Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Buğra Ünal
Seslendiren 16 Aralık 2024 23:55
Recall yine sıkıntılı - Xbox'tan Xbox'lara Xbox yayını - Google Artırılmış Gerçeklik ve YZ Peşinde - LG'den Veda
18
Tüm Reklamları Kapat
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 1 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Anıl Kocabaldır
Anıl Kocabaldır
112.6K UP
Yazar 15 Temmuz 2020 9 dk.

Gündelik hayatımızdaki olayları ve maddelerin birbirleri ile olan etkileşimlerini açıklarken Klasik Fizik’ten yararlanıyoruz. Başta Newton Hareket Yasaları olmak üzere diğer tüm klasik denklemler ile bunu yapabilmek mümkün. Klasik dünyamızdaki açıklayamadığımız fiziksel fenomenleri anlayabilme çabası Kuantum Mekaniği’nin temellerini atmıştır.

Işık ve atomaltı parçacıkların dünyasını, onların etkileşimlerini ve uydukları yasaları bulmaya yönelik bir çaba olan fiziğin bu alt dalına bir önceki yazımızda giriş yapmıştık. O halde değinmemiz gereken diğer başlıklara ışık ve doğası ile devam edebiliriz.

54
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 10 Ağustos 2017 16 dk.

Küresel iklim değişikliği, aslında adından da anlaşılabileceği gibi, Dünya çapındaki iklimin, küresel bir boyutta değişmesi demek. Bu ismi vermemizin 2 nedeni var: İlki, küresel ve yerel ayrımı. İklim, belli bir yerel bölgede, örneğin Güney Amerika kıtasında değişiyor olsaydı; bu küresel bir iklim değişikliği olmazdı. Bilim insanları tarafından insanlık tarihinin en büyük sorunu olarak gösterilen Küresel İklim Değişikliği ise, Dünya'nın tamamını etkiliyor. İkinci neden ise, "iklim" ile "hava durumu" arasındaki farkı vurgulamak. Hava durumu, bizim günlük veya haftalık olarak deneyimlediğimiz, kısa vadeli hava olaylarına verilen isim. "Bugün hava yağmurlu." ya da "Bu hafta çok sıcak olacak." dediğimizde iklimden değil, hava durumundan söz ederiz. İklim, hem daha kapsamlı bir sözcük, hem de daha uzun vadeli bir sözcük. İklim, hava durumuna göre daha kapsamlı bir kavram, çünkü her hava durumu, iklimin bir parçasıdır; ancak her iklimsel değişim, hava durumunun bir parçası olmak zorunda değildir. Ayrıca iklim daha uzun vadeli bir kavram, çünkü iklimsel değişimleri gözlemek için günlük değişimlere bakmak yeterli değil. Kimi zaman aylara ve yıllara, kimi zamansa yüz binlerce yıla yayılan süreçleri incelemek gerekiyor. Küresel bir boyutta, uzun vadeli bir iklim analizi yaptığımızda gördüğümüz bir gerçek var: İklim, durmaksızın değişiyor. Korkutucu olan ise, bu değişimin tehlikeli bir hızda ve yönde olması... Gezegenimiz aşırı hızlı bir şekilde ısınıyor, yani sıcaklığı artıyor. Bu nedenle günümüzdeki Küresel İklim Değişikliği'nin yapısı, "Küresel Isınma" yönünde... Eğer ki aksi yönde olsaydı, "Küresel Soğuma" diyecektik mesela. Yani meşhur "Küresel Isınma" lafı, söz konusu iklim değişikliğinin yönünü belirliyor.

Burada şuna tekrar vurgu yapmak istiyorum: İnsanlar genellikle "Al işte, yazın hava ne kadar serin! Hani küresel olarak ısınıyorduk?" gibi fikirler ileri sürüyorlar. İşte bu insanlar, hava durumu ile iklimi birbirine karıştırıyorlar. Spesifik bir günde olanlar, iklim için doğrudan anlamlı olmayabilir. Bunun yerine, daha geniş zaman aralıklarına bakmak gerekir. Mesela, aşağıda verdiğim görseli bir inceleyin. Küresel sıcaklık ortalamaları, durmaksızın artıyor. Her yıl, "rekor sıcaklık yılı" oluyor. Eğer gerekli önlemleri almazsak, 2018 de, 2020 de, 2025 de emin olun rekorlar kıracak. Yalnız sorun, biz sıcaklık rekorlarını sayıp diz döverken, Dünya'nın dengesi durmaksızın alt üst oluyor. Buna kulak vermemiz şart!

31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Hayal gücü bizi sık sık hiç var olmamış dünyalara götürür ama o olmadan hiçbir yere gidemeyiz.
Kaynak: Evrenin sesi
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hasan Basri Büyükkol
1 gün önce
Nukleer gerilimin tırmanmamısı anlaşmaların yenilenmemesi ve yapay zekanın oluşturacağı küresel işsizlik darboğazının oluşturacağı gerilimin artması ve benzeri diğer genel sebeplerle nükleer felaket ihtimallerindeki artış, felakete en yakın olduğumuz anda olmamız ile ilgili video yapabilir misiniz?
21 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Astrofizikçi 10 Mart 2021 Sen de Cevap Ver

Bu sorunun çıkış noktası, benim sıklıkla karşı çıktığımı görebileceğiniz fazla basite indirgenmiş popüler bilim anlatımı. Aslında bu soruyu sormanız, bu tür anlatıların ne kadar hatalı olabileceğinin de bir kanıtı. Fazla kafanızı karıştırmadan ne olduğunu toparlamaya çalışayım.

İşin bilimsel arka planı temelde, bazı şeyleri akışkanlara benzetmemizden kaynaklanıyor. Bu durum öyle keyfi olarak ortaya çıkmıyor elbette. Bazı gözlemlerde, eğer bir şeyin akışkan gibi davrandığını görüyorsak, aklımıza gelen ilk şey, bunu bir akışkan modellemesi ile ifade etmeye çalışmak oluyor. Bu başarılı da olabilir, başarısız da olabilir. Fakat başarılı olsa bile, tam anlamıyla bir akışkan olacağı anlamına gelmez. Çünkü işin fiziği çok farklılaşıyor. O halde ne denmek isteniyor?

Bunun belirgin bir örneği parçacıkların kuantum fiziğindeki davranışını ifade ederken kullandığımız dalga ifadesidir. Kuantumun kuruluşunda fotonların dalgalar gibi hareket ettiği keşfedildi. Peki bu ne demek? Daha öncesinde su yüzeyindeki bir dalganın, gerilen yayda ilerleyen bir dalganın ne olduğunu biliyorduk ve bunu matematiksel olarak modellemiştik. Çift yarık deneyini su dalgalarıyla yaptığımızda oluşan girişim desenleri, fotonlarda da ortaya çıkıyordu. Dolayısıyla bu benzerlikten yola çıkarak, fotonlara matematiksel olarak bu dalga modelini uyguladık. Daha sonra fotonların aynı zamanda parçacık gibi de davrandığı ortaya çıktı. Demek ki tam anlamıyla fotonlar aslında bir dalga değildi. Ama matematiksel olarak dalga gibi ifade ettiğimizde bazı şeyleri iyi açıklıyordu. Lakin bu onun gerçek doğası değil. O ne dalga ne de parçacık, ya da her ikisi birden! Ama farklı bir şey.

Tüm Reklamları Kapat

Bu tür popüler bilim paylaşımlarının ardında anlatılmak istenilen olay da benzer bir sürece dayanıyor. Spesifik olarak olayı bilmesem de fizikte bunu hep yaptığımız için öyle olduğunu tahmin ediyorum. Bunları genellikle yabancı popüler bilim kaynaklarında görüyoruz. Herkes anlasın diye çok sıradan bir dile indirgeniyor, öyle ki konunun uzmanı bile ne denmek istediğini doğru düzgün anlayamıyor.

Haliyle aklınıza böyle sorular gelmesi çok doğal. Lakin bir şeyi tam anlamıyla anlamadan, sağlıklı bir çıkarım yapamayacağımızı bilmek gerek. Örneğin ben bu fikre çok kolay bir şekilde karşı çıkmak için tek bir şey söyleyebilirim: Bernoulli ilkesi relativistik olarak invaryant değildir. Yani bu ölçekte bir davranışı açıklayamayız. Keza bir diğer problem de evrenin dışı diye bir tanımın söz konusu olmaması. Örnekler çoğaltılabilir.

Özellikle karanlık enerji ile ilgili kozmolojik modellemeler yaparken akışkanlar dinamiğindeki bazı denklemleri kullanıyoruz, çünkü davranışlar benziyor (dalga örneğindeki gibi). Fakat yine aynı örnekte olduğu gibi, aynı şey oldukları ve bunlar gerçekmiş gibi kabul edilip her şeye uygulanabilir olduklarını düşünmek doğru bir yaklaşım değil. Matematiksel ve fiziksel olarak göstermek gerekir ki genelde bu tutmaz.

Tam olarak bu nedenle fizik, sözel olarak yapılamaz. Her ne kadar "öyleyse, şu şöyle olduğunda şöyle olur" mantıklı olarak kurulabilse de, fiziksel bir gerçeklik ifade etmek zorunda değil. Evrendeki olayların nasıl yürüdüğünü anlamak için işin matematiğine, fiziğine bakmamız gerekiyor.

4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
İlber İlber
İlber İlber
67.3K UP
İnceleyen 17 Eylül 2023
Okuyucuyu büyük bir niceliğe hal durumuna sokacak va yarım bırakan duygularla etkileyecek güzel kitap.
Kitap
9.8/10
(105 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
15
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 10 Nisan 2011 18 dk.

Ota Benga, 1883 (veya 1884) yılında doğmuş ve 20 Mart 1916 yılında intihar ederek ölmüş, bugünkü Kongo Demokratik Cumhuriyeti (o zamanki "Kongo Özgür Devleti") topraklarında yaşamış siyahi bir Mbuti pigmesidir. Mbuti insanları Kongo'da yaşayan yerli bir kabiledir ve pigmedirler; yani popülasyonlarının boy ortalaması 150 santimetrenin altındadır.

Bu kabileden olan Ota Benga'yı meşhur yapan konu ise, 1904 yılında ABD'nin Missouri Eyaleti'nin St. Louis kentinde düzenlenen Louisiana Alım-Satım Sergisi'nde, sonrasındaysa 1906 yılında Bronx Hayvanat Bahçesi'nde açılan ve büyük tartışmalar yaratan "İnsanat Bahçesi"nde sergilenmesidir.

105
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Aydan Məşədibəyova
Çeviren 9 Kasım 2024
Güneş Sistemi'ndeki en büyük kanyon, Mars yüzeyinin büyük bir kısmını kapsamaktadır. Mariner Vadisi olarak adlandırılan bu büyük vadi 3.000 kilometre uzunluğunda, 600 kilometre genişliğinde ve 8 kilometre derinliğindedir. Karşılaştırmak gerekirse, Dünya’da bulunan, ABD'nin Arizona eyaletindeki Büyük Kanyon; 800 kilometre uzunluğunda, 30 kilometre genişliğinde ve 1.8 kilometre derinliğindedir. Mariner Vadisi'nin kökeni bilinmemekle birlikte, yaygın bir hipoteze göre milyarlarca yıl önce gezegen soğurken bir çatlak olarak oluşmuştur. Kanyonda çeşitli jeolojik süreçler tespit edilmiştir. Mozaik görsel, 1970'lerde Viking Yörünge Araçları tarafından çekilen 100'den fazla Mars görüntüsünden oluşturuldu.
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 14 Aralık 2016 1 dk.

NASA her ne kadar Ay'a insan götürüp getirmek konusunda muazzam başarılara imza atmış ve tam 6 defa Ay'a başarıyla insan indirmiş olsa da, ABD'nin genel bir sorununu kendi astronotlarına yansıtmanın önüne geçememiş ve onların görev sonrası zihinsel sağlıklarını takip etmemiştir.

2009 yılında Time dergisinin ortaya çıkardığı gibi, astronotlar her ne kadar görev öncesinde çok sıkı denetimlerden geçirildilerse de, görevler sonrasında aynı şekilde takip edilmemişlerdir. Leeds Metropolitan Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Dr. Steve Taylor şöyle söylüyor:

33
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Elif W
Üye 4 gün önce
Gorundugu uzere Soy adım “Tenkur” ve bu soy ada sahip tek aileyiz ama bu kelime hakkinda hic bir yerde hir bir sey yok kimse ne demek oldugunu bilmiyor “oylesine” gelisi guzel uydurulmus bir kelime olmasini kabullenemiyorum cok ilgi cekici bir konu cunku
2 Cevap - 326 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Yazar 14 Ocak 2019 15 dk.

Şu an durup neler algıladığınıza dikkat edin. Hayır, sadece ekranınızdaki bu yazı değil. Daha çok dikkat edin. Farkındalığınızı artırın. Şu an bulunduğunuz yerin ısısı nasıl? Hava nemli mi yoksa kuru mu? Giysilerinizin bedeninize temasına odaklanın. Duyduğunuz sesler? Örneğin uzaktan gelen araba sesleri ya da kuş sesleri? Hiç koku alıyor musunuz? Aç mısınız?

Beynimiz her saniye milyonlarca bilgiyi alıp işler. Derimizin her santimetrekaresinde acıyı, ağrıyı, ısıyı, basıncı, konumu algılayan milyonlarca sinir hücresi vardır ve bu bilgileri tüm bedenimizden anbean alıp işler. Oysa tüm bu uyaranların çok az bir kısmı bilincimize ulaşır. Beynin bu “filtreleme” işleviyle ilgili olarak incelenen önemli bir bölge Retiküler Aktive Edici Sistem'dir (İng: "Reticular Activating System" veya kısaca "RAS").

751
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
NGC 2525’teki Süpernova

Büyük ve güzel sarmal galaksi NGC 2525, Samanyolu’ndan 70 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Geceleyin Dünya’dan bakıldığında, güney takımyıldızı Pupa’nın sınırları içinde gökyüzünde parıldıyor. Yaklaşık olarak 60.000 ışık yılı genişliğinde olan galaksinin Hubble Uzay Teleskobu tarafından kaydedilen bu görkemli fotoğrafında karanlık toz bulutları, devasa mavi yıldızlar ve pembe yıldız oluşum bölgeleri ile kaplı sarmal kolları görülüyor. 2018’in Ocak ayında NGC 2525’in eteklerinde görülen süpernova SN 2018gv, görüntünün sol altındaki en parlak yıldızdır. Bir yıl süren Hubble gözlemlerinin hızlandırılmış hali, beyaz cüce bir yıldızın yakınındaki başka bir yıldızdan malzeme toplamasıyla tetiklenen nükleer yıldız patlamasını ve git gide sönükleşerek gözden kaybolmasını gösteriyor. Tip Ia süpernova olarak tanımlanan nesnenin parlaklığı, kozmik standart bir mum olarak kabul edilir. Tip Ia süpernovaları galaksilerin uzaklıklarını ölçmek ve evrenin genişleme hızını belirlemek için kullanılır.

23 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı: NASA, ESA, A. Riess (STScI/JHU) ve SH0ES Takımı. Teşekkürler: M. Zamani (ESA/Hubble)
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Three Ghost Stories (Charles Dickens)

A collection of three different stories that are true Gothic classics.

The three stories, The Signal Man, The Haunted House and The Trial for Murder were sensational for their time and continue to hold up well, thanks to Charles Dickens’ superb skills at storytelling. The Signal Man is the most well known of the three, chronicling the haunting of a railroad signal man who is visited by a ghost just before a tragic event is to happen on the railway.

Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English.
Uyarı: Agora Bilim Pazarı’ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Devamını Göster
₺200.00
Three Ghost Stories (Charles Dickens)
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Şu ana kadar Evrim Kuramı'nı çürütebilen bir argüman var olmadı. Ancak eğer ki bir gün olursa, bunu keşfeden bir bilim insanı olacaktır, bir aptal değil.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
74
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close