bir simbiyotik ilişki içinde, karşılıklı olarak evrimleşmişlerdir. Simbiyoz, Türkçede "ortakyaşam" anlamına gelir. Birbirinden farklı iki tür canlının aralarında kurduğu ve karşılıklı etkileşimlerin bulunduğu bir yaşam biçimidir. Simbiyotik ilişkiler, barındırdığı canlı türlerinin aralarındaki ilişkilerin biçimine göre farklılıklar gösterir: Örneğin, bu yazımızın konusu olan bitkiler ve mantarlar arasındaki ilişki karşılıklı fayda barındıran bir "mutualizm" ("ortak faydacılık") ilişkisi iken, COVID-19'a sebep olan SARS-CoV-2 virüsünün insanlarla olan simbiyoz ilişkisi ise bir tarafın fayda, diğer tarafın zarar görmesini içerir ve bu nedenle "parazitik" bir ilişkidir. Şimdi, bitkiler ile mantarlar arasındaki ilişkiye biraz daha yakından bakalım.

Ormandaki Ölü Örtü Üzerinde Bulunan Bir Mikoriza Mantarı
Ormandaki Ölü Örtü Üzerinde Bulunan Bir Mikoriza Mantarı
Wikimedia

Bitki-Mantar Simbiyozunun Kısa Bir Evrimsel Tarihi

Günümüzde, ağaçların da bu gruba dahil olduğu vasküler (damarlı) bitkilerin yaklaşık %90'ı, mantarlarla simbiyotik ilişki içindedir. Fakat bu durum, sadece şimdi için geçerli olan bir gerçek değildir. Kökleri, çok daha eskiye, yaklaşık 400 milyon yıl öncesine dayanır. Bunun için, öncelikle bitkilerin evrimine kısa bir bakış atmamız gerekmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Bitkilerin Evriminin Çok Kısa Bir Tarihi

Bitkiler, denizlerden karalara ilk kez yaklaşık 450 milyon yıl önce, Ordovisyen Dönem'de, alglerden evrimleşerek çıkmışlardır. Fakat bu geçişleri, elbette birdenbire olmamıştır. İlk karasal 4 ayaklı canlı türü olan "Tiktaalik roseae" gibi, yarı-sucul bir yaşam tarzına sahip olmuşlardır. Bunun başlıca nedeni ise, toprağa tutunan kök sistemleri ve alınacak su ve diğer besin maddelerinin taşınmasında görevli olan iletim demetlerinin henüz evrimleşmemiş olmasıdır.

Bundan yaklaşık 30 milyon sonra ilk vasküler (damarlı) bitkiler evrimleşti ve artık, yarı-sucul bir yaşam tarzından kurtulup, kökleri ve iletim demetleri aracılığıyla topraktaki suya özgür bir şekilde ulaşabildiler. Bu sayede, hem karaların hakimi oldular, hem de kendilerinden sonra evrimleşecek olan diğer karasal canlı yaşamını ve çeşitliliğini mümkün kıldılar!

Tüm Reklamları Kapat

Vasküler bitkilerin evrimi her ne kadar suya ve diğer besin maddelerine ulaşım konusunda devrimsel bir olay olsa da, başka sorunları da beraberinde getirmiştir: Bitkiler, özgürlüğüne kavuşmuştu; fakat artık yepyeni bazı diğer çevresel şartların yıkıcı etkileriyle kendi başlarına mücadele etmeleri de gerekmeye başlamıştı - ki bunda da başarısız oldukları söylenemez. Ancak çok daha geniş ölçeklerde yayılım ve büyük boyutlara ulaşım, kendi başlarına üstesinden gelebilecekleri bir problem değildi.

Mikoriza Mantarları ile Bitkiler Arasındaki Simbiyotik İlişkisinin Başlaması

Biraz önce de bahsettiğimiz gibi, burada devreye, yaklaşık 400 milyon yıl önce "mikoriza mantarları" girmişti. Mikorizalar, bitkilerin kökleriyle karşılıklı faydacılığa yönelik mutualist bir simbiyoz ilişkisinde bulunan mantarlara denir.

Bu mantarlar, bitkilerin köklerine yapışarak, özellikle besin kıtlığının yaşandığı zamanlarda çok fazla ihtiyaç duyulan su, fosfor ve azot gibi önemli besinlerin bitkiye ulaştırılmasında ciddi avantajlar sağlar. Bunun yanı sıra, sadece besin yardımı yapmakla kalmazlar, aynı zamanda besinleri depolayabilme özellikleri bulunması nedeniyle yıkıcı çevresel şartların bulunduğu dönemlerde hayat kurtarıcı bir etki yaparlar.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Sağladığı diğer bir önemli avantaj ise, mikoriza mantarlarının hifleri (çevreye ipliksi yayılım gösteren mantar yapısı), bitkilerin köklerinden çok daha ince bir yapıda olduğu için, bitki köklerinin ulaşamadığı yerlere ulaşabilmesi ve yüzey alanı bakımından daha fazla yer kaplamasından dolayı da bitkiye büyük imkânlar sağlar.

Son olarak, mikoriza mantarlarının belki de en ilgi uyandırıcı faydası, yayıldığı geniş alanların bir getirisi olarak yarattığı devasa "yeraltı iletişim ağları"dır. Bu sayede, bitkiler sadece ihtiyaç duyduğu besini tedarik etmekle kalmaz, aynı zamanda diğer bitkilerle yardımlaşabilir veya onların besinini hayalet orkidelerin veya kızılağaçların yaptığı gibi çalabilir!

Bitkilerin, Yer Altı Mantar Ağlarını Kullanarak Birbirleriyle İletişimde Bulunmaları Üzerine
Bitkilerin, Yer Altı Mantar Ağlarını Kullanarak Birbirleriyle İletişimde Bulunmaları Üzerine
Science Focus

Ancak elbette mikoriza mantarları, bu imkânları bitkilere karşılıksız sunmazlar. Yaptıkları su, azot ve fosfor gibi besin yardımları karşılığında, ağaçlardan ürettikleri karbonhidratları (şekeri) talep ederler. Böylelikle mantarlar da yaşamak için olmazsa olan enerji ihtiyaçlarını giderebilmiş olurlar. Böylelikle, hem ağaçlar hem de mantarlar hayati gereksinimlerini karşılıklı bir anlaşma ile gidermiş olurlar.

Mikoriza Mantarları ve Ağaçlar Arasındaki Mutualist İlişki
Mikoriza Mantarları ve Ağaçlar Arasındaki Mutualist İlişki
Wikimedia

Mikoriza Mantarları ve İklim Değişikliği ile Mücadele

Bitkiler, dolayısıyla da ağaçlar, 100 metreyi aşan devasa boyutlarıyla ve oluşturdukları geniş çaptaki orman ekosistemleriyle dünyanın akciğerleri olarak insanları her zaman büyülemiştir. Günümüzde ağaçlar, iklim değişikliği nedeniyle yaşam tarihinde belki de hiç olmadığı kadar büyük bir önem taşımaktadır.

Havadaki karbondioksit (CO2) gazını yakalayabilmeleri ve onu fotosentez aracılığıyla oksijene dönüştürebilmeleri, diğer tüm karasal canlılar için yaşam kaynağı olmaktadır. Dolayısıyla, İklim Değişikliği ile mücadelede, her ne kadar enerji sorununun çözülmesi büyük bir önem teşkil etse de, ağaçlandırma çalışmaları, ormanların sürdürülebilirliği ve ormanların daha az tahrip edilmesi hususları, Dünya'daki yaşamın geleceğini belirleme konusunda ciddi bir öneme sahiptir.

Tüm Reklamları Kapat

Ancak ağaçların ve ormanların, bu muazzam özellikleri ve etkileyici görünüşleri, aynı zamanda oldukça hassas bir dengeye ve kırılganlığa sahiptir. Ekolojik denge adını verdiğimiz bu olgu; açık bir sistem olan ormanların içerisindeki tüm öğelerin ve girdilerin her birine farklı önemler ve farklı görevler yükler. Öyle ki, bazen ormana girdiğimizde attığımız adımlar bile, toprağı sıkıştırması ve su döngüsünü kısıtlaması bakımından, yerel ve dolaylı olarak bile olsa orman ekosistemlerine bazı zararlar verebilmektedir.

Yazımızın konusu olan, bitki-mantar simbiyozu da, hem bitkilerin, ağaçların bireysel yaşamları bakımından, hem de oluşturdukları orman ekosistemlerindeki ekolojik dengenin işlemesi bakımından çok önemli bir yer tutar. Buna müthiş bir örnek, tam da ele aldığımız konudan gelmektedir: Mikoriza mantarlarını kullanarak karbon salım hızını azaltabilir, bu sayede Küresel Isınma ve İklim Değişikliği ile mücadelede büyük faydalar sağlayabiliriz!

Bunun nasıl çalışacağını anlamak için, önce mikoriza türlerini incelememiz gerekiyor.

Mikoriza Türleri Nelerdir?

İlk olarak, mikoriza mantarlarının, "ektomikoriza" ve "endomikoriza" olmak üzere iki grubu vardır:

Tüm Reklamları Kapat

  • Ektomikoriza, bitki köklerinin etrafında bir kılıf oluşturur ve ardından hiflerle etrafa yayılır.
  • Endomikoriza ise biraz daha farklı olarak, kılıf oluşturmak yerine doğrudan bitki hücrelerinin içlerine yerleşir ve hifleri burada büyür, ardından etrafa yine buradan yayılım yaparlar.

Ektomikorizalar, kayın, çam, göknar ve gül gibi odunsu bitki türlerinin sadece %2'sini kolonize ederken, endomikorizalar geriye kalan çoğu bitki türünün kolonize edilmesinden sorumludur. Ancak tür bazında değil de, orman kütlesi açısından bakacak olursak; ektomikorizalar, toplam orman kütlesinin yaklaşık %60'ını kolonize ederler. Bunun nedeni, günümüzde çok daha az tür çeşitliliği gösteren, çoğunlukla iğne yapraklı ağaçları kolonize etmeleridir - ki bu nedenle çoğunlukla kuzey enlemlerde görülürler. Buna karşın, tropikal kuşağın hakimi endomikorizalardır.

Endomikorizalar, (solda) ile Ektomikorizaların (sağda) Dünya Üzerindeki Yayılış Alanı
Endomikorizalar, (solda) ile Ektomikorizaların (sağda) Dünya Üzerindeki Yayılış Alanı
Stellenbosch Universitesi

Mikorizalar, İklim Değişikliği ile Mücadelede Ne İşe Yarayabilir?

Ağaçlar, yaşamları boyunca her ne kadar karbonu yakalayıp atmosferdeki karbon miktarını azaltıcı bir özelliğe sahip olsalar da, öldüklerinde yakaladıkları karbonun belirli bir kısmı tekrardan atmosfere geri salınmaktadır. İşte, tam da burada devreye yine "mikoriza mantarları" girer! Çünkü söz konusu ayrışma ne kadar yavaş olursa, atmosfere yapılan karbon salımı da bir o kadar yavaş olacaktır - ki bu da küresel ısınmayı yavaşlatabilecek önemli bir unsurdur!

Ektomikorizalar, burada özellikle önemlidir, çünkü endomikoriza mantarlarına kıyasla ölü bitkilerdeki, ağaçlardaki azotu çok daha hızlı ve verimli bir şekilde ayrıştırabilirler. Azotu böylesine iyi bir şekilde bitkilerden çekerken, diğer maddeleri, dolayısıyla da karbonu çekme hızı oldukça yavaşlar. Böylece, karbon doğaya çok daha yavaş bir şekilde bırakılmış olur. En nihayetinde ise, küresel ısınmaya sebep olan karbonun atmosfere yayılım hızı azalmış olur!

Bunun dışında, ektomikorizalar ile işbirliği yapan orman ağaçları, ayrışma esnasında atmosfere daha az karbon salımı yapması dışında; yaşamları boyunca besine çok daha iyi bir şekilde ulaşabilmesinden dolayı daha sağlıklı ve hastalıklara karşı daha dirençli olması nedeniyle, mantarlarla işbirliği yapmayan diğer ağaçlara göre, atmosferdeki karbonu daha çok yakalayabilmektedir. Yani bu kez ektomikorizalar, orman ağaçlarına mutualist yaşam biçiminin bir getirisi olarak, ek bir dolaylı fayda da sağlamış olur.

Douglas Göknarı'nın Köklerine Sarılmış Bir Ektomikoriza Mantarı
Douglas Göknarı'nın Köklerine Sarılmış Bir Ektomikoriza Mantarı
Wikimedia

Devasa ölçeklerde coğrafyalara yayılan ve akıl almaz boyutlara ulaşan ağaçların dahi kendilerine kıyasla çok daha küçük boyutlardaki mantarlar ile kurdukları mutualizm ilişkisi bize, doğada karşılıklı yardımlaşmanın sandığımızdan çok daha önemli bir yer tuttuğunu net bir şekilde göstermektedir.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 11
  • Muhteşem! 9
  • İnanılmaz 5
  • Umut Verici! 5
  • Bilim Budur! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • Güldürdü 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 13/04/2024 21:52:57 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/10328

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Antropoloji
Yaşamın Başlangıcı
Sağlık Bakanlığı
Gelişim
Nöron
Hastalık Yayılımı
Köpekgil
Ölüm
Çocuk
Metabolizma
Sağlık
Freud
Proton
Fotoğraf
İklim Değişimi
Sivrisinek
Damar
Çekirdek
Epistemoloji
Karanlık
Onkoloji
Mistik
Mantar
Galaksi
Evrim Tarihi
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
B. Kalaycık, et al. Karalardaki En Eski Arkadaşlık: Bitkiler ve Mantarlar Arasındaki Simbiyotik İlişki. (9 Nisan 2021). Alındığı Tarih: 13 Nisan 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/10328
Kalaycık, B., Bakırcı, Ç. M. (2021, April 09). Karalardaki En Eski Arkadaşlık: Bitkiler ve Mantarlar Arasındaki Simbiyotik İlişki. Evrim Ağacı. Retrieved April 13, 2024. from https://evrimagaci.org/s/10328
B. Kalaycık, et al. “Karalardaki En Eski Arkadaşlık: Bitkiler ve Mantarlar Arasındaki Simbiyotik İlişki.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 09 Apr. 2021, https://evrimagaci.org/s/10328.
Kalaycık, Berkay. Bakırcı, Çağrı Mert. “Karalardaki En Eski Arkadaşlık: Bitkiler ve Mantarlar Arasındaki Simbiyotik İlişki.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, April 09, 2021. https://evrimagaci.org/s/10328.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close