Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Karşılıklı Evrim (Koevolüsyon) Nedir? Vücudumuzdan Karşılıklı Evrim Örnekleri...

Hemen Hemen Tüm İncirlerin İçinde Neden Arı Yumurtaları Bulunur?

Karşılıklı Evrim (Koevolüsyon) Nedir? Vücudumuzdan Karşılıklı Evrim Örnekleri...
15 dakika
13,578
  • Botanik
  • Evrimsel Biyoloji
Evrim Ağacı Akademi: Canlıların Evrimi Yazı Dizisi

Bu yazı, Canlıların Evrimi yazı dizisinin 31. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Oksijenli Solunum Nasıl Evrimleşti? İlkel Hücreler Nasıl Oldu da Oksijeni Kullanabilecek Biçimde Evrimleştiler?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Evrimsel süreçleri anlamaya başlayan bir kişinin karşılaşacağı soru işaretlerinden en yaygın olanı, yapı ve organların birbirleriyle nasıl uyum içerisinde evrimleştiği sorusudur. Bu özünde çok basit bir cevabı barındıran bir sorudur; ancak evrimsel biyolojinin detayları tam olarak anlaşılamadıysa, kafa karıştırıcı olabilir.

Örneğin bir birey, gözün daha basit yapılardan kademeli evrimini gayet iyi anlayabilir; ancak göz evrimleşirken beynin de gözden gelen verileri değerlendirebilecek şekilde nasıl evrimleştiğine anlam veremeyebilir. Benzer şekilde, derimizdeki sinir uçlarının evrimine bağlı olarak dokunma duyumuzun oluşumunu anlayabilir; ancak bunun beyinde değerlendirilecek şekilde bir evrimsel değişimin nasıl olduğunu ilk etapta anlayamayabilir.

Bu Reklamı Kapat

Bu konuyu netleştirebilmek için ilk olarak "karşılıklı evrim" (İng: "co-evolution") isimli bir kavramı anlamamız gerekiyor.

Karşılıklı Evrim Nedir?

Karşılıklı evrim, evrimsel biyoloji içerisinde farklı düzeydeki birimlerin evrimine işaret edebilir. Örneğin karşılıklı evrimden söz ederken, iki organizmanın birbiriyle karşılıklı olarak evrimleşmesinden söz edebileceğimiz gibi, bu yazımızda daha çok üzerinde duracağımız türü olan, aynı organizma üzerindeki farklı yapı ve organların da bir arada evrimleşmesi anlamına gelebilir. Örneğin sinekkuşlarının özelleşmiş gagaları ile orkide bitkilerinin özelleşmiş çiçek yapısı karşılıklı evrimin organizma bazındaki bir örneğidir. Ancak burada sözünü edeceğimiz örneklerden biri olarak gözün evrimsel süreçteki değişimi ile beynin buna uygun olarak özelleşmesi, aynı organizma içerisindeki yapı ve organların birlikte değişmesine işaret ettiği için organ/yapı bazında bir karşılık evrim örneğidir. 

Bu Reklamı Kapat

Anlaşılabileceği gibi karşılıklı evrim, bir canlının farklı parçalarının (veya birbirinden farklı organizmaların) birbiriyle birlikte evrimleşmesi anlamına gelmektedir. Bunu hayvanların çoğunda görüyoruz. Canlılar arası karşılıklı evrimi anlamak insanlara daha kolay geliyor; ancak aynı canlı üzerindeki yapıların karşılıklı ve ortaklaşa evrimini anlamak biraz daha zorlayıcı. Bu sebeple, anlamayı kolaylaştırmak açısından öncelikle hipotetik (hayali ama olası) bir örnek verelim:

Bir ayının pençelerinin daha güçlü olacak şekilde evrimleşmesi, sadece pençe kaslarını daha güçlü kılan genlerin binlerce nesil boyunca birikerek, sadece o kasların daha gelişmiş hale getirilmesi, evrimleşmesi ile olamaz. Çünkü pençelerin gelişimi, ayının anatomisinde ve fizyolojisinde pek çok şeyi etkileyecektir. Örneğin ayının pençeleri evrimleşirken, bir yandan o pençeyi tutacak kaslar, kemikler, tendonlar da gelişmeli; ayının ağırlık dengesi değilşeceği için beynin dengeyle ilgili bölümü buna tepki verebilmeli ve evrimleşebilmeli, hatta bazı organların yeri birikimli olarak değişebilmelidir. Tabii bunlar sadece yüzeysel tespitlerdir; buna bağlı olarak ayının genlerinden tutun da hücrelerinde üretilen proteinlerin yapısına kadar belli başlı değişimler yaşanması gerekebilir.

Ancak burada görülmesi gereken önemli bir nokta vardır: Bir pençenin irileşmesi, pençenin kendisinden kaynaklanan bir evrim değildir. Bu yanlış algı, evrimi Lamarckçı temellerde düşünmekten kaynaklanmaktadır. Pençe "zorlandığı" ya da "ayı istediği" için evrimleşmeyecektir. Her ayı, ebeveyninden edindiği genler sayesinde belli bir pençe yapısına sahip olacaktır. Ancak popülasyon içerisinde pençe yapısının dağılımında büyük bir varyasyon görülecektir. Bu varyasyon (çeşitlilik) içerisinde bazı ayılar çevrelerine daha uyumlu olacak, daha kolay hayatta kalacak, daha kolay üreyecek ve gelecek nesillere kendilerindeki uyumlu özellikleri daha fazla aktaracaktırlar. Diğerleri ise elenecektir. Bu sebeple her nesilde, "uyumlu" olan ayıların sayısı giderek artacaktır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Dolayısıyla evrimsel süreçte değişimi yaratan ana etmen genlerdir. Hayatta kalabilen bireylerin aktaracakları genler gelecek nesilleri belirleyecektir. Genler seçilip belli özellikte olanlar, belli yönlere doğru  (giderek daha uyumlu olacak şekilde) biriktikçe, pençeler de farklılaşacaktır. Pençeyi evrimleştiren şey, genlerin nesiller içerisindeki değişimidir. Hiçbir ayı bireyinin kendi ömrü içerisinde pençeleri değişip evrim geçirmeyecektir. Popülasyon genelindeki iri pençelilerin sayısı giderek artacaktır. Bunun olmasının sebebi, iri pençeleri kodlayan genlerin daha fazla hayatta kalması ve gelecek nesillere daha fazla aktarılmasıdır. Dolayısıyla bu iri pençeleri sağlayan bütün genetik kombinasyon gelecek nesillere aktarılır.

Burada anlamamız gereken şudur: Organizmaların parçalarını birbirinden her zaman bağımsız olarak düşünemeyiz. Evet, bazı zamanlar birbiriyle doğrudan bağlantılı olmayan yapı ve organları bir organizma içerisinde tespit edebiliriz; ancak genellikle bir canlının organları birbiriyle ilişkilidir. Dolayısıyla tek bir organın tek bir özelliğinin seçilmesi mümkün değildir.

Kimi zaman da evrimi basit bir dille anlatmaya çalışırken bu yanlış anlaşılma körüklenmektedir: Örneğin yukarıda "ayı pençesinin seçilmesinden" söz ettik durduk. Ancak hiçbir zaman ayılar sadece ve sadece iri pençelere göre seçilemezler. Her canlı popülasyonu binlerce seçilim baskısı altındadır ve bunların etkisi altında farklı yönlere doğru her nesilde değişir. Ancak her bir nesilde kimlerin hayatta kalıp eleneceği, özellik kombinasyonlarının bütününe göre seçilir. Yani bir ayı sadece pençesine göre değil, o pençeyle ilişkili olan diğer organların da başarısına göre seçilecektir.

Göz ile Beyin Nasıl Karşılıklı Evrimleşti?

Şimdi ana konumuza, göz ile beynin evrimine dönelim: Yukarıdaki anlatımlardan görülebileceği gibi, göz-beyin evrimi sırasında teknik olarak ne göz önce evrimleşmiştir ne de beyin...

Bilindiği gibi, hiçbir canlının gözleri son haliyle var olmamıştır. Her organımız, çok daha basit yapılı, atasal yapıların değişimiyle var olmuştur. Dolayısıyla nihayetinde göz olacak hücresel organellerin ve çok hücrelilerdeki özelleşmiş hücre kolonilerinin evrimi ile, beyin olacak olanların evrimi farklı zamanlarda başlamış olabilir. Ancak belli bir karmaşıklık düzeyine ulaştıktan sonra bu iki yapının evrimi birbiriyle ilişkili hale gelmiştir ve o noktadan sonra ayrılamaz bir hal almıştır. Örneğin gözün evrimiyle ilgili makalemizi buraya tıklayarak okuyacak olursanız, göze gidecek yapının soy hattının temellerinin gözden tamamen alakasız, ışığa duyarlı kimyasallar olduğu anlaşılacaktır. Bu evrede elbette beyin ile bu yapının hiçbir bağlantısı bulunmamaktadır. Kimyasallar ışığa doğrudan tepki göstererek canlıda değişime neden olmaktadır. Dolayısıyla bu ilkin canlılardaki ışığa duyarlı yapılarda üretilen tepkiler bir sinir sisteminde değerlendirilmemektedir.

Bu Reklamı Kapat

Farklı organizmalarda farklı göz yapıları...
Farklı organizmalarda farklı göz yapıları...

Aynı şekilde, buraya tıklayarak okuyabileceğiniz gibi, beynin evrimi de bir anda oluvermemiştir. Hücrelerin birbirleri arasındaki iletişimini sağlayan çok basit moleküllerle başlayıp, sinir sisteminin oluşumu sonrasında giderek özelleşmiştir. Bu erken evrelerinde bu sinir sistemi benzeri yapıların da diğer organlar ve onların evrimiyle doğrudan bir alakası yoktur. Sadece temel iletişim işlevlerini görmek üzere özelleşmiştir. Ancak organizmanın bünyesi içerisinde yapıların iletişimini ve denetimini sağlayacak olan sinir sisteminin evrimi sırasında, her yapı ve organ bu sistem ile karşılıklı bir evrimsel değişim sürecine girmiştir.

Elbette bunu organlar veya sinir sistemi "bilerek" yapmaz. Az önce ayı örneğinde sözünü ettiğimiz gibi, her nesilde bir bütün olarak en uyumlu olanlar seçilmişlerdir. Evrimsel sürecin erken evrelerine doğru yolculuğa çıkacak olursak, çok basit yapılı olan ama günümüze yaklaştıkça karmaşıklaşan atalarımızda, bu ilkin duyu organları ile sinir sistemi arasındaki bağın güçlü ve zayıf olduğu geniş bir varyasyon görürüz. Bu çeşitlilik içerisinden en uyumlu olan soy hatları seçilmektedir ve dolayısıyla yapılar karşılıklı olarak evrimsel değişim geçirmektedirler.

Aslında bu çeşitlilik fark etmesek de günümüzde de devam etmektedir. Her canlının duyu organları ile beyni arasındaki iletişim birebir aynı değildir. Her insanda ufak tefek farklılıklar vardır. Eğer ki vahşi doğada yaşıyor olsaydık, bu farklılıklar çok büyük önem arz eder hale gelecek ve evrimsel değişime katkı sağlayacaktır. Değişen çevre koşullarına en uyumlu olanlarımız daha kolay hayatta kalacak, diğerleri elenecektir. Böylece binlerce nesil içerisinde farklı yapıları arasındaki iletişim en uyumlu olanlar (eğer ki avantajı sağlayan buysa) sayıca artacaktır. İşte evrim de tam olarak budur.

Gözün kademeli evrimini gösteren bir şema...
Gözün kademeli evrimini gösteren bir şema...

Göz, sözünü ettiğimiz makalemizde de anlatıldığı gibi önce ışığın varlığına/yokluğuna, daha sonra ışığın şiddetine, daha sonra yönüne ve en sonunda modern gözlerde olduğu gibi ışığın pek çok özelliğine tepki verebilecek şekilde evrimleşmiştir. Bunlar elbette ki tek bir canlıda olmamış, milyonlarca yıl sürmüştür. Bu süreçte, göz evrimleştikçe vücut ışığa daha fazla tepki verebilmeye ve buna uygun bazı diğer adaptasyonlar geçirmeye başlamıştır. Örneğin ışığı daha kolay fark edebilen bakteri türleri, daha hızlı yönelim için bazı hareket organelleri evrimleştirmiştir. Daha sonra bu tek hücreli canlılar, çok hücreli yaşayabilecek şekilde evrimleşerek, daha karmaşık yapılı türleri doğurmuşlardır. Detaylarını ilgili yazımızda anlattığımız gibi, bu süreçte ışığa duyarlı yapılar da giderek karmaşıklaşarak nihayetinde günümüzdeki gözleri ve atalarını oluşturmuşlardır.

Bu Reklamı Kapat

Canlılar karmaşıklaştıkça ve bu sırada doğal olarak göz de geliştikçe, sinir sisteminin bazı bölgeleri gözden gelen sinyalleri algılayacak şekilde özelleşmiştir. Daha önce sözünü ettiğimiz "ilişkilenme" dönemi başlamıştır ki "karşılıklı evrimin" özünde yatan da budur. Yani koloniler halindeki yaşamda görme konusunda uzmanlaşan hücreler topluluğu (bu evrede henüz bir "organ" demek güçtür), biyokimyasal salgılarla diğer hücreleri yönlendirmektedirler. Işığın miktarına ve yönüne göre bu organlar farklı kimyasal değişimler geçirmekte ve diğer hücreleri çeşitli yönlere doğru harekete geçirmektedirler. Bu evrede henüz sinir sisteminin etkisi yok gibidir. Ancak merkezi sinir sisteminin evrimleşmeye başladığı canlılarda, ışığa duyarlı bu yapılar ile sinirler ilişkilenmeye başlarlar. Görsel algılayıcı yapılarda yine aynı şekilde biyokimyasal değişimler yaşanır, ancak artık bu değişimler öyle rastgele tüm hücreleri etkilemez, doğrudan özelleşmiş sinirleri uyarır ve onların belli tepkiler vermesine neden olur. Sinir sistemi karmaşıklaşıp, diğer yapılarla iletişim haline geçtikçe, artık bir organ demeye başlayabileceğimiz kadar karmaşıklaşmış gözlerden gelen sinyaller gerekli işlemlerden geçirilip vücudun diğer bölgelerinde değişimlere neden olacak şekilde sinyallere çevrilir. Bu sinyal iletimini artık sağlayan sinir sistemidir.

Göz ve beynin 3 boyutlu modeli
Göz ve beynin 3 boyutlu modeli
CGTrader

Hatta gözün evrimini incelediğimizde, özellikle bazı soy hatlarında beyin ile birebir ilişki halinde olduğunu görürüz. Omurgalıların bir kısmında göz, beynin bir "uzantısı" olarak özelleşmiştir ve bildiğimiz organ halini almıştır. Var olan türlerde, birbirinden bağımsız olarak onlarca defa gözün evrimleştiği düşünülürse, ne kadar önemli bir organ olduğu anlaşılabilir. Her bir bağımsız evrimin süreci birbirinden farklıdır; ancak özü aynıdır. Burada anlatıldığı gibi organlar arası ilişkiler kurulabilir. Bu bağları en güçlü şekilde kurabilen bireyler hayatta kalır ve ürerler. Bu sayede duyu organları ile beyin karşılıklı olarak evrim geçirmiş olur.

Uzun lafın kısası, göz ile beyindeki görmeyle ilgili frontal bölge karşılıklı olarak, adım adım evrimleşmiştir. Başlangıçta biyokimyasal uyartı şeklinde başlayan göz-diğer hücreler ilişkisi, daha ilerleyen safhalarda elektrokimyasal olan göz-sinir-diğer hücreler ilişkisine evrimleşmiştir. Bu süreçte beyin de gözün gelişimine tamamen paralel olarak evrimleşmiştir; daha doğrusu gözün evrimine adapte olacak beyinlere sahip olan bireyler hayatta kalabilmiş ve popülasyon içerisinde sabitlenmiştir.

Dokunma, Deri ve Beyin

Şimdi de bir diğer örnek üzerinden bu öğrendiklerimizi pekiştirelim:

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Modern Dünya Küresi: Fiziki, 30 cm, Işıksız

Yeryüzü dağlarını, ovalarını, nehirlerini, kısaca fiziki durumunu gösteren ürünümüzü, hem gerçek bir eğitim materyali hem de şık bir aksesuar olarak kullanabilirsiniz.

ESTETİK: Modern seri ürünlerimiz grafik, eksen ve ayak tasarımlarıyla bütüncül ve yeni bir estetik yaklaşıma sahiptir. Geliştirmiş olduğumuz yeni üretim teknolojimiz sayesinde demonte yapıya sahip olan yeni serimizde ekvator çizgisinin ışıklandırılması tasarımın güzelliğini ön plana çıkarmaktadır.

ÇEVRE DOSTU: Gürbüz Yayınları olarak tüm ürünlerimizde orijinal ham madde kullanarak sebep olunabilecek çevresel sorunları kendi bünyemizde minimize ettiğini taahhüt ediyoruz. Aynı zamanda modern seri ürünlerimizin demonte yapısı sayesinde, paketleme ve stoklama organizasyonlarında daha az karton ambalaj kullanarak yeşili koruyan çevre dostu bir tutumu destekliyoruz.

  • Harita Türü: Fiziki
  • Çap: 30 santimetre
  • Işık Durumu: Işıksız
Devamını Göster
₺235.00
Modern Dünya Küresi: Fiziki, 30 cm, Işıksız

Volvox kolonisi, tek hücrelilikten çok hücreliliğe geçişteki önemli model türlerden biri olarak kabul edilmektedir. Volvox kolonisi, basit yeşil alg hücrelerinin bir araya gelmesi ve o şekilde kalmalarıyla oluşur. Ancak bu hücrelerin hepsi atasal konumda bildiğimiz, aynı özelliklere sahip alg hücreleriyken, Volvox haline geçtiklerinde, koloni içerisinde farklı davranmaya başlarlar. Volvox bir küre biçimindedir ve kürenin dış yüzeyinde kalan yeşil alg hücreleri, kamçılarını kullanarak koloninin hareketini sağlarlar. Ancak örneğin kürenin iç kısmında kalan hücreler, üremeden sorumlu olacak hale gelmiştir. Atasal konumda birbirinin tamamen aynı olan hücreler, koloni haline geçtiklerinde, binlerce nesil sonrasında elbette, özelleşmiş farklı hücreler haline gelmişlerdir.

Benzer şekilde derinin evriminde rol alacak hücreler ile gözün evriminde rol alacak hücreler, birbirinden farklı yönlerde evrim geçirmişlerdir. Bu yine temel olarak hücrelerin konum ve kompozisyonları gereği bu şekilde olmaktadır. Göz noktası dediğimiz ışığa duyarlı organellere sahip ilkin hücreler bir araya geldiklerinde, kendilerindeki bu organelin daha çok kullanılması, daha doğrusu kullanabilenlerin hayatta kalmasından ötürü gelecekte "göz" olacak organa doğru evrimleşmeye başlamışlardır. Ancak çok hücreliliğin "dış yüzeyinde" yani ortam ile temas eden hücreler, göz noktası denilen organeli kaybetmiş ve fiziksel temas konusunda özelleşmeye başlamışlardır. Bu özelleşme, biyokimyasal yapının farklılaşmasından, hücresel fizyolojinin değişmesine kadar çeşitli spektrumlarda olabilmektedir.

Dokunma algımızı sağlayan reseptör türleri...
Dokunma algımızı sağlayan reseptör türleri...

Deri hücreleri olacak hücreler, bu yöne doğru evrimleşirken, dışarıdan aldıkları fiziksel etkileri (kızılötesi ışınların sebep olduğu ısı da buna dahildir) algılayacak beyin hücreleri, sinir sistemi dahilinde özelleşmeye başlamıştır. Bir süre sonra, zaten deri hücreleri, göz hücrelerinden çok daha fazla fiziksel etmene maruz kaldıkları için (ve deri hücreleri de göz hücreleri gibi ışığa duyarlı olmalarını gerektirecek bir durumda olmadıkları için), gelen fiziksel tepkinin (kızılötesi ışınlar) ısı olarak algılanmasına, daha doğrusu ilettikleri elektrokimyasal dalgaların beynin deri hücrelerinden gelen bilgileri değerlendiren kısmında ısı olarak algılanmasına sebep olmaktadır.

İşte bu noktada, çok güzel bir yere geliriz, konu ile tam ilgili olmasa bile söylemekte fayda görüyoruz: İnsan, algılarının sanki bedeninden farklı, üstün bir varlık tarafından (çoğu buna "ruh" der) algılandığını sanmaktadır. Halbuki biyolojik olarak biliyoruz ki, hiçbir algının esasında birbirinden farkı yoktur (bazı elektrokimyasal eşik farklılıkları haricinde). Hepsi beyne benzer şekillerde iletilir; ancak beynin özelleşmiş kısımları, milyonlarca yıldır geçirdiği karşılıklı evrime uygun olarak değerlendirir ve buna göre biyokimyasal tepkimelerle etkilere cevap verir. Bu sayede farklı ürünler üretilir ve hücreler, bu ürünlere farklı tepkiler verir. İşte beynimizin bu tepkilerinin her biri, beynimizin ayrı bir bölgesi olan ilişkilendirme alanlarında "algı" olarak algılanır.

Gelin tüm bunları insan-harici bir örnek üzerinden ele alalım. Bu defa, organ/yapı bazında değil de, organizma bazında bir örneğe bakalım:

Neden Hemen Hemen Tüm İncirlerin İçinde Arı Yumurtaları Bulunur?

İncirleri hepimiz biliriz, bir meyve olarak da görevini çok iyi bir şekilde yerine getirir kendisi bir çok yönden. İncirler aslen tropik bitkilere girerler ve yaklaşık 850 tür ile temsil edilirler dünyamızda. Moraceae familyasında Ficus cinsi olarak yer almışlardır sistematik düzeyde...

Biz tabii insanoğlu olarak tarımda kendimizi geliştirirken çoğu zaman farkında olmadan biyolojiden sıklıkla da faydalanıyoruz, bu sayede de kendi kendini dölleyebilen kültüre edilmiş yenilebilir incirler söz konusudur ama doğada incirler insan eli değmeden önce çoğu zaman bir değil, birden çok tozlaştırıcı rolde canlının devreye girdiği karmaşık ve zorunlu bir mutualistik ilişki içindedirler. Mutualistik (karşılıklı faydacı) ilişkilerin tamamı karşılıklı evrimin harika birer örneğidir. İşte bu ortak yaşam formunda da karşımıza incir arıları çıkar:

Bu sempatik arılar, diğer arılarla beraber Hymenoptera takımında yer alırlar. Bir sürü arı familyası söz konusudur. Bizim en çok bildikleriniz genelde bal arılarıdır, onların da arasında değişik ve ilginç türler vardır.

İncir arıları da hepsi birden bu takım içinde Agaonidae familyası altında birleşmişlerdir ve 20 adet cinse ayrılmışlardır evrimsel süreçte. Olayın gidişatına geçmeden önce bereketli incir ağacımıza geri dönüş yapmam gerekiyor. Bu ağaçlar genellikle yılda iki defa olmak üzere 500 - 1.000.000 meyveden oluşan ürün verebilir. Çiçeklerine sikonyum denilen bu ağaçlar tohum oluşturmak için en az bir arı türünün tozlaştırmasına ihtiyaç duyarlar. 


Bu Reklamı Kapat

Dişi arı incirin çiçek pulcuğundan sikonyuma giriş yapar, onun amacı aslında yavrularının güven içinde dünyaya gelebilmesini sağlamaktır ve meyvenin içinde boynu kısa olan dişi çiçeklerin içine yumurtalarını bırakır. Kendisi orada ölür, ama kendisinden sonra neslini devam ettirmeyi de garantilemiş olur. Dişi arı meyveye girdiği anda yumurtanın konmadığı diğer çiçeklerin de döllenmesine vesile olur, çünkü kendisi meyvenin içerisine girerek tozlaşma sürecinde rol oynar farkına bile varmadan. Yavru arılar ise incririn ovaryumu haline gelen bölgesinde gelişirler. Arıların yumurta bırakmadığı çiçekler de tohum oluştururlar. Kanatsız formda olan erkek arılar tohumlarından çıktıktan bir süre sonra incirin ovaryumunda dişi partnerlerini bulurlar ve orada çiftleşirler. Kısa bir süre sonra da dişi arılarımız incirden çıkıp diğer incirleri dolaşır ve polen toplar. Yeterince polen topladıktan sonra da başka bir incir ağacını bulur ve oraya yumurtalarını yerleştirdikten sonra ölür. Döngümüz bu şekilde yoluna devam eder. 


Burada ilginç noktalardan biri incir ağaçları ya dişidir ya da erkektir. Yani dişi arılar taşıdıkları polenler erkek ve dişi incirleri bir araya getirmektedirler. Dişi arıların nereden cinsiyet ayrımı yaptıklarına gelirsek de incirler tarafından üretilen belli kimyasallar vasıtasıyla arıların döllenmesine yardımcı olacağı incir ağacını bulabilir. Buraya kadar okumuşsanız anlamışsınızdır, o inciri yiyerek hem arıların aşk yuvalarını heba ediyorsanız bir de kendileri içindeyken hem de iki incir ağacının arasına girerek izdivaçlarına engel oluyorsunuz. Tabii bizim genelde yediğimiz incirlerin çoğu başta da belirttiğim gibi kültüre edilmiş vaziyettedirler, yani arılara ihtiyaç olmadan kendi kendilerini dölleyebilirler. 

Doğada bir sürü arı türü mevcuttur, ama yalnızca incir arıları incir meyvesinin deliğinden girebilecek kadar küçüktür ve ikinci olarak yalnızca onun duyargaları incir meyvesinin salgıladığı kimyasalları fark edebilecek kapasitededir. Ama incir ağaçları tozlaşmak için yalnızca bu arılara muhtaç değillerdir, arılar ama spesifik olarak bu incir ağacına muhtaç olmuşlardır doğada nesillerini devam ettirebilmek adına. Bu ortak evrim neticesinde de bir üreme izolasyonu sağlanmıştır yani arıların uçabildiği yerlerde sonuçta incirler yayılım gösterebilmiştir. Başka böceklerin tozlaştırmasını beklemelerine gerek kalmadan bu arılarla aralarında gelişen bu ortaklık iki türü de, karşılıklı evrimin en iyi örneklerinden biri haline getirmiştir. Bu ilişkinin ilk kökenlerinin 70-90 milyon yıl önce ortaya çıktığı bilinmektedir. 

doi: 10.47023/ea.bilim.212

Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 7
  • Muhteşem! 3
  • Bilim Budur! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • İnanılmaz 3
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • İğrenç! 1
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • A. Demirsoy. (2014). Yaşamın Temel Kuralları Cilt Ii Kısım Ii Omurgasızlar-Böcekler Entomoloji. ISBN: 9786054460335. Yayınevi: Hacettepe Yayıncılık.
  • P. J. Gullan, et al. (2010). The Insects: An Outline Of Entomology. ISBN: 9781444330366. Yayınevi: Wiley-Blackwell.
  • D. H. Janzen. (1980). When Is It Coevolution?. Evolution, sf: 611-612. doi: 10.1111/j.1558-5646.1980.tb04849.x. | Arşiv Bağlantısı
  • J. N. Thompson. (2014). Interaction And Coevolution. ISBN: 9780226127323. Yayınevi: London.
  • J. N. Thompson. (1989). Concepts Of Coevolution. Trends in Ecology & Evolution, sf: 179-183. doi: 10.1016/0169-5347(89)90125-0. | Arşiv Bağlantısı
  • J. N. Thompson. (2005). The Geographic Mosaic Of Coevolution. ISBN: 9780226118697. Yayınevi: University of Chicago Press.
  • P. R. Ehrlich, et al. (2006). Butterflies And Plants: A Study In Coevolution. JSTOR, sf: 586. doi: 10.2307/2406212. | Arşiv Bağlantısı
  • K. O. Stanley, et al. (2004). Competitive Coevolution Through Evolutionary Complexification. Journal of Artificial Intelligence Research, sf: 63-100. doi: 10.1613/jair.1338. | Arşiv Bağlantısı
  • J. M. McNamara, et al. (2008). The Coevolution Of Choosiness And Cooperation. Nature, sf: 189-192. doi: 10.1038/nature06455. | Arşiv Bağlantısı
  • R. M. Anderson, et al. (1982). Coevolution Of Hosts And Parasites. Parasitology, sf: 411-426. doi: 10.1017/S0031182000055360. | Arşiv Bağlantısı
  • A. J. Boucot. (1990). Evolutionary Paleobiology Of Behavior And Coevolution. ISBN: 9780444880345. Yayınevi: Elsevier Publishing Company.
  • S.  Nuismer, et al. (2015). When Is Correlation Coevolution?. The American Naturalist, sf: 525-537. doi: 10.1086/651591. | Arşiv Bağlantısı
  • L. R. Lawlor, et al. (2015). The Coevolution And Stability Of Competing Species. The American Naturalist, sf: 79-99. doi: 10.1086/283049. | Arşiv Bağlantısı
  • S. Paterson, et al. (2010). Antagonistic Coevolution Accelerates Molecular Evolution. Nature, sf: 275-278. doi: 10.1038/nature08798. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı Akademi: Canlıların Evrimi Yazı Dizisi

Bu yazı, Canlıların Evrimi yazı dizisinin 31. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Oksijenli Solunum Nasıl Evrimleşti? İlkel Hücreler Nasıl Oldu da Oksijeni Kullanabilecek Biçimde Evrimleştiler?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 06/10/2022 17:54:47 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/212

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Malzeme
Canlı Cansız
Kelebek
Kalori
Arı
İnsan Sağlığı
İklim Değişikliği
İntihar
Zehirli Mantar
Diyet
Şüphecilik
Hücre
Dalga
Diyabet
Çin
Özel Görelilik
Anksiyete
Nörobiyoloji
Cinsiyet
Santigrat Derece
Deizm
Devir
Goril
Abd
Kalıtım
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.