Balon Felsefesi
Bilgisayarımda ne zaman, hangi duygularımla yazdığımı bilmediğim bir metne denk geldim. Belki okuyanlara iyi gelirdi. Burada da paylaşmak istedim.
Pexels
- Blog Yazısı
Aşk dediğin bomboş bir şey ya. Bomboş bir şey. Aklı yarımların saplantısı. Şair avuntusu ya. Dünya’nın en gereksiz şeyi. Aşk dediğin nedir biliyor musun? Aşk bir ahmaklıktır. Ahmaklar içindir. Güçlü insanlar da hiç ahmaklık yapmaz. Herkesten üstünlerdir, her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünürler, durmadan plan yapar ve hayatta kalırlar. Her şeyin kendi kontrollerinde olduğunu düşünürler. Kim bilir, belki de öyledir. Bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey var. Aşkı kontrol edemezsin. Bir gün gelir ve bütün hesaplarını alt üst eder.
Aşk hesapları alt üst eder ama hepimizin unuttuğu bir şey var, güçlü insanlar hep bir adım öndedir. Bu yüzden bir çok aşık ezilir hayatta. Çünkü zaaftır. Klasik kural, kız erkeği aldatır. Erkek acıdan öleceğini düşünür. Bunu gören kızın egosu tavan. Ama ya erkek gol atarsa? Kurtlar nasıl avlanırlar, bilir misiniz? Kurt sürüye girer, gözüne kestirdiği bir kuzuya yalandan bir pençe atar. Sonra döner kaçar. Aldığı darbenin şokuyla kuzu kurdu takip eder. Kurt inine girer. Kuzu da peşinde. İşte tam da orda bitirir işi. Peki sizce neden sürüye girdiğinde saldırmaz kurt? Çünkü çoban gelir, köpek saldırır. Kadınların aşk anlayışı da budur işte: Küçücük bir pençe. Kadınlar sadakat bekler ya, o zaman neden okulun basket takımının kaptanını istiyorsunuz? Okulun en eziğini sevin. Aldatılma. O yüzden hazırlıklı olucaz. Darbe alınca cevap vermek isterler ama golü saymıycaz, ofsayt diycez. Yediğimiz golle yıkılmayacağız.
İnsanlar zaaflarından vurulurlar. Çünkü kötüler sizin hayatınıza değer verebileceğiniz, sevdiğiniz birinin girmesini bekler. Sonra da onların ihanetine uğratırlar sizi. Acı çektirirler. Aile de bir zaaftır mesela. Hepimizi en çok kıran yer aile değil midir? Hepimizin belki de travmalarının olduğu yer aile değil mi?
Neyse biz aşka dönelim. Bir balon düşünün. O balon ne yapar? Bir gün söner. Peki bizim boşluğa ve balonlara ihtiyacımız var mı? Yok. Aslında o balonun uçan balon mu yoksa başka bir balon mu olduğu da önemli tabi. Ne fark eder diyeceksiniz ama helyum doluysa bir kıymeti yok. Helyum dediğiniz renksiz bir kimyasal. Başta uçurur ama sonra o da uçar gider. Ama eğer o aşk balonunu kendi nefesinle şişiriyorsan o paha biçilemez. Çok eski kültürlerde ruhla nefes aynı şey. Söyleyişinde bile var: RUH. O aşk balonunu ruhunla doldurdukça başın döner. Sevgi de zaten bir baş dönmesi değil midir? Sonra söner, tekrar şişirirsin ve yine başın döner. Ama karşımızdaki iğne olursa? İğne olup patlatırsa bizi? Felsefeye ne oldu? Emek de gitti, nefes de gitti. Boşa gitti. Demek ki sevgi kötü bir şey. Sonucunda üzüntüye yol açan bir şey. Zaten mutlu son sadece masallarda yok mu? E o zaman insan neden seviyor? Sevdiklerimiz yüzünden suratımız asılıyorsa... Ya ben bir şeyi merak ediyorum. İnsan mutlu olmak için aşık oluyor değil mi? Acı çekmek için aşık olmaz ya da ağlamak için aşık olmaz. İlla ağlamak istiyorsan soğan doğrayabilirsin. Ya da gözüne parmağını falan sokabilirsin, etkilidir diye düşünüyorum. Belki sprey falan sıkabiliriz göz bölgemize ama neden ağlamak için sevelim ki? Neye yarıyor sevgi? Tamam Dünya’yı sevginin varlığına borçluyuz. Bazen acıtır, tek başına iyi değildir ama kötü de diyemeyiz. Dünya’nın en kötü iyi duygusu diyebiliriz.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/04/2026 00:52:17 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22652
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.