Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 1 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
117.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 1 gün önce
Gerilemenin kapitalist ilerlemenin parçası olmasına dair bir diğer bariz vaka, güvencesiz istihdamın muazzam yükselişidir. Güvencesiz iş, bu zamana dek bir refah devleti olarak algılanan her ülkede görülen bir dizi haktan mahrum bırakır çalışanları: Güvencesiz çalışanlar sağlık sigortalarından ve emeklilik planlarından kendileri mesuldür; senelik ücretli izin yoktur; gelecek gitgide müphem bir hâl alır. Güvencesiz iş, işçi sınıfı içerisinde de, kalıcı çalışanlar ile güvencesiz çalışanlar arasında bir antagonizma üretir. Bu artan sömürünün işçi direnişini güçlendirmesi beklenirdi fakat bu vaziyet, direnişi iyice zorlaştırır ve bunun temel sebebi ideolojiktir: Güvencesiz iş, yeni bir tür özgürlük olarak sunulmaktadır. Artık kompleks bir müessesede çarkın dişlerinden biri değil, çalışmamı özgürce idare eden, yeni seçimler yapmaya, yaratıcı potansiyelimin bambaşka yanlarını keşfetmeye, önceliklerimi seçmeye özgür, kendimin patronu, kendimin girişimcisiyimdir...
Kaynak: Umutsuz Olma Cesareti
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kuzey Sencicek
İnceleyen1 5 gün önce
Gordügünüz gibi bütün fanları toksik kötü bir yapım kötü bir komedi ve kabul bile edemiyorlar caillou bile bundan daha iyi bir yapım mojo jojo bile gintokiden daha iyi bir karakter
Dizi
5.9/10
(11 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 銀魂 (Gintama)
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnci Şardağ
İnci Şardağ
58.9K UP
Yazar 7 Şubat 2021 12 dk.

Evrimsel biyolojide mimikri diğer bir adıyla taklitçilik, bir türün avından veya avcısından gizlenmek için diğer türe benzer özellikler geliştirmesi olarak tanımlanır. Doğada yaygın olarak karşılaştığımız mimikri örneklerinin başında canlıların birbirlerinin görünümünü taklit etmeleri gelse de koku, ses ve davranış gibi canlıların biyokimyasal özelliklerin taklit edildiği örnekler de bulunmaktadır. Daha detaylı bir şekilde Max Planck Enstitüsünde Davranış Fizyolojisi üzerine çalışan Wolfgang J. H. Wickler mimikriyi, “Taksonomik olarak yakından ilişkili olmayan iki veya daha fazla organizmanın yüzeysel benzerliği ile karakterize edilen fenomen” olarak tanımlamaktadır.

Genellikle mimikri davranışının oluşturulmasındaki amaç, taklit eden canlının, taklit edilen canlı dışında üçüncü tür bir canlıyı kandırmaktır. Bu üçüncü canlı, taklit eden türün avı veya avcısı olabileceği gibi, taklit ettiği türün dişisi veya erkeği de olabilir. Kısacası mimikri, canlının kendine zarar verebilecek diğer türleri kandırmak veya manipüle etmek amacıyla kamuflaj davranışı sergilemesi ve uyarı sinyalleri oluşturmasıdır. Doğada bu mekanizma temelde avcılara karşı bir savunma olarak geliştirilmiş olsa da avcıların da mimikri sayesinde avlarının güvende hissetmelerini sağlayarak onları kandırdıkları örnekler bulunmaktadır.

93
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🌱 Fenoloji, canlıların yaşam döngüsünde tekrar eden olayların (üreme, göç, yapraklanma, çiçeklenme gibi) mevsimsel çevresel koşullarla nasıl zamanlandığını inceleyen bir bilim alanıdır. Bu zamanlama, rastgele değil; genellikle sıcaklık, gün uzunluğu ve çevresel ritimler gibi fiziksel ipuçlarıyla şekillenir.

☀️ Ancak çevresel koşullardaki değişimler, bu biyolojik takvimlerin alışılagelmiş zaman çizelgesinden sapmasına neden olabilir. Mevsimlerin erken ya da geç başlaması, canlıların uzun süredir uyum sağladıkları döngüleri etkileyebilir. Bu durum, tekil bir davranıştan ziyade zincirleme biyolojik sonuçlar doğurabilecek bir süreçtir.

🐢 Deniz kaplumbağaları gibi türlerde üreme davranışları, çevresel sinyallerle yakından ilişkilidir. Yuva yapma zamanı, yumurtaların gelişim süreci ve yavruların denize ulaşma anı, çevrenin sunduğu koşullarla senkronize şekilde gerçekleşir. Bu senkronizasyon bozulduğunda, üreme başarısı ve yavruların hayatta kalma olasılığı da etkilenebilir.

🌡️ Özellikle sıcaklık değişimleri, sadece zamanlamayı baz almaz, yavruların gelişimini ve cinsiyet dağılımını da etkileyebilecek biyolojik sonuçlar doğurabilir. Bu da fenolojik değişimlerin, kısa vadeli davranış farklılıklarından ziyade uzun vadeli popülasyon dinamikleriyle bağlantılı olabileceğini düşündürür.

🌍 Fenoloji bu noktada, doğadaki “ne zaman?” sorusuna yanıt ararken; çevresel değişimlerin canlıların yaşam döngülerine nasıl yansıdığını anlamaya yardımcı olur. Mevsimsel ritimler değiştiğinde, ekosistemlerin bu yeni zamanlamaya nasıl uyum sağlayacağı hâlâ araştırılan kritik bir sorudur.

Yazar: Emre Odabaş
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Mehmet Samet Acar
Çeviren 23 Ağustos 2021 6 dk.

16. yüzyılın ilk yarısında Barbaros Hayreddin, Kuzey Afrika'da yer alan Cezayir'deki üssünden, Batı Akdeniz'i kasıp kavurdu. Korkusuzca gemileri ele geçirdi ve limanları yağmaladı. Kadırgalarını, devasa hazinelerle ve köleliğe mahkum edilmiş tutsaklarla doldurdu. Fakat Barbaros, bir paralı askerden çok daha fazlasıydı. Osmanlı İmparatorluğu ile ittifakı sonucu müreffeh bir krallık kuran, siyasi içgüdüye sahip, yetenekli bir savaşçıydı. Ayrıca, Hristiyan Avrupası'nın en güçlü hükümdarlarından olan İspanya İmparatoru V. Karl'a da alenen karşı koydu.

Barbaros, pek de ihtişamlı bir soydan gelmiyordu. Osmanlı ordusuna katılan Hristiyanlıktan dönme birinin oğlu olarak, Yunanistan'ın Midilli adasında doğdu. Barbaros'un abisi Oruç, macera arayışıyla denize ilk atılan kardeş oldu. Oruç'un güçlü Osmanlı donanmasına mı, yoksa bir ticaret gemisine mi katıldığı belli değil; ancak 1503'te gemisi, o zamanlar günümüz Yunanistan sınırlarındaki Rodos'ta kurulmuş bir Hristiyan askerî düzen olan Hospitalier Şövalyeleri tarafından saldırıya uğradı ve ele geçirildi. Oruç, şövalyelerin gemilerinden birinde kadırga kölesi olarak iki sıkıntılı yıl geçirdi ve en sonunda kaçmayı başardı. Kardeşiyle tekrar bir araya gelerek, Tunus kıyılarındaki Cerbe adasına yerleştiler. Bulundukları yer, hakiki bir korsan sığınağıydı ve o korsanların saflarına, büyük bir şevk ile katıldılar.

55
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Çağrı Mert Bakırcı
Alıntıyı Ekleyen 20 Mayıs 2022
En küçüğünden en büyüğüne kadar zoolojik ilerleyişin tamamını mide yönlendirir. Gıdadan gelen her veri, yaşamın her biçimi için hayatidir.
Kaynak: Fransız entomolog ve yazar Fabre, bu sözü The Wonders of Instinct kitabının 13. Bölümü'nde (sayfa 269) yazmıştır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
74
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Asude Didar Özsoy
Yazar 1 Kasım 2019 10 dk.

Yuri Gagarin'in 12 Nisan 1961 tarihinde uzaya çıkması ile birlikte insanlık yeni bir döneme girmiş oldu. Artık ulaşabildiğimiz sınırların bu yerküre ile sınırlı olmadığını gördük. Çok değil, sadece 8 yıl sonra ise Apollo 11, üç kişilik mürettebat ile Ay yüzeyine iniş yaptı. Neil Armstrong ve Buzz Aldrin, Dünya dışı bir gök cismine ayak basan ilk astronotlar olarak tarihe geçtiler.

Geçen zaman, Güneş Sistemi üyesi diğer gezegenlere insansız da olsa ulaşmakla kalmadık, onların uydularını incelemeye aldık ve bunun uzayda yaşam arayışı için büyük faydalarını gördük. Kuyruklu yıldızlara araç indirdiğimiz gibi, Güneş'imize de bir gözlemci yollamış durumdayız.

44
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kaan Soytürk
Kaan Soytürk
26.7K UP
İnceleyen10 21 Şubat 2023
Harika bir kanal motor severler ve motor sahiplerinin kesinlikle izleyip takip etmesi gerek
Youtube Kanalı
10.0/10
(3 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Öne Çıkan İnceleme
Hakan Fıçıcı
İnceleyen10 29 Aralık 2023
Mevcut ekonomik sistemin ekolojik olarak neden sürdürülemeyeceğini anlatan 6 bölümlük belgesel 3 Şubat'ta Blutv'de yayına girmişti. 6 Şubat depremlerinden sonra gündem gereği tanıtımı yapılamadı ve bana göre çok kapsamlı bu belgesel serisi izleyicisine yeterince ulaşamadı. Eğer küresel iklim değişikliği, sürdürülebilirlik, hava kirliliği, su mülkiyeti, tarım zehirleri, mikroplastikler, asbest gibi konularda yeni fikirler edinmek ya da bildiklerinizi sorgulamak isterseniz belgesel bu konuları, konunun uzmanlarından alınan video kesitleriyle anlatıyor. Ayrıca işi klasik belgesellerden ayıran Ceren Moray'ın iki karakteri oynadığı ve izleyicinin içerikle özdeşim kurmasını kolaylaştıracak yenilikçi bir Docu-Drama biçimi de izleyicileri bekliyor.
İlk sezondaki 6 bölümün içeriğini aşağıda bulabilirsiniz.

1.BÖLÜM
Ceren Moray’ın kafasında gezegenin yok oluşuna dair çok büyük bir soru var:
Neyle karşı karşıyayız?
Ceren’in beynini ele geçiren bu soru çevre sorunlarına az çok vakıf olan herkesin günlük hayatta karşısına çıkıyor.
Belgeselin ilk bölümünde küresel ekolojik yıkımın kökenleri ve sonuçları gözler önüne seriliyor.

2.BÖLÜM
Ceren, bu bölümde soluduğu havanın ne kadar temiz olduğunu sorguluyor. Milyon dolarlık loft alanlar gerçekten de görünmez katilden kaçabiliyor mu?
Endüstrileşmeyle hayatımıza giren fabrika bacaları ve maden sahalarıyla ortaya çıkan kirleticiler ve toz bu bölümün başrol oyuncuları. Akbelen ormanı, İkizdere, Vize, Soma gibi Türkiye’nin bir çok sıcak noktası mercek altına alınıyor.

3.BÖLÜM
Ceren’in kafasındaki soru işareti bu bölümde enerji meselesi. Acaba temiz enerji var mı? Fosil yakıtlardan nasıl kurtulabiliriz? Hesler, Jeotermaller, Rüzgar ve Güneş santralleri çare olur mu? Nükleer bir çözüm mü?
Bu bölümde enerji üretiminin yanı sıra “ne kadar enerjiye ihtiyacımız var” sorusu da uzman konukların anlatılarıyla Ceren’in kafasında bir ampül yanmasını sağlıyor. Hasankeyf’te Ilısu Barajından, Karaburun’daki rüzgar güllerine , Konya’daki Avrupa’nın en büyük güneş tarlasından, Karadeniz’deki deretipi heslere konuyla ilgili bir çok alan da izleyiciye sunuluyor.

4.BÖLÜM
Ceren bu bölümde içtiği suya odaklanıyor. İnsanlar Dünya’nın temiz su kaynaklarını ne kadar iyi kullanıyor? Bu sorunun cevabını ararken karşısına çıkan bir altın madeni Ceren’in sorusunu geliştirmesine yol açıyor. Bir altın madeninin, bir şehrin kullandığı kadar temiz su kaynağını kirletmesine değer mi?
Bu bölüm için Kaz Dağları’ndan, Fatsa’ya, Uşak’tan, İliç’e Türkiye’nin kırmızı alarm veren Altın Madenleri ve sorunları ele alındı.


5.BÖLÜM
Ceren perdenin arkasında temiz suya ulaşma isteğiyle kendisine uzatılan bardağı doldurmaya çalışıyor. Acaba bu kaynaktan gelen su temiz mi? Pet şişelerden içtiğimiz suyun içinde ne kadar mikroplastik var. Bu mikroplastikler vücuda neler yapıyor? Ne oldu da bu temiz suya ulaşmak için bu kadar bedel öder olduk? İşte bu soruları adeta bir “işte hayatınız” programı gibi Ceren’le birlikte izleyeceğiz.
Türkiye’nin çöp ithalatı, Osmanlı’da Terkos gölünün özelleştirilmesi ve çeşme suyunun içilebilir olup olmadığı bölümün diğer başlıkları arasında…

6.BÖLÜM
Belgeselin bu son bölümünde Ceren kafasında gıdayla ilgili sorular var. Dünyada bu kadar obezite ve açlık nasıl aynı zamanda olabiliyor? Yediğimiz tarım ürünlerinde tarım zehiri kullanmasak yine de tüm Dünya’nın doyacağı kadar gıdayı üretebilir miyiz? Hayvancılık sürdürülebilir bir endüstri mi? Kuraklık Türkiye tarımını nasıl etkiliyor?
Bu soruların cevaplarını hem Anadolu’da tarım yapan çiftçiler hem de değerli akademisyenler yanıtlamaya çalışıyor.

Belgeselin çekimleri 2015 ile 2022 yılları arasında Türkiye’nin dört köşesinde, toplamda 10000’i aşkın kilometre yol kat edilerek tamamlandı. Çekimlerde 6 Termik Santral, 4 Rüzgar Enerjisi Santrali, 5 Baraj Gölü, 4 dere tipi Hidroelektrik Santrali, 3 Güneş enerjisi santrali, 1 Jeotermal Elektrik Santrali ve 1 Nükleer Enerji Santrali gezildi. Türkiye’nin en büyük Altın Madenleri ve Kömür Madenleri yerlerinde kayda alındı. Belgeselde, yerleşik hayatın başladığı yerlerden biri olan Aşıklı Höyük’ten, binlerce yıllık medeniyetin Ilıca Barajı nedeniyle taşındığı Hasankeyf’e, Dünya’nın insan eliyle yapılmış en eski su tünellerinden biri olan Titus Tünel’inden, Türkiye’nin nazar boncuğu diye anılan Meke Gölü’ne bir çok ekolojik alan belgelendi. Edirne’deki pirinç tarlalarından, Antalya’daki seralara, Ovacık’taki nohut tarlalarından, Arhavi’deki çay tarımına gıda meselesinin peşine düşüldü. Bursa’da Uludağ’ın zirvesinden çağlayarak akmaya başlayan Nilüfer Çayı’nın doğduğu yer de, Menderes nehrinin Ege deniziyle buluştuğu yer de hem havadan hem de yerden görüntülendi.
6 bölümlük belgesel toplamda 300 saat görüntü arasından hazırlandı.
Yönetmen İlkay Nişancı’nın yıllardır üstünde çalıştığı Eko Eko Eko belgeselde kendisine çoğunluğu öğrencilerinden oluşan 186 kişilik bir ekip eşlik etti. Projenin danışman kadrosunda ise Prof. Dr. Fuat Ercan, Prof. Dr. Fikret Adaman, Prof. Dr. Doğanay Tolunay, Doç Dr. Oğuz Kurdoğlu, Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, Dr. Gaye Yılmaz, Dr. Aslı Odman, Dr. Güneş Duru, gibi akademisyenlerin yanı sıra ekoloji konusunda Türkiye’nin önde gelen isimlerinden Akgün İlhan, Bülent Şık, Fevzi Özlüer, Özgür Gürbüz, İbrahim Gündüz ve daha bir çok isim yer alıyor.

Belgesel için Türkay Nişancı tarafından 17 ayrı müzik parçası bestelendi.

Binlerce kilometre yol yapılarak bırakılan 8600 KG CO2 gazının, ekibin tükettiği 650 adet 50 cl’lik plastik pet şişenin ve 450 gün süren post prodüksiyon aşamasında harcanan 7875 KW elektriğin karşılığını görmeniz bizim için çok önemli. Belgeselimiz, Türkçe ve İngilizce altyazılı seçenekleriyle Blutv’de...
10.0/10
(11 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Bu inceleme Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 1 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Alperen Karaçor
İnceleyen 6 gün önce
1984 ,Okyanusya adlı totaliter bir rejimde geçer.
Gözetimin, doğruyu manipüle etmenin ve bireysel özgürlüğü kısıtlanması kitabın ana temasıdır.
George Orwell bu kitabı yazarken "Gelecek böyle olacak." değil "Böyle gidersek bu şekilde olabilir." demek istemiştir.
Kitapta Büyük Birader adlı bir İktidar Sembolu vardır, gerçek bir kişi mi yoksa propaganda yüzü mü olduğu bile belirsizdir.
Onun dışında aynı anda iki çelişkili düşünceyi doğru kabul edebilme yetisinin olduğu , dilin düşünmeyi azaltmak için bilinçli olarak kısıtlandığı ve düşünmenin bile suç kabul edildiği bir dünyadır burası.
Kitap
9.6/10
(453 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arsel Berkat Acar
Yazar 2 Ocak 2017 38 dk.

Dünya’mızın düz değil de geoit (kutuplardan basık, ekvatordan şişkin) şekilde olduğu yüzyıllar boyunca bilinmesine karşın, günümüzde “Düz Dünyacılar” (İng.: Flat Earthers) denen bir kesim hâlen görülmektedir. Bu kişilerin bazıları Dünya’nın düz olduğuna inanmadıkları hâlde insanlarla alay etmek için bu tarz iddiaları yayabilirler; ancak bunların haricinde uzun yazılar, hesaplamalar ve videolar hazırlayıp, ortada bir “NASA komplosu” olduğuna inanıp sanki her birimiz aktör Jim Carrey’nin başrolde oynadığı The Truman Show (1998) filmindeki karaktermişiz gibi iddialarında ciddi olan insanlar da bulunmaktadır. İddialarını desteklemek amacıyla komplo teorilerine dikkat çekmeleri haricinde, bazılarının dinî referanslara da dayandıkları görülebilir. Yani kutsal görülen kitapların (Kitab-ı Mukaddes ve Kur’an-ı Kerim gibi) Dünya’nın düz olduğunu belirten ayetlere sahip olduklarını iddia ederler.

Daha rahat okunabilmesi için yazının devamında “Düz Dünya” için DD ve “Küresel Dünya” için KD kısaltmalarını kullanacağız. Öncelikle, DD iddialarını gündeme getiren ve güncel tutan çalışmalardan birine bakış atalım:

121
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Kasım Aydın
Kasım Aydın
151.4K UP
Blog Yazarı 6 dk.

Daha önce hiç görülmeyen, duyusal olarak hiçbir etkileşimin olmadığı bir coğrafyayı tasvir etmek kolay bir iş değildir. Bu durum, açıklanmak istenen coğrafyanın yıllık sıcaklık ortalamasının, -40 ila -70 derece arasında gidip gelmesi herhangi bir şey değiştirmemiştir ve masa başında bu aşırı soğuğu hissetmek ziyadesiyle zordur. Bundan sonra söylenecekleri yukarıda bahsi geçen acizlik durumunu göz önüne alınarak okunmasını tavsiye ederiz.

Sözü edilen coğrafya, tahmin edileceği üzere Sibirya’dır. Sibirya teriminin tam olarak coğrafi bir terime karşılık gelip gelmediği kesin değildir. Sibirya’yı, kutup ikliminin peşi sıra gelen ancak belirli bir nüfusu barındırdığı için bu iklimden ayrılan ve kendine has özellikleri olan bir iklim çeşidi olarak da adlandırabiliriz. Biz bu yazımızda okuyucuyu akademik verilere ve araştırma sonuçlarına boğmadan Sibirya coğrafyası (!) ve bu coğrafya da yaşamış ve hala yaşamakta olan topluluklar hakkında birtakım çıkarımlarda bulunacağız.

13
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close