Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Open AI
Open AI
67.5K UP
6 gün önce
Çocukluk anılarınızın zihninizde bir video dosyası gibi bozulmadan durduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Beyin, bir anıyı her çağırdığında onu moleküler düzeyde çözer, işler ve tekrar kaydeder. Buna rekonsolidasyon deniyor. Yani aslında orijinal olayı değil, o olayı en son hatırladığınız anı hatırlıyorsunuz. Tıpkı bir fotokopinin fotokopisini çekmek gibi; her seferinde detaylar biraz değişir, renkler solar. Bu mekanizma olmasaydı travmalar asla hafiflemezdi belki ama insan yine de neyin gerçek neyin kurgu olduğunu merak etmeden duramıyor.
72 görüntülenme
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Analist 18 Ekim 2013 3 dk.

Peki ama bu geçit bölgelerde, yaşam koşullarının geçiştiği yerlerde, neden birbirine yakın geçişsel çeşitlere rastlamıyoruz? Bu güçlük, uzun bir süre kafamı karmakarışık etti. Ama bunun büyük ölçüde açıklanabileceğine inanıyorum. (Türlerin Kökeni, 6. Bölüm, sf. 190-191, Darwin bu cümleden sonra sayfalar uzunluğunda bu güçlüğü açıklamakta ve teorisi için sorun teşkil etmediğini göstermektedir)

Evrimle ilgili en büyük problemlerden birisi, o zamana kadar henüz türler arası geçişi ispatlayan olmadığı için, iki tür arasında geçiş olabileceği düşünülen herhangi bir fosil bulgusu da bulunmuyordu. Ancak Darwin, kendi gözlemlerinden yola çıkarak, bunun mümkün olduğunu ve ispatlarının da bulunacağını ileri sürdü. Gerçekten de, Darwin sayesinde doğru yere, doğru bilgilerle bakmayı başaran bilim insanları kısa bir süre sonra Archaeopteryx isimli dinozor-kuş geçişinde bir tür keşfettiler. Bu, türler arası geçişin gözleneceği yüz binlerce türden ve fosilden sadece biriydi ve Darwin'in öngörülerini doğrulamıştı. Evrime karşı olanların tüm itirazlarına rağmen...

29
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 19 saat önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ayşegül Şenyiğit Özdil
Yazar 22 Ocak 2017 10 dk.

Bu yazımızda, sizleri ve çocuklarımızı, her evde bulunabilen ve birkaç basit malzemeyle yapılabilen birbirinden harika 7 adet deneyle tanıştırmak istiyoruz. Deneyleri yaparken sizin ve çocuklarınızın beraber kaliteli vakit geçireceğinizi ve ayrıca onların bazı temel bilimsel gerçekleri keyifle öğreneceklerini garanti ediyoruz. Gelin bu mutluluk ve eğlence zincirimize yeni halkalar ekleyelim ve bu gönderimizi mümkün olduğunca başkalarıyla paylaşalım ki evlerimiz ve okullarımız bilimle şenlensin!

Bu içeriği, okurlarımız tarafından çocuklar ve aileler için hazırlanmış özel bir PDF dosyası olarak indirmek, dağıtmak ve paylaşmak için buraya tıklayın.

60
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hasan Hüseyin Kaya
Üye 2 Nisan 2021
ve bu konu üzerine Türkçe veya yabancı dilde bir kaynak var mı?
1 Cevap - 8,320 görüntülenme
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sevcan Aslan
Sevcan Aslan
172.3K UP
Yazar 26 Ocak 2021 2 dk.

Bizmut, "Bi" sembolü ile gösterilen ve atom numarası 83 olan kimyasal bir elementtir. Bizmut, nitrojen grubundaki (15. grup) elementler arasında en yüksek metalik özellik gösteren ve en az miktarda bulunabilen elementtir. Elemental bizmut, doğal olarak çıkarılabilir olsa da sülfit ve oksit halleri daha sık kullanılmakta olup, bu formdayken daha çok ticari amaçlarla kullanılır. Bizmut; sert, kırılgan, parlak ve kristal yapıda bir elemettir.

Parlak bir yüzey ve sarımsı veya pembemsi bir renk tonuna sahip yumuşak, gümüşi bir metal olan bizmut, yapı olarak kırılgandır ve oda sıcaklığında işlenemez. Erime noktası 271°C (520°F) ve kaynama noktası 1.560°C (2.480°F) olarak belirlenmiştir. Yoğunluğu, santimetre küp başına 9.78 gramdır. Çoğu malzeme katılaştıkça büzülür; fakat bizmut katılaştıkça genişler. Çok az element bizmut gibi davranır. Bu özelliği sayesinde bizmut, tip metal üretiminde kullanılabilir hale gelmiştir.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çiğdem Bakkal
Üye 30 dakika önce
1 Cevap - 8,320 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Çeviren 29 Ağustos 2017 10 dk.

İnsanların beslenmesindeki başlıca evrimsel değişikliklerden ilki, en az 2,6 milyon yıl önce büyük hayvanların et ve kemik iliklerini menülerine dahil etmeleriydi.

İlk insansıların beslenme biçimi muhtemelen günümüz şempanzelerininkine benziyordu: çok miktarda meyve, yaprak, çiçek, ağaç kabuğu, böcek ve et içeren hem otçul hem de etçil bir beslenme düzenine sahiplerdi (örneğin Andrews & Martin 1991; Milton 1999; Watts 2008). Diş morfolojisi ve dişlerin mikro düzeyde aşınması ile ilgili çalışmaların gösterdiğine göre bazı insansıların yedikleri şeyler arasında tohumlar ve sert kabuklu yemişler gibi sert gıda maddeleri ile kökler ve yumru kökler gibi yer altı depolama organları bulunabilirdi (Jolly 1970; Peters & O'Brien 1981; Teaford & Ungar 2000; Luca ve ark. 2010). İnsansıların yedikleri şeyler en az 2,6 milyon yıl öncesinden itibaren belirgin şekilde genişlemeye başladı; bazıları yiyecekleri arasına küçüklerinden büyüklerine kadar her çeşit hayvanın et ve iliğini dahil etmeye başladılar. Bu çarpıcı değişimin kanıtlarını 5N1K sorularını sorarak inceleyelim: Ne zaman, Nerede, Kim, Ne, Niçin ve Nasıl?

92
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ayşe Alaca
Ayşe Alaca
3,255 UP
Çeviren 14 Ağustos 2018 11 dk.

İklim değişikliği ile ilgili her türlü eylem adalet ve bireylere, milletlere, kuşaklara ve doğanın geri kalanına karşı sorumluluk gibi etik meselelerle karşı karşıyadır.

İklim değişikliği, bugün dünyanın karşı karşıya olduğu en zorlu konulardan biridir. Burada, etik analizlerin hem iklim probleminin doğasını hem de olası çözümler ile ilgili kısıtlamaları anlamamıza nasıl yardımcı olabileceğini göstermekteyiz (Vanderheiden 2008, Gardiner ve ark. 2010, Arnold 2011). Bunu yaparken, iklim değişikliğinin temel değerleri nasıl tehdit ettiğine ve bu konuda sergilenecek eylemlerin adalet ve sorumlulukla ilgili ciddi endişeleri nasıl gündeme getireceğine odaklanacağız.

51
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Akın Karahasan
Seslendiren 2 Ocak 2022 6:26
İnsanlar, genellikle köpekbalıkları veya aslanlar gibi "vahşi" buldukları hayvanlar tarafından öldürülmekten korkarlar. Halbuki bu hayvanlar, bir insanı...
27
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 18 saat önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Mart 2014 15 dk.

İlk yazımızda evrimin popülasyonlarla ilgili olduğunu ve evrimi anlamak için popülasyonları analiz edebilmemiz gerektiğini anlatmıştık. İkinci yazımızda ise bize her zaman fayda sağlayacak ve her an kullanabileceğimiz çok önemli bir matematiksel araç elde etmiştik: frekans hesabı. Eğer ki bunları unuttuysanız, lütfen önceki yazılarımıza göz atın. Ancak eğer ki bunları tam olarak anladığınızı düşünüyorsanız, artık frekansları kullanarak popülasyonları analiz etmeye başlayabiliriz demektir. Bir diğer deyişle; artık evrimi matematiksel olarak kavrayabilecek noktaya gelmişsiniz demektir. Öyleyse bilgilerimizi kullanmaya başlayalım.

Bu yazımızda, sizlere evrimsel biyolojinin bizlere kazandırdığı en önemli kavramlardan biri olan Hardy-Weinberg Dengesi (HW-Dengesi) konusundan bahsedeğiz. Bu öylesine önemli bir konudur ki; önemini vurgulamanın en kolay yolu şudur: Hardy-Weinberg Dengesi'nin varlığı bile tek başına evrimin bir doğa yasası olduğunun en net göstergesidir. Aslında bu cümleyi şöyle kurmalıydık: Hardy-Weinberg Dengesi'nin var olmaması, tek başına bile evrimin bir doğa yasası olduğunun en net göstergesidir. Bunun ilk etapta kafa karıştırıcı olduğunun farkındayız. "Nasıl yani? Söz konusu denge var mı, yok mu? Hangisi?" diye soruyor olabilirsiniz. Neden böyle bir ikilem yarattığımızı ve bu dengenin hem varlığının, hem de yokluğunun evrimin varlığına ispat olduğunu yazımızın sonunda anlayacaksınız. Öncelikle biraz ön bilgi verelim:

90
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Alperen Karaçor
İnceleyen 5 gün önce
1984 ,Okyanusya adlı totaliter bir rejimde geçer.
Gözetimin, doğruyu manipüle etmenin ve bireysel özgürlüğü kısıtlanması kitabın ana temasıdır.
George Orwell bu kitabı yazarken "Gelecek böyle olacak." değil "Böyle gidersek bu şekilde olabilir." demek istemiştir.
Kitapta Büyük Birader adlı bir İktidar Sembolu vardır, gerçek bir kişi mi yoksa propaganda yüzü mü olduğu bile belirsizdir.
Onun dışında aynı anda iki çelişkili düşünceyi doğru kabul edebilme yetisinin olduğu , dilin düşünmeyi azaltmak için bilinçli olarak kısıtlandığı ve düşünmenin bile suç kabul edildiği bir dünyadır burası.
Kitap
9.6/10
(453 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Genç Mühendis
Genç Mühendis
354.1K UP
İnceleyen10 14 Kasım 2021
1848 yılında Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından yayımlanan Komünist Manifesto’ya ait bu çok güçlü satırlar dünyada en fazla okunan, en fazla yayımlanan, en fazla yasaklanan ve en fazla tartışılan kitabı olma ünvanını yazıldığı tarihten bu güne korumaktadır. yaklaşık 2 asırdır insanlık tarihinin büyük değişimlerin, büyük devrimlerin, büyük partilerin ana ilkelerini ve programlarını bu kitap oluşturmuştur. içersinde sosyoloji, felsefe, ekonomi ağırlıklı olmak üzere tarih, psikoloji, politika ve dünya görüşü barındıran, güncelliğini hala koruyan bilimsel bir kitaptır.

Komünist Manifesto'yu bu kadar değerli yapan şey, zamanında insanların çözüm gördükleri yerde Karl Marx'ın sorun görmesi idi. yani büyük kitlelerin, burjuva olmaksızın ekonomilerinin ilerleyemeyeceklerini düşündükleri bir zamanda "romantik anarşizm" yükselişte idi. Karl Marx ise, Engels'in dehasıyla bunun mümkün olmayacağını kavraması ve sınıfsız, parasız, sermayesiz işleyebilecek ekonomik bir program yaratmasıdır. yani yüzyıllardır ütopik olarak tanımlanan şeyi, somut bir gerçeğe dönüştürmesidir. bu ekonomik program ise yüz yılı aşkın süredir bir çok ülkenin sistemini oluşturmaktadır. bir çok filozofun aksine K. Marx ve Engels dünyayı farklı biçimlerle yorumlamanın önüne geçerek, dünyayı yüzyıllardır yön verdiklerini söylesek yanlış sayılmaz.

1848 yılında yayınlanan ve milyarlarca insanın kaderini değiştiren bu kitap hem sosyolojinin hem de felsefenin bir baş yapıtıdır. siyasi ideolojiden bağımsız bir şekilde herkesin okuması ve reddettiği yada onaylamadığı bir düşünce bile olsa en azından gerçekten düşünülerek, üzerine sorgulamalar yapılması, öğrenilmesi ve de anlaşılması gerektiğini düşünüyorum.
9.0/10
(65 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Das Manifest Der Kommunistischen Partei
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
24
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Karanlık bir okyanusta, elinde küçücük bir fenerle yürüyen ve o fenerin aydınlattığı alanı 'tüm dünya' sanan yolcularız.
Kaynak: Felsefik süzgeç.
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 2 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
5
Sinan Tuna
Sinan Tuna
100.9K UP
Fizyoterapistim, bu alanda uzman değilim. 3 gün önce Sen de Cevap Ver
1 Cevap - 8,320 görüntülenme
Eğer bir evrende fizik yasaları matematiksel olarak ifade edilebiliyorsa, bu onun simülasyon olduğu ihtimalini artırır mı, azaltır mı?
Eğer bir evrende fizik yasaları matematiksel olarak ifade edilebiliyorsa, bu onun simülasyon olduğu ihtimalini artırır mı, azaltır mı?

Hocam bu konuda şöyle düşünüyorum. Matematik derken insanoğlu genellikle geliştirdiğimiz matematik dilini kastediyor fakat biz böyle bir dil geliştirmeseydik dahi matematiğin var olacağı kanaatindeyim. Keza biz matematik dilini geliştirmesek de kütleler uzay zamanı büker, hareketli cisimler etkiyen bir kuvvet olmadıkça hareketini korurdu. Biz algılamasak da bir elma + 1 elma = 2 elma ederdi. Bu açıdan bakıldığında bence biz matematiği evreni açıklayacak şekilde geliştirdik bu sebeple bu kadar iyi açıklıyor önermesi simülasyon terorisini zayıflatmamalı. Fakat ben evrenin matematiğe uymasının simülasyon teorisinin doğruluğu/yanlışlığı üzerinde bir etkisi olmayacağını düşünüyorum. Çünkü H0 hipotezi olarak evren simülasyon değildir, H1 hipotezi evren simülasyondur şeklinde aldığımızı varsayalım H0 da doğru olsa H1 de doğru olsa evrenin matematiğe uyması gerekir. Eğer simülasyondaysak evren dediğimiz şey kodlardır ve bir matematiğe uymalıdır, eğer simülasyonda değilsek ve evren kompleks bilince sahip organizmaların gelişebileceği kadar düzene sahip bir yer ise o halde evrendeki her şey belli kurallara göre işlemelidir ki bu kompleks yapı oluşabilsin. Bu kurallara da biz matematik demişizdir. Derin düşüncelere sürükleyen sorunuz için teşekkürler.

Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yeni APOD Çevirisi! 🔭
APOD tarihi: 1 Mayıs 2023
Çeviren: Yunus Efe Erem

Aşağıdaki bağlantı üzerinden APOD görselinin Türkçe açıklamasını okuyabilirsiniz.
48 görüntülenme
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Jeoloji konusunda geliştirebilirsin.

Depremler
Depremler
26 Makale
4 saat 44 dakika
Öğrenmeye Başla
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Blog Yazısı
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.5K UP
Blog Yazarı 11 dk.

Kurban Bayramı, Müslüman toplumunun önemli bir dini bayramıdır. Bu bayram, geleneksel adetler, paylaşma ve dayanışma ruhuyla kutlanır. Kurban Bayramı'nda, sadaka olarak adlandırılan kurbanlar kesilir ve etleri ihtiyaç sahipleriyle paylaşılır. Bu dönemde, beslenme alışkanlıkları da önemli bir konudur. Ben de blog yazımı bu konu üzerine yazıp aklınıza takılabilecek bazı soruları yanıtlamak ve sizi bilgilendirmek istedim. Öğretmek benden, uygulayıp sağlıklı yaşaması sizden…

Kurbanlık seçimi önemlidir. Hayvanın sağlıklı, iyi beslenmiş ve uygun yaşta olmasına dikkat etmek gerekir. Veteriner kontrolünden geçmiş, uygun koşullarda yetiştirilen hayvanlar tercih edilmelidir. Bu şekilde hem sağlıklı et elde edebiliriz hem de hayvan refahına önem verebiliriz. Kurbanlık seçimi yaparken aşağıdaki faktörlere dikkat etmeniz önemlidir:

15
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close