Evrim Ağacı

Dilimizin Üstündeki Hayat: Mikroorganizmalar, Dilinizi Nasıl Paylaşıyor?

Dilimizin Üstündeki Hayat: Mikroorganizmalar, Dilinizi Nasıl Paylaşıyor?
Dilin üzerindeki bir bakteri organizasyonu
Cell Reports: Spatial Ecology of the Human Tongue Dorsum Microbiome
Tavsiye Makale

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Dilimizin üzerinde onlarca çeşit mikrop yaşadığı uzun zamandır bilinen bir gerçek. Cell Reports dergisinde yayınlanan bir makale ise bu mikropların dilimizin üzerinde uzamsal olarak nasıl yerleştiklerini inceliyor.

Hangi mikropların yan yana bulunacağı ürettikleri inhibitör moleküllere, kullandıkları besin kaynaklarına, birbirlerinin yaşam alanını fiziksel olarak engellemeleri ya da birinin diğeri için bir bağlanma alanı oluşturup oluşturmadığı gibi çeşitli faktörlere dayanıyor.

Peki bu çalışma 756 farklı tür içeren oral mikrobiyomunu nasıl görselleştiriyor?

İlk olarak İnsan Mikrobiyom Projesi'nin analizi ile dil üzerinde en bol ve yaygın bulunan 17 tür belirleniyor. Sonra sağlıklı gönüllüler bulunup onlardan dillerinin üstünü arkadan öne doğru hafifçe kazımaları isteniyor ve bu bakteri, salya ve dil hücresi içeren örnek etanol veya formaldehit içerisinde korunuyor. Bu noktadan sonra çok havalı ve görece yeni sayılabilecek bir teknik sahneye giriş yapıyor: CLASI-FISH.

Normal FISH metodunda sabitlenmiş olan hücrelere, 16S ribozomal RNA'larına komplementer olan floresan proteinler ile etiketlenmiş oligodeoksinücleotitler veriliyor ve bu farklı mikroplar farklı dalga boyları kullanılarak floresan mikroskop ile görüntüleniyor. Birçok organik floresanın uyarılma ve emisyon spektrumları örtüştüğü için sadece belli sayıda mikrop görüntülenebilmesi, bu metodun kısıtlayıcı tarafını oluşturuyor.

CLASI-FISH ise seçilen organizmaları sadece bir çeşit florofor ile etiketlemek yerine belli sayıda floroforu ikili veya daha çok olacak şekilde gruplayarak oligonükleotitleri öyle etiketliyor. Böylece 6 florofor seçildiyse ve ikişerli gruplandırılırlarsa 15 farklı renk olasılığı doğmuş oluyor.

Dilimizin üzerindeki mikroplara dönersek... Yukarıda anlattığımız metot ile görüntülendikleri zaman, mikropların üç grupta toplanabileceğine karar veriliyor:

  • belirlenebilen hiçbir yapıya bağlı olmayan serbest bakteriler,
  • epitel hücrelere bağlı bakteriler,
  • belli bir çevre uzunluğuna ve epitel hücrelerden oluşan bir çekirdeğe sahip organize olmuş consortia bakteriler. (Kelimenin Latince kökeninde iki veya daha fazla bireyin, kurum veya kuruluşun belli bir amaç doğrultusunda güçlerini birleştirmeleri anlamı mevcuttur.)
Dil üzerinde yalıtılmış bir consortia bacteri topluluğu
Dil üzerinde yalıtılmış bir consortia bacteri topluluğu
Cell Reports

Serbest ve epitel hücrelere bağlı bakteriler ya tek tek bulundukları da küçük bir birlik sergiledikleri için çalışmanın geri kalanı yüksek bir organizasyon içeren consortia bakterilere odaklanarak devam ediyor. Bu karmaşık, bazen 50 hücre kalınlığında olabilen yapıları oluşturan bakterileri etiketlendiklerinde ortaya yukarıda görüldüğü gibi rengarenk ve etkileyici görüntüler çıkıyor.

Yapılar, 50 hücre kalınlığında olunca ve katmanlar farklı hücrelerden oluşunca sadece görüntüler yetmiyor ve katmanları gösteren bir video oluşturuluyor:

Cell Reports

Deneyin sonucunda bir model geliştiriliyor. Bu modele göre en başta bakteriler epitel hücrelere küçük kümeler halinde bağlanıyor ve popülasyon büyümesi sırasında farklı popülasyonlar fizyolojik ihtiyaçlarına göre birbirlerini iterek daha az ya da daha çok büyüyorlar.

Bu çalışmanın bir sonraki adımı toplumdaki kişilerin dil mikrobiyomları arasındaki farkı incelemek veya hasta insanlarda bu bakteri topluluklarının nasıl etkilendiklerini göstermek olabilir. Çünkü dil epitel hücreleri dışarıdaki dünyayla teması en yüksek olanlar arasında olduğu için, bu hücreler sıklıkla progenitör hücreler tarafından yukarı itilerek yenilenir ve doğal olarak bu onlara yapışmış olan bakterilerin de ağız boşluğuna dökülmesi anlamına gelir. Böylece yeni oluşmuş epitel hücreler yeni bakteri kolonizasyonuna açık hale gelir. Bu makalede oluşturulan model bu dinamik ilişkiyi açıklamak için kullanılabilir.

Kullanılan yöntemler biraz karışık olsa bile her birimizin dilinin üzerinde böyle çeşitli bir hayat döndüğünü bilmek ve bunu böyle rengarenk görebiliyor olmak her insanın ilgisini çeker diye düşünüyorum. Haberimiz dahi olmadan oluşan bu karmaşık yapıya ve bizim bunları bu güzellikte görüntüleyebilecek teknolojiye erişmiş olmamız kesinlikle hayranlık uyandırıcı.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 3
  • Tebrikler! 6
  • Bilim Budur! 4
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • Güldürdü 1
  • İnanılmaz 2
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 3
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 31/05/2020 08:08:19 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8414

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Güncel
Kozmoloji
Darwin
Gerçek
Avcı
Beyin
Sanat
Bitki
Primat
Evrimsel Biyoloji
Ses Kaydı
Tutarlılık
Kedigiller
Bakteri
Genom
Doğa Yasaları
Bilgi Felsefesi
Canlı
Evren
Uçma
Astrobiyoloji
Mitler Ve Gerçekler
Göğüs
Erkek
Enfeksiyon
Kadın Doğum
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilim hikaye anlatmaktan çok da farklı değildir. Hatta bilim, bir çeşit hikaye anlatıcılığıdır. Fakat bu alandaki hikayeler, gerçek dünyaya ve o dünyaya ait gözlemlerimize dayanır.”
Sean Carroll
Geri Bildirim Gönder