Gizlilik Bir Hak mı, Lüks mü?
Okudum, Onaylamıyorum, Kabul Etmiyorum...
- Blog Yazısı
Gizlilik ne güzel değil mi? Ama işte keşke olsa... Her an izleniyoruz zaten, bunu biliyorsunuz.
Alışveriş siteleri, bankalar, sosyal medyalar, arama motorları, harita uygulamaları, müzik platformları, haber siteleri, fitness takipçileri, akıllı televizyonlar, sesli asistanlar, tarayıcı eklentileri, bulut depolama servisleri, oyun platformları, yayın servisleri, podcast uygulamaları, e-ticaret karşılaştırma siteleri, kupon ve indirim uygulamaları, yemek sipariş platformları, araç paylaşım uygulamaları, uçuş ve otel rezervasyon siteleri, hava durumu uygulamaları, takvim uygulamaları, not alma araçları, çevrimiçi eğitim platformları, iş bulma siteleri, freelance platformları, e-devlet kapıları, sigorta siteleri, kredi sorgulama servisleri, akıllı ev cihazları, robot süpürgeler, kapı zilleri, güvenlik kameraları, akıllı saatler, uyku takip cihazları, kan basıncı ölçerler, bebek monitörleri, araç içi navigasyon sistemleri, bağlı araç uygulamaları, park ödeme uygulamaları, toplu taşıma kartı sistemleri, QR kod okuyucular, sadakat kartı programları, market uygulamaları, eczane uygulamaları, randevu alma sistemleri, psikoloji destek uygulamaları, meditasyon uygulamaları, flört uygulamaları, arkadaşlık platformları, aile takip uygulamaları, çocuk izleme yazılımları, okul yönetim sistemleri, e-kitap okuyucular, çeviri uygulamaları, yazım düzeltme araçları, dosya paylaşım servisleri, video konferans uygulamaları, e-imza platformları, muhasebe yazılımları, CRM sistemleri, analitik araçları, hatta ziyaret ettiğiniz sitelere gömülü olan ve hiç fark etmediğiniz üçüncü taraf scriptler ve reklam ağlarını dememe gerek bile yok...
Kısaca dijital dünyada gizlilikten bahsetmek bir hayli güç oluyor.
Çünkü gizlilik artık bir hak değil bir lüks gibi sunuluyor bize. Kabul et ya da kullanma. İmzala ya da dışarıda kal. Ve biz imzalıyoruz çünkü başka türlü var olamıyoruz bu dünyada. İşimiz orada, arkadaşlarımız orada, anılarımız orada. Vazgeçmek mümkün değil o yüzden teslim oluyoruz her seferinde biraz daha sessizce.
En tuhaf olan şu, izlendiğimizi biliyoruz seziyoruz, hissediyoruz, zaman zaman konuşuyoruz bile. Ama bilmek korumaya yetmiyor. Çünkü sistem zaten bu bilinç üzerine kurulu farkında olsan da olmasan da aynı kapıdan geçiyorsun.
Bu örneği zaten canlı yaşıyorsunuz ama: bir arkadaşımla sohbet ettim, sadece sesli olarak ve bir üründen bahsettik. Ertesi gün, hiç bir arama yapmama rağmen o turuncu alışveriş sitesinin ana sayfasında bizim ürün ve süper indirimde. Tesadüf mü? Belki. Ama o belkinin içindeki tedirginlik bir türlü geçmedi. Ve geçmeyecek de çünkü artık emin olamıyoruz. Emin olamadığımız bir evde yaşıyoruz.
Peki neden bu kadar rahatsız ediyor bizi izlenmek? Sonuçta saklayacak bir şeyimiz yok diyorlar ya hep. Bu argümanı duymuşsunuzdur, belki siz de kullanmışsınızdır. Ama saklayacak bir şeyin olmaması, izlenmek istediğin anlamına gelmiyor. Banyonuzun kapısını kapatıyorsunuz değil mi? Suç işlediğiniz için değil. Sadece o an kendinize ait olsun diye.
İşte gizlilik de tam olarak bu. Suçun değil benliğin meselesi.
Bir de şu var, veri denen şey artık sadece nerede olduğunuz ya da ne satın aldığınız değil. Ne zaman uyuduğunuz, ne kadar yürüdüğünüz, hangi haberlerde ne kadar vakit geçirdiğiniz, hangi fotoğrafta duraksadığınız, hangi mesajı yazıp sildiğiniz. Silinen o mesaj bile bir veri aslında. O an ne hissettiğinizin, ne düşündüğünüzün, neye cesaret edemediğinizin izi. Ve bu izler bir yerde duruyor. Bir sunucuda, bir algoritmanın hafızasında, sizden habersiz bir yerde.
Bizi en çok tüketen şey belki de bu, sadece geçmişimizin değil, tereddütlerimizin de kayıt altında olması.
Peki ne yapacağız?
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
KreosusKreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
PatreonPatreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTubeYouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Diğer PlatformlarBu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
Çerezleri reddedecek, uygulama izinlerini tek tek kapatacağız. Bunların hepsi iyi hepsi gerekli. Ama dürüst olalım bunlar küçük direnişler. Sistemin duvarlarında açılan küçük pencereler. Temelden bir şeyi değiştirmiyor.
Değişmesi için bireysel değil toplumsal bir uyanış gerekiyor. Verinin ne olduğunu, kime ait olduğunu, nasıl kullanıldığını anlayan bir nesil gerekiyor. Ve bu neslin bunu hak olarak talep etmesi gerekiyor, bir şirketin lütfu olarak değil.
Belki de gizlilik hiç bu kadar kalabalık olmamıştı. İçinde bu kadar çok göz, bu kadar çok kulak barındırmamıştı.
Ve biz tüm bu kalabalığın içinde hâla yalnız olmayı özlüyoruz.
Çünkü yalnızlık bazen korkulacak bir şey değil korunacak bir şey.
Peki nereden başlayabiliriz?
Sistemi tek başınıza yıkamazsınız. Ama kapınızı biraz daha sağlam kapatabilirsiniz. İşte küçük ama anlamlı birkaç adım. Fazla detaya girmeyeceğim "gizlilik ve hesap yönetimleri" konulu bir yazı düşünüyorum, orada tüm kullandığımız araçları özellikle mobil uygulamalar, işletim sistemleri ve google, microsoft gibi dev sistemlerin varsayılan açık özelliklerine yani verilerimizi yönetme hususunda detaylı bir bakış...
Arama motoru olarak Google yerine DuckDuckGo ya da Brave Search kullanabilirsiniz. Aramalarınızı kaydetmiyorlar, profilinizi oluşturmuyorlar. Sonuçlar bazen daha az kişiselleştirilmiş geliyor ama belki de asıl internet bu.
Tarayıcı olarak Chrome yerine Firefox ya da Brave tercih edebilirsiniz. Firefox, Mozilla Vakfı tarafından kâr amacı gütmeden geliştiriliyor. Brave ise varsayılan olarak reklamları ve izleyicileri engelliyor. Her ikisi de Chrome'a göre çok daha az veri topluyor.
E-posta için Gmail ya da Outlook yerine ProtonMail veya Tutanota bakabilirsiniz. İsviçre'de barındırılan ProtonMail, uçtan uca şifreleme sunuyor yani postalarınızı sadece siz okuyabiliyorsunuz teorik olarak Proton bile okuyamıyor.
Mesajlaşma için WhatsApp yerine Signal kullanmak, verilerinizi meta düzeyinde de koruyan en güvenilir alternatiflerden biri olmaya devam ediyor.
Bunların hiçbiri sizi tamamen görünmez yapmaz. Ama her biri dijital izinizi biraz daha kendinize ait kılar.
Ve bu, hiç yoktan çok daha fazlası..
Bir de uygulama izleyicileri var. Hatta bu sitenin, yani Evrim Ağacı'nın da içinde bulunduğu pek çok platformda bunları görmek mümkün. Ama şunu da belirtmek gerekir, her izleyici kötü niyetle konuşlandırılmış değil. Bir kısmı sadece sitenin ne kadar ziyaretçi aldığını ölçmek, hangi içeriklerin daha çok ilgi gördüğünü anlamak ya da teknik hataları tespit etmek için kullanılıyor. Yani izlemek her zaman casusluk değil ama nerede çizgi çekildiğini kimin çizdiğini ve o verinin nereye aktığını bilmiyorsak fark etmesi de güçleşiyor.
Peki bu izleyicilerden korunmak mümkün mü? Tamamen değil. Ama oldukça azaltmak mümkün.
Tarayıcınıza uBlock Origin eklentisini kurarsanız, sayfalara gömülü izleyicilerin büyük çoğunluğu otomatik olarak engellenir. Ücretsiz hafif ve son derece etkili. Brave tarayıcısı kullanıyorsanız bu koruma zaten varsayılan olarak geliyor ayrıca bir şey yapmanıza gerek kalmıyor.
Firefox kullanıcıları için ise Enhanced Tracking Protection ayarını Strict moduna almak, çoğu üçüncü taraf izleyiciyi sessizce devre dışı bırakıyor. Ayarlar menüsünden birkaç tıkla yapılabiliyor.
Bir de Privacy Badger var. Electronic Frontier Foundation tarafından geliştirilen, davranışlarına bakarak izleyicileri otomatik öğrenen ve engelleyen bir eklenti. Listeye dayanmıyor, gözlemliyor bu yüzden yeni izleyicilere karşı da oldukça dirençli.
Bunların hepsini bir arada kullanmak zorunda değilsiniz. Ama bunlardan birini bile hayatınıza katmak, her sayfayı açtığınızda arka planda dönen onlarca gözü kapatmak anlamına geliyor.
Küçük bir jest. Ama kendinize yapabileceğiniz en anlamlı jestlerden biri...
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 22/03/2026 21:39:07 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22539
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.