Tüm Reklamları Kapat

Babası Belli Olmayan Osmanlı Şehzadesi!!!

4dk
Babası Belli Olmayan Osmanlı Şehzadesi!!!
  • Blog Yazısı
Osmanlı Şehzadeleri ve Padişahı gösteren bir minyatür
İndependent Türkçe

Osmanlı Şehzadeleri, kimi genç yaşta katledildi, kimi yıllarca taht için sırada bekledi, kimileri ise Padişah olup Cihan İmparatorluğu’nun başına geçti. Lâkin bir Şehzade var ki hayat hikâyesi bunların hepsinden farklıydı;

Babası belli bile olmayan bir Osmanlı Şehzadesi kaçırılarak Avrupalıların eline düşmüş, vaftiz edilerek Hristiyan olmuş ve dahası papaz olarak görev yapmıştı. İşte Osmanlı Papazı lakaplı Şehzade Osman’ın hikâyesi...

Tarih, 08 Şubat 1640 soğuk bir kış günüydü o gün 17. Osmanlı Padişahı olan IV. Murad son nefesini verdi. Geride Osmanlı tahtına çıkabilecek tek bir erkek Hanedan kalmıştı o da küçük kardeşi kimi tarih kaynaklarında “Deli” lakabıyla anılacak olan Sultan İbrahim’di. Sultan İbrahim tahta çıktığında herhangi bir çocuğu bulunmuyordu. Yani Padişahın başına bir felaket gelirse Osmanlı soyu yok olabilirdi. Bu sebeple annesi Valide Kösem Sultan dünyanın dört bir yanından getirdiği en güzel kızları oğluna sunuyordu.

Tüm Reklamları Kapat

Saraya güzel cariye getirip Padişaha beğendirme çabasına Harem Ağası Sümbül Ağa’da katıldı. Sümbül Ağa pazarda gezerken köleler arasında gördüğü ve güzelliğine hayran kaldığı Zafire isimli genç kızı, Padişaha takdim etmek için, birkaç altına satın almıştı. Kısa süre sonra Zafire’nin hamile olduğu anlaşıldı. Haremin usûlüne göre, Padişaha sunulacak cariyeler bâkire olmalıydı. Bu nedenle bu genç ve güzel Gürcü kızı cariye olamadı.

Haremin başı olarak görev yapan Sümbül Ağa ise hamile olan Zafireyi saraydan atmaya kıyamadı. Zaman geçtikten sonra Zafire erkek bir bebek Dünyaya getirdi, Sümbül Ağa doğan çocuğa “Osman” adını verdi. Ve onu kendi çocuğuymuş gibi sahiplendi. Aslında bu durum pek normal değildi, çünkü haremdeki görevli erkekler hadım edilir ve çocukları olmazdı. Sümbül Ağa’nın bu şekilde babası belli olmayan bir çocuğu sahiplenmesi saray çalışanları ve halk tarafından gülünç karşılanmış bu nedenle çocuğa lakap olarak “Kızlarağasının p*çi” denilmeye başlanmıştı. Haremin gizli kapıları ardında bunlar yaşanırken, görünen taraflarındaysa yeni gelişmeler vardı.

Padişah I. İbrahim’in Tuhan Sultan isimli bir cariyesinden Şehzade Mehmed adında bir oğlu dünyaya gelmiş, böylelikle Osmanlı soyu kurumaktan kurtulmuştu. Kızlarağası’nın hareme aldığı ve atmaya kıyamadığı Zafire ise yeni bir görev kapısı açılmış oldu. Aynı dönemde doğurdukları ve henüz sütü kesilmediği için Zafire Hatun Şehzade Mehmed’in süt annesi olucaktı.

Zafire Hatun süt anne olarak Şehzade Mehmed’i emzirirken Padişah I. İbrahim’in dikkatini çekti. Aklî dengesi pek yerinde olmayan I. İbrahim, Zafire’nin güzelliği karşısında çaresiz kaldı ve kendisini bu Hatun’a kaptırmaya başladı. Hatun’un, babası belli olmayan bir çocuğu olması bile Padişahı vazgeçirmeye yetmedi, ve hatta Sultan İbrahim Osman’ı kendi oğlu gibi sevmeye başladı.

Tüm Reklamları Kapat

Bir müddet sonra Zafire Hatun, oğlu Osman ve Sultan İbrahim aile gibi sürekli birlikte vakit geçirir olmuşlardı. Elbette bu durum Şehzade Mehmed’in annesi Turhan Sultan’ı ve Padişah’ın annesi Kösem Sultan’ı son derece rahatsız ediyordu.

Sultan İbrahim Zafire Hatun’la, gönlünü eğlendirmekle yetinmedi ve bir adım daha öteye giderek, kendi soyundan olmayan Osman’ı Şehzadesi ilan edeceğini söyledi. Osman Şehzade Mehmed’ten birkaç ay daha büyüktü, eğer yasal olarak Şehzade ilan edilirse Osmanlı kanunlarına göre babası belli olmayan bu çocuk tahtın bir numaralı adayı olacaktı. Belki de bu olayın sonunda tahta soyu belli olmayan bir Padişah çıkacaktı.

Turhan Sultan ve Kösem Sultan hem bu rezilliği önlemek hemde kendi Şehzadeleri olan Mehmed’i tahta çıkarmak için Padişah I. İbrahim üzerinde baskı kurmaya başladı. Bu esnada vukû bulan bir hadiseyi ünlü tarihçi Reşat Ekrem Koçu “Kızlarağasının P*çi” adlı kitabında şöyle anlatıyor:

“Bir gün, İbrahim, sarayın bahçesindeki mermer havuzun kenarına oturmuş, Kızlarağasının p*çini kucağında oynatıyordu. Artık bütün sabrı tükenmiş olan Turhan Sultan şehzadesiyle beraber İbrahim’e yaklaştı, ve süt anne Zarife’yi hakaretlerle Padişahın yanından kovdu. Sultan İbrahim, büyük bir sinirle yerinden fırladı ve Turhan Sultan’ın kucağından kendi öz oğlunu kaptı. Havaya kaldırdığı oğlunu, korkunç bir hareketle büyük mermer havuza fırlattı! Minik Şehzade Mehmed havada bir kavis çizerek, alnını havuzun ortasındaki mermer kısma vurdu ve havuzun berrâk sularına gömüldü. Saray çalışanlarından birisi havuza atlamış ve Şehzadeyi kucaklayarak onu ölümden kurtarmıştı...”

"Reşad Ekrem Koç'un ve bu blogu yazmama vesile olan kitabı"
"Reşad Ekrem Koç'un ve bu blogu yazmama vesile olan kitabı"
kitapyurdu.com

Bu olay sarayda bardağı taşıran son damla oldu. Zafire ve oğlu Osman daha fazla İstanbul’da barınamazlardı. Üstelik Kösem ve Turhan Sultan Zafire Hatun’u saraya sokan Harem Ağası Sümbül Ağa’ya da oldukça öfkeliydiler. Sümbül Ağa başına bir iş gelmesinden korktuğu için Padişahtan müsaade istedi, ve Zafire ile Osman’ı alarak Mısır’a doğru bir gemiyle yola çıktılar. Ancak Akdeniz açıklarında önlerine Malta korsanlarına ait altı gemi tarafından kesildi. Sümbül Ağa ve gemideki diğer Osmanlı askerleri savaşarak can verdiler. Zafire ve oğlu Osmansa esir düştüler.

Maltalı denizciler Osman’ı Padişahın özoğlu sanıyorlardı. Bu nedenle Malta Adası’na götürülerek Malta şövalyelerinin lideri Lascaris’e teslim ettiler. Osmanlı’ya karşı için büyük bir ganimet ele geçirdiklerini düşünen Maltalılar günlerce kutlama yaptılar. Osmanlı Padişahının oğlunun esir edildiği haberleri ise Avrupa’da büyük yankı uyandırdı. Zafire Hatun’un, Malta’ya geldikten 3 ay sonra bilinmeyen bir nedenden hayatını kaybetti.

Osmansa 12 yaşına kadar burada Malta şövalyelerinin gözetimi altında şatoda büyüdü. 12 yaşına geldiğinde vaftiz edilerek Hristiyan oldu ve İncil’i öğrenmesi için kiliseye gönderildi. İsmi de değiştirilerek kendisine “Dominique Saint Thomas” adı verildi. Malta’dan İspanya’ya daha sonra Roma’ya gitti.

“Dominique Saint Thomas”
“Dominique Saint Thomas”
Medium.com

Roma’da Papa IX. Clemens’in huzuruna çıktı. Dominic Saint Thomas, Osmanlı Padişahı Sultan İbrahim’in büyükoğlu olarak Hristiyan aleminde büyük merak uyandırıyordu. İtalya’da Hristiyanlar ona “Pedro Ottomano” yani “Osmanlı Papazı” diyorlardı. Papa IX. Clemens onu kullanarak Osmanlı Devleti üzerine bir Haçlı Seferi tertiplemek niyetindeydi. Bu sebeple Osmanlı Papazını Fransa başta olmak üzere pek çok ülkeye gönderdi ancak beklediği neticeyi alamadı.

Zamanla gerçekler de su yüzüne çıkmaya başladı, ve Hristiyan Dünyası bu kişinin Osmanlı Padişahının özoğlu olmadığını anladı. Gerçek bir Şehzade olmadığı anlaşılan, ve adı yavaş yavaş unutulan Dominique Saint Thomas Malta’ya geri dönerek bir manastıra kapandı. Film gibi geçen kısa bir hayattan sonra 34 yaşında Malta’da hayatını kaybetti.

Kaynaklar ve İleri Okuma
  • R. E. Koçu. (2016). Kızlarağasının Piçi. ISBN: 9786050934489. Yayınevi: Doğan Kitap.
  • Cavit Pancar. Babası Belli Olmayan Osmanlı Şehzadesi - Youtube (Cavit Pancar). Alındığı Tarih: 26 Kasım 2024. Alındığı Yer: youtu.be | Arşiv Bağlantısı
Rastgele Yazıya Git
5
Alt Başlıklar
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    1
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0

Yorumlar 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 06.11.2026 13:22:44 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/19100

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Hemen Paylaş
Bu blog yazısını sevdin mi?
Paylaşarak başkalarına da ilham ol.
Keşfetmeye Devam Et