TÜRK HALKININ KARAKTERİNİN İCAP ETTİRDİĞİ HÜRRİYETİN GETİRECEĞİ SİNERJİ İLE KALKINMA GELEBİLECEKTİR
#Türkliberteryenizmi

- Blog Yazısı
Türk içtimai hayatı evet her zaman tekrarladığımız üzere yüksek bir çalışkanlık ve dinamizm içerir. Aklınıza hemen yaşadığınız ve çalıştığınız ortamdaki tembellik ve atalet içerisindeki insanlar gelmesin. Belki de Türkiyemizde şimdilik vasatların hakimiyetinden ve de kurnazların çalışmadan çeşitli kurnazlıklarla sıyrılması ve ön plana çıkabilmesinden ötürü, gözümüz hep liyakatsiz ve tembel insanları rahat seçebilmektedir. Bir de ayrıca çalışkanlık ve liyakatin ödüllendirilmediği ve zaman zaman hatta çoğu zaman negatif bir seleksiyona uğratıldığı bir ortamda bireyler çalışkanlıktan bile çekinebilmektedir. Ama bu durumlar sonuç olarak Türk milletinin çalışkanlığına ve dinamizmine halel getirmemelidir!...
Türkiyemizde kalkınma, refah ve zenginliğe dair eksik olan nedir diye üstün körü baktığımızda bile ilk dikkati çekenin bireylerin ekonomik gelişiminin önündeki çeşitli bürokratik ve felsefi engellerin olduğu görülmektedir. Böyle dinamik bir milletin bütün bireylerinin çalışkanlığının önü açılmalı, ekonomik çıkarlarının özellikle bireyler bazında desteklenmesi gerekmektedir. Neden mi? Çünkü elimizde çalışkan ve dinamik bir millet olduğu gibi çok güçlü bir bürokrasi de mevcuttur ve kalkınmaya aç bir ülke vardır. Yani bu güçlü bürokrasi doğru felsefelerle verimli şekilde ve vatandaşın çıkarına işletildiği zaman vatandaşlar çok verimli şekilde birbirine bir sinerji ile bağlı olarak çok üretken bir network kurabilir. Tabandan gelecek sinerji içeren bir ekonomik ‘’artığı’’-‘’marjı‘’ işleyebilecek ve daha da katma değerli hale getirebilecek özel sektör enerjisi ve devlet aygıtı Türkiyemizde mevcuttur. Hatta ve hatta bireylerin birleşip bireyciliği ezmeyen ekonomik gruplaşmaları ve hatta bunların mevzuat dahilinde bile olabilmesi de –işlevsel kooperatifler gibi düşünülebilecek kurumlar- ayrıca bir enerji yaratabilir. Bunlar hep teknik ayrıntılar ve tabi ki de ayrıca çok önemlidirler ancak ne bu yazının konusudur ne de benim daha değerli bilgi birikimi olan insanlar varken bu teknik ayrıntıları tefekkür edebilecek bilgi birikimim şimdilik mevcuttur. Burada dikkat etmemiz gereken temadır. O tema vatandaşın hür şekilde kendini gerçekleştirebilerek ekonomik özgürlüğüne ve başarılarına kavuşabilmesidir!...
Kronik enflasyon, yoksulluk çürütücüdür ve ezicidir. Yetenekli, çalışkan, dinamik, girişken Türk insanlarının kendilerini gerçekleştirememesi, çaresiz kalması, kronik yoksulluk karşısında ezilmesi çok üzücüdür. Bu bireyler açısından çok dramatiktir ve bireylerin yapıcı sinerjisinin toplumdan esirgenmesine neden olmaktadır. Hatta ve hatta asla meşrulaştırmak istemediğimi özellikle de belirterek; kendini gerçekleştiremeyen bireyler terörizme ve insanoğlunun doğasına ve mutluluğuna karşı olan zararlı yıkıcı felsefelere bile kapılabilecektir diye bile düşünülebilir.
Türk halkına ve bireylerine hür şekilde kendini gerçekleştirebilmek yakışmaktadır. Güçlü devlet aygıtı bunu kolaylaştırabilecektir lakin şu anki içtimai hayattaki felsefe ya da ‘’ grupların bireyleri ezici iktidarının’’ kronikleşmiş kurumları, ‘’ bürokrasi donanımının ihtiyacı olduğu yazılımı’’ engellemektedir. Liberteryen felsefe işte tam da bu yüzden Türkiyemizin ihtiyacıdır; Türk milletinin karakterine uyduğu için verimli bir ekonomik kalkınma bu şekilde tahayyül edilebilir ve tasavvur edilebilir gibi gözükmektedir. Hatta ayrıntılarda çok büyük farklar olmasına rağmen bugünkü görece başarılı, kalkınmış, zenginlik biriktirmiş ya da en azından fırsat eşitliği sunan ve dünyayı yönlendiren bir ABD yapısının tarihteki arz ettiği bazı durumlar ile Türkiyemiz benzeşmektedir. ABD’deki yapının ilk neşet etmeye başladığı zamanlardaki ve tarihindeki daha sonraki süreçlerindeki enerjiyi, dinamizmi, hareketliliği ve umudu ben Türkiyemizdekiyle çok benzeştirmekteyim. Umut konusunda söylenecek önemli bir şey vardır diye düşünüyorum: Türkiye’de umutsuz bir ortam yoktur sadece umutsuzların sesi daha gür çıkmaktadır!...
Bütün bunlar bağlamında ülkemizdeki bireylerdeki ekonomik marjı yıkıcı şekilde kronik enflasyon ve devalüasyonlar silsileleri ile alıp fırsat eşitliğinden sakındıran bir ekonomik iklimi kıracak-değiştirecek ekonomik yaklaşım besbellidir ki liberteryenizmdir. Tekrardan hatırlatmak gerekirse milyonların kalkınmasını ve refahını ve de ekonomik artığı-marjı vatandaştan çeşitli bürokratik ‘’ engel’’-aksülamel-yanlış uygulamalarla sakındırıp onun emeği ve çalışkanlığını ve girişimciliğini daha az verimli bir şekilde devasa bir potada eritmeye çalışmak sonuç vermemektedir. Daha küçük, bireyleri önceleyen oluşumlar engellenmez ise bu mezkur devasa potadaki ‘’ eritme’’ işlemi çok daha verimli olabilir. 1923 yılından beri kalkınmamızı gerçekleştirmeye çalışırken belki Cumhuriyetimizin ilk yıllarında verimsiz bir şekilde de olsa toplulukların enerjisinin belli bir yerlerde sermaye biriktirmesine ihtiyaç duyulması normal olabilirdi ama şimdi ülkemiz bireylerin kendilerini her manada gerçekleştirmesine ve de daha sonra bu bireylerin kuracağı bireyi ezmeyen topluluklarının ya da diğer içtimai hayatın kurumlarının katma değerli bir ikinci aşama işlemesine ihtiyaç var gibi durmaktadır. #Türkliberteryenizmi
- 1
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 29/04/2025 15:31:08 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/15180
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.