Gülistan Doku Nerede?
Bireysel bir trajediden evrensel bir insanlık meselesine, patriyarkal düzeni, cezasızlık kültürünü ve toplumsal sorumluluğu sorgulayan güçlü bir anlatı…
Gülistan Doku Nerede?
- Blog Yazısı
Ne kadar dirensem de coğrafyanın kaderine, normlaşmış bir çaresizlikle yüz yüze buluyorum sıklıkla kendimi…
Vicdanı hür her anne gibi Dünya’ya her baktığımda, gözlerim önce ve istemsizce çocuklara odaklanıyor. Çünkü annelik, yalnızca bir sevgi hali ya da biyolojik tarla formu değil; aynı zamanda sürekli bir öğretmen ve de tüm olasılıkları usta bir senarist edasıyla kurgulayan, olası her türlü tehlikeye karşı evladını koruma içgüdüsüdür de…
Kadınların ve çocukların çığlıkları üzerine yazılabilecek her satırın kifayetsiz olduğunu bilirim. Yine de yüksek sesle tekrar tekrar dile getirmek, televizyonlarda, sosyal medyada ya da başka hangi meşru platform varsa orada; şiddeti özendirmek yerine şiddete meyledenleri toplum vicdanının sızlamayacağı ölçekte meşru bir ceza ile ödüllendirmeyi, “suç oranlarındaki artışı” önemli ölçüde düşürebilecek parametrelerden birisi olarak öngörürüm. Hele ki erkek egemen toplumlarda ya da erkeğin elinin kiri sayıldığı kültürel yapılarda bu sorumluluğun yükü her geçen gün daha da ağırlaşmakta…
Gündem malum Gülistan Doku…
Ve fakat; “bu acı gerçeği yalnızca bireysel hikâyelerle sınırlayamayacak kadar da” rakamsal istatistikler, benzer trajedilerin en azından kayda geçen boyutunu, tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.
Dünya genelinde her gün ortalama 140 kadın ve kız çocuğu, en yakınındaki kişi tarafından hunharca öldürülmektedir. Her üç kadından mutlaka birisi, yaşamı boyunca en az bir kez fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Ülkemizde ise bu oran %41’e kadar yükselmekte… Her 10 kadından 4’ü ekonomik ya da sözlü şiddetle karşı karşıya kalmaktadır.
Çocuklar açısından ise tablo daha da sarsıcı: Her 8 kız çocuğundan 1’i ve her 11 erkek çocuktan 1’i, 18 yaşına gelmeden önce cinsel istismara uğramaktadır. Bu vakaların %30’dan fazlası ensest; fail çoğu zaman baba, ağabey, dede, amca, dayı veya kuzen gibi, çocuğun en güvende hissetmesi gereken en yakın çevresinden birisi...
Bu istatistikler ne bir kültürün parçası ne de bir kaderin kaçınılmaz sonucu… Aksine, insanlığın ortak vicdanını derinden yaralayan; toplumsal farkındalık, eğitim ve etkin hukuki yaptırımlarla değiştirilebilecek büyük bir utançtır.
Gülistan’a gelince…
Onun hikâyesi, sadece bir genç kadının kayboluşu değil; her annenin yüreğinde yankılanan derin bir korkunun vücut bulmuş hali… Çünkü hiçbir evlat sebepsiz yere yok olmaz… Bir evladın sessizliği çoğu zaman bir sistemin, bir ihmalin ya da karanlık bir gerçeğin ipucuna eşdeğerdir… Hele ki o evladın 6 yıl boyunca kayıp olması; o yaranın her gün yine ve yeniden kanaması, kanadıkça o yaraya sistemin her gün tuz basması gibidir. Kör bıçakla yaranın kuruyan kabuğunu söküp atanları, derine derine kazıp tuzu kokmasın diye daha da dibe basmalarını saymıyorum bile…
1999 doğumlu Gülistan… Benim kızımdan 3 yaş büyük… Tunceli’nin sade ama sert coğrafyasına direnen o cesur gençlerden birisi… Bir kadın… Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi… Belli ki mesleki hayatında o da başka çocukların hayatına dokunmayı hayal etmiş... Tanıyanların anlattığına göre; umut dolu, yaşamla bağ kuran, ailesine ve hayallerine sıkı sıkıya tutunan bir genç...
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
KreosusKreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
PatreonPatreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTubeYouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Diğer PlatformlarBu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
5 Ocak 2020’de kayboldu Gülistan.
O gün ailesine tek bir cümle söylendi:
“İntihar etti.”
İnanmadı annesi babası… Her gün isyan etti ablası…Altı yıl boyunca mücadele ettiler…
“Kamera yok…”
“SIM kart bulunamadı…”
“İz yok…” Denilerek dosya adeta sessizliğe terk edildi…
Kaybolduğu gün, yurttan ayrıldıktan sonra en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki köprüde görüldü dendi...
Kamera kayıtları, onun köprüde yürüdüğünü gösterse de suya atladığını kesin olarak ortaya koyan tek bir görüntüye ulaşılamadı...
Telefon sinyalleri baraj çevresini işaret etse de kaderinin ne olduğuna dair net bir yanıt bulunamadı...
Bu yok oluş, fiziksel bir kayboluştan ziyade adaletin de yok oluşunu temsilen literatüre geçmeli…
Nitekim; soruşturma sürecinde hazırlanan bilirkişi raporları, olayın aydınlatılması açısından kritik öneme sahipti... Kamera görüntülerinde sadece kör noktaların bulunması ve intiharı kesin olarak destekleyen bir delilin olmaması, şüpheleri artırmıştı... Psikolojik değerlendirmelerde Gülistan’ın intihar eğilimine dair güçlü bir bulgu yoktu... Dahası, baraj çevresinde bulunan kemik parçaları üzerinde yapılan DNA analizleri, bu kalıntıların Gülistan’a ait olmadığını ortaya koyuyordu...
Zira Gülistan’ın kayboluşu; yalnızca bireysel bir trajedi değil aynı zamanda patriyarkal düzenin, güç ilişkilerinin ve cezasızlık kültürünün de sembolü hâline gelmiştir.
Özellikle dün gerçekleştirilen operasyonlarla gözaltına alınan şahıslar ve kamuoyu ile paylaşılan delil ve bilgiler neticesinde; olayla bağlantılı kişilerin kamu gücüyle ilişkilendirildiğine dair güçlü iddialar, toplum vicdanında adalet mekanizmasına duyulan güveni derinden sarsmıştır. Yıllar boyunca süren sessizlik ve belirsizlik, Gülistan’ın ailesinin ama özellikle ablası Aygül Doku’nun kararlı mücadelesi sayesinde unutulmamış; “Gülistan Doku Nerede?” sorusu bir vicdan çağrısına dönüşmüştür.
Her ne kadar bu gelişmeler dosyada yeni bir dönemin kapısını aralamış ve gerçeğin ortaya çıkabileceğine dair umutları yeniden canlandırmış olsa da yalnızca hukuki bir sürecin değil, aynı zamanda toplumsal bir yüzleşmenin de gerekliliği büyük önem taşımaktadır. Çünkü Gülistan’ın hikâyesi, bu coğrafyada kaybolan, susturulan ya da görmezden gelinen tüm kadınların hikâyesidir.
Bir anne olarak seslenmek istiyorum: Evlatlarımızın hayatı, hiçbir gücün, hiçbir makamın ve hiçbir ayrıcalığın gölgesiyle asla ve kat’a sınanamaz!
BU coğrafyada normlaştırılmış, içselleştirilmiş çaresizliğe, bu fütursuz düzenin sessizliğine, suçluların cezasızlığına ve kadınların ve çocukların yaşamını değersizleştiren her türlü tahakkümüne karşı en anarşist ruhumla ve tüm benliğimle isyan ediyorum.
Bu isyanım, yıkımın değil; hakikatin, eşitliğin ve özgürlüğün inşası için değerlidir. Gülistan’ın adı da davası gibi, korkunun değil direnişin sembolü olmalıdır.
Evet, kabul…
Gülistan Doku’nun hikâyesi henüz tamamlanmadı.
Onun yarım kalan hikayesi, bu toprakların hafızasında, annelerin dualarında ve özgürlük arayışının kalbinde yaşamaya devam ediyor. Ve bizler, onun adını unutturmamak için sesimizi yükseltmeye devam etmeliyiz.
Çünkü her Gülistan, aslında özgür ve eşit bir Dünya’nın mümkün olduğuna dair sarsılmaz bir inancın adıdır.
Acılı ailesi için, “en azından” huzur içinde kızlarının yattığını bildikleri, üzerinde mis kokulu çiçeklerin açtığı ve her an ziyaret edebilecekleri bir mezar yeri… Bunu yürekten diliyorum.
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 16/04/2026 01:50:28 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22704
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.