İnsanların İki Ayak Üzerine Kalkmasının Nedenlerinden Birisi Seks Olabilir!

İnsanlar, olası eşlerinin cinsel başarısını daha iyi algılayabilmek için iki ayak üzerinde yaşayacak şekilde evrimleşmiş olabilirler.

Gece Modu

Bu yazı, New Scientist isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Yıllar önce olmasına rağmen, o kadar travmatik bir anı ki, sanki dünmüş gibi hatırlıyorum: yaşlıca bir profesör beni kelimenin tam anlamıyla duvara "çiviledi" ve öfkeyle neden makalesini reddettiğimi sordu. Burnundan ateşler saçarak şunları söyledi:

İnsanların iki ayak üzerinde duracak şekilde evrimleşmesinin nedeni, çocuklarını göğüslerine daha yakın seviyede tutabilmektir.

Gördünüz mü? Ne kadar basit. O kadar açık ki, bunu ben bile anlayabilirdim.

İnsanların iki ayak üzerine kalkmasıyla ilgili yazılar, Nature'da çalışırken mektup kutuma düzenli aralıklarla düşerdi. İki ayak üzerine kalktık çünkü yemek ve alet taşımamız gerekiyordu, çünkü daha ileriyi görmemiz gerekiyordu, çünkü derimiz daha az güneş ışığına maruz kalabilirdi, çünkü göller ve nehirleri daha kolay aşabilirdik... Hepsi güzel hikayelerdi, ancak hepsinin hatası ortaktı: evrimin bir amaç güttüğünü ima eden açıklamalardı, dolayısıyla evrimin nasıl çalıştığına dair temel anlayışımıza ihanet ediyorlardı.

Doğal seçilim, yani evrimin mekanizması, bir hafızaya ya da öngörüye sahip değildir. İstekleri yoktur. Evrimsel amaçları ona sonradan biçenler bizlerizdir. Dolayısıyla canlıların özellikleri, bizler tarafından önceden algılanabilecek bir şekilde evrimleşmemişlerdir. Bu tür yanlış anlaşılmaların, insan evrimini anlamamızda ne gibi hatalara yol açtığını, Yanlışlıkla Var Olan Türler: İnsan Evriminin Yanlış Anlaşılmaları başlıklı kitabımda anlatıyorum.

Ancak bunların hiçbiri, insanların neden iki ayak üzerine kalktığına yönelik açıklamalar geliştirmeme engel olmuyor. Bana göre, hepsi yanlışlıkla (kazayla) oldu.

İki ayak üzerinde yürüme (bipedalizm), insan anatomisinin ve davranışının birçok acayipliğinden birisidir ve bizi en yakın akrabalarımız olan büyük insansımaymunlardan ayıran da budur. Ayrıca onlara göre çok daha sosyalizdir, daha büyük beyinlerimiz vardır, daha fazla vücut yağımız vardır ve daha az kıllıyızdır. Yağın ve kılların aralıklı dağılımı, büyük oranda cinsel çiftbiçimlilik ile alakalıdır.

Seks söz konusu olduğunda, dişilerin kılsız memeleri her zaman önemliydi, sadece süt verirken değil. En yakın kuzenlerimiz olan şempanzelerin dişilerinin aksine, bizim dişilerimiz kızıştıklarını (cinsel aktivitenin en yüksek olduğu zamanlar), cinsel organlarını kabartarak sergilememektedirler. Bu arada sergilemekten söz açılmışken, erkeklerin de diğer tüm insansı maymunlara göre, vücut büyüklüklerine oranla en büyük penislere sahip olduğunu hatırlatalım. Erkek bir goril, yetişkin bir erkeğin 2 katı ağırlığa sahip olabilir ancak en şanslıları bile yeterince şanslılarsa, en fazla 2.5-3 santimetrelik bir erekte olmuş penise sahip olabilirler.

Ama eğer ki insanların memeleri ve penisleri kılsızlık sayesinde görülür olduysa, bipedalizm tarafından da desteklenmiş olmalıdır. Çünkü bipedalizm, "ortada ne varsa" göstermektedir. Bu durumda, iki ayak üzerine kalkabilmek, cinsel seçilimin bir yan ürünü olabilir. Bilindiği gibi cinsel seçilim, bireylerin eşlerini, içsel genetik sağlığı yansıtan unsurların en iyilerine göre seçmelerine denmektedir.

Cinsel olarak seçilen bazı özellikler kimi zaman rastgele de, şans faktörüyle oluşabilirler. Örneğin bir özellik, bir diğeriyle ilişkili olduğu için, ilkine yönelik olacak bir seçilim, diğerini de beraberinde pekiştirebilir. Erkek tavuskuşlarının devasa kuyrukları, bunun güzel bir örneğidir. Parlak ve dişileri çekiyor gibi gözükür, ancak bu kuyruğu üretmek ve sürdürmek için inanılmaz bir enerji gerekir; ayrıca tavuskuşlarının avcılarından kaçmasını zorlaştırır. Bipedalizme geçiş de aynı şekilde düşünülebilir: evrimsel açıdan seçildi, çünkü cinsel özelliklerimizi daha fazla vurgulamamızı sağlıyordu, ancak bize başka açılardan da avantajlar sağladı.

Dört ayak üzerinde yürüyecek şekilde bir tasarıma sahip olan vücudun, iki ayak üzerine kalkacak şekilde evrimleşmesi, insan vücudunun tamamen yeniden düzenlenmesine neden olmuştur. Bu da, günümüz işçilerinin sırt ağrısından ötürü işlerinden olmalarının temel nedeni olmuştur. Bir adaptasyondan çok, bipedalizm bir "dehşetli bir yama" olarak düşünülmelidir: kütleçekimine ve mantığa aykırı bir cinsel seçilim sonucu...

Şimdi, yukarıda bahsettiğim kişilerin yarısından fazlasına bir jest yapacağım. Muhtemelen diğerlerinden daha iyi bir fikir değil, hatta daha kötü bile olabilir. Ancak ben kimseyi bir duvara çivilemeyeceğim.

Not: Henry Gee, Nature dergisinde baş editörlük yapmaktadır ve Yakup'un Merdiveni: İnsan Genomunun Tarihi ve Derin Zamanın İzinde ve Orta Dünya'nın Bilimi isimli kitapların yazarıdır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 1
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 15/10/2019 03:27:20 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1747

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilim, bizler daha insan olmayı bile hak etmemişken bizleri tanrı kılmıştır.”
Jean Rostand
Geri Bildirim Gönder