Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
10,000 ATP Ödüllü Soru: Ekonomik yetersizlik ruh sağlığını nasıl etkiler ve bununla baş etmek için neler yapılabilir? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat

Bu Metin 8 Saniyeden Uzun Sürer

5 dakika
31
Bu Metin 8 Saniyeden Uzun Sürer
  • Blog Yazısı
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Bir şey fark ettiniz mi?

Bir videoyu izliyorsunuz, on saniye geçiyor, sıkıldınız. Bir yazıyı okuyorsunuz, üçüncü paragrafta zihniniz başka yere gitti. Biri bir şey anlatıyor, yarısında içinizden başka şeyler geçmeye başladı. Sonra kendinizi yakalıyorsunuz ve tuhaf bir his geliyor. "Ben böyle değildim." Belki böyleydiniz. Belki değildiniz ama çocuklar için bu soru çok daha keskin bir yere oturuyor. Çünkü onlar karşılaştıracak bir "öncesi" olmadan büyüyor. Ekran onlar için başlangıç noktası, sapma değil.

Dikkat nedir önce onu anlamak lazım.

Tüm Reklamları Kapat

Dikkat bir yetenek değil, bir kas gibi. Kullandıkça gelişiyor, kullanmadıkça zayıflıyor. Bir şeye uzun süre odaklanmak, dağılan zihni geri toplamak, sıkıcı bir şeyin içinde kalmak. Bunlar doğuştan gelen sabit özellikler değil, zamanla şekillenen beceriler ve şekillendiren şeylerin başında ne yaptığınız geliyor. Her gün, saatlerce.

Ekran karşısında büyüyen bir çocuk ne yapıyor her gün, saatlerce?

Kısa içerikler izliyor. Ortalama reels, shorts, tiktok videosu beş ila on beş saniye. Bir içerik bitmeden önce beyin zaten bir sonrakini istiyor. Geçiş geliyor, yeni uyarı geliyor, dopamin geliyor, bir sonraki geliyor. Bu döngü saatlerce devam ediyor. Beyin bu tempoyu öğreniyor. Hız öğreniyor, anlık tatmin öğreniyor. Bir şeyin on beş saniyeden uzun sürmesini beklemeyi öğrenemiyor. Sonra o çocuk sınıfa giriyor. Öğretmen bir şey anlatıyor. Anlatım kırk dakika sürecek. Parlak renk yok, müzik yok, beş saniyede bir geçiş yok, puan yok, konfeti yok. Sadece bir ses ve bir tahta. Çocuğun beyni ilk iki dakikadan sonra başka bir yer arıyor. Çünkü öğrendiği bu. Uyarı kesildiğinde git, bir sonrakini bul. Bu tembellik değil. Ahlaki bir sorun da değil. Beyin ne yediyse onu sunuyor.

Microsoft'un 2015'te yaptığı bir araştırma var. İnsan dikkat süresinin 2000 yılında ortalama on iki saniye olduğunu, 2013'te sekiz saniyeye düştüğünü söylüyor. Balığın dikkat süresi dokuz saniye, diye de ekliyorlar. Bu araştırma çok yayıldı, çok tartışıldı, metodolojisi sorgulandı. Ama gösterdiği yön doğru, bunu başka araştırmalar da destekliyor.[1]

Tüm Reklamları Kapat

Dikkat süresi kısalıyor ve bu kısalma en hızlı ekranla büyüyen nesilde görünüyor ama şunu da söylemek lazım: dikkat tek bir şey değil. İki tür dikkat var aslında. Biri tepkisel dikkat, yani parlak, hızlı, beklenmedik bir şeye verilen refleks. Diğeri kasıtlı dikkat, yani siz yönlendiriyorsunuz, siz seçiyorsunuz, siz tutuyorsunuz. Birincisi ekranla gayet iyi gelişiyor, hatta aşırı gelişiyor. Bir ekran nesli çocuk, hızlı değişen ortamlarda çok hızlı tepki veriyor. Refleksleri keskin, çoklu uyarıyı işleme kapasiteleri yüksek. Ama ikincisi, kasıtlı dikkat, zayıflıyor. Bir şeyi kendiniz seçip uzun süre tutmak. Bir kitabı okumak, bir problemi çözmek, bir konuşmayı dinlemek, bir şeyi başından sonuna götürmek. Bu iş giderek zorlaşıyor ve hayatta gerçekten işe yarayan çoğunlukla ikincisi.

Bir çocuğun okula gidişini düşünün. Öğretmeni dinlemek kasıtlı dikkat. Bir matematik problemini çözmek kasıtlı dikkat. Bir kitabı okuyup anlamak kasıtlı dikkat. Bir arkadaşını gerçekten dinlemek kasıtlı dikkat. Bunların hepsi aynı kasla çalışıyor ve o kas, ekran karşısında geçirilen saatlerde çalışmıyor, aktif kullanılmıyor.

Sınıflarda bunu öğretmenler çok net görüyor.

"Çocuklar artık dinlemiyor" şikayeti her yaştan öğretmenden geliyor. Ama önceki nesillere kıyasla farklı bir şey bu. Önce sıkılmak, sonra dağılmak değil, baştan tutunamamak. İlk cümleden itibaren zihin başka yerde. Bu öğretmenin başarısızlığı değil, çocuğun kötü niyeti değil. Beyin başka bir tempoya ayarlanmış ve o tempoya geri dönmek için bir çekim gücü var, sürekli.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Bir de okuma meselesi var. Okumak, belki en yüksek dikkat gerektiren etkinlik. Bir sayfa metin, tek bir uyarı, hiç ses yok, hiç hareket yok, sadece kelimeler ve zihnin onlardan bir dünya kurması. Bu iş zorlu ve yavaş. Ama o zorluk ve yavaşlık tam da değerli olan şey. Çünkü beyin o süreçte çalışıyor, inşa ediyor, bağlantılar kuruyor. Ekranla büyüyen çocukların okuma süreleri kısalıyor. Bir sayfayı bitirmeden zihin başka yere gidiyor. Kitap bırakılıyor. Bu sadece okuma alışkanlığı sorunu değil, daha derin bir şey. Uzun bir şeyin içinde kalma kapasitesi daralıyor.

Ve bu kapasite daraldığında etkilenen sadece okuma değil. Uzun süreli öğrenme, derin düşünme, bir problemi çok boyutlu görme. Bunların hepsi o kasla çalışıyor.

Peki geri dönülebilir mi?

Evet. Beyin deneyime göre şekillenebilen bir yapıya sahip, özellikle çocuklukta. Ekran azaldığında, dikkat gerektiren etkinlikler arttığında, o kas tekrar çalışmaya başlıyor ama "azalmak" kolay değil. Çünkü beyin alıştığı uyarıyı istiyor. Ekran çekildiğinde can sıkıntısı geliyor, huzursuzluk geliyor, "yapacak bir şey yok" hissi geliyor. Bu his dayanılmaz hissettiriyor çocuğa. Ebeveyne de ve dayanılmaz hissin en kolay çözümü ekranı geri vermek. Ama o can sıkıntısı anı, tam da dikkat kasının çalışmaya başladığı an. Beyin bir şey bulamayınca kendi içine dönüyor, icat etmeye başlıyor, bir şeyin peşine takılıyor. Bu süreç rahatsız edici ama gerekli.

Bir de alternatif ne sorusu var. Ekranı kapatınca ne koyacaksınız yerine?

Kitap en klasik cevap. Ama kitabı sevdirmek için önce okumayı sevdirmek gerekiyor, o da dikkat gerektiriyor, döngü kapanıyor. Daha kolay giriş noktaları var. Sesli kitap, birlikte okumak, kısa hikayelerden başlamak. Önemli olan uzun bir şeyin içinde kalmayı tekrar tekrar deneyimlemek. Her seferinde biraz daha uzun.

Tüm Reklamları Kapat

Oyun da aynı işi görüyor. Kurallı oyunlar, masa oyunları, yapı setleri. Bir hedefe doğru gitmek, beklemek, strateji geliştirmek. Bunlar dikkat kasını çalıştırıyor.

Doğa da aynı şekil. Çocuklar doğada farklı dikkat kullanıyor. Bir taşı incelemek, bir böceği izlemek, bir ağaca tırmanmak. Bu dikkat dinlendirici ve besleyici ama bütün bunlar zaman alıyor, sabır gerektiriyor, hem çocuktan hem ebeveynden. Ve işte asıl mesele burada. Dikkat sorunu sadece çocukların sorunu değil. Onları yetiştiren yetişkinlerin de aynı ekosistemde yaşadığı, aynı kısa içerikleri tükettiği, aynı uyarı temposuna alıştığı bir dünya bu. Çocuğa "bir saat kitap oku" diyip kendiniz reels izliyorsanız, mesaj kelimelerden değil davranıştan geçiyor. Bunu suçlama olarak görmeyin, gerçekten zor. Sistem herkes için kurulmuş, herkes için çekici.

Ama farkında olmak bir yerde başlangıç. Dikkat, bu gürültülü dünyada belki en değerli şey. Neye dikkat ettiğiniz, neyi gördüğünüzü belirliyor. Neyi gördüğünüz, nasıl yaşadığınızı belirliyor ve bu dikkat, ekran karşısında değil, ekrandan uzakta büyüyor.

Tüm Reklamları Kapat

Yavaş, sessiz, sabırla...

Okundu Olarak İşaretle
8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 4
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • İnanılmaz 1
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 17/05/2026 05:08:53 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22795

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Hepimiz bir öğütücünün içindeyiz. Ancak sadece bazılarımız yıldızlara bakıyor."
Oscar Wilde
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)