Zekeriya Sofrası
Birkaç yıl önce yazdığım bu blog yazısını sizinle paylaşmak istedim.
Çok hücreli blog
- Blog Yazısı
Dün akşam bir dizide geçti bu cümle, Zekeriya sofrası kurulacak yarın diye. Daha önceden duymuştum: Halil İbrahim Sofrası ve Çilingir Sofrası’nı ama bu kelimeyi, tabiri ilk defa duymuştum. E tabi elimizin altında telefonlar, internet olunca hemen baktım ne demekmiş diye. Benim gibi ilk defa duyan çoktur diye düşündüm, en azından hikâyesini bilmiyorsunuzdur çünkü unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek.
Zekeriya Sofrası, Cumhuriyet sonrası Ankara’sında görülüp benimsenen, 1930-40’lı yıllarda yaygınlaşan, Eski İstanbul ile Bursa’da da örneği görülen ve az önce de dediğim gibi günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bir adak adama, adağını yerine getirme, yeni dileklerde bulunmak için yapılan bir yemekli toplantıdır. Buradaki yemek, daha çok kuruyemişler ile hazırlanmış çerez tabakları ve yeşilliklerden meydana gelir. Çeşitli salatalar ve meyve tabakları ile sofra süslenir. Zekeriya Sofrası’nın en önemli özelliklerinden biri de sofrada 41 çeşit yiyeceğin bulunması zorunluluğudur. Sofra iki kişi tarafından düzenlendiğinde 41+41 =82 çeşit tabağın olması gerekmektedir. Sofraya katılanlar bu 41 çeşit yiyecekten tadarlar. Bu yiyeceklere ateş değmemesi gerekir. Yani pişirilme işlemi olmaz. Örnek bir listede: fındık-fıstık gibi kuruyemişler, kuru meyveler, ay ve kabak çekirdeği, pestil ve benzeri şekerlemeler, lokum ve cezerye, çikolata, meyve tabağı, farklı farklı salatalar, bisküvi ya da kraker, kuru pasta, börek veya poğaça, kek, sebze kızartması, yoğurt veya yoğurtlu mezeler, zeytinyağlılar örnek verilebilir. Tabii burada 41 çeşitten fazla oldu. Ama sofraya eklenebilecek her yiyeceği yazdım.
Zekeriya Peygamber Sofrası ya da Peygamber Sofrası adını alan bu geleneğin yüzyılın başında Hicaz’dan gelen ihtiyar bir kadının eseri olduğu söylenmektedir. Zekeriya Sofrası geleneği, büyük çoğunlukla yalnızca kadınlar arasında yapılır. Genç öğrenci delikanlıların ya da ender olarak kadınlı erkekli grupların katıldığı sofraların da kurulduğu görülmüştür. Sofra, dileği yerine gelmiş bir kadın tarafından düzenlenir. Genellikle Şaban-ı Şerif ayı içinde yapılır. Sofranın kuruluş zamanı ise akşamla yatsı arasındadır. Bu sofraya komşu ve akraba kadınlar çağrılır. Çağrıya mutlaka gitmek zorunluluğu yoktur. Çağrı, birkaç gün önceden yapıldığı için dileyen o gün oruç da tutar. Sofra açılmadan önce iki rekât namaz kılınır. Namazdan sonra Meryem Süresi okunur. İstanbul’da ise bu süreye “Zekeriya Suresi” de denilmektedir. 98 ayetten oluşan bu sürenin ilk 11 ayeti Zekeriya Peygamber’den söz etmektedir. Namaz kılınıp, Kur’an okununcaya ve sofraya adak mumu dikilinceye kadar katılanların birbirleriyle konuşmamalarıdır. Yani susmak ve konuşmamak sofranın başlıca kurallarıdır. Bu yüzden çocuklar genellikle davete götürülmezler. Sofranın ortasında adağı yerine gelmiş olan ve sofrayı düzenleyen kadının diktiği mum sonuna kadar yanık durur. Bu mumun yanına, davete gelenler ve adak dileyenler de birer mum dikerler, “eğer muradım olursa gelecek yıl Şaban ayında böyle bir sofra kurmayı adıyorum.” derler. Dilenen niyet sayısına göre de mum dikerler. Bu mumlar sofra sahibinin diktiği mumun ateşi ile yakarlar. Sofrayı kuranın mumu sonuna kadar yanmasına rağmen, o gün orada niyetlenenler diktikleri mumu bir müddet (mumun dörtte biri yandıktan) sonra söndürerek yanlarına alırlar ve evlerine götürürler. Bu mumu diledikleri olduğunda ve kurdukları Zekeriya Sofrası’nda hiç sönmemek üzere dikerler.
Benim bu satırları yazarken bilgisayarı kapatıp bir dilek tutmak ve eğer benim de niyetim gerçekleşirse tüm okurlarımızı davet edeceğim bir sofra kurmak geçti. Birkaç da soru takıldı. Satırlarımı sonlandırırken sizlere bu soruları sorup sizi düşüncelerinizle baş başa bırakmak istiyorum. İnsanlar neden dilek diler? Dilek dilemek bir insana hangi duyguları hissettirir? Hedef belirlemek ve o hedef için çalışmak yerine kendi dileğimizi kimden bekliyoruz, neden kendimiz dışında bir varlıktan bekliyoruz?
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14/06/2026 00:08:27 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23065
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.