Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 11 Eylül 2022 28 dk.

Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu, aşırı düzenlilik ve titizlik ihtiyacı ile kendini gösteren bir C kümesi kişilik bozukluğudur. Semptomlar genellikle kişi yetişkinliğe ulaştığında ortaya çıkar ve çeşitli durumlarda görülebilir. Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu'nun nedeninin, genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonunu içerdiği düşünülmektedir.

Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu, Obsesif-Kompulsif Bozukluktan (OKB) farklı bir bozukluktur. İki bozukluk arasındaki ilişki tartışmalıdır; bazı çalışmalar iki bozukluk arasında yüksek komorbidite oranları bulmuştur, ancak diğerleri çok az komorbidite göstermiştir. Her iki bozukluk da katı ve ritüel benzeri davranışlar gibi dış benzerlikleri paylaşabilir. Bu davranışlara yönelik tutumlar, herhangi bir bozukluktan etkilenen kişiler arasında farklılık gösterir.

104
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gürhan Öztürk
Gürhan Öztürk
104.0K UP
Yazar 15 Aralık 2013 27 dk.

Evrimsel sürecin en ilginç adaptasyonlarından birisi çeşitli hayvanlarda evrimleşen zehirdir. Bu makalemizde bu konuya değinecek ve kafanızda oluşabilecek soru işaretlerini gidermeye çalışacağız. Umarız faydalı olacaktır.

Yılan ısırığı (halk arasında "yılan sokması" olarak da bilinir) yaygın ve sıklıkla tahrip edici çevresel faktörlü veya mesleki bir hastalıktır, bilhassa gelişmekte olan tropik ülkelerin kırsal alanlarında görülür. Yılan ısırığının halk sağlığındaki yeri genelde tıbbi bilim tarafından önemsenmemiştir. Yılan zehirleri, doku reseptörlerinin büyük bir alanı için özgünlüğü olan protein ve peptit toksince zengindir. Bu da onları klinik açıdan zorlayıcı ve bilimsel açıdan hayranlık uyandırıcı hale getirir. Özellikle ilaç tasarımında bu böyledir. İnsanın yılan ısırığına karşı çektiği nitelenebilir tüm yükü belirsizliğini koruyor olmasına rağmen, yüz binlerce insanın her yıl zehirlendiği ve onbbinlercesinin yılanlar yüzünden öldüğü veya sakat kaldığı bilinmektedir. Önleyici çabalar uygun ayakkabıların kullanımı için etkilenen toplumların eğitilmesine doğru hedeflenmelidir ve yılanların davranışlarının anlaşılmasıyla yılanlarla temas riskinin en aza indirilmesine çalışılmalıdır. Zehir tedavisinde, panzehirin üretimi ve klinik kullanımı geliştirilmelidir. Klinikçiler, epidemiyologlar ve laboratuvar toksinologlar arasında artan işbirliği zehirlenmenin teşhisini ve tedavi edilmesini arttırmalıdır.

127
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Kahveci
Üye 2 gün önce
Taşın türü hakkında bir bilgim yok yardımcı olursanız memnun olurum.
1 Cevap - 128 görüntülenme
Yakın zamanda böyle bir taş buldum.
Bu taş hakkında bilgi verebilecek bir kişi var mı?
Yakın zamanda böyle bir taş buldum. Bu taş hakkında bilgi verebilecek bir kişi var mı?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Önder Altunlu
Önder Altunlu
50.2K UP
İnceleyen8 3 gün önce
12 angry man vibe i verdi, tek mekanda geçmesi falan. film ölümsüzlük ve ölebilmemiz arasında git gel yaptırdı bana, hangisi daha az kötü¿
Film
9.7/10
(67 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Man from Earth
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
117.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Düşman propagandasının amacı mevcut bir gücü imha etmek değil (bu işlev genellikle polis kuvvetlerine bırakılır), durumun göz çarpmamış bir imkânını imha etmektir. Başka bir ifadeyle, amaçları umudu öldürmektir.: Bu propagandanın verdiği mesaj, içinde yaşadığımız dünyanın olabilecek en iyi dünya olmasa bile kötünün iyisi olduğu, her türlü radikal değişimin onu ancak daha kötü kılacağına dair boyun eğmiş bir inançtır.
Kaynak: Umutsuz Olma Cesareti
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Barış Dallı
Barış Dallı
89.8K UP
Yazar 5 Mart 2014 4 dk.

Mutasyonların en yaygın görülen türlerinden birisi ekleme-silme (insertion-deletion) tipi mutasyonlardır ve kısaca ekle-sil (indel) olarak bilinirler. Bu tür mutasyonlar kimi zaman çok kıymetli varyasyonların popülasyona dahil olabilmesini sağlasa da, çoğu zaman silici ve zararlı etkiler yaratmaktadır. Çok sayıda mutasyon türünden sadece bir tanesi olan bu mutasyonlar, aynı zamanda evrimsel analizleri karıştırmaları ve zorlaştırmaları bakımından da evrimsel biyologların baş belalarından birisidirler.

Indeller, genellikle evrimsel analizlerde türler arası ayrışma (türleşme) miktarını arttırıcı bir etkiye sahiptirler. Ancak bu artış sunidir (yapaydır), dolayısıyla genellikle evrimsel analizlerde indel tipi mutasyonlar tespit edildikten sonra bu kıyaslamadan ayrı tutulurlar. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Normalde filogenetik araştırma yaplırken, iki dizi yanyana konur ve hizalanır. Sadece hizalanabilen, karşı karşıya gelebilen nükleotidler dikkate alınır, aradaki boşluklar analize nadiren dahil olunur. İnsan ve şempanzede hizalanabilen nükleotidlerin %1.24'ü farklıdır, bu değer gorillerle %1.64, oranguanlarla %3 küsur, rhesus ise %6 küsura ulaşacaktır. Ancak indeller dahil edildiğinde sonuçlar değişecektir. İndeller neden daha büyük farka yol açmaktadır?

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
NGC 6357: Istakoz Bulutsusu

Neden Istakoz Bulutsusu bilinen en büyük yıldızlardan bazılarını oluşturuyor? Şimdilik kimse emin değil. NGC 6357 olarak kataloglanmış Istakoz Bulutsusu, merkezinin kenarındaki Pismis 24 isimli açık yıldız kümesine ev sahipliği yapıyor. Alışılmadık biçimde parlak ve devasa yıldızların evine. İçteki yıldız oluşum bölgesinin yakınında görünen mavi parıltı, iyonize olmuş hidrojen gazının emisyonundan kaynaklanır. Görselde görünen etrafını çevreleyen bulutsu, karmaşık bir gaz dokusunu, karanlık tozu, oluşmakta olan yıldızları ve yeni doğan yıldızları barındırıyor. Karmaşık desenler, yıldızlararası rüzgarlar, radyasyon basınçları, manyetik alanlar ve kütle çekimi arasındaki karmaşık etkileşimlerden kaynaklanır. NGC 6357, yaklaşık olarak 400 ışık yılı genişliğindedir ve Akrep Takımyıldızı yönünde yaklaşık 8.000 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor.

28 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı ve Telif Hakkı: Steven Mohr
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Eymen Şengül
Eymen Şengül
38.5K UP
Yazar 25 Ekim 2024 44 dk.

Arılar, Hymenoptera takımının Apoidea üst familyasına ait, kanatlı, tüylü ve çoğunlukla sosyal böceklerdir. Bitkilerin tozlaşmasında kritik bir rol oynayarak hem doğal ekosistemlerin sürdürülebilirliğini hem de tarımsal üretimi desteklerler. Bu nedenle, arıların ekosisteme katkıları bal üretiminden ibaret değildir, biyolojik çeşitliliğin korunması ve insanlığın besin güvenliği için vazgeçilmez bir öneme sahiptirler.

Yaklaşık 100 milyon yıl önce çiçekli bitkilerin küresel olarak yaygınlaşması, günümüzde arı olarak bildiğimiz vejetaryen eşek arıları için yeni bir fırsatlar dünyası açtı. Bu adaptasyon radyasyonu, farklı çevreler, habitatlar ve çiçeklere uyum sağlayan farklı arı türlerinin evrimine yol açtı. Tahmini 20.000 arı türü, yedi ayrı aileye sınıflandırılır. Bu aileler, arıların hortumlarının ortalama uzunluğuna göre üç geniş gruba ayrılabilir:

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Hayat, boş olmadığı sürece, kolay olmasa da olur.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
31
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasin Tuna Kurşunlu
Yazar 17 Haziran 2024 7 dk.

Psikodilbilim, geçtiğimiz yirmi yıl içinde dilin evriminin ve bilişsel süreçlerinin araştırmaları arasında bir köprü görevi görmeye başladı. Bu yönde çarpıcı birtakım bulgular, sessiz jest paradigması (İng: "silent-gesture paradigm") olarak adlandırılan bir deneysel prosedürle tespit edildi.[1]

Deneklere basit olayların şematizasyonları gösterilip olayları konuşmaksızın, yalnızca el ve kol hareketleri yoluyla tarif etmeleri istendi. Denekler anadillerinin cümle içi öge sırasından (İng: "constituent order") bağımsız olarak özne ve nesnenin yer değiştiremeyeceği olayları (İng. "irreversible events") özne-nesne-yüklem sırasında gösterdiler. Buna karşın, özne ve nesnenin yer değiştirebildiği, yani özne ve nesne arasında anlam bulanıklığı olan olaylar için (İng. "reversible events") özne-yüklem-nesne sırasını kullandılar.[2][3]

15
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sinan Tuna
Sinan Tuna
100.9K UP
Bu alanda uzman değilim. 23 saat önce Sen de Cevap Ver

Burada yok olan şey diye kastettiğiniz muhtemelen spesifik bir yerde olup olmadığı sorgulanan somut bir varlık değil de konumu belirsiz bir somut varlık yada konumu olmayan soyut bir kavram. Bu açıdan bence yok diyeceğimiz şeyin kanıtlanabilir bir kavram olup olmadığına karar vermeliyiz önce. Örneğin kütle çekim elle tutulmaz gözle görünmez ama kanıtlanabilir. Fakat ahiret gibi kavramlar kanıtlanabilir değildir. Bu onların var olup olmamalarından bağımsız bir özellikleridir. Bence bu özellikteki şeylerin varlığı ya da yokluğuna kanıt aranmaz. Ama sırf düşündük diye de bir şey yok olmaktan çıkmaz diye düşünüyorum. Örneğin marsta uzay zamanı bükebilen kütlesiz 5 ışık hızında hareket eden kuvoy diye bir şey var mıdır yok mudur? Bunu düşündüğüm için var olmamalıdır. Sadece ben bunu düşündüğüm andan itibaren sadece bu fikir var olur. Uzman olmayan görüşüm bunlar. Tamamen şahsi bakış açımdır, bilimsel bir veri setinden çıkma değildir.

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close