Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: Einstein'ın beynindeki nöronlar arasındaki ilişki sayısı diğer insanlara oranla fazla olduğu için doğuştan dahi mi, yoksa nöronlar arası ilişki sayısı normal olsaydı da olur muydu? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Hayatta kalmak için anlam aramaya gerek yok, bakteriler milyarlarca yıldır onsuz başarılı. Peki doğal seçilim insandaki bu derin anlam ihtiyacını neden seçti? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat

Eğer Süreç Devam Etsin İstiyorsan Devam Etmeyi Göze Al:

2022'den gelen bir ses. Özür Dilerim!

5 dakika
0
Eğer Süreç Devam Etsin İstiyorsan Devam Etmeyi Göze Al:
  • Blog Yazısı
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Geçenlerde çok eski ama hala aktif bir yazı blogumda "Tutku" üzerine bir yazıma denk geldim. Ben zaten içimden geldiğinde o sıralar öyle yazardım ki sanki içimde kelimeler taşardı. Hatta en sevdiğim bir film repliğiydi "Sana dünyanın en güzel kelimelerini satın almak istiyorum." ifadesi. Benim için öyle güzel bir alıntıydı ki o sıralar ne yazsam Sonsuzluk ve Bir Gün Daha filminden esinleniyordum. Veya esinlendiğim şeyler sabah vakti o soğuğun ayazına rağmen inatla sırf o havayı koklayabilmek için saatlerce koşmamdı ilhamım. Bir kitap okursam bir ağacı ve ona özel bir müziği seçerdim. Bir üzüntü yaşayacaksam onu romantize ederdim ki o bende yara değil ilaç olsun isterdim. Bir anıyı sahiplenmez o anıdaki kendimi sahiplenirdim. Sanırım bana en büyük eser bu oldu o geçmişin. Zordu. Baş etmesi gerçekten zordu. Yalnız ve sadece kendinle kaldığın, süreçlere iyiliklerle yayılsa da sonunda hep kötülüklerle karşılaştığın, hep yarı yolları tattığın ama inatla yolların bitişine koşmaya azmettiğin gerçeklerle doluydu. Keşfetmek, öğrenmek, bilmek hatta daha doğrusu bilmemek beni o sıralar ilerleten tek motivasyon kaynağımdı. Ve bir de Beylerbeyi askeriye'de denizcilerin köprüye durduğu yerde nöbet tutan o güzel köpek ve sabah her zaman işe gittiğimde beni karşılayışları. Geçenlerde yazılarımda dolanırken aslında hafızamdan sildiğim ama bana öyle noktalarda nefes aldıran anılarımın olduğu gerçeği ile yüzleştim.

Birileri için hiç olabilirdim, birileri için her şey de olabilirdim, birileri için bir şeyler de olabilirdim ama kendim için o anları düşündüğümde ne olduğumu çok sorguladım. Kendimle gurur duyacak bir cevap buldum. Ben kendim için hamdım, bazen piştim bazen geri yandım ama hep özümde kaldım. Varlığımı bir nedene, bir bağlama, bir varlığa değil kendime bağladığım için mi bilemiyorum, bir bütünü önce kendimle olmayı başardığım bir süreçten geçtim.

Hastalandım. On yıla yakın arkadaşlık ettiğim insanları gördüm. Nasıl olmadıklarını gördüm veya dilinde zikri-kalbinde kendi olanları. Bir süre kendimle kaldım. Uzun bir süre. Hatta bu belki üniversite hayatımın sonuna kadar böyleydi. 4 sene kitaplarla, kendimle, yürüyüşlerle, ağaçlarla, gökyüzüyle, denizle, araştırmalarla geçti. Mezun oldum. Pandemiyle mezun oldum. Pandemide yaşayamadığım o yaşamla karşılaştım. İçim öyle daraldı ki. Bir şeyler yaşayamamın korkunçluğu kadar insanı içinde mahveden hiçbir duygu olamaz. "Ben yaşayamadan gitmek istemiyordum bir yere.". Çizmeye, resimler yapmaya başladım. Hiç çizim yeteneğim yokken o yeteneği o anla baş edebilmek için içimdeki sancılarla var ettim. İnsan, anlık bir yeteneği kendine kazandırabilme kabiliyetine her zaman sahip olduğuna zaten inanırdım. Howard Gardner ile bunu mail yoluyla çok tartışmıştık ve ünlü zeka kuramcısı bana "Ayşegül, insan bulunduğu entellektüel ortamda ortamın sağladığı yeni zeka becerilerini kazanabilir ve bu, yetişkinlikte de kazanılacak bir gerçekliktir. Bulunduğu ortam o zekayı kaybettireceği gibi kazandırabilecektir de." mailinden sonra yüklenmiş bir inanç oldu. Araştırmalarım zekanın varlığına değil aslında var olan zekanın nasıl ilerlediğine dairdi ve o sıra öğrendim ki, acıyla harmanlanan potansiyel o süreçte kendini açığa çıkarabilir.di Pandemi bana bir karşılaşma anı yarattı. Bu gerçeklerle yüzleştirdi. Ardından bilinmezliğe fırlattı. Bilinmezlik, büyük bir sancıydı ama hep bir hayranlık uyandırırdı. Bilmemek, korkutucu olsa da ferahlatıcıydı da. Yüzleşmek, zor da olsa çok cesurcaydı.

Tüm Reklamları Kapat

Kimsenin yaşamadığımı sandığı ve sadece rutinle geçtiğini düşündüğü zamanlarda ben çözmek, var etmek, var olanı açığa çıkarmak ve yaşatmak için uğraşıyordum. İnancım vardı. Eşlikçim bu platforma göre dilek, benim dilimde dualardı. Dualarda bilimde bir yer edinirdi. Gerçek ilerletici güçlerden biriydi o, çünkü bilinmezliğe duyduğu inançtı insanın ilerleticisi. Görmediği bir şeye inanan bir kalp, hayalini kurduğu bir geleceği yok mu sayacaktı? Elbette aykırıydı bana. Ben görmediğime inandığım kalp ile aynı zamanda ona güvenerek ayağımı bir adım ileri attım. İnsanlar, konuşurdu. Hep konuşabilirlerdi. Bir duvarı yıktım. Ve o duvarın yarattığı enkazı da sevdim. O enkaz, seçtiğim bir yola aitti ve pişmanlık değil sonu bana aydınlıktı. İlerlememi destekleyen her acıya kollarım açıktı. O acı, bana yeni kapılar açtı. İlerlemek için önce biraz yalpaladım, düştüm ve sonra kalkmayı başardım.

Eğer bir gün, geçmişimdeki bazı detayları unutmuş olmamı travmatik bulursam açıp bu yazıyı okuyacağım. Ben geçmişte, kendimi sahiplendiğim için geçmiş geçti. Bazıları çok seyrek aklımda bazıları hiç yok bazıları çok derinde. Ama hiçbir anı hafızamda değil. Ya da hiçbir insan. Sanki bir anının baş kahramanı bendim gözümde. Bir şeyler öğrenmek için karşıma çıkılmıştı. O an karşıma çıkan her şey çok lezzetli bir masa gibiydi veya eşsiz bir gün batımı sahnesi gibiydi. Sonra aidiyeti duymadıkça bazı şeyler çatladı ve kırıldı. Kırıldıkça iç sesim "Sen, buna inanç duymuyorsan burası doğru değil." diyerek vazgeçti. Zaman, bana bendeki en farklı versiyonları sahiplenmeyi öğrettikçe benliğime saygım arttı. Kendimle gurur duymam burada başladı. Ben ilk kez hayatımda şunu fark ettim: Ben bir şeyleri istersem yapabiliyorum ve en önemlisi ben anılarda yaşamıyorum o anılardaki Ayşegül'ü sahiplenip ilerliyorum. O güzel köpek, şu an aklıma geldiğin için teşekkür ederim-o zamanlar beni karşılamaların çok büyük bir yarayı dindirdi. Ve zaman zaman karşıma çıkan her şey teşekkürler, belki aklımda olmayan her detay şuan ki kendimi sahiplenmeme sebepti.

Büyüdüğüm için kendime teşekkürler. Kendimi sahiplenecek en doğru kolları kendimde bulduğum için ve kendime güvendiğim için kendime teşekkürler. Geçmişte yaşayan onlarca insanın içinden geçmişten sıyrılıp şuan sahip olduğum her şeyle var olabilmeyi başardığım ve bunu başarabilecek kadar psikolojik iyi-oluşun temellerini attığım için kendimle gurur duyuyorum. Öyle bir değişim ki kendimde bu, bunu gördükçe dahi kendimi daha çok sevmek için bir sebep buluyorum. Ve o yazıda bana bunu yazdırana da teşekkür ederim:

Önemli olan virgül olarak her zaman devam etmektir çünkü hiçbir zaman noktanın olabileceği bir yaşam yoktur. Anılar, edinilen deneyimler, izler, paylaşımlar noktayı yok edip hep virgülle devam etmemizi sağlar.
Okundu Olarak İşaretle
2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/06/2026 10:32:19 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23121

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bilge insan, geçmişin torunu olsa da geleceğin ebeveyni olduğunu unutmamalıdır."
Herbert Spencer
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)