Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Eşcinsellik ve Evrim: Eşcinsellik Nedir? Eşcinseller Evrimsel Süreçte Neden Elenmedi?

Canlılar İçin Üremek Vazgeçilmezse, İnsan da Dahil Neden Bu Kadar Çok Türde Eşcinsellik Var?

Eşcinsellik ve Evrim: Eşcinsellik Nedir? Eşcinseller Evrimsel Süreçte Neden Elenmedi? Wikimedia Commons
21 dakika
303,113
  • Evrimsel Biyoloji
  • LGBTİ+ Araştırmaları
Evrim Ağacı Akademi: Cinsiyetler, Üreme ve Cinsellik Yazı Dizisi

Bu yazı, Cinsiyetler, Üreme ve Cinsellik yazı dizisinin 13. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Cinsiyetlerin Evrimi: Cinsiyetler Neden, Ne Zaman, Nasıl Evrimleşti?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Eşcinsellik, bir türün bir bireyinin, kendisiyle aynı cinsiyetten bir diğer bireye karşı romantik veya cinsel bir çekim hissetmesi veya bu iki birey arasında cinsel etkileşim yaşanmasıdır.[1], [2], [3] Bu bakımdan eşcinsellik, bir cinsel yönelim grubudur ve kişinin kendi biyolojik cinsiyetinden olan diğer bireylere yönelik kalıcı bir duygusal, romantik ve/veya cinsel çekim hissetmesi olarak tanımlanabilir. Doğal olarak bu cinsel yönelim, kişinin deneyimlediği bu duygulara uygun olan davranışlar sergilemesini ve bu türden duygular deneyimler yaşayanlarla ortak bir komünite olma algısını da içerir.[4]

Tarihte, eşcinsellere karşı çok sert ve çok acımasız birçok kampanya yürütülmüş olmasına karşın, bilimin ve toplumsal algının göreceli olarak gelişmiş olması sayesinde, bu karşıtlıklar (Türkiye de dahil hala birçok coğrafyada etkisi sert bir şekilde hissedilmekle birlikte) giderek azalmaktadır. Bu azalmada, bilimsel algımızın gelişmesinin, toplumsal hareketlerin dönüştürücü etkisinin ve halk arasında evrimin artık çok daha iyi anlaşılıyor olmasının çok büyük bir rolü olmuştur. 

Bu Reklamı Kapat

Eşcinselliğin toplumda kabul edilmesi gerektiğini düşünenlerin oranının yıldan yıla değişimi.
Eşcinselliğin toplumda kabul edilmesi gerektiğini düşünenlerin oranının yıldan yıla değişimi.
Pew Research Center

Bu yazımızda, eşcinselliğe dair bazı temel yanlış algıları eleyecek, konunun bilimsel altyapısına basit bir giriş yapacağız. Bu sayede aklınıza takıldığını düşündüğümüz bazı temel soruların yanıtlarını verebilmeyi umuyoruz.

Gökkuşağı rengindeki bayrak, birçok farklı hareket tarafından kullanılmış olsa da, 1978'den beri birçok farklı kültür ve ülkede "Özgürlük Bayrağı" adı altında, eşcinsellerin bayrağı olarak tanınmaktadır. Tasarıma göre en üstteki kırmızı "yaşam", turuncu "iyileşme", sarı "güneş ışığı", yeşil "doğa," mavi "harmoni", mor ise "ruh" anlamına gelmektedir.
Gökkuşağı rengindeki bayrak, birçok farklı hareket tarafından kullanılmış olsa da, 1978'den beri birçok farklı kültür ve ülkede "Özgürlük Bayrağı" adı altında, eşcinsellerin bayrağı olarak tanınmaktadır. Tasarıma göre en üstteki kırmızı "yaşam", turuncu "iyileşme", sarı "güneş ışığı", yeşil "doğa," mavi "harmoni", mor ise "ruh" anlamına gelmektedir.

Asıl konumuza geçmeden önce, eğer okumadıysanız buradaki yazımızı okumanızı önemle tavsiye ederiz. Eğer ki "biyolojik cinsiyet", "toplumsal cinsiyet", "cinsel yönelim", "cinsel kimlik" gibi kavramlara dair net bir algınız bulunmuyorsa, aşağıdaki yazıyı anlamanız zor olabilecektir.

Bu Reklamı Kapat

Doğada Eşcinsellik: Eşcinsellik Bir "Hastalık" veya "Anomali" Mi?

Günümüzde bizonlardan penguenlere, kuşlardan insanlara, kertenkelelerden böceklere kadar kadar yüzlerce farklı türde homoseksüel ilişki tanımlanmıştır.[5] Dolayısıyla eşcinsellik, doğanın sıradan bir parçası olarak görülmektedir. Bu olgu, sadece bir avuç türde değil, tanıma bağlı olarak Dünya üzerinde 500 ila 1500 tür arasında bulunmaktadır![6], [7] En tutucu tanım dahilinde bile, en az 350 farklı türde eşcinselliğin net bir şekilde tanımlandığı bilinmektedir.

Eşcinsel erkek aslanlar
Eşcinsel erkek aslanlar

Eşcinselliğin Bilimi, Doğaya Başvurma Safsatası Yapıyor mu?

Bu noktada gelebilecek itirazlardan ilki, bir olgunun doğada bulunuyor olmasının, onun insan için de doğal olması gerektiği anlamına gelmediği yönündedir. Evet, bu tamamen doğrudur! Buna mantık felsefesinde Doğaya Başvurma Safsatası adı verilir. Örneğin doğada yamyamlığın bulunuyor olması, günümüz toplumları açısından yamyamlığın uygun olduğu anlamına gelmez. Arseniğin doğal bir kimyasal olması, onu otomatik olarak "iyi" yapmaz, yapamaz.

Ne var ki eşcinselliği, bu tip kulağa kötü gelen diğer kavramlarla kıyaslayarak bir tutmak, eşcinselliği kötüleme amaçlı bir girişimden fazlası değildir. Çünkü eşcinsellik, yamyamlığın veya benzeri bazı diğer vahşi davranışların aksine, toplum içerisindeki diğer bireylere hiçbir zarar vermediği gibi, diğer bireylerin istekleri dışında bir şeyler yapmasına zorlanması gibi bir içeriği de bulunmamaktadır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Üstelik, eşcinsellik kavramının doğa-dışı olması için doğrudan biyolojik herhangi bir sebep de görülmemektedir. Az önce belirttiğimiz gibi eşcinsellik, sadece günümüzde bir avuç türde görülen bir "anomali" değildir. Tam tersine, evrimsel sürecin ölümcül ve sert testine muhtemelen milyonlarca yıldır direnebilmiş bir özelliktir. Bu sebeple, bu özelliğin doğada neden belirdiği ve evrimsel süreçte korunduğu anlaşılmak zorundadır.

Bir diğer deyişle, eşcinselliğin doğada da bulunuyor olduğu gerçeğinden bahsederken amaç, "Bakın, doğada da var; demek ki eşcinsellik iyidir." gibi bir argüman üretmek değildir. Eşcinselliğe yöneltilen "Eşcinsellik anormaldir; çünkü canlıların üremesine engel oluyor." argümanının hatalı veya en azından eksik olması gerektiğine işaret etmek amacıyla geliştirilen bir argümandır. Çünkü eşcinsellik "mutlak yok oluş" anlamına gelseydi, evrim yasası gereği bu kadar çok sayıda türde, bu kadar yaygın olarak görmeyi beklemezdik. Dolayısıyla eşcinselliği sadece şahsi inançlar ve düşünceler çerçevesinde, sırf alışılagelmiş tanımların dışarısında gibi gözüküyor olduğu için bir cinsel yönelimi "anormal" saymak ve karşı propaganda yürütmek, en yumuşak tabiriyle, insanlık dışıdır. Bu zayıf iddialardan uzaklaşılması ve konunun bilimsel arka planının irdelenmesi gerekmektedir.

Burada takınılabilecek (ve sonucu değiştirmeyen) bir diğer tutum, eşcinsellikle ilgili konularda doğaya bakılmasının gerçekten de bir doğaya başvurma safsatası olduğunu kabul etmek; ancak bunun formel bir mantık hatası olmasından ötürü, öncül ve sonuçlarının birbirinden bağımsız olarak doğru olabileceğini görmektir. Örneğin "Kuşlar uçabilir; dolayısıyla uçaklar da uçabilir." gibi bir argüman, öncülü de sonucu da doğru olmasına rağmen alakasız (en azından alakasız gibi gözüken) argümanları birbirine bağlamaktadır. Aynı şey, "Doğada eşcinsellik vardır; demek ki eşcinsellik doğaldır." argümanı için de söylenebilir. "Doğada eşcinsellik vardır." öncülü de "Eşcinsellik doğaldır." sonucu da bilimsel olarak isabetlidir; fakat bu tutumu takınanlar, eşcinsellikle (veya insan ahlakıyla) ilgili tartışmalarda doğaya bakılmaması gerektiğini savunurlar. Onlara göre eşcinsellik, doğada var olup olmamasından bağımsız olarak doğaldır.[8], [9]

Evrim Ağacı olarak bizim düşüncemiz, insan ahlakının kökenlerinin doğada yattığı yönündedir. Ayrıca Evrim Ağacı olarak bize göre eşcinsellik tamamen ve baştan sona doğaldır ve hiç kimseye zararı olmayan bir cinsel yönelimin "ahlaklı" olup olmadığını tartışmak, ahlaksızlığın daniskasıdır. Bu nedenle biz, eşcinselliğin biyolojik temelleriyle daha çok ilgilenmekteyiz ve doğal olarak, bu biyolojik temeli anlamak için doğaya bakmaktayız. Bu yazımızda da bu perspektifi yansıtacağız.

Eşcinsellik Hastalık mı?

Hayır! Bunun basit bir nedeni var: Eşcinsellik, yapılan hiçbir modern hastalık tanımına uymamaktadır. Hastalıkların tanımını bu yazımızda detaylıca tartışmıştık, o yazımızı okumanızı önemle tavsiye ederiz; ancak bu yazımız açısından önemli olan hastalık tanımı şu şekilde yapılabilir:

Bu Reklamı Kapat

Hastalık, öncelikle söz konusu bireyde, sonrasında bireyin bulunduğu aile, grup veya toplumda (sosyal birimde) göreli yaşam standartlarını önem sırasına göre fiziksel, zihinsel, evrimsel uyum başarısı açılarından veya doğal olgularla sınırlı olarak sosyolojik açıdan olumsuzlaştıran, çoğu zaman biyolojik ve mikrobik (virüsler, prionlar, bakteriler, vs.) unsurlar dolayısıyla ortaya çıkan, çeşitli yöntemlerle potansiyel olarak tedavi edilebilen, etkisi azaltılabilen veya tamamen önlenebilen durumlardır.

Görülebileceği gibi, eşcinselliğin bir "hastalık" olmakla hiçbir alakası yoktur; çünkü:

  • Bireyde (veya toplumda) yaşam standartlarını olumsuzlaştırmaz/düşürmez.
  • Tedavi edilemez, etkisi azaltılamaz ve önlenemez.

Bu konudaki tek olası itiraz, eşcinselliğin üreme şansını sıfıra indirdiği, dolayısıyla biyolojik evrim açısından yüksek bir dezavantaja sahip olması gerektiği yönünde olacaktır. Ne var ki bu itiraz hatalıdır. Zira az sonra göreceğimiz gibi, eşcinsellik üremeye tamamen engel olmaz, üstelik daha önce de değindiğimiz gibi evrimin tüm eleyici ve sert testlerine rağmen günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır.

Eşcinsellik, tamamen doğal olan ve bahsettiğimiz gibi, doğada bolca gözlenen bir varyasyondur. Aslında eşcinsellerin "hastalıklı" olduğu iddiası, insan tarihinde başka özelliklere sahip insanlar için de zamanında kullanılmıştır: Örneğin siyahiler, kadınlar, cüceler, devler, vb. gruplar için bu tarz aşağılayıcı kavramlar farklı şekillerde kullanılmıştır. Eşcinseller de günümüzün "cadıları" konumunda olan insanlardır ve bu hata da er ya da geç fark edilecektir. Günümüzde nasıl ki bir siyahiye ya da uzun boylu birine olağan dışı bir yaklaşım sergilemiyorsak, eşcinsellere de tamamen normal bir şekilde yaklaşmak gerekir. Bunu bu şekilde izah etmek zorunda olmak bile, Evrim Ağacı olarak bize itici ve acı verici gelmektedir. Ancak toplum bu gerçeklerle yüzleşene kadar, konunun anlaşılabilmesi için bu şekilde izah etmek durumunda kalmaktayız.

Örneğin Japon makaklarının dişileri, çiftleşmek için çoğunlukla dişileri tercih ederler ve doğal olarak bunu başaramazlar. Dolayısıyla, terchileri her ne kadar dişilerden yana olsa da, erkeklerle de ürerler; kısaca biseksüeldirler (iki cinsiyete de ilgi duyan hayvanlar).
Örneğin Japon makaklarının dişileri, çiftleşmek için çoğunlukla dişileri tercih ederler ve doğal olarak bunu başaramazlar. Dolayısıyla, terchileri her ne kadar dişilerden yana olsa da, erkeklerle de ürerler; kısaca biseksüeldirler (iki cinsiyete de ilgi duyan hayvanlar).

Eşcinselliğin Bilimsel Tarihi: Sağlık Örgütleri, Eşcinselliği Hastalık Olarak Görüyor mu?

19. yüzyıldan önce insanlar eşcinselliği bir "davranış türü" olarak tanımlıyordu; onlar için bu bir "tercih"ti. Ancak o zamanlarda bu "davranışa" karşı bugün olduğundan bile az tepki vardı; ama bunun sebebi, eşcinsellerin pek ortaya çıkamıyor oluşu da olabilir. 

Bu Reklamı Kapat

19. yüzyılda eşcinsellik tanımsal bir evrim geçirmeye başladı: Bu yüzyılda, öncelikle bir davranış olmaktan çıkarak bir "durum" olarak görülmeye başladı. Yani artık eşcinselliğe bir anlam yüklenmeye başladı. 1900'lü yılların başlarında uzmanlar eşcinselliği hormon tedavisi gerektiren bir "endokrin (hormon sistemiyle ilgili) bozukluk" olarak tanımladı. Ancak hiçbir hormon tedavisi bu durumu düzeltmiyor veya iyileştirmiyordu; tam tersine bireyin genel sağlık durumunu bozuyordu. 

Bu nedenle 1900'lerin ortalarına yaklaşırken bu "durum", "doğal ve organik bir zihin bozukluğu" olarak tanımlanmaya başladı. Çünkü dediğimiz gibi hormon tedavisi işe yaramıyordu, belli ki sorun zihinde bitiyordu! O dönemin uzmanları bu "bozukluğu", elektroşok ve kimi durumda sinir ameliyatları ile tedavi edebileceklerini ileri sürdüler. Tek bir başarılı vakaya bile rastlanmadı. Tıpkı hormon tedavisi gibi, elektrik tedavisi ve ameliyatlar da durumu daha da karmaşıklaştırıyor, hiçbir "fayda" sağlamıyordu. 

Sonunda genetik biliminin iyice gelişmesi, evrimsel biyoloji sayesinde türleri, doğayı ve akrabalarımızı daha iyi tanımamız, psikolojinin gelişerek zihnimizle genlerimiz arasındaki köprüyü daha net kurabilmeye başlaması sonucunda 1974 yılında Dünya'nın bu konuda en yetkili kurumu olan (ve önceki tanımlara da etki etmiş olan) Amerikan Psikiyatri Birliği eşcinselliği bir hastalık olmaktan çıkararak, normal bir durum olarak tanımlamaya başladı. 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eşcinselliği 1970'li yıllarda hastalıklar ve rahatsızlıklar kapsamından çıkartmıştır. WHO tarafından yayınlanan öneri raporunda şöyle yazmaktadır:

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
One Peach a Thousand Peaches (Samed Behrengi)

One Peach, A Thousand Peaches is a story of a friendship between two poor boys and a peach tree. Sahip Ali and Polat find a peach in the landlord of the village's garden which is protected by a greedy gardener, and they decide to plant its seed. However, one day life separates them and the peach tree whose only aim is to grow fruit for his friends says:

“That greedy gardener will have never got a fruit from me. I will not surrender. He can do whatever he want I am not afraid if he scare me, threaten me, even cut me with his saw. I do not care if he does the opposite and decides to treat me well. I will not fall for it. I will not surrender.”

Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English.
Uyarı: Agora Bilim Pazarı’ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Devamını Göster
₺25.00
One Peach a Thousand Peaches (Samed Behrengi)

Araştırma grubumuz, Hastalık ve İlişkili Problemlerin Uluslararası İstatistiki Sınıflandırılması (ICD) katalogundaki F66 kategori numaralı "cinsel gelişim ve yönelim ile ilişkili psikolojik ve davranışsal bozukluklar"ın olduğu gibi kaldırılmasını önermektedir. (...) Klinik, halk sağlığı veya bilimsel araştırmalar açısından cinsel yönelime dayalı hastalık tanısı koymak mümkün değildir.

Benzer şekilde Amerikan Psikoloji Derneği (APA) da eşcinselliğin bir tercih olmadığını, doğal olduğunu ve değiştirilemeyeceğini açık ve net bir şekilde belirtmiştir. APA, ayrıca "eşcinsellikten vazgeçirme terapilerinin" bireylere zarar verebileceğini de belirtmektedir. APA'nın 1973 tarihli bildirisinde şöyle yazmaktadır:

Amerikan Psikoloji Derneği olarak, sosyal etkinlik açısından genel bir sorun yaşamayan ve kendilerini iyi hissettiklerini söyleyen kişilerin cinsel yönelimleri dolayısıyla hasta oldukları sonucuna varmaktan vazgeçmekteyiz. Bu kişilerin yerel yönetimler, şehirler, eyaletler ve ülkeler bazında diğer insanlarla eşit haklara sahip olması gerektiğini savunmaktayız.

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şahika Yüksel şunları söylüyor:

Eşcinsellik bir hastalık değildir. 1974'ten beri psikiyatrik ve ruhsal hastalık sınıflamasında kabul edilmiyor. Buna rağmen farklı kültürlerde derecesi değişmekle birlikte, ayrımcılığa ve şiddete maruz kalan, kendi kimliklerini inkar etmeye yönelik bir grup eşcinseller. (...) Eşcinsellik hastalık olmadığı için tedavisi de tıp ahlakına uygun değildir. Tedavi bir şeyin ortadan kaldırılması anlamına gelir. Eşcinsellik normal bir durumdur. Ama toplumsal baskılardan dolayı varoluşunu yaşamakta zorlanan kişilerin kendileri ya da yakınlarının, destek almaları mümkündür.
Çek Cumhuriyeti'nde keşfedilmiş bu iskeletin, 5.000 yıl önce yaşamış bir eşcinsel erkeğe ait olduğu düşünülüyor.
Çek Cumhuriyeti'nde keşfedilmiş bu iskeletin, 5.000 yıl önce yaşamış bir eşcinsel erkeğe ait olduğu düşünülüyor.

Psikolog Mahmut Şefik Nil ise şunları söylüyor:

1940'larda dünyada tedavi yolunda çok çaba gösterildi. Eşcinseller, 'eksik erkek' olarak değerlendirilip, erkeklik hormonları verilerek normalleştirilmeye çalışıldı. Tıpkı vücuttaki mineral eksikliğini tamamlamak gibi. Ama artık eşcinselliğin bir hastalık olmadığı ve buna bağlı olarak da tedavisinin olmayacağı yaklaşımı yavaş yavaş yerleşmeye başladı.

Evrim Ağacı olarak daha önceden eşcinsellikten caydırma terapilerinin ne kadar ciddi bir felaketle sonuçlanabileceğine bir örneği şurada vermiştik. Öyle ki, Alan Turing gibi bize bilgisayarları ve yapay zekayı veren bir dehayı bile eşcinsellikten caydırma terapilerinin ölümcül sonuçları nedeniyle kaybettik.

Eşcinsellik bir hastalık ya da değiştirilebilir bir özellik olmadığı için, bu yönde yapılmış ve yapılacak tüm denemeler gerçek sorunları ve hastalıkları yaratacak nitelikte olacaktır. Günümüzde zorlamayla bir erkeğin, bir dişiye ilgi duymasına engel olamadığımız gibi, gay (erkekler arası eşcinsellik) bir bireyin bir diğer erkeğe ilgi duymasına engel olamayız. Zaten engel olmamız için bilimsel ve somut bir altyapısı olan herhangi bir neden de bulunmamaktadır.

Eşcinsellik ve Evrim

Eşcinselliğin en çarpıcı özelliği, türün üreme başarısını doğrudan sıfırlıyor gibi gözükmesidir. İşte bu noktada, şu soruyu sormamızda fayda vardır: Madem homoseksüel ilişkide yavrular doğmuyor, neden evrimsel süreçte homoseksüeller veya buna yatkın olanlar elenmediler?

Dolayısıyla, araştırılması gereken temel nokta, eşcinselliğin evrimsel açıdan faydalı olup olmadığı, faydalıysa neden faydalı olduğu, değilse nasıl olup da bu kadar yaygın şekilde canlılar arasında görülebildiğidir. Şimdi bunlarla ilgili incelemelere bir bakalım:

Modern Zamanlarda Çocuk Sahibi Olma

Her şeyden önce, eğer ki eşcinsel bir birey eğer ki çocuk sahibi olmayı çok istiyorsa, sadece çocuk yapmak amacıyla seks yapma seçeneğine her zaman sahiptir. Bundan zevk almıyor olsa veya itici bulsa da, eşcinsel bireylerin ezici çoğunluğunun üreme sistemi bakımından herhangi bir eksikliği bulunmamaktadır. Dilerlerse bu şekilde çocuk sahibi olabilirler.

Ancak modern zamanlarda (ve hatta doğada) eşcinsellerin çocuk sahibi olmasının tek yolu bizzat seks yapmak değildir. Eşcinsel çiftlerin yaygın olarak başvurdukları birkaç yöntem şöyledir:[10]

  • Evlat Edinme: Eşcinseller, devlet mekanizmalarının izin verdiği yerlerde, öksüz veya yetim çocukları evlat edinerek kendi çocukları gibi bakabilirler. 2019 itibariyle Dünya'da sadece 27 ülke buna izin vermektedir.
  • Eş Ebeveynlik: Evlilik yapmamış kişilerin bir araya gelerek bir çocuğun bakımını üstlenmesidir.
  • Taşıyıcı Annelik (Vekaleten Gebelik): Özellikle gey erkekler arasında yaygın olan bu yöntemde, para ve/veya insani nedenlerle taşıyıcı annelik yapmayı kabul edilen bir dişiye verilen spermler ile gebelik sağlanır.
  • Dölleme (İnseminasyon): Özlelikle lezbiyen çiftler arasında görülen bu yöntemde, para ve/veya insani nedenlerle spermini bağışlamak isteyen bir erkekten alınan spermler şırınga yoluyla vajinal kanala enjekte edilerek gebelik sağlanır.
  • Karşılıklı IVF: Yeni gelişen yöntemler sayesinde, bir kadından alınan yumurtanın kromozomları kullanılarak, diğer bir kadında yavru üretilebilir.
  • Diğer Modern Teknikler: Henüz geliştirilmekte olan bazı yöntemlerde amaç, kök hücrelerden bebek üretebilmektir.

Temmuz 2018'de UCLA Hukuk Fakültesi tarafından yapılan ve ABD'deki eşcinsel ailelere odaklanan bir araştırma, bu konuda şu sonuçları vermektedir:[11]

Bu Reklamı Kapat

  • Sadece ABD'de sadece 2016 yılında 346.000 gey çift, 359.000 lezbiyen çift bulunmaktaydı.
  • Bunlardan 114.000 civarı (86.000 lezbiyen ve 28.000 gey çift) çocuk büyütmekteydi.
  • Bunların %68'i biyolojik çocuklarını büyütmekteydi; yani yukarıdaki yöntemleri kullanarak kendi çocuklarını yapmışlardı.
  • Eşcinsel çiftler arasında evlat edinme oranları (%21.4), heteroseksüel çiftlerden (%3) dikkate değer miktarda yüksekti.
  • Heteroseksüel çiftlerin %90'ı evliyken, eşcinsellerde bu oran %50 dolaylarındaydı.

2019 itibariyle ABD'deki LGBT çiftlerin %29'u ebeveynlik yapmaktadır ve ülkede çocuğu olan 3 milyon LGBT birey, ebeveynlerinden biri LGBT olan 6 milyon çocuk bulunmaktadır.[12]

Evrim Mekanizmaları, Eşcinselliği Neden Elemedi?

Bununla ilgili pek çok hipotez ileri sürülmüştür. Burada birkaçına değineceğiz:

Eşcinselliğin Hiyerarşik ve Yavru Bakım Avantajı

Yapılan bazı çalışmalar, eşcinselliğin bazı durumlarda cinsel başarıyı dolaylı olarak da olsa arttırdığını göstermektedir. Bu hipoteze göre, aynı cinse ilgi duyan bireyler hiyerarşik düzende kolayca üst basamaklara çıkarak karşı cinse ulaşma şanslarını arttırırlar. Bu iddiaları düşünürken, sadece insanları değil, diğer yüzlerce hayvan türünü de hesaba katmak gerekir. 

Örneğin bir martı türünde gözlenen eşcinsellik, bireyler arası ilginç bir ilişkiyi ortaya koymaktadır. Dişi martılar, erkeklerin yetersizliği veya sayıca azlığına tepki olarak, erkeklerle çiftleşmekte ve yavru üretmekte; ancak yavrulara başka bir dişiyle ortak olarak bakmaktadırlar. Bu sırada aralarında cinsel ilişkiye benzer davranışlar da görülmüştür. Yani erkek, sadece bir üreme aracı olarak görülmekte, gerçek eş olaraksa aynı cinsiyetin bireyleri (bu martı türü için dişiler) görülmektedir. Yukarıdaki tanımlarımız dahilinde, bu kuşların cinsiyeti dişidir, toplumsal cinsiyet açısından erkeklerle çiftleşmeleri beklenmektedir; ancak cinsel yönelimleri lezbiyenliktir (dişiler arası eşcinsellik).

Bu Reklamı Kapat

Yukarıda da değindiğimiz gibi eşcinsel bireylerin başka bireylerin yavrularını evlat edinmesi, farklı açılardan da evrimsel başarıyı arttırıcı bir etkiye sahip olabilir. Örneğin, normalde uyum başarısı yüksek olmasına rağmen, ebeveynleri olmayan bireyler, genetik sürüklenme dahilinde kolayca elenebilirler. Böylece popülasyonlardaki "elit" bireyler (burada "elit" kavramı, evrimsel biyoloji açısından, "uyum başarısı en yüksek birey" anlamına gelir), olmaması gerektiği şekilde elenebilirler. Ancak popülasyon içerisinde eşcinsel çiftlerin varlığı, bu bireylerin evlat edinilmesine ve hayatta kalmasına büyük katkılar sağlayabilir. Bunun gerçekleşme sıklığı konusunda tartışmalar bulunmaktadır.

Eşcinselliğin Grup Avantajı

Bir diğer hipotez de, eşcinselliğin bireyleri desteklemek yerine grupları ve grup yaşantısını desteklemesinden taban almaktadır. Örneğin en yakın akrabamız olan bonobolarda eşcinsellik, sosyal ilişkileri güçlendirmek için kullanılan bir araçtır.

Samoa'da yapılan bir araştırma, eşcinsel erkeklerin yeğenlerine daha çok zaman ayırdığı ve ilgilendikleri görülmüştür. Bu da evrimsel biyoloji açısından oldukça önemli bir kavram olan "akraba seçimi" (kin selection) ile açıklanabilir. Eşcinsellik, evrimsel mekanizmalar tarafından desteklenmek için doğrudan bireyin evrimsel başarısını arttırmak zorunda değildir. Akrabaların veya grubun başarısını arttırması da yeterli olabilmektedir.

Eşcinsel bonobo maymunları. Eşcinsel seks, daha teknik ifadesiyle "üreme amaçlı olmayan cinsel faaliyet" bonobolarda çok sık görülmektedir. Bu tür seks, popülasyon içerisindeki gerilimi azaltmak ve stres atmak için yapılır.
Eşcinsel bonobo maymunları. Eşcinsel seks, daha teknik ifadesiyle "üreme amaçlı olmayan cinsel faaliyet" bonobolarda çok sık görülmektedir. Bu tür seks, popülasyon içerisindeki gerilimi azaltmak ve stres atmak için yapılır.
İnsanın yaşayan en yakın akrabası olan bonobolarda sadece erkekler arası değil, dişiler arası eşcinsel ilişki de çok yaygındır. Burada iki dişi bonobo, seks yaparken zevk çığlıkları atarken görülmektedir.
İnsanın yaşayan en yakın akrabası olan bonobolarda sadece erkekler arası değil, dişiler arası eşcinsel ilişki de çok yaygındır. Burada iki dişi bonobo, seks yaparken zevk çığlıkları atarken görülmektedir.

Nötral Bir Karakter Olarak Eşcinsellik

Bir diğer hipotez, eşcinselliğin nötral bir karakter olmasıdır; yani eşcinsellik ne avantaj ne de dezavantaj sağlar (veya avantajları ile dezavantajları birbirine yaklaşık olarak eşittir).

Bu Reklamı Kapat

Makaklar üzerinde yapılan araştırma, eşcinselliğin sadece zevk amaçlı kullanıldığını ortaya çıkarmıştır. Yani Doğal Seçilim üzerinde bir etkisi olmadığı için, elenmesi için de bir sebep yoktur; tabii zamanla elenebilir veya yaygınlaşabilir.

Makaklar arasında eşcinsellik oldukça yaygındır. Burada iki dişinin birbirine sürtünerek seks yaptığı görülmektedir.
Makaklar arasında eşcinsellik oldukça yaygındır. Burada iki dişinin birbirine sürtünerek seks yaptığı görülmektedir.
BBC

Bunu "neredeyse nötral özellikler" açısından, Genetik Sürüklenme çerçevesinde incelemek mümkündür. Doğada birçok özellik, aslında doğrudan hiçbir avantaj veya dezavantaj sağlamamasına rağmen, sürüklenerek popülasyon içerisinde sabitlenebilmektedir. Eşcinsellik de böyle bir çeşitlilik kaynağı olabilir ve diğer hipotezleri ileri sürdüğü olası avantajlar dahilinde ufak bir avantaj bile sağlıyorsa, çok kısa bir süre içerisinde popülasyon içerisinde belli bir gen frekansında sabitleniyor olabilir.

Dişilerde Cinsel Verimliliği Arttırıcı Bir Özellik Olarak Eşcinsellik

Bir diğer hipotez, eşcinselliğe sebep olan ve henüz tam olarak tespit edilememiş olan genlerin, kadınların cinsel verimliliğini arttırdığı; bu sebeple genel olarak yavru üretilemese bile eşcinselliğin elenmeden günümüze kadar gelebildiği yönündedir.

Bu hipotezi savunanların çıkış noktası, orak hücre anemisinin zararlı bir mutasyon olmasına rağmen Sahra Altı Afrika'da bu hastalığı taşıyanların sıtmaya yakalanmaması örneğidir. Orak Hücre Anemisi, sıtmaya karşı direnç sağlamaktadır; bu sebeple zararlı bir hastalık olsa da popülasyon içinde belli bir oranda korunmaktadır. Bir hastalıkla kıyaslanıyor olması, hatalı anlaşılmalara neden olmamalı ve eşcinsel popülasyonun alınmasına sebebiyet vermemelidir. Zira bu, çok yaygın bir örnek olduğu için araştırmacılar tarafından kullanılmıştır ve teknik olarak bir "hastalık" olsa bile, Orak Hücre Anemisi sayesinde birçok birey sıtma gibi çok daha ölümcül bir hastalığa yakalanmadan hayatta kalmayı sürdürmüşlerdir. Bu, evrimsel açıdan çok büyük değere sahip bir durumdur.

Bu Reklamı Kapat

Dolayısıyla eğer ki eşcinsel dişilerin genleri, çiftleştiklerinde yavru sayısında veya sağlığında herhangi bir avantaj sağlıyorsa, bu özelliğin üreme sıklığını düşürse bile avantajlı bir sonuç doğuruyor olabilir.

Martılar arasındaki eşcinsellik, eşcinselliğin evrimsel kökenlerine ışık tutabilir.
Martılar arasındaki eşcinsellik, eşcinselliğin evrimsel kökenlerine ışık tutabilir.
Zastavki

Cinsel Seçilimle Korunan Eşcinsellik

İleri sürülen bir diğer hipotez, bazı dişilerin, eşcinsel eğilimli erkekleri seçmesi sonucu Cinsel Seçilim yoluyla, üreme konusunda olumsuz etkileri olsa bile, dişi tercihinden ötürü eşcinselliğin korunmasıdır. Bu hipotez de tabanlarını tavuskuşlarından alır: Erkek tavuskuşlarının büyük ve gösterişli kuyruğu onları kolayca av yapar; ancak dişiler, bu erkekleri seçmektedir. Burada, Doğal Seçilim ile Cinsel Seçilim arasında zıt bir denge kurulur. Eşcinsellik için de bu tip bir açıklama ileri sürülmüştür.

Birçok böcek türünde eşcinsellik sıkça görülmektedir. Bu cinsel faaliyet, erkekler veya dişiler arasında olabilir.
Birçok böcek türünde eşcinsellik sıkça görülmektedir. Bu cinsel faaliyet, erkekler veya dişiler arasında olabilir.

Eşcinselliğin Genetik Kökenleri Hipotezi

Bu konuyu daha önceden kapsamlı bir şekilde işlemiştik. Dolayısıyla burada tekrara düşmemek adına vermiyoruz. Devam etmeden önce, buradaki yazımızı okumanızı önemle tavsiye ederiz.

Sonuç

Evrim Ağacı olarak biz, bu açıklamalardan birini mutlak doğru kabul etmektense, birleştirici bir kuram üzerine giderek, her canlı için eşcinselliğin varlığının sebeplerinin farklı olabileceğini düşünmek gerekir. Bu hipotezlerin her biri çeşitli türler üzerinde yapılan incelemelerle doğrulanmış, ancak yeterince kapsayıcı olmayan açıklamalardır. Zamanla bu yaklaşımların geliştirilerek, genetik ve psikolojik alanlarda yapılan atılımlar ve evrimsel biyolojinin açıklayıcı gücü sayesinde, konunun net olarak anlaşılacağını, kapsayıcı ve açıklayıcı bir genel teorinin ileri sürülebileceğini düşünüyoruz.

Bu Reklamı Kapat

Unutmamamız gereken bir nokta, doğanın birbirinden çeşitli milyarlarca durumunun bizim hoşumuza gitse de gitmese de var oluyor olduğu ve tüm bu durumların tamamen çeşitlilikten kaynaklandığıdır. Evrimsel biyolojinin engin denizlerinde her türlü durumla karşılaşabilmeniz mümkündür ve bunlara şahsi görüşlerimiz çerçevesinden bakmaktansa, tarafsız ve bilimsel bir açıdan bakmak en doğrusu olacaktır.

Eşcinsellere yönelik karalayıcı iddialar, zamanında siyahiler için yapılandan farksızdır. Ancak artık bu ayrımcılık, sadece nefretle kınanmamakta, aynı zamanda yasal bir suç olarak da görülmektedir. Benzer şekilde, bazı insanlar arasında "sapkınlık" olarak addedilen eşcinsellik, hayvanlar aleminin geniş bir kısmında yer bulur ve evrimsel biyolojinin güçlü ışığı altında, tüm canlılara tarafsız olarak bakıldığında, bu gibi durumların son derece normal olduğu görülebilir ve canlılık, tüm çeşitliliğiyle kucaklanabilir. Ülkelerin her geçen gün eşcinselliğe yönelik yasakları kaldırması ve eşit haklar tanımaya başlaması umut vericidir.

Buradaki yazımızdan da görebileceğiniz gibi, her insanın belli bir cinsel yönelimi bulunmaktadır ve bu yönelim illa ki "sadece erkeklere" veya "sadece dişilere" olmak zorunda değildir. Bunu arkadaş çevrenizden de görebilirsiniz. Örneğin bir erkek arkadaşınız, bariz bir şekilde heteroseksüel olmasına rağmen, sokakta gördüğünüz bir diğer erkeğin yakışıklı olduğunu açıkça ifade etmek konusunda diğer pek çoklarından daha rahat hissediyor olabilir. Bu rahatlığının sebebi illa kültürel olmak zorunda değildir. Sözünü ettiğimiz gibi, cinsel yönelim eğer ki sürekli bir dağılım gösteriyorsa ve sadece uçlara sahip değilse, o "rahat" kişiler belki ezici miktarda yoğun şekilde dişilere çekiliyor olsalar da, erkeklere yönelik de popülasyonun genelinden daha açık bir çekime sahip olabilirler.

İnsanları, değiştiremeyecekleri şeylerle yargılamayın. Değiştirebilecekleri şeyleri değiştirmeyenleri, gerçekleri kabul edebilecekken edemeyenleri, öğrenebilecekken öğrenmeyenleri yargılayın. Ya da, en iyisi, hiç kimseyi yargılamayın.
İnsanları, değiştiremeyecekleri şeylerle yargılamayın. Değiştirebilecekleri şeyleri değiştirmeyenleri, gerçekleri kabul edebilecekken edemeyenleri, öğrenebilecekken öğrenmeyenleri yargılayın. Ya da, en iyisi, hiç kimseyi yargılamayın.

Bu konu bu şekilde anlaşıldığında, cinsel yönelimin illa "seks" ile ilgili olmadığı da görülecektir. Terim, özünde "cinsiyetlere yönelim" anlamındadır ve bir erkeğin bir diğer erkeği cinsel olarak çekici veya basitçe "yakışıklı" buluyor olması, illa eşcinsel olduğu anlamına gelmeyebilir. Dolayısıyla eşcinselliğe daha geniş ve daha bilimsel bir perspektiften bakmak, bu konunun ne kadar sıradan ve normal olduğunu gösterecektir. Aynı zamanda gelecekte kaçınılmaz olarak hayatlarımızın sıradan parçaları haline geleceğinin sinyallerini de bariz olarak vermektedir.

Unutmamak gerekir ki bundan kısa bir süre önce (ve hatta bazı bölgelerde halen) siyah derili olmak da hastalık veya aşağı seviyeden olma olarak değerlendiriliyordu. Günümüzde artık bunun neredeyse tüm izleri silindi ve siyah derili insanlar da, beyaz derililer gibi toplumun üst basamaklarında yerlerini almaya başladılar. Bundan birkaç on sene sonra eşcinselliğin de böyle olacağını anlamak ve bu gidişatı kabul etmek gerekiyor.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 230
  • Muhteşem! 80
  • Umut Verici! 59
  • Bilim Budur! 50
  • Merak Uyandırıcı! 42
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 36
  • İnanılmaz 22
  • Güldürdü 8
  • Grrr... *@$# 5
  • İğrenç! 4
  • Üzücü! 1
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Evrim Ağacı Akademi: Cinsiyetler, Üreme ve Cinsellik Yazı Dizisi

Bu yazı, Cinsiyetler, Üreme ve Cinsellik yazı dizisinin 13. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Cinsiyetlerin Evrimi: Cinsiyetler Neden, Ne Zaman, Nasıl Evrimleşti?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 01/07/2022 19:34:45 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/113

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Okyanus
Kadın Sağlığı
Tıp
Genetik
Makina
Factchecking
Coğrafya
Algoritma
Zeka
Analiz
Bilim Felsefesi
Radyoaktif
Pandemik
Erkek
Hastalıkların Tedavisi
Hematoloji
Çeviri
Sosyal Medya
İfade
Beyin
Toplum
Arkeoloji
2019-Ncov
Etimoloji
Dilbilim
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.